Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Bir Tarikata bağlanmalı mıyız? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/101819-bir-tarikata-baglanmali-miyiz.html)

Zlll 08.09.25 11:22

Bir Tarikata bağlanmalı mıyız?
 
Selamun aleyküm,

Tarikata bağlanmak ya da bir mürşide intisap etmek kişiye ne kazandırır, nelere dikkat edilmelidir?

Kişi kendi başına da Allah’a yakın olabilir mi, yoksa bir mürşide bağlanmak şart mıdır?

ebu ubeyde bin cerrah 08.09.25 11:44

tarikat havasın alanıdır. avamın tarikate intisabı çoğu zaman red sebebidir. önce ilim tahsili emredilir. nitekim imam kuşeyri hacası ebu Ali el dekkak hazretlerine intisab etmek istediğinde öncelikli ilim öğrenmesi gerektiği söylenmiş hazret bu emir gereği hadis, fıkıh,ve tasavvuf alanlarında belirli bir seviyeye eriştikten sonra kabul edilmiştir.kuşeyri risaleyi bu konuya dair geniş bilgiler vermektedir. ayrıca keşfil mahcub,et tarruf, el luma,kutul kulub bu konuda temel kaynaklardır. müstakil intisaba ayrılmış keyfiyet ve kemniyetini açıklamaya dair konular açılmıştır.hasseten bu eserleri incelemenizi tavsiye ederim.

Zlll 08.09.25 12:11

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684906)
tarikat havasın alanıdır. avamın tarikate intisabı çoğu zaman red sebebidir. önce ilim tahsili emredilir. nitekim imam kuşeyri hacası ebu Ali el dekkak hazretlerine intisab etmek istediğinde öncelikli ilim öğrenmesi gerektiği söylenmiş hazret bu emir gereği hadis, fıkıh,ve tasavvuf alanlarında belirli bir seviyeye eriştikten sonra kabul edilmiştir.kuşeyri risaleyi bu konuya dair geniş bilgiler vermektedir. ayrıca keşfil mahcub,et tarruf, el luma,kutul kulub bu konuda temel kaynaklardır. müstakil intisaba ayrılmış keyfiyet ve kemniyetini açıklamaya dair konular açılmıştır.hasseten bu eserleri incelemenizi tavsiye ederim.


Teşekkür ederim , bir süredir arayıştayım aslında.

Bir insanın hangi tarikata bağlanması gerektiğini nasıl anlayabiliriz? Bunu kalp mi hissettirir, yoksa bir hocanın yönlendirmesi mi gerekir? Mürşidin daveti mi ?

imas 08.09.25 12:30

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684906)
tarikat havasın alanıdır. avamın tarikate intisabı çoğu zaman red sebebidir. önce ilim tahsili emredilir. nitekim imam kuşeyri hacası ebu Ali el dekkak hazretlerine intisab etmek istediğinde öncelikli ilim öğrenmesi gerektiği söylenmiş hazret bu emir gereği hadis, fıkıh,ve tasavvuf alanlarında belirli bir seviyeye eriştikten sonra kabul edilmiştir.kuşeyri risaleyi bu konuya dair geniş bilgiler vermektedir. ayrıca keşfil mahcub,et tarruf, el luma,kutul kulub bu konuda temel kaynaklardır. müstakil intisaba ayrılmış keyfiyet ve kemniyetini açıklamaya dair konular açılmıştır.hasseten bu eserleri incelemenizi tavsiye ederim.

yahu mubarek sen ne kabulunden bahsediyorsun , ne iliminden bahsediyorsun?
su anda tarikata kabul edilmeyen kisi yok, 300- 500 kisiye toplu tövbe ettirilip tarikata kabul ediliyor, o kişi sahtekar mi, dolandiricımi, tefeci mi hic önemli degil, tarikata girmek istiyorum desin yeter, cok farkli tarikatlarda tecrûbe edildi...

ebu ubeyde bin cerrah 08.09.25 12:42

esasında ehli sünnet bütün tarikatler aynı kaynaktan beslenirler.bunlar arasında keyfiyette bir fark yoktur. meşreb farklılıkları cehri ve hafi zikir, sahv ve sekr yolunu benimseme gibi farklılıklar söz konusudur. cüneydi ve tafuriye gibi.
acizane tavsiyem öncelikli bir ilmihal ve akaid kitabı okumanız itikada ve amele dair ahkamı bilmemiz elzemdir.noksanlarımızı hiç değilse asgari düzeyde karşıladıktan sonra tarikat yoluna başvurulmalıdır. bu anlamda tasavvuf uleması şöyle der. esas olan farz ibadetlerdir. bu sermayedir. nafileler ise kar dır. kul ancak farz ibadetleri ihya ederek hakkın rızasını kazanır.
eğer bir tarikate girmeye niyet etmişseniz o tarikatın keyfiyet ve kemniyetini mutlaka öğrenin.
nakşibendi tarikati sıddıki dir. hz Ebu bekr e dayanır. hafi zikir esasdır. vb gibi. diğer kurallar hemen her tarikatte benzerdir.
ilim
tevbe
inabe bunun ilk şartıdır.
sufiler şu hususta müttefiktir.
farzları ihya, haramlardan mutlaka içtinab, ruhsatla ameli terk,nafile ibdetlerle meşgul olma,
haram lokmadan uzak durma.
hangi tarikate gireceğinize istihare yaparak karar verin.asıl olan şeri şerifin hudutlarını korumaktır.

Zlll 08.09.25 12:43

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684908)
yahu mubarek sen ne kabulunden bahsediyorsun , ne iliminden bahsediyorsun?
su anda tarikata kabul edilmeyen kisi yok, 300- 500 kisiye toplu tövbe ettirilip tarikata kabul ediliyor, o kişi sahtekar mi, dolandiricımi, tefeci mi hic önemli degil, tarikata girmek istiyorum desin yeter, cok farkli tarikatlarda tecrûbe edildi...


