![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Dinimizce Azrail ruhu alır hesaba gidilir sonra.
Peki okuduğum bir sanırsam Budistlerin tasavvufunu anlatan oldukça garib bir kitap okuyorum. Orda bir metinde belirli diyet,tütsü vs. titreşimi artırı ruhlara dokunmaktan bahsediyor. Bu ruh büyük ihtimalle bir cin ama nasıl oluyorda bu insanları böyle kandırabiliyorlar. Üstat bilge alim dedikleri şahıslar nasıl oluyorda veya hangi kafayla bu ruh haline erişebiliyorlar. Benim fazla bilgim yok ama bu konu hakkında bilgisi olan var mı
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
bunlar genelde uzak doğu öğretilerinde geçen kavramlar... orada enerji..aura falan diye geçiyor ama bizim bakışla o işin arkasında cinni varlıklar olur çoğu zaman... yani insan kendini ruhani sanıyor ama aslında aldanıyor... özetle... titreşimle uğraşacağına niyetini düzelt..dua et, huzuru orada bulursun... gerçek maneviyat tütsüde değil... kalpte olur...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
|||
|
|||
|
Bende biliyorum hocam sağolasın,ama koca bir topluluk hepsi okumuş insanlar.Üzülüyorum basit bi aldatmacaya kanmışlar.Birde bunun yol olduğuna inanıp devam ediyorlar.Birazcık gözleri açılıp maneviyatta ilerleme kazanınca cinlerin oyununa geliyorlar sanırım.Sırf onları saptırmak için kurulu bir kabile,düzenek falan bile olabilir.Belkide cinlerin kaliteli besin kaynaklarıdırlar bilmiyorum artık.Ahir zamanda muhafaza etmeliyiz kendimizi.Allah sonumuzu hayır ve afiyetli eylesin.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Kardeşim… Allah razı olsun… Haklısın… cinler ahir zamanda..maneviyat..diye insanların nefsine oynuyor… Okumuş insanlar bile ..titreşim… enerji.. palavrasına kanıyor… Kur’ân’da var… cinler ve insanlar birbirine vesvese verir … Ritüellerle korumasız kalıyorlar… bizde Ayetel Kürsi… Felak-Nâs var… Cinler enerjiyi emiyor… hadis de diyor ya… Şeytan kan gibi dolaşırBu topluluklar nasıl bu kadar kör? Guru’larda huzur yok… kaos var… Tasavvufta hal makbul… söz değil… Acaba cinler bu grupları tarikat gibi mi organize ediyor… Sen ne dersin… Allah korusun… âmin!
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Ameli iyi olanlar kabir azabından uzak tutulanlar özgürdürler istedikleri yere gider gelirler amma belli vakitlerde. Biz o vakti perşembeyi cumaya bağlayan gece olarak biliyoruz. Ruhlar berzahtan bizim alemimize geçiş yapar. Kimi kabrine gider kimi evini ailesini ziyaret eder. Bu cuma günü sabah ezanına kadar böyledir. Sonra ruhlar yeniden berzaha döner. Azapta olanlar daima kabirdedir ve azap görmektedir. Onlar için gezinti vesaire yok. Kıyamete kadar azap görürler. Kiminin azabı hiç durmaz kimininki gündüz diner gece devam eder. Ve bence bu kadarda yeter.!!!
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bu iddianızın kaynağı nedir?... Kur'an'da veya sahih hadislerde... 'Ruhlar perşembe gecesi serbest bırakılır' diye bir ayet/hadis var mı?... Yoksa bu... halk hikayelerinden mi ibaret?... Bu iddianız... 'kabir azabı' gibi temel bir inancı... neredeyse bir 'ruh turizmi'ne dönüştürmüyor mu? Bu sorulara cevap verebiliyorsanız... buyurun dinliyoruz...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#7
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Bu ruhun Müslüman olma olasılığı düşük,o zaman nasıl kâfir bir ruh dünyada dolaşabilir. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Ben bile okuyunca hiçbir şey anlamadım 😆
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bilmen'in ruhu bir latif cisim veya soyut bir cevher ve bedeninden önce yaşayan ayrı bir varlık olarak tanımlaması(Ruh hakkındaki söz konusu iddialar için Ömer Nasuhi Bilmen, "Amerikalıların Suallerine Cevap", Sebilürreşad, 10, sy. 228, s. 34-36; a.mlf., Ruh Hakkında Bir Mübahase", Sebilürreşad, 10, sy. 234, s. 130-131; a.mlf., Ruh Hakkı da Bir Mübahase", Sebilürreşad, 10, sy. 235, s. 147-148; a.mlf., Ruh Bir Mübahase", Sebilürreşad, 10, sy. 237, s. 178.) , dönemin ilim adamları tarafından ciddi bir şekilde tenkit edilmiştir.( Bu konudaki tartışmalar için Hami Sunay, (Uşak Dersiamı), "Ruh Hakkında", Sebilürreşad, 10, sy., 231, s. 93; a.mlf., "Ruh Hakkınad Bir Mübahase", Sebilürreşad, 10, sy., 239 s. 210-211, 1957; Yusuf Ziya Çağlı, "Açıklanması Gereken Bir Mesele", Sebilürreşad, 10, sy. 235, s. 148-149; Ayrıca ruhun Allah'ın emri olduğuna dair görüşler için M. Raif Ogan, "Ruhun Mahiyeti, Manası ve Nevileri", Sebilürreşad, c. 3I, sy., 66, s. 242-244.) Bu tür cevapların ilk bakışta hoş görünebileceği ancak kelam düşüncesi açısından birçok probleme kaynak oluşturacağına dikkat çekilerek, ruhun mahiyeti ve bedenden önce varlığı konusundaki söz konusu görüşlerin İslam inanç esaslarıyