Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Bankaların verdiği promosyonun hukmu nedir (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/101361-bankalarin-verdigi-promosyonun-hukmu-nedir.html)

Mubinn 16.08.25 11:36

Alıntı:

Rmzn34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682557)
Bilgim yok paracıkları olup faizsiz kazanç sağlamak isteyenler düşünsün zaten Allahtan korkan fıkhi itikadi konularda böyle form sitelerine güvenmez gider Mollalara, İşin Ehline sorar enazından teyid eder insanlar ameliyatta bile iki üç doktora danışıyor ama Çatır çatır faizde yeniyor, yediriliyor da, yakında Nakiti, Parayı kaldırırlarsa şaşırmayalım, Domuz eti de yediriliyor mmm diye diye de yeniyor, 2019 da Gurme firması ürünlerinde Domuz eti tesbit ediliyor isim değişip Bifet yapmışlar geçen gene yakalandı
Caydırıcı ceza yok vatandaşın Verasına bırakmışlar onlarca gıda işletmeleri binlerce ton Domuz etini yağını yediriyor. bu faiz işleri dahil de öyle Helalin adı kalacak diye boşa denmemiş bilmiyorum Helal Musa as tabutu sekinesi gibi göğe mi çekilmiş, sabah mümin akşam kafir kalınan zamanlardayız fitneler mayıs yağmuru gibi yağıyor Müslümanın Vera Şems-i yesini de delip geçiyor Allah yardımcımız olsun Selamet versin.

Sizin yorumunuza istaneden genel olarak yazayım.
Şöyle izah edeyim; emin evim fuzul emlak vb kuruluşlarda dahil hiçbir bankada helal para yok. Kendi emeginle dahi kazandığımız maaşımizda dahil faiz parasıdir. Zira kamu/özel sektör farketmeksizin (özelde çok daha fazla yapılıyor) maaşlar hesaplanır ve ayın ilk haftası ödenecek meblağ belirlenerek devlet tarafından bankaya yatırılır. Banka bu parayı maaş gününe kadar çeşitli şekilde işletir. Buradan bir kazanç ( faiz) oluşturur. Daha sonra maaş gününde bu parayı kişilere dağıtır. Yani aldığımız maaş, bu faiz paralardir. Devlet veya firmalar bu durumu bildiğinden aralarında bir anlaşma yapılır. Örneğin; 100 kişilik bir kurumun maaşı 100bin. Devlet veya firma derki ben sana her ay en az 100bin para veriyorum. Sen bu parayı 2 hafta bekletip benim calisanima veriyorsun. Bu sayede benim paramdan sen kazanç sağlıyorsun. Bu kazancı sana tek başına yedirmem der. Konu sahibinin sorduğu parada bu durumdan hasıl olan çalışana verilen paradır. Ama çalışanın zaten aylık maaşı da faiz parasıdir.. zira para faizdeyse bu cami yaparak aklanmiyor. İbadette haram parayı helal yapayım diye mekanizma yok diye biliyorum.

Domuz eti kısmı da şöyle oluyor. Belirli aralıklarla tüm firmalardan numune alıp kontrol ediliyor. Et türü tayinini de DNA üzerinden yapılıyor. Yani bir ürün yapılırken kazanında dahi domuz girmişse ve DNAsi kalmışsa başka bir üründe aynı kazana girdiğimde adam içine domuz koymada bile DNA si karıştığı için domuz eti var denilir. Kontrol mekanizması bu şekilde. Ama aslında biz sandığımızdan çok çok daha fazla domuz ürünü yiyoruz. Hatta farkına varmadan üretiyoruz da. Mesela bazı peynirlerde domuzdan elde edilen rennet kullanılır. Bazı ilaçlar jelatin kaplıdır, domuz jelatini kullanılır. Bazı yaş pastalarda domuzdan elde edilen jelatin ve renk maddeleri kullanılır. Bazı ürünlerde domuzdan elde edilen emulgatorler kullanılır. Emulgator yağ ve suyu bir arada tutan bir maddedir. Yediğimiz ekmekten kekten muhallebi ilaç kozmetik her şeyde vardır. Mesela L sistein adı verilen bir madde var. Genelde domuz kılından yapılır. İşin en iğrenç yani da devletin bu kaynakları ayirmamasi. Müslüman bir ülkede yaşadığımı düşünüyorum ama uygulama da Müslümanlık olmamasından nefret ediyorum. Yasal olarak devlet bunların kullanımına izin veriyor. Haliyle cezanın da çok bir önemi olmuyor ve süreç tamamlanmadan yasalarca kurum korunduğu için herhangi bir şey de yapılmıyor. Bizim yapabilecegimiz tek şey ürün içeriklerini okumak, mümkünse helal sertifikalı ürün satın alınması. Açıkçası benim onlara da pek güvenim yok. Üzülerek söylüyorum bunu, mümkünse hoser sertifikali ürünler alınması. Zira Yahudilerde de domuz haram diye biliyorum. Ve onlardaki denetim mekanizması bizdekinden çok daha sıkı. Selam ve dua ile kalın..

resh3434 16.08.25 17:15

Ve aleyküm selam kardeşim..Banka promosyonu konusunda genel kanaat şudur: Eğer promosyon senin maaş hesabına maaşınla birlikte veriliyorsa ve zorunlu olarak banka seçilmişse, bu para senin hakkındır, kullanmanda sakınca yoktur... ✅
Kendine harcayabilirsin... Ailene de kullanabilirsin... İstersen borçlarını kapat, bunda da sakınca yok...💸
Ama kişi, bankayı kendi isteğiyle seçmiş, promosyon da bu tercihe bağlı verilmişse, işte orda farklı görüşler var... Kimileri o durumda ya vermemeyi ya da hayra harcamayı öneriyor...🤲
Senin durumun maaş hesabıysa ve bankayı sen değil kurum seçmişse, gönül rahatlığıyla kullanabilirsin kardeşim...🍞

Helal daire geniştir... Rabbim kazancını bereketli eylesin...✨

Ersahin 17.08.25 18:07

Herkese cevapları için teşekkür ederim

konuyu açmadan önce kara kararsızdim şimdi daha da kararsız kaldim herkes mantıklı konuşuyor gibi :)

farketmez07 17.08.25 19:25

Selamün aleyküm herkese konuyla ilgisini olduğunu düşündüğüm bir sual sormak istiyorum. Yüksek kâr marjı ile çalışan bir firmanın çalışanlarının kazancının durumu nasıl olur?
Şöyle örnekleme yapacak olursam 10liraya mâl ettiği bir şeyi işleyerek 20liraya getiriyor ve bu malı 120 liraya satıyor.

Yusufiyeli 17.08.25 19:43

Alıntı:

farketmez07 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682911)
Selamün aleyküm herkese konuyla ilgisini olduğunu düşündüğüm bir sual sormak istiyorum. Yüksek kâr marjı ile çalışan bir firmanın çalışanlarının kazancının durumu nasıl olur?
Şöyle örnekleme yapacak olursam 10liraya mâl ettiği bir şeyi işleyerek 20liraya getiriyor ve bu malı 120 liraya satıyor.


İslam’da, çeşitli iş ve meslek gruplarına ücret veya maaş miktarlarını belirleyen doğrudan bir ayet veya hadis yoktur. Naslarda işçi ücretinin temiz bir kazanç olduğu, işçiye ücretinin eksiksiz olarak ve zamanında ödenmesi gerektiği belirtilmiş bu arada işçi için bir yaşam standardına işaret edilmiştir. Problemi doğrudan çözen bir nass (ayet-hadis) bulunmayınca bu konuda İslam’ın genel prensiplerine, adalet ve nısfet (insaflılık) ölçülerine başvurmak gerekir. Ayetlerde şöyle buyurulur: “Şüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder.”[Nisa Suresi ayet 58] “Ölçü ve tartıyı tam yapın insanlara mal ve ücretlerini eksik vermeyiniz.”[Araf suresi ayet 85] “Şüphesiz, Allah adaleti, iyiliği ve yakın hısımlara muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emreder.”[Nahl suresi ayet 90]Bütün iş ve meslekler eşit emek ve yetenek gerektirmediği için, ücret ve maaşların da eşit tutulması gerekmez. Mesela; bir inşaat işçisi özel eğitim ve yeteneğe muhtaç olmaksızın çalışabilir. Aynı inşaatın mühendisi ise uzun eğitim sonucu bu mesleği elde etmiş ve özel yetenekler kazanmıştır. Bir doktor ise, daha uzun ve yorucu bir eğitim ve tecrübeyle meslek edinmiştir. Bu üç meslekte 8 saatlik mesaiye eşit ücret takdir etmek uygun bir değerlendirme olmaz. Adalet, herkese hak ettiğini ve layık olduğunu mümkün olduğu ölçüde vermeye çalışmaktır. Eşit ehliyet ve yetenekle eşit hizmet görenlere aynı ücreti takdir etmek ne kadar adil ise, farklı ehliyet, yetenek ve emeğe değişik ücret takdir etmek o kadar adildir. İslam’da çeşitli iş ve mesleklere göre belirli ücret ve maaş miktarları önceden tespit edilmemekle birlikte, bunu işçi ile işverenin ilk iş sözleşmesi yapıldığı sırada belirlemesi istenmiştir. Bu yüzden işe girme sırasında verilecek ücret konuşulmamışsa işçi emsal ücrete hak kazanır. Mesela; bir inşaat ustası ücret konuşulmadan çalışsa, çalıştığı günler için benzer inşaat ustalarının aldığı kadar yevmiyeye hak kazanır. Aynı esası aylık veya yıllık ücretle çalışanlara da uygulamak mümkündür.
(Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren; Erkam Yayınları)