İşte bu sebeple Allah yolunda doğru tarikata yönelmek isteyen biri, kendi yolunu nasıl bulabilir hocam ?

imas 08.09.25 12:50

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684911)
İşte bu sebeple Allah yolunda doğru tarikata yönelmek isteyen biri, kendi yolunu nasıl bulabilir hocam ?

yol bulmak icin tarikat şart değil, imanli itikatli ihlasli olursan amelin tam olursa yolunu bulursun...
tasavvufu yasamak istersen tarikat gerekli ama artik tasavvuf yasanan tarikat çok kalmadi,
su anda bence en cok yasanan tarikat aziz mahmut hudai hz. celvetiyye tarikati..

ebu ubeyde bin cerrah 08.09.25 12:54

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684908)
yahu mubarek sen ne kabulunden bahsediyorsun , ne iliminden bahsediyorsun?
su anda tarikata kabul edilmeyen kisi yok, 300- 500 kisiye toplu tövbe ettirilip tarikata kabul ediliyor, o kişi sahtekar mi, dolandiricımi, tefeci mi hic önemli degil, tarikata girmek istiyorum desin yeter, cok farkli tarikatlarda tecrûbe edildi...

tasavvufun ilim boyutu tasavvuf klâsikleri denilen Kuşeyrî Risalesi, İhya, Kutü’l-kulûb, el-Lüma’, et-Taarruf ve Keşfu’l-mahcûb gibi müteşerri kaynaklar ile tasavvufi düşünce ürünü klâsik eserlerden yararlanılarak ortaya konmalıdır. Ardından tasavvufun eğitim yönü demek olan seyr u sülûk boyutu, işi tezgâhtarlığa vardırmayan liyakatli ve şeriata merbut mürşidlerce hem yazılı eserler, hem de fiilî örneklerle takdim edilmelidir. Böyle bir ortamın gerçekleşmesinden sonra belli bir süreç içinde mutlaka gelişmeler olacaktır. İslâmın hukuk sistemi bile henüz bugünün ihtiyaçlarına cevap verecek bir biçimde tam olarak ortaya konulamamış ve bununla ilgili gerekli ve yeterli çalışmalar yapılamamışken bütün eksiklik ve kusur sadece tasavvufta imiş gibi önyargılı davranmak haksızlık olur diye düşünüyorum.

Hasan Kamil Yılmaz. tsavvufta merak ettiğiniz konulara cevaplar.

Zlll 08.09.25 13:00

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684913)
yol bulmak icin tarikat şart değil, imanli itikatli ihlasli olursan amelin tam olursa yolunu bulursun...
tasavvufu yasamak istersen tarikat gerekli ama artik tasavvuf yasanan tarikat çok kalmadi,
su anda bence en cok yasanan tarikat aziz mahmut hudai hz. celvetiyye tarikati..

Tamam hocam Allah razı olsun , niyet edip yattığımda, yeşil desenli halıları olan büyük bir türbe görüyorum. Açıkçası bakım için size yazmak istiyorum sizin içinde uygun olursa ,50 mesaj hakkını tamamlamayı bekliyorum.

imas 08.09.25 13:22

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684914)
tasavvufun ilim boyutu tasavvuf klâsikleri denilen Kuşeyrî Risalesi, İhya, Kutü’l-kulûb, el-Lüma’, et-Taarruf ve Keşfu’l-mahcûb gibi müteşerri kaynaklar ile tasavvufi düşünce ürünü klâsik eserlerden yararlanılarak ortaya konmalıdır. Ardından tasavvufun eğitim yönü demek olan seyr u sülûk boyutu, işi tezgâhtarlığa vardırmayan liyakatli ve şeriata merbut mürşidlerce hem yazılı eserler, hem de fiilî örneklerle takdim edilmelidir. Böyle bir ortamın gerçekleşmesinden sonra belli bir süreç içinde mutlaka gelişmeler olacaktır. İslâmın hukuk sistemi bile henüz bugünün ihtiyaçlarına cevap verecek bir biçimde tam olarak ortaya konulamamış ve bununla ilgili gerekli ve yeterli çalışmalar yapılamamışken bütün eksiklik ve kusur sadece tasavvufta imiş gibi önyargılı davranmak haksızlık olur diye düşünüyorum.

Hasan Kamil Yılmaz. tsavvufta merak ettiğiniz konulara cevaplar.

hasan kamil yilmaz a gerek yok, bendevöyle düşunuyorum fakat su an var olan tarikatların ekseriyeti böyle düşünmüyor,

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684915)
Tamam hocam Allah razı olsun , niyet edip yattığımda, yeşil desenli halıları olan büyük bir türbe görüyorum. Açıkçası bakım için size yazmak istiyorum sizin içinde uygun olursa ,50 mesaj hakkını tamamlamayı bekliyorum.

ruya ile işim yok rüya ilmim yok, hic bir rüyaya yorum yapmamda yapamamda...

Zlll 08.09.25 13:25

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684917)
hasan kamil yilmaz a gerek yok, bendevöyle düşunuyorum fakat su an var olan tarikatların ekseriyeti böyle düşünmüyor,



ruya ile işim yok rüya ilmim yok, hic bir rüyaya yorum yapmamda yapamamda...


Genel bakım için istemiştim hocam

imas 08.09.25 13:34

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684919)
Genel bakım için istemiştim hocam

50 mesaj olsun bakariz

Zlll 08.09.25 13:36

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684920)
50 mesaj olsun bakariz

Allah razı olsun

HavasMuhasibi 08.09.25 13:43

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684905)
Selamun aleyküm ,Tarikata bağlanmak ya da bir mürşide intisap etmek kişiye ne kazandırır, nelere dikkat edilmelidir? Kişi kendi başına da Allah’a yakın olabilir mi, yoksa bir mürşide bağlanmak şart mıdır?


Ve aleykümselam,

Talip, nefs mücadelesinde seyri sülük yapmak istersen, bir mürşidi kamil ile yol yürümek elzemdir. Tarikat şartı ise bulunmuyor.

Tasavvufun ilk ilkesi olan "Kendini bilen Rabbini bilir" ilkesiyle, mürşid sana kendini bilmeyi kazandırır. Böylelikle bu yolda rabbini öğrenmiş olacaksın, bundan daha değerli bir kazanç olmasa gerek.

Kişi kendi başına da yol yürüyebilir ancak iğne ile dağ kazılmaz ve yol açılmaz. Yolumuz hak yoludur. Başka da yol bilmeyiz.

Bu yolu;
Hz.Musa... Hızır A.S. ile,
başımızın tacı, gözümüzün nuru Efendimiz S.A.V.... Cebrail A.S. ile yürüdü.

