Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Ölü ruhlar gezebilir mi

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.10.25, 08:26
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Cengihan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kitapta ruhun bir yıldır ölü olan bir ruhun geldiğinden bahsediyor.
Bu ruhun Müslüman olma olasılığı düşük,o zaman nasıl kâfir bir ruh dünyada dolaşabilir.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kardeşim ruh konusu üzerinde fikir beyan etmek çok zor olup yeni tartışmalara da müncer olur. Mesela bu konuda bir makalesi olan büyük alim Ö. Nasuhi Bilmen'in konuya yaklaşımı bile , Müslümanlar arasında uzun sürecek tartışmalara neden olacak mahiyettedir. Zira o, İslam inançlarınca insanın birbirinden bağımsız olarak mevcut olan ruh ve bedenden meydana geldiğinin kabul edildiğini belirterek, ruhun bir cism-i latif veya bir cevher-i mücerret olduğunu söylemiştir. Sorunun ikinci bölümüne ise, İslam inançlarının her insan ruhunun kendi bedeninden önce yaratıldığını ve bütün insanların bu dünyaya gelmeden önce ruhlarının ayrı bir varlık olarak bulunduğuna inanmayı gerektirdiği şeklinde cevap vermiştir. Buna göre onlar "ruhlar alemi" denilen bir yerde yaşamakta ve sırası gelenler dünyaya yaşama hakkı elde eden insanların maddi bedenlerine girerek, dünya hayatını meydana getirmektedirler. Bu nedenle her insanın ruhu, bedenine girmeden önce kendine özgü bir nitelikle varlığını sürdürmektedir. Nitekim insanın ruhtan ibaret olduğunu ileri sürerek, ölümden sonra bedeni terk eden ruhun, mahiyetini tek başına sürekli koruduğunu ve böylece onların baki (ölümsüz) kaldığını belirtmiştir .( Ö. N. Bilmen, "Amerikalıların Suallerine Cevap", Sebilürreşad, 10, sy. Sayfa:228)
Bilmen'in ruhu bir latif cisim veya soyut bir cevher ve bedeninden önce yaşayan ayrı bir varlık olarak tanımlaması(Ruh hakkındaki söz konusu iddialar için Ömer Nasuhi Bilmen, "Amerikalıların Suallerine Cevap", Sebilürreşad, 10, sy. 228, s. 34-36; a.mlf., Ruh Hakkında Bir Mübahase", Sebilürreşad, 10, sy. 234, s. 130-131; a.mlf., Ruh Hakkı da Bir Mübahase", Sebilürreşad, 10, sy. 235, s. 147-148; a.mlf., Ruh Bir Mübahase", Sebilürreşad, 10, sy. 237, s. 178.)
, dönemin ilim adamları tarafından ciddi bir şekilde tenkit edilmiştir.( Bu konudaki tartışmalar için Hami Sunay, (Uşak Dersiamı), "Ruh Hakkında", Sebilürreşad, 10, sy., 231, s. 93; a.mlf., "Ruh Hakkınad Bir Mübahase", Sebilürreşad, 10, sy., 239 s. 210-211, 1957; Yusuf Ziya Çağlı, "Açıklanması Gereken Bir Mesele", Sebilürreşad, 10, sy. 235, s. 148-149; Ayrıca ruhun Allah'ın emri olduğuna dair görüşler için M. Raif Ogan, "Ruhun Mahiyeti, Manası ve Nevileri", Sebilürreşad, c. 3I, sy., 66, s. 242-244.)
Bu tür cevapların ilk bakışta hoş görünebileceği ancak kelam düşüncesi açısından birçok probleme kaynak oluşturacağına dikkat çekilerek, ruhun mahiyeti ve bedenden önce varlığı konusundaki söz konusu görüşlerin İslam inanç esaslarıyla uyuşamayacağı vurgulanmıştır. Bu tür uyuşmazlıkları birçok yönden tespit etmenin mümkün olduğu da belirtilmiştir. Öncelikle Kur'an'da ruhun latif bir cisim olduğuna dair hiçbir ayet bulunmadığı bildirilerek, hiçbir din aliminin ruhu Kur'an'ın bildirmediği bir şekilde niteleme hakkına sahip olmadığı ifade edilmiştir. Öte yandan onun soyut bir cevher olduğunu kabul etmenin, İslam inançlan açısından çok daha ciddi problemlere neden olabileceğine de dikkat çekilmiştir. (Hami Sunay, "Ruh Hakkında", Sebilürreşad, 10, sy. 231, s.93)
Nitekim kelamcıların onu soyut bir varlık olarak kabul etmedikleri hatırlatılarak, soyut ve cevher kavramlarının bir arada bulunamayacağı bildirilmiştir. Bu nedenle ruhun hem cevher hem de soyut özelliklerini aynı anda taşıyamayacağı ifade edilmiştir. İkinci olarak ruhun bedenden önce yaratılışı ile kadim olması arasında ilişki kurulması görüşünün tamamen İslam dışı kaynaklara dayandığı belirtilmiştir. Oysa Islam inançlarında Allah'tan başka kadim varlık bulunmadığı en belirgin inançlar arasında yer almaktadır. (Ruhun bedenden önce mevcut olduğunu kabul etmek onun soyut bir varlık olduğunu iddia etmek anlamına gelmektedir. Zamanın ise bütün anları birbirine eşit bulunmaktadır. o halde bir saniye önce mevcut olmakla bir milyar önce bulunmak arasında fark olamaz. Zira denk parçaların birbirleri üzerine tercih sebebi bulunmamaktadır. Bu nedenle filozoflar soyut varlıkların kıdemini savunmak zorunda kalmışlardır. Hami Sunay, "Ruh Hakkında", Sebilürreşad, 10, sy. 231, s.93; Muhammed et-Tayr, Hadi'l-ervah, s. 21-22;; Harputi, Tenkihü'l-kelam, s. 146-148.)