farketmez07 17.08.25 20:12

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682912)
İslam’da, çeşitli iş ve meslek gruplarına ücret veya maaş miktarlarını belirleyen doğrudan bir ayet veya hadis yoktur. Naslarda işçi ücretinin temiz bir kazanç olduğu, işçiye ücretinin eksiksiz olarak ve zamanında ödenmesi gerektiği belirtilmiş bu arada işçi için bir yaşam standardına işaret edilmiştir. Problemi doğrudan çözen bir nass (ayet-hadis) bulunmayınca bu konuda İslam’ın genel prensiplerine, adalet ve nısfet (insaflılık) ölçülerine başvurmak gerekir. Ayetlerde şöyle buyurulur: “Şüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder.”[Nisa Suresi ayet 58] “Ölçü ve tartıyı tam yapın insanlara mal ve ücretlerini eksik vermeyiniz.”[Araf suresi ayet 85] “Şüphesiz, Allah adaleti, iyiliği ve yakın hısımlara muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emreder.”[Nahl suresi ayet 90]Bütün iş ve meslekler eşit emek ve yetenek gerektirmediği için, ücret ve maaşların da eşit tutulması gerekmez. Mesela; bir inşaat işçisi özel eğitim ve yeteneğe muhtaç olmaksızın çalışabilir. Aynı inşaatın mühendisi ise uzun eğitim sonucu bu mesleği elde etmiş ve özel yetenekler kazanmıştır. Bir doktor ise, daha uzun ve yorucu bir eğitim ve tecrübeyle meslek edinmiştir. Bu üç meslekte 8 saatlik mesaiye eşit ücret takdir etmek uygun bir değerlendirme olmaz. Adalet, herkese hak ettiğini ve layık olduğunu mümkün olduğu ölçüde vermeye çalışmaktır. Eşit ehliyet ve yetenekle eşit hizmet görenlere aynı ücreti takdir etmek ne kadar adil ise, farklı ehliyet, yetenek ve emeğe değişik ücret takdir etmek o kadar adildir. İslam’da çeşitli iş ve mesleklere göre belirli ücret ve maaş miktarları önceden tespit edilmemekle birlikte, bunu işçi ile işverenin ilk iş sözleşmesi yapıldığı sırada belirlemesi istenmiştir. Bu yüzden işe girme sırasında verilecek ücret konuşulmamışsa işçi emsal ücrete hak kazanır. Mesela; bir inşaat ustası ücret konuşulmadan çalışsa, çalıştığı günler için benzer inşaat ustalarının aldığı kadar yevmiyeye hak kazanır. Aynı esası aylık veya yıllık ücretle çalışanlara da uygulamak mümkündür.
(Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren; Erkam Yayınları)

Değerli yorumunuz için Allah razı olsun. daha net bir şey sormak istiyorum hocam müsadenizle, işverenin fahiş kazanç yapıp bu kazanç üzerinden maaş ödemesi yapması, işçinin kazancına vebal yükler mi?
diğer taraftan işçi ücretlerinde ve ödenmesin de sorun yok ise bu işin hükmü ne olur?

Yusufiyeli 17.08.25 20:25

Alıntı:

farketmez07 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682913)
Değerli yorumunuz için Allah razı olsun. daha net bir şey sormak istiyorum hocam müsadenizle, işverenin fahiş kazanç yapıp bu kazanç üzerinden maaş ödemesi yapması, işçinin kazancına vebal yükler mi?
diğer taraftan işçi ücretlerinde ve ödenmesin de sorun yok ise bu işin hükmü ne olur?