Kamil olan mürşid, sana dağın nasıl kazılacağını ve kendine nasıl yol açacağını öğretir biiznillah.

Zlll 08.09.25 13:59

Alıntı:

HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684924)

Ve aleykümselam,

Talip, nefs mücadelesinde seyri sülük yapmak istersen, bir mürşidi kamil ile yol yürümek elzemdir. Tarikat şartı ise bulunmuyor.

Tasavvufun ilk ilkesi olan "Kendini bilen Rabbini bilir" ilkesiyle, mürşid sana kendini bilmeyi kazandırır. Böylelikle bu yolda rabbini öğrenmiş olacaksın, bundan daha değerli bir kazanç olmasa gerek.

Kişi kendi başına da yol yürüyebilir ancak iğne ile dağ kazılmaz ve yol açılmaz. Yolumuz hak yoludur. Başka da yol bilmeyiz.

Bu yolu;
Hz.Musa... Hızır A.S. ile,
başımızın tacı, gözümüzün nuru Efendimiz S.A.V.... Cebrail A.S. ile yürüdü.

Kamil olan mürşid, sana dağın nasıl kazılacağını ve kendine nasıl yol açacağını öğretir biiznillah.

Allah razı olsun anlatım için öncelikle , komşum tarikata bağlı ara ara sohbetlerine katılıyorum.toplu halde yapıldığı için de manevi olarak iyi hissettiriyor.
Fakat ikilemde kalıyorum bazen , Allah dilerse kalbimizi açarak manevi işaretler , mesajlar gönderebilir ,ben rüyamda yön alıyorum ama aldığım işaretleri yanlış yorumlama riskim var bu yüzden mürşid arayışına da giriyorum .

HavasMuhasibi 08.09.25 14:03

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684932)
Allah razı olsun anlatım için öncelikle , komşum tarikata bağlı ara ara sohbetlerine katılıyorum.toplu halde yapıldığı için de manevi olarak iyi hissettiriyor.
Fakat ikilemde kalıyorum bazen , Allah dilerse kalbimizi açarak manevi işaretler , mesajlar gönderebilir ,ben rüyamda yön alıyorum ama aldığım işaretleri yanlış yorumlama riskim var bu yüzden mürşid arayışına da giriyorum .

Mürşid bulmada en güzel yol istiharedir kardeşim. İstihare yapın, sitede bir çok istihare uygulaması var. Yazın dilekçenizi gönderin Rahman'a. Cevap alamadınız mı? Tekrar yazın. Tekrar yazın. Tekrar yazın.

Zlll 08.09.25 14:05

Alıntı:

HavasMuhasibi Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684934)
Mürşid bulmada en güzel yol istiharedir kardeşim. İstihare yapın, sitede bir çok istihare uygulaması var. Yazın dilekçenizi gönderin Rahman'a. Cevap alamadınız mı? Tekrar yazın. Tekrar yazın. Tekrar yazın.


Siteye bir kaç gün önce katıldım çok teşekkür ederim Allah razı olsun inceleyeceğim inşallah.

ebu ubeyde bin cerrah 08.09.25 18:52

Yol odurki doğru vara
Göz odurki hakkı göre
Er odurki alçakta dura
Yüceden bakan göz değil

Yunus bu sözler çatar
Sanki bali yağa kadar
Halka matahlarin satar
Yuku Gevherdir tuz değil

Yusufiyeli 08.09.25 20:40

Türkiye'de cemaatlerin dini topluluklar mı, yoksa rasyonel ekonomiler üzerine oturan seküler sivil toplum kuruluşları mi olduğu tartışmalıdır. Zira cemaatlerin mensuplarını bir arada tutan temel unsur olması gereken din mevcut cemaat yapılarının dünyevi mekanizmalarının gücü karşısında eski berraklığını koruyamıyor gözüküyor. Bir cemaate girmek isteyen kişi, her şeyden önce dini gerekçe ile değil, öncelikle kariyer veya sosyal yaşamda güvenlik içinde var olma beklentisini karşılamak üzere bu tercihi kullanıyorsa artık cemaatin, tarihte bildiğimiz anlamda cemaat olmadığını görmemiz gerekir. Rasyonel ekonomiler (ve mecburen de bu ekonomiyi beslemek için politik bağlantılar) üzerine kurulan cemaat yapıları birçok spekülasyona alet oluyor.
Bütün eski cemaatler, yahut cemaat olma hedefiyle kurulan yenileri mutlaka medya gücüne sahip olmak ve yaptıkları faaliyetlerini duyurup üye sayılarını arttırmak istiyorlar. Kuşkusuz artan üye sayısı ellerinin güçlenmesine ve güçlerinin artmasına, bu da daha fazla kaynağa ulaşmalarını sağlayacaktır. Cemaat faaliyetlerinin halkla ilişkilerden ibaret bir çabaya dönüşmesinin böyle bir rasyonel zemini vardır. Hal böyle olunca, diyelim ki bir zamanlar Gülenciliğin, kandilleri artık camilerde değil, gösteri merkezlerinde seküler "show"larla kutlaması oyunun kuralı olarak anlayışla karşılanabiliyor.
Yahut Mustafa İslamoğlu'nun, yaptığı/yazdığı tefsiri bitirmesinin onuruna bir gösteri merkezinde özel davetli protokolü uygulanarak "tefsir show" düzenlemesi geleneksel tarz ve üslupla hiç bağdaşmayan yabancı bir şey olmasına rağmen akil insanlardan eleştiri bile almayabiliyor. Oysa geleneksel bir dini cemaat, modern versiyonlarının aksine takva, ilim, bilinmeye çalışmama, tevazu, gizlice yardım vs. üzerine oturmaktadır