Nitekim Kur'an'da bununla ilgili olarak hiçbir bilgi bulunmadığı unutulmamalıdır.
Öte yandan "Adem yaratılmadan önce ben " vardım manasındaki hadisin Buhari ve Müslim'de bulunmadığı hatırlatılarak, bunun doğru olmadığı, doğru olarak kabul edilse bile, Kur'an esas alınarak hadisin te'vil edilmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir. (Hami sunay ‘’Ruh hakkında’’, 10. Sayı sayfa 93)
Ruhun bedenden önce başka bir alemde yaşadığını savunanlar aslında, Allah'ın ruhlardan misak alırken, onların şuur sahibi, akıllı, söylenilenleri duyabilen ve bunları cevaplayabilen nitelikte bir varlık olduğunu kabul etmektedirler(İbn Hazm, el-Fasl 2.cilt sayfa 70) Zira söz konusu olayın gerçek manada meydana gelebilmesi için ruhların akıllı ve bir bedene bağlı hislerinin bulunması gerekmektedir. (Kadı Abdülcebbar, Tenzih sayfa 153)Oysa insanın yaratılışından önce bir varlığın bulunmadığı "Adem'i yarattıktan sonra ona eşyanın isimlerini öğrettim" (Bakara suresi ayetler 30-31) ayetinde açıkça bildirilmektedir. Nitekim bu ayetler insanın dünyaya gelmeden önce bir bilgiye sahip olmadığını ortaya koymaktadır. (Yusuf Ziya Çağlı, ‘’Açıklanması Gereken Bir Hadise’’, Sebilürreşad, 10. Sayı sayfa 235) Yine Yüce Allah'ın insan bedenini yarattıktan sonra ona ruhundan üflediğini açıkladığı (Hicr suresi 72. Ayet) hatırlatılarak, ruhların bedenlerden önce yaratılmaları Söz konusu olsaydı, Allah'ın "Ruhunu kendine üfledim" demesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Ayrıca eğer ruh ve beden birbirinden farklı zamanlarda yaratılmış olsaydı, "İnsan neden yaratıldığına bir baksın. O sırt ile kaburga kemikleri arasından çıkan bir nutfeden yaratılmıştır" (Tarık suresi ayetler 5ve 6)ifadesi anlamsız olurdu. Zira ayet insanın yaratılışının bir bütün olarak meydana geldiğini bildirmektedir. (Bikai, Sırru’r-ruh, sayfa 115-116; Yusuf Ziya Çağlı, ‘’Açıklanması Gereken Bir Mesele’’, Sebilürreşad, 10. Sayı sayfa 149)
Bütün bunlardan ruhun bedenden bağımsız ve ondan önce yaratılmış akıllı ve duyumsayabilen özellikte olduğu dini metinlere dayanmadığı ortaya çıkmaktadır. Bunun hangi nedenle olursa olsun kabul edilmesi durumunda ise İslam inançları açısından çözümlenmesi mümkün olmayan problemlere neden olacağı ortadadır. Zira en azından böyle bir varlığın iyi veya kötü olma özelliğini daha doğmadan önceki fiilleri neticesinde hak ettiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.
(Kaynak: İslam Mezheplerinde RUH MEHMET DALKILIÇ, İZ YAYINCILIK, SAYFA:259-262)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25.10.25, 10:13
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,522
Forum Puanı: 10270
Etiketlendiği Mesaj: 5363 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Cengihan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kitapta ruhun bir yıldır ölü olan bir ruhun geldiğinden bahsediyor.
Bu ruhun Müslüman olma olasılığı düşük,o zaman nasıl kâfir bir ruh dünyada dolaşabilir.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
hangi kitaptir bilmiyorum, budist tasavvufu nasil olur onuda bilmiyorum, ama budizmi savunan bir kisiye göre budizm haktir ve ölen budistin ruhunun rahatca dolasacagina inanir, zaten budizmde ruhlarin kabzedilmesi yok ruhun bulundugu vucudun ölümü ile baska bir canliya adapte olma var...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25.10.25, 12:22
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 03.11.24
Bulunduğu yer: Senin gözlerinde
Mesajlar: 209
Forum Puanı: 675
Etiketlendiği Mesaj: 4 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
hangi kitaptir bilmiyorum, budist tasavvufu nasil olur onuda bilmiyorum, ama budizmi savunan bir kisiye göre budizm haktir ve ölen budistin ruhunun rahatca dolasacagina inanir, zaten budizmde ruhlarin kabzedilmesi yok ruhun bulundugu vucudun ölümü ile baska bir canliya adapte olma var...
Arada acaba ilginç bir bilgi bulabilirmiyim diye okuyorum böyle antin kuntin kitapları.😆
Zaten 20-30 sayfa okuyup bıraktım.Saçma saçma aslı olmayan şeylerden bahsediyor.
Valla bende bilmiyorum budist tasavvufunun ne olduğunu mistisizim de denebilir galiba.