İş akdinin geçerli olması için, ücretin de belirlenmesi gerekir. Ücret; işçinin emeğinin bedelidir. Satım akdinde, satış bedeli olmaya elverişli bulunan her şey, iş akdinde ücret de olabilir. İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, satış bedeline uygulanan hükümler, emeğin bedeli olan işçi ücretlerine de uygulanır.[ el-Fetava’l-Hindiyye, 4.cilt sayfa 412;]Hadis-i şerif’te şöyle buyurulur: “Kim bir işçiyi kiralarsa, ona vereceği ücreti bildirsin.”[ Nesai, K. 35, B.44; Zeyd b. Ali Müsned, H. 654.]Ücret nakit para, ölçü veya tartı yahut da sayı ile alınıp satılan şeylerden olursa, bunun cins, nevi, miktar ve sıfatını beyan etmek gerekir. Ücrette, anlaşmazlığa yol açacak ölçüde belirsizlik bulunursa akit fasit olur. Bu durumda, işçi çalışmış bulunursa ecr-i misl (emsal ücret)e hak kazanır.[ el-Fetava’l-Hindiyye, 4.cilt sayfa 412;]

farketmez07 17.08.25 20:28

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682912)
İslam’da, çeşitli iş ve meslek gruplarına ücret veya maaş miktarlarını belirleyen doğrudan bir ayet veya hadis yoktur. Naslarda işçi ücretinin temiz bir kazanç olduğu, işçiye ücretinin eksiksiz olarak ve zamanında ödenmesi gerektiği belirtilmiş bu arada işçi için bir yaşam standardına işaret edilmiştir. Problemi doğrudan çözen bir nass (ayet-hadis) bulunmayınca bu konuda İslam’ın genel prensiplerine, adalet ve nısfet (insaflılık) ölçülerine başvurmak gerekir. Ayetlerde şöyle buyurulur: “Şüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder.”[Nisa Suresi ayet 58] “Ölçü ve tartıyı tam yapın insanlara mal ve ücretlerini eksik vermeyiniz.”[Araf suresi ayet 85] “Şüphesiz, Allah adaleti, iyiliği ve yakın hısımlara muhtaç oldukları şeyleri vermeyi emreder.”[Nahl suresi ayet 90]Bütün iş ve meslekler eşit emek ve yetenek gerektirmediği için, ücret ve maaşların da eşit tutulması gerekmez. Mesela; bir inşaat işçisi özel eğitim ve yeteneğe muhtaç olmaksızın çalışabilir. Aynı inşaatın mühendisi ise uzun eğitim sonucu bu mesleği elde etmiş ve özel yetenekler kazanmıştır. Bir doktor ise, daha uzun ve yorucu bir eğitim ve tecrübeyle meslek edinmiştir. Bu üç meslekte 8 saatlik mesaiye eşit ücret takdir etmek uygun bir değerlendirme olmaz. Adalet, herkese hak ettiğini ve layık olduğunu mümkün olduğu ölçüde vermeye çalışmaktır. Eşit ehliyet ve yetenekle eşit hizmet görenlere aynı ücreti takdir etmek ne kadar adil ise, farklı ehliyet, yetenek ve emeğe değişik ücret takdir etmek o kadar adildir. İslam’da çeşitli iş ve mesleklere göre belirli ücret ve maaş miktarları önceden tespit edilmemekle birlikte, bunu işçi ile işverenin ilk iş sözleşmesi yapıldığı sırada belirlemesi istenmiştir. Bu yüzden işe girme sırasında verilecek ücret konuşulmamışsa işçi emsal ücrete hak kazanır. Mesela; bir inşaat ustası ücret konuşulmadan çalışsa, çalıştığı günler için benzer inşaat ustalarının aldığı kadar yevmiyeye hak kazanır. Aynı esası aylık veya yıllık ücretle çalışanlara da uygulamak mümkündür.
(Kaynak: Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali - Prof. Dr. Hamdi Döndüren; Erkam Yayınları)

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 682915)
İş akdinin geçerli olması için, ücretin de belirlenmesi gerekir. Ücret; işçinin emeğinin bedelidir. Satım akdinde, satış bedeli olmaya elverişli bulunan her şey, iş akdinde ücret de olabilir. İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, satış bedeline uygulanan hükümler, emeğin bedeli olan işçi ücretlerine de uygulanır.[ el-Fetava’l-Hindiyye, 4.cilt sayfa 412;]Hadis-i şerif’te şöyle buyurulur: “Kim bir işçiyi kiralarsa, ona vereceği ücreti bildirsin.”[ Nesai, K. 35, B.44; Zeyd b. Ali Müsned, H. 654.]Ücret nakit para, ölçü veya tartı yahut da sayı ile alınıp satılan şeylerden olursa, bunun cins, nevi, miktar ve sıfatını beyan etmek gerekir. Ücrette, anlaşmazlığa yol açacak ölçüde belirsizlik bulunursa akit fasit olur. Bu durumda, işçi çalışmış bulunursa ecr-i misl (emsal ücret)e hak kazanır.[ el-Fetava’l-Hindiyye, 4.cilt sayfa 412;]

Allah razı olsun hocam şimdi aldım cevabımı. bugünde aydınlandık sayenizde.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:48.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148