Zlll 08.09.25 21:03

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684993)
Türkiye'de cemaatlerin dini topluluklar mı, yoksa rasyonel ekonomiler üzerine oturan seküler sivil toplum kuruluşları mi olduğu tartışmalıdır. Zira cemaatlerin mensuplarını bir arada tutan temel unsur olması gereken din mevcut cemaat yapılarının dünyevi mekanizmalarının gücü karşısında eski berraklığını koruyamıyor gözüküyor. Bir cemaate girmek isteyen kişi, her şeyden önce dini gerekçe ile değil, öncelikle kariyer veya sosyal yaşamda güvenlik içinde var olma beklentisini karşılamak üzere bu tercihi kullanıyorsa artık cemaatin, tarihte bildiğimiz anlamda cemaat olmadığını görmemiz gerekir. Rasyonel ekonomiler (ve mecburen de bu ekonomiyi beslemek için politik bağlantılar) üzerine kurulan cemaat yapıları birçok spekülasyona alet oluyor.
Bütün eski cemaatler, yahut cemaat olma hedefiyle kurulan yenileri mutlaka medya gücüne sahip olmak ve yaptıkları faaliyetlerini duyurup üye sayılarını arttırmak istiyorlar. Kuşkusuz artan üye sayısı ellerinin güçlenmesine ve güçlerinin artmasına, bu da daha fazla kaynağa ulaşmalarını sağlayacaktır. Cemaat faaliyetlerinin halkla ilişkilerden ibaret bir çabaya dönüşmesinin böyle bir rasyonel zemini vardır. Hal böyle olunca, diyelim ki bir zamanlar Gülenciliğin, kandilleri artık camilerde değil, gösteri merkezlerinde seküler "show"larla kutlaması oyunun kuralı olarak anlayışla karşılanabiliyor.
Yahut Mustafa İslamoğlu'nun, yaptığı/yazdığı tefsiri bitirmesinin onuruna bir gösteri merkezinde özel davetli protokolü uygulanarak "tefsir show" düzenlemesi geleneksel tarz ve üslupla hiç bağdaşmayan yabancı bir şey olmasına rağmen akil insanlardan eleştiri bile almayabiliyor. Oysa geleneksel bir dini cemaat, modern versiyonlarının aksine takva, ilim, bilinmeye çalışmama, tevazu, gizlice yardım vs. üzerine oturmaktadır

Maalesef bu sebeplerle güvenipte bir kola bağlanamadım , kimbilir belki Rabbim kalbime ilham verir nasip olur. Belki de Kalplerimizi tarikata bağlı olmadan da zikrin nuruyla aydınlatır, bizleri kendine yaklaştırır.

Yusufiyeli 08.09.25 22:04

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684997)
Maalesef bu sebeplerle güvenipte bir kola bağlanamadım , kimbilir belki Rabbim kalbime ilham verir nasip olur. Belki de Kalplerimizi tarikata bağlı olmadan da zikrin nuruyla aydınlatır, bizleri kendine yaklaştırır.

İlk sufilerden itibaren her ne kadar fakihlere, hatta zaman zaman fikha eleştiriler getirilse de sufiler ilimlerini oluştururken çoğunlukla fıkhı esas almışlar ve ehlisünnet üzere olan mutasavvıflar fikhi hükümlere hassasiyetle uymuşlardır. Tasavvufun ana çizgisinde şeriata dolayısıyla fıkıhla ortaya konan dini hükümlere uygunluk önemli bir kriter olarak ortaya konmuştur. Bu da şeyhlerin bağlılarına fıkıh öğrenmelerini emretmelerine ya da kendilerinin müridlerine ilk olarak fıkıh öğretmelerini temin etmiştir. Tasavvuf kalple ilgilendiği, batıni hususlarla uğraştığı için sufiler arasında kontrolü zor hususlar ortaya çıkabilmektedir. İlminin fazla olduğunu, içtihad edebileceğini söyleyen bir fakihin ilmini kontrol etmek kolaydır. Bazı meseleler sorar, temel bazı eserleri okutur ve alacağınız cevaba göre bir karar verebilirsiniz. Ancak yakine erdiğini, keşif sahibi olduğunu, ilham geldiğini iddia eden birini nasıl kontrol edeceksiniz?
Nitekim bu yolu kullanan ve insanları sapıtmak isteyen batıni gruplar çıkmıştır. Bu sebeple, bunu kontrol altına almak için bizzat sufiler tarafından şeriata bağlılık vurgusu yapılmış; zahir hükme uymayan batın halin geçersizliği genel kabul görmüştür. Burada da kontrol, fıkıh tarafından sağlanmıştır.
Aslında dini ilimlerin tamamı birbiriyle bağlantılıdır. Özellikle kelam, fıkıh ve tasavvuf arasındaki ilişkiyi sufi Ebu Bekir Verrak'ın, "kim zühd olmadan kelamla yetinirse zındık; kelam ve fıkıh olmadan zühdle yetinirse bidatçi; zühd ve vera olmadan fıkıhla yetinirse fasık olur. Kim de bu ilimlerin hepsinden yeterli öğrenirse kurtuluşa erer "(Sülemi, Tabakat sayfa 180; Ebu Nuaym, Hilye 10.cilt sayfa 236; Beyhaki, Şuabü’l-İman 3.cilt sayfa 296) sözü kuşatıcı şekilde açıklamıştır.

Zlll 08.09.25 22:35

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685003)
İlk sufilerden itibaren her ne kadar fakihlere, hatta zaman zaman fikha eleştiriler getirilse de sufiler ilimlerini oluştururken çoğunlukla fıkhı esas almışlar ve ehlisünnet üzere olan mutasavvıflar fikhi hükümlere hassasiyetle uymuşlardır. Tasavvufun ana çizgisinde şeriata dolayısıyla fıkıhla ortaya konan dini hükümlere uygunluk önemli bir kriter olarak ortaya konmuştur. Bu da şeyhlerin bağlılarına fıkıh öğrenmelerini emretmelerine ya da kendilerinin müridlerine ilk olarak fıkıh öğretmelerini temin etmiştir. Tasavvuf kalple ilgilendiği, batıni hususlarla uğraştığı için sufiler arasında kontrolü zor hususlar ortaya çıkabilmektedir. İlminin fazla olduğunu, içtihad edebileceğini söyleyen bir fakihin ilmini kontrol etmek kolaydır. Bazı meseleler sorar, temel bazı eserleri okutur ve alacağınız cevaba göre bir karar verebilirsiniz. Ancak yakine erdiğini, keşif sahibi olduğunu, ilham geldiğini iddia eden birini nasıl kontrol edeceksiniz?
Nitekim bu yolu kullanan ve insanları sapıtmak isteyen batıni gruplar çıkmıştır. Bu sebeple, bunu kontrol altına almak için bizzat sufiler tarafından şeriata bağlılık vurgusu yapılmış; zahir hükme uymayan batın halin geçersizliği genel kabul görmüştür. Burada da kontrol, fıkıh tarafından sağlanmıştır.
Aslında dini ilimlerin tamamı birbiriyle bağlantılıdır. Özellikle kelam, fıkıh ve tasavvuf arasındaki ilişkiyi sufi Ebu Bekir Verrak'ın, "kim zühd olmadan kelamla yetinirse zındık; kelam ve fıkıh olmadan zühdle yetinirse bidatçi; zühd ve vera olmadan fıkıhla yetinirse fasık olur. Kim de bu ilimlerin hepsinden yeterli öğrenirse kurtuluşa erer "(Sülemi, Tabakat sayfa 180; Ebu Nuaym, Hilye 10.cilt sayfa 236; Beyhaki, Şuabü’l-İman 3.cilt sayfa 296) sözü kuşatıcı şekilde açıklamıştır.