Hocam peki tasavvufta ilerlemiş bir insanın otobiyografisini anlatan bir kitap varsa önerebilir misiniz.

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bütün fırkaların gerek ruhun araştırma konusu yapılmasında gerekse onun mahiyeti ile ilgili yorumlarda, öncelikle Kur'an'da dikkatlerini çeken ayetdeki Sana ruhtan sorarlar, deki Ruh rabbimin emrindendir" (İsra süresi ayet 85) ayetidir. Bu ayet, bazı İslam düşünce ekollerinin ruh kavramı yerine daha çok nefs kavramını kullanmalarına neden olmuştur. Bunun başlıca iki sebebi olabilir: Bunlardan birincisi, İslam filozoflarının kendilerinden önceki felsefi literatüre bağlı kalma çabası, ikincisi ise, Kur'an'da ruh hakkında bilgiyle ilgili olumsuz ifadedir. Bu arada, söz konusu ayetin bağlamından koparılmadan ele alındığında, aslında, vahiy ya da onu getiren melekle ilgili olduğuna da dikkat çekilmiştir.
İslam ruh telakkilerinde nasslardan kaynaklanan başka bir mesele, özellikle Hz. Adem'in yaratılışını ve Allah'ın Adem'e ruh üflediğini belirten ayetlerin (Mesela Hicr suresi ayet 29; Sad suresi ayet 72) yorumlanmasında ortaya çıkmıştır; söz konusu ayetler, düşünce ekolleri arasında ciddi tartışmalara ve görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Bu ayetlere, Kur'an'da zikredilen ölü cisimlere "üflemek" (Mesela Al-i İmran suresi ayet49) ya da "uyku halinde ruhların/nefs bedenlerden ayrılması" (Mesela Zümer süresi ayet 42) gibi ifadeleri de ilave edebiliriz. Bu ifadeler görünüşte ruh ile bedeni ayrı mütalaa eden ayetlerdir. Nitekim bu durum, İslam düşünürlerinin nefs-beden ilişkilerinde- ki tartışmalarında açık bir şekilde kendisini göstermiştir.
Ruh-beden ilişkileri, öncelikle ruh ile beden arasındaki zaman ilişkisi çerçevesinde ele alınmıştır. Buna göre, bazı ilim adamları ruhun bedenden önce yaratıldığını, bazıları, beden ile birlikte, bazıları da, bedenden sonra yaratıldığını ileri sürmüşlerdir. Şüphesiz ki, ruh ile beden ilişkileriyle ilgili her görüşün de kendisine özgü birtakım sorunları ortaya çıkmıştır: Ruhun beden ile birlikte yaratılmışlığı düşüncesi, tenasüh, hulul vb. problemlere kapıyı kapatırken, öldükten sonra ruh veya nefsin ne olacağı ve tekrar dirilişin ne şekilde gerçekleşeceği meselesi bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Öte yandan ruhun bedenden önce veya bedenden sonra yaratıldığını -ki her iki durum-
da da ruh veya nefs, bedenden ayrı ve bağımsız bir varlık olarak tasavvur edilmektedir- ruhun kadimliği ve bekası, bu bağlamda tenasüh, ruh göçü, vb. sorunlar ortaya çıkmıştır.
Bu noktada gerek inanç mezheplerine mensup bilginlerin ve gerekse diğer İslam düşünürlerinin meseleyi ele alış tarzları ile Kur'an'da meselenin ele alınışı arasında temelde bir farklılık bulunduğunu gözlemlemekteyiz. Kur'an, sorumlu bir varlık olarak kabul ettiği insana hitap ederken, farklı kavramlar kullansa da somut ve kamil bir insan tasavvurunu ortaya koyar. Bu insan, öncelikle fiillerinden sorumludur, ahlak normlarını davranışlarında gözetmek zorundadır ve nihayette ahiret hayatında yaptığı hayır ve kötülüklerin karşılığını tam olarak göreceğinin bilincini taşımalıdır. Bu anlamda ayetlerde ortaya konulmuş insan tasavvurunun, özellikle ruh beden ikiliğini savunan ekollerin görüşleriyle ters düştüğü gibi, onların bu bağlamda ele aldıkları pek çok sorun da bu ayetlerde yer almamaktadır. Kur'an, her halükarda mesul olan ve ilahi hitaba muhatap olacak somut insandan söz etmektedir; nitekim ilk dönem inanç mezheplerine mensup isam düşünürlerinin, Kur'an'ın ruh-beden ikiliğini tasvip etmeyen insan tasavvurunu "İnsan heykel-i muhsüsdür" şeklinde kavramsallaştırmışlardır.
Teşekkür ederim