Komşum tarikata bağlı bir kaç kez sohbetlerine katıldım , rabıta yaparken şeyh efendinin benim için yüzük hediye ettiğini ve onlara bağlanmam gerektiğini söylediler. Hatta ara ara dergi verir okumam için , okurum ama kalbim ısınmadı. Nasip olmadı.

ebu ubeyde bin cerrah 09.09.25 09:50

yüreğine sağlık. güzel bir izah olmuş.

Vakia 10.09.25 21:16

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684920)
50 mesaj olsun bakariz

Ya’ hocam bir bana bakmadınız küsüyorum haberiniz olsun.
Yarın yine barışırız😂
Bende neyin kafasını yaşıyorsam 😂😂
Size tercüman oldum hahaha

Hadimulislam 11.09.25 01:13

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 684905)
Selamun aleyküm,

Tarikata bağlanmak ya da bir mürşide intisap etmek kişiye ne kazandırır, nelere dikkat edilmelidir?

Kişi kendi başına da Allah’a yakın olabilir mi, yoksa bir mürşide bağlanmak şart mıdır?

İmamı rabbaniye göre manevi anlamda yükselmemiş avam birisine otur Allah'ı murakabe yap desen illaki Allah'ı birşeye benzetir. Dolayısıyla taliba ilk başta rehberin =şeyhin görüntüsü zikirden daha evladir. Demiş . Gerisini varın siz düşünün. Mürşid siz Allah a yakınlık olurmu..
Mürşidsiz Allah a vasıl olanlarda olmuş ama milyonda bir bile değildir

imas 11.09.25 08:50

Alıntı:

Hadimulislam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685279)
İmamı rabbaniye göre manevi anlamda yükselmemiş avam birisine otur Allah'ı murakabe yap desen illaki Allah'ı birşeye benzetir. Dolayısıyla taliba ilk başta rehberin =şeyhin görüntüsü zikirden daha evladir. Demiş . Gerisini varın siz düşünün. Mürşid siz Allah a yakınlık olurmu..
Mürşidsiz Allah a vasıl olanlarda olmuş ama milyonda bir bile değildir

öncelikle,sahih hadisle sabittir ki insanin Allaha en yakin oldugu an secde anidir,
demek ki şeyhsiz Allaha yakin olabiliniyor

ayrıca imami rabbaninin sözü naksıler icin gecerlidir. baska tarikatlarda olani ve tarikati olmayani baglamaz,

Allah'ı zikretmenin, bütün ibâdetlerin özü ve en makbulü olduğu bizzat Kurân-ı Kerîm'in nasslarıyla sabitken,şeyhin nasıl olur da gölgesinin, Allah'ı zikretmekten daha üstün olabileceği eğer Nakşilere sorulacak olursa, çok büyük ihtimalle cevapları en azından: «Sen İmâm-ı Rabbânî'den ve O'nun üs*tadlarından daha mı iyi biliyorsun?!» şeklinde olacaktır.

buna cevap şu sekildedir
evet Allah ve resulu herkesten daha iyi bilendir...

Zlll 11.09.25 12:29

Alıntı:

Hadimulislam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685279)
İmamı rabbaniye göre manevi anlamda yükselmemiş avam birisine otur Allah'ı murakabe yap desen illaki Allah'ı birşeye benzetir. Dolayısıyla taliba ilk başta rehberin =şeyhin görüntüsü zikirden daha evladir. Demiş . Gerisini varın siz düşünün. Mürşid siz Allah a yakınlık olurmu..
Mürşidsiz Allah a vasıl olanlarda olmuş ama milyonda bir bile değildir


Kur’an’da da Allah şöyle buyurur:

Kullarım sana beni soracak olursa, bilsinler ki ben onlara pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim
Bu ayet, Allah’a ulaşmak için bir aracıya gerek olmadığını gösterir.

Ama mürşit ile yürüyenler için de faydalar vardır. Yol gösterir, yanlış inançlardan korur.
Manevi disiplini artırır.
İnsana istikrar kazandırır.

Yani mürşit bir zorunluluk değil, bir kolaylaştırıcıdır.

Zlll 11.09.25 12:49

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685293)
öncelikle,sahih hadisle sabittir ki insanin Allaha en yakin oldugu an secde anidir,
demek ki şeyhsiz Allaha yakin olabiliniyor

ayrıca imami rabbaninin sözü naksıler icin gecerlidir. baska tarikatlarda olani ve tarikati olmayani baglamaz,

Allah'ı zikretmenin, bütün ibâdetlerin özü ve en makbulü olduğu bizzat Kurân-ı Kerîm'in nasslarıyla sabitken,şeyhin nasıl olur da gölgesinin, Allah'ı zikretmekten daha üstün olabileceği eğer Nakşilere sorulacak olursa, çok büyük ihtimalle cevapları en azından: «Sen İmâm-ı Rabbânî'den ve O'nun üs*tadlarından daha mı iyi biliyorsun?!» şeklinde olacaktır.

buna cevap şu sekildedir
evet Allah ve resulu herkesten daha iyi bilendir...



Hocam ben size mesaj atamıyorum kullanıcı adını yazınca öyle üyemiz yok diyor

imas 11.09.25 14:19

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685297)
Hocam ben size mesaj atamıyorum kullanıcı adını yazınca öyle üyemiz yok diyor

gunde 50 mesaj geliyor, sen niye atamiyorsun?
sen ismi direk yazma harf harf yaz orada isim görunecek , görünen ismin uzerine bastığında ismin sonunda noktali virgül cikacak

Hadimulislam 11.09.25 14:32

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685293)
öncelikle,sahih hadisle sabittir ki insanin Allaha en yakin oldugu an secde anidir,
demek ki şeyhsiz Allaha yakin olabiliniyor

ayrıca imami rabbaninin sözü naksıler icin gecerlidir. baska tarikatlarda olani ve tarikati olmayani baglamaz,

Allah'ı zikretmenin, bütün ibâdetlerin özü ve en makbulü olduğu bizzat Kurân-ı Kerîm'in nasslarıyla sabitken,şeyhin nasıl olur da gölgesinin, Allah'ı zikretmekten daha üstün olabileceği eğer Nakşilere sorulacak olursa, çok büyük ihtimalle cevapları en azından: «Sen İmâm-ı Rabbânî'den ve O'nun üs*tadlarından daha mı iyi biliyorsun?!» şeklinde olacaktır.

buna cevap şu sekildedir
evet Allah ve resulu herkesten daha iyi bilendir...


Hocam Allah Kadir kulunada yakındır. Bizim bahsettiğimiz hususi yakinlik. Mesela bir imamı rabbani ile bizim Allah a yakinligimiz bir mi.
Allah CC herkese şah damarindan daha yakinsa kâfirler Allah dostu mu oluyor hayır. Yani arkadaşın soruda sorduğu yakınlık sizin dediginiz değildi. Allah la beraberlik halı, heran huzurda olduğunun bilincinde olmak.. buda malesef tasavvuf olmadan mümkün değil.. Mahmut efendi Hz de aynı görüşte. İlk baştaki muride Allah'ı murakabe et desen illaki birşeye benzetir. Dolayısıyla birşeye benzetince Allah'ı tanımış olmaz. Kendi aklıyla çizdiği puta yapmış olur. Şifai şerifte şöyle bir ibare var . Ha elinle bir put yapıp ona tapmişsin hada aklında bir ilah tasavvur edip ona tapmişsin arada fark yoktur..
Ayrıca kimse Allah'ın zikrinden şeyhi düşünmek daha üstündür demedi hocam bu biraz lafı çarpitmak olur
Yeni başlayan tâlip için daha elverişli diyoruz..
Dikkat ettiyseniz bunlar birer metottur. Tasavvufta rabıtadan sonra murakabe dersi verilir . Rabıta ile kalbi nurlanan, Allah'ı keyfiyetsiz düşünmeye kabiliyet kazanan kişiye murakabe yapmasi emredilir. O kişinin şeyhi düşünmesi artık yasaktır. Nitekim şahi nakşibendi de , rabitada hal yaşayan sofisine, bizi bırak gelen hâle yönel diyerek buna işaret etti..
Eğer nakşiler rabitayi zikirden mutlak manada üstün tutsalardi yolun sonunda da rabıta yaparlardı..
Yeni doğan bir bebek için süt bütün yemeklerden daha ustundur denilir.
Ama mutlaka manada süt diğer yemeklerden üstün müdür hayır
Naza göre şerbet kısacası

Zlll 11.09.25 14:38

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685299)
gunde 50 mesaj geliyor, sen niye atamiyorsun?
sen ismi direk yazma harf harf yaz orada isim görunecek , görünen ismin uzerine bastığında ismin sonunda noktali virgül cikacak

Hocam kullanıcı adına İmas yazdım ama böyle bir üyemiz yok diye uyarı veriyor . Nerede hata yapıyorum anlayamadım

Hadimulislam 11.09.25 14:43

Alıntı:

Zlll Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685296)
Kur’an’da da Allah şöyle buyurur:

Kullarım sana beni soracak olursa, bilsinler ki ben onlara pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim
Bu ayet, Allah’a ulaşmak için bir aracıya gerek olmadığını gösterir.

Ama mürşit ile yürüyenler için de faydalar vardır. Yol gösterir, yanlış inançlardan korur.
Manevi disiplini artırır.
İnsana istikrar kazandırır.

Yani mürşit bir zorunluluk değil, bir kolaylaştırıcıdır.

Bu ayet Allah CC herkese yakınlığından bahsediyor. Bütün kullarına yakındır.
Kâfir kulunada yakındır.
Allah a ulaşmak için aracıya gerek olduğu başka ayetlerde çok açıktır.
...Ey iman edenler Allah'tan korkun, ve O na ulaşmak için vesile arayiniz...

Bizim uğrumuzda didinenleri biz, yollarımıza elbette ulaştıracağız

Yollarimiza ulaştıracağız diyor. Allah Azize ve Celle yine kendisi için uğraşanları önce yoluna ulaştiracagindan bahsediyor.

Ayrıca aracıya gerek kalmasa, neden Allah rasulu ile kendisi arasına cibril a.s mi koydu
Rasulden daha yakın birisi yok ki..

Svg 11.09.25 14:47

Alıntı:

Hadimulislam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685303)
Bu ayet Allah CC herkese yakınlığından bahsediyor. Bütün kullarına yakındır.
Kâfir kulunada yakındır.
Allah a ulaşmak için aracıya gerek olduğu başka ayetlerde çok açıktır.
...Ey iman edenler Allah'tan korkun, ve O na ulaşmak için vesile arayiniz...

Bizim uğrumuzda didinenleri biz, yollarımıza elbette ulaştıracağız

Yollarimiza ulaştıracağız diyor. Allah Azize ve Celle yine kendisi için uğraşanları önce yoluna ulaştiracagindan bahsediyor.

Ayrıca aracıya gerek kalmasa, neden Allah rasulu ile kendisi arasına cibril a.s mi koydu
Rasulden daha yakın birisi yok ki..