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 25.10.25, 12:42
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,522
Forum Puanı: 10270
Etiketlendiği Mesaj: 5363 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Cengihan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Arada acaba ilginç bir bilgi bulabilirmiyim diye okuyorum böyle antin kuntin kitapları.😆
Zaten 20-30 sayfa okuyup bıraktım.Saçma saçma aslı olmayan şeylerden bahsediyor.
Valla bende bilmiyorum budist tasavvufunun ne olduğunu mistisizim de denebilir galiba.

Hocam peki tasavvufta ilerlemiş bir insanın otobiyografisini anlatan bir kitap varsa önerebilir misiniz.



Teşekkür ederim
Hocam peki tasavvufta ilerlemiş bir insanın otobiyografisini anlatan bir kitap varsa önerebilir misiniz.
en iyi örnek pirim Abdulkadir geylani ks. hayati
digeride 2. olarak en sevdigim muhyiddin ibni araba ks hayati
3. imami gazali ks. hayati
seçmek sana kalmiş

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25.10.25, 10:56
resh3434 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15.07.25
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 112
Forum Puanı: 377
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Cengihan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kitapta ruhun bir yıldır ölü olan bir ruhun geldiğinden bahsediyor.
Bu ruhun Müslüman olma olasılığı düşük,o zaman nasıl kâfir bir ruh dünyada dolaşabilir.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İslam akidesine göre.. ölümle birlikte tüm ruhlar (Mümin veya kâfir) berzah alemine intikal eder... Dünyada serbestçe dolaşmazlar... Kitapta bahsedilen "gelen ruh" aslında o ölü kişinin kimliğine bürünmüş bir cin veya şeytandır... Bunlar.. insanları yanıltmak için ölülerin suretini taklit eder...