Allah'a ulaşmak için aracıdan kastın şeyh mi, mürşid mi, bir insan mı yani?

imas 11.09.25 14:54

Alıntı:

Hadimulislam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685300)
Hocam Allah Kadir kulunada yakındır. Bizim bahsettiğimiz hususi yakinlik. Mesela bir imamı rabbani ile bizim Allah a yakinligimiz bir mi.
Allah CC herkese şah damarindan daha yakinsa kâfirler Allah dostu mu oluyor hayır. Yani arkadaşın soruda sorduğu yakınlık sizin dediginiz değildi. Allah la beraberlik halı, heran huzurda olduğunun bilincinde olmak.. buda malesef tasavvuf olmadan mümkün değil.. Mahmut efendi Hz de aynı görüşte. İlk baştaki muride Allah'ı murakabe et desen illaki birşeye benzetir. Dolayısıyla birşeye benzetince Allah'ı tanımış olmaz. Kendi aklıyla çizdiği puta yapmış olur. Şifai şerifte şöyle bir ibare var . Ha elinle bir put yapıp ona tapmişsin hada aklında bir ilah tasavvur edip ona tapmişsin arada fark yoktur..
Ayrıca kimse Allah'ın zikrinden şeyhi düşünmek daha üstündür demedi hocam bu biraz lafı çarpitmak olur
Yeni başlayan tâlip için daha elverişli diyoruz..
Dikkat ettiyseniz bunlar birer metottur. Tasavvufta rabıtadan sonra murakabe dersi verilir . Rabıta ile kalbi nurlanan, Allah'ı keyfiyetsiz düşünmeye kabiliyet kazanan kişiye murakabe yapmasi emredilir. O kişinin şeyhi düşünmesi artık yasaktır. Nitekim şahi nakşibendi de , rabitada hal yaşayan sofisine, bizi bırak gelen hâle yönel diyerek buna işaret etti..
Eğer nakşiler rabitayi zikirden mutlak manada üstün tutsalardi yolun sonunda da rabıta yaparlardı..
Yeni doğan bir bebek için süt bütün yemeklerden daha ustundur denilir.
Ama mutlaka manada süt diğer yemeklerden üstün müdür hayır
Naza göre şerbet kısacası

burada bahsedilen tasavvuf degil tarikattir tasavvufta rabita yoktur tarikatta rabita vardir, tasavufla tarikati birbirine karistirma, pir Abdul kadir geylani kime rabita yapmis , kendisi hic bir tarikata bagli değilken tasavvufu nasıl yasamis?
seyhul ekber hangi tarikata baglıydi?
yani tasavvuf dini derinlemesine yasama biçimi, tarikat bu yasayis icin bir yol
tarikat tasavvufsuz olmaz fakat tadavvuf tarikatsiz olur
yani insanlari tasavvufu yasamalari yada islami yasamalari icin illa tarikatsuz olmaz diye sartlandirmamak gerekir
hele son dönemdeki tarikatlarda tadavvufun yasandigi falan yok zaten

imas 11.09.25 14:59

Alıntı:

Hadimulislam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685303)
Bu ayet Allah CC herkese yakınlığından bahsediyor. Bütün kullarına yakındır.
Kâfir kulunada yakındır.
Allah a ulaşmak için aracıya gerek olduğu başka ayetlerde çok açıktır.
...Ey iman edenler Allah'tan korkun, ve O na ulaşmak için vesile arayiniz...

Bizim uğrumuzda didinenleri biz, yollarımıza elbette ulaştıracağız

Yollarimiza ulaştıracağız diyor. Allah Azize ve Celle yine kendisi için uğraşanları önce yoluna ulaştiracagindan bahsediyor.

Ayrıca aracıya gerek kalmasa, neden Allah rasulu ile kendisi arasına cibril a.s mi koydu
Rasulden daha yakın birisi yok ki..

Ayrıca aracıya gerek kalmasa, neden Allah rasulu ile kendisi arasına cibril a.s mi koydu
Rasulden daha yakın birisi yok ki..

bak ne guzel Allah cibril ile resulunu dini getirmesi ucin araci koydu
gelen din tamamlaninca onu yasamak icin baska araciya gerek yok
1 kisi düşün
helal olanlari yapiyor haramlardan kaciyor itikadi tam ihlasi tam ameli tam
bu kişi dini yaşamıyor mu ?
yaşaması için illa araya bir şeyh mi koymasi gerekiyor?

Hadimulislam 11.09.25 15:16

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685307)
Ayrıca aracıya gerek kalmasa, neden Allah rasulu ile kendisi arasına cibril a.s mi koydu
Rasulden daha yakın birisi yok ki..

bak ne guzel Allah cibril ile resulunu dini getirmesi ucin araci koydu
gelen din tamamlaninca onu yasamak icin baska araciya gerek yok
1 kisi düşün
helal olanlari yapiyor haramlardan kaciyor itikadi tam ihlasi tam ameli tam
bu kişi dini yaşamıyor mu ?
yaşaması için illa araya bir şeyh mi koymasi gerekiyor?

Hocam vesile arayin buyuruyor Rabbim. Ayetin hükmü kıyamete dektir. Vesilesiz hiçbir şey yok bu hayatta. Biz herşeyi bir sebebe bağlı kıldık buyuruyor Rabbim.
Ben size birkac soru sorayım hocam 1-Havas ilmi mi daha zor
Marifetullah ilmi mi..
2-Havas ilminde üstad siz aracisiniz olurmu
3-cevap hayırsa, Allah'ı tanımak için nasıl aracısız da olur diyebiliyoruz

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685306)
burada bahsedilen tasavvuf degil tarikattir tasavvufta rabita yoktur tarikatta rabita vardir, tasavufla tarikati birbirine karistirma, pir Abdul kadir geylani kime rabita yapmis , kendisi hic bir tarikata bagli değilken tasavvufu nasıl yasamis?
seyhul ekber hangi tarikata baglıydi?
yani tasavvuf dini derinlemesine yasama biçimi, tarikat bu yasayis icin bir yol
tarikat tasavvufsuz olmaz fakat tadavvuf tarikatsiz olur
yani insanlari tasavvufu yasamalari yada islami yasamalari icin illa tarikatsuz olmaz diye sartlandirmamak gerekir
hele son dönemdeki tarikatlarda tadavvufun yasandigi falan yok zaten


Yani bahsettiğiniz pirler istisna içinde istisnadır hocam
Silsile büyüklerinin Yüzde doksan dokuzu rabıta yapmışlar ilk kademede.
Yüzde birlik kısımla örnek vermek doğru olmaz diye düşünüyorum

Hadimulislam 11.09.25 15:20

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685307)
Ayrıca aracıya gerek kalmasa, neden Allah rasulu ile kendisi arasına cibril a.s mi koydu
Rasulden daha yakın birisi yok ki..

bak ne guzel Allah cibril ile resulunu dini getirmesi ucin araci koydu
gelen din tamamlaninca onu yasamak icin baska araciya gerek yok
1 kisi düşün
helal olanlari yapiyor haramlardan kaciyor itikadi tam ihlasi tam ameli tam
bu kişi dini yaşamıyor mu ?
yaşaması için illa araya bir şeyh mi koymasi gerekiyor?


1 kisi düşün
helal olanlari yapiyor haramlardan kaciyor itikadi tam ihlasi tam ameli tam
bu kişi dini yaşamıyor mu ?

Hocam Saydığınız kriterleri mürşid olmadan elde eden kaç kişi vardır acaba
Bunlar zaten tasavvufun ana hedefleridir. Bu yolun hilelerini bilmeden , bilen birisine danışmadan olmaz

imas 11.09.25 15:28

Alıntı:

Hadimulislam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685310)
Hocam vesile arayin buyuruyor Rabbim. Ayetin hükmü kıyamete dektir. Vesilesiz hiçbir şey yok bu hayatta. Biz herşeyi bir sebebe bağlı kıldık buyuruyor Rabbim.
Ben size birkac soru sorayım hocam 1-Havas ilmi mi daha zor
Marifetullah ilmi mi..
2-Havas ilminde üstad siz aracisiniz olurmu
3-cevap hayırsa, Allah'ı tanımak için nasıl aracısız da olur diyebiliyoruz




Yani bahsettiğiniz pirler istisna içinde istisnadır hocam
Silsile büyüklerinin Yüzde doksan dokuzu rabıta yapmışlar ilk kademede.
Yüzde birlik kısımla örnek vermek doğru olmaz diye düşünüyorum


Allah vesile arayin demis ve vesileyi vermis nedir bu vesileler kuran ve nebi sav. kuranla ve hadislerle dini nasıl yaşayacağımız anlatilmis,daha araya baska birini vesile koymaya gerek yok,

benim pirim rabita yapmadigi icin ben bir şeyhe rabıta yapmam

ben sana sorayim, bu gunku yapılan rabita ne zamandan beri yapiliyor hani seyhi düsun nur akıyor o nuru al türundeki rabita...

Alıntı:

Hadimulislam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685313)
1 kisi düşün
helal olanlari yapiyor haramlardan kaciyor itikadi tam ihlasi tam ameli tam
bu kişi dini yaşamıyor mu ?

Hocam Saydığınız kriterleri mürşid olmadan elde eden kaç kişi vardır acaba
Bunlar zaten tasavvufun ana hedefleridir. Bu yolun hilelerini bilmeden , bilen birisine danışmadan olmaz

çok var hemde tahmin edemeyeceğim kadar cok
bunlar tasavvufun ana hedefleri degil, senin dediklerin yani seyh olmadan olmaz düşuncesi tarikatin ana prensibidir,

Hadimulislam 11.09.25 16:10

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685315)
Allah vesile arayin demis ve vesileyi vermis nedir bu vesileler kuran ve nebi sav. kuranla ve hadislerle dini nasıl yaşayacağımız anlatilmis,daha araya baska birini vesile koymaya gerek yok,

benim pirim rabita yapmadigi icin ben bir şeyhe rabıta yapmam

ben sana sorayim, bu gunku yapılan rabita ne zamandan beri yapiliyor hani seyhi düsun nur akıyor o nuru al türundeki rabita...



çok var hemde tahmin edemeyeceğim kadar cok
bunlar tasavvufun ana hedefleri degil, senin dediklerin yani seyh olmadan olmaz düşuncesi tarikatin ana prensibidir,


((Allah vesile arayin demis ve vesileyi vermis nedir bu vesileler kuran ve nebi sav. kuranla ve hadislerle dini nasıl yaşayacağımız anlatilmis,daha araya baska birini vesile koymaya gerek yok,))

Bu sizin görüşünüz, ayeti kerime deki vesilenin kuran veya sünnet olduğunu hangi müfessir söylüyor??

Ayrıca araya vesile koymaya gerek yoksa neden piriniz var?

Birde varsayalimki vesile kuran ve sünnet, Mürşidi kamiller kuran ve sünneti yaşayıp yaşatmak hedefleri değil mi hocam

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685315)
Allah vesile arayin demis ve vesileyi vermis nedir bu vesileler kuran ve nebi sav. kuranla ve hadislerle dini nasıl yaşayacağımız anlatilmis,daha araya baska birini vesile koymaya gerek yok,

benim pirim rabita yapmadigi icin ben bir şeyhe rabıta yapmam

ben sana sorayim, bu gunku yapılan rabita ne zamandan beri yapiliyor hani seyhi düsun nur akıyor o nuru al türundeki rabita...



çok var hemde tahmin edemeyeceğim kadar cok
bunlar tasavvufun ana hedefleri degil, senin dediklerin yani seyh olmadan olmaz düşuncesi tarikatin ana prensibidir,


Siz pirim rabita yapmadi diye yapmıyorsunuz
Bizde pirimiz yaptı diye yapıyoruz
Neticede ikimizde şeyhe uymuş olduk burada??

imas 11.09.25 16:18

Alıntı:

Hadimulislam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 685322)
((Allah vesile arayin demis ve vesileyi vermis nedir bu vesileler kuran ve nebi sav. kuranla ve hadislerle dini nasıl yaşayacağımız anlatilmis,daha araya baska birini vesile koymaya gerek yok,))

Bu sizin görüşünüz, ayeti kerime deki vesilenin kuran veya sünnet olduğunu hangi müfessir söylüyor??

Ayrıca araya vesile koymaya gerek yoksa neden piriniz var?

Birde varsayalimki vesile kuran ve sünnet, Mürşidi kamiller kuran ve sünneti yaşayıp yaşatmak hedefleri değil mi hocam

pirim benim Allahla aramdaki vesile degil, ben Allaha kulluk ederken vesile koymam sadece dua ederken şu büyuk kişinin hürmetine diye tevessul ederim sadece bu kadar, ama rabita yapipta şu şeyhten bu seyhten nur almam,
ben mürsidi kamil olmadanda kuran ve sünneti yasayabilirim, islam öyle araya birini koyupta yaşayacak kadar zor bir din degil,
biraz önce soyledim, haramdan kaç helal uzerine ol, iste dini yasiyorsun demektir ,
yasli sahabe ile, hz peygamber arasindaki diyalog bunun en belirleyici unsurudur ..


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:16.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148