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26.10.25, 00:01
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Forum Puanı: 925
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Cengihan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kitapta ruhun bir yıldır ölü olan bir ruhun geldiğinden bahsediyor.
Bu ruhun Müslüman olma olasılığı düşük,o zaman nasıl kâfir bir ruh dünyada dolaşabilir.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kitap hangi kitap?
Konusu hangi konu?
Ölmüş insanların ruhları yalnızca Allaha bağlıdır.
Öyle çağırmayla falan gelmezler vede insanın içine giremez ve millete musallat olamazlar.
Çok çok çok büyük bir edepsizlik yaparsan bir cin görevlendirilir ve o cin insana musallat edilir Allahın emriyle.
Kurtuluşuda ehli kuburdan helallik almaktadır.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.10.25, 02:00
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 03.11.24
Bulunduğu yer: Senin gözlerinde
Mesajlar: 209
Forum Puanı: 675
Etiketlendiği Mesaj: 4 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kitap hangi kitap?
Konusu hangi konu?
Ölmüş insanların ruhları yalnızca Allaha bağlıdır.
Öyle çağırmayla falan gelmezler vede insanın içine giremez ve millete musallat olamazlar.
Çok çok çok büyük bir edepsizlik yaparsan bir cin görevlendirilir ve o cin insana musallat edilir Allahın emriyle.
Kurtuluşuda ehli kuburdan helallik almaktadır.
Öyle güvenilir bir kaynak değil ve İslam'la alakası sanırım olmayan bir kitap.
Tibette mistisizim eğitimi alan bir adamın otobiyografisi denebilir.Ama okudukça iğreniyorum.
İmas hocamın önerisiyle Muhyiddin İbn Arabi hazretlerinin kitaplarını okudum biraz.
Allah'ın güzel kulu,okurken bile İslam'a daha yakın hissettiriyor.
Her kelimesinde insanın imanını kuvvetlendiriyor.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 25.10.25, 04:07
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 03.11.24
Bulunduğu yer: Senin gözlerinde
Mesajlar: 209
Forum Puanı: 675
Etiketlendiği Mesaj: 4 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ne dediğini anlamadım ama başlığa cevap vereyim.
Ameli iyi olanlar kabir azabından uzak tutulanlar özgürdürler istedikleri yere gider gelirler amma belli vakitlerde.
Biz o vakti perşembeyi cumaya bağlayan gece olarak biliyoruz. Ruhlar berzahtan bizim alemimize geçiş yapar. Kimi kabrine gider kimi evini ailesini ziyaret eder.
Bu cuma günü sabah ezanına kadar böyledir.
Sonra ruhlar yeniden berzaha döner.
Azapta olanlar daima kabirdedir ve azap görmektedir.
Onlar için gezinti vesaire yok.
Kıyamete kadar azap görürler.
Kiminin azabı hiç durmaz kimininki gündüz diner gece devam eder.

Ve bence bu kadarda yeter.!!!
Yoldayken yazmıştım,kusura kalma.
Ben bile okuyunca hiçbir şey anlamadım 😆

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 25.10.25, 10:34
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,522
Forum Puanı: 10270
Etiketlendiği Mesaj: 5363 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ne dediğini anlamadım ama başlığa cevap vereyim.
Ameli iyi olanlar kabir azabından uzak tutulanlar özgürdürler istedikleri yere gider gelirler amma belli vakitlerde.
Biz o vakti perşembeyi cumaya bağlayan gece olarak biliyoruz. Ruhlar berzahtan bizim alemimize geçiş yapar. Kimi kabrine gider kimi evini ailesini ziyaret eder.
Bu cuma günü sabah ezanına kadar böyledir.
Sonra ruhlar yeniden berzaha döner.
Azapta olanlar daima kabirdedir ve azap görmektedir.
Onlar için gezinti vesaire yok.
Kıyamete kadar azap görürler.
Kiminin azabı hiç durmaz kimininki gündüz diner gece devam eder.

Ve bence bu kadarda yeter.!!!
konuyla ilgili şu linke bak açıklayıcı bilgi var, cok nadir kopyala yapistir yaparim o yüzden kopyala yapmadim

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26.10.25, 00:05
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Forum Puanı: 925
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
konuyla ilgili şu linke bak açıklayıcı bilgi var, cok nadir kopyala yapistir yaparim o yüzden kopyala yapmadim

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Çok Sağolun hocam Allah razı olsun.
Pek kıymetli bilgilermiş bunlar

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ruhlar Alemi - Ölüm Ötesi Bir Gezinti Skoda Ölüm & Kabir & Kıyamet 5 29.07.24 16:52
Kabirden geçerken boş geçme Ey mübarek Ademm Hayat Dersleri & Hikayeler 12 20.11.21 22:43
Spırıtızm ve allan kardek Celil Parapsikoloji & Spiritüalizm 0 30.12.19 21:34
Ruhlar Alemi - Ölüm ötesi HeartLess islam & islami Konular 2 15.09.18 08:23
Ölüm Evreleri Ve Ölüm Sonrası Değşiklikler SiLence Sağlık 2 12.06.17 09:42


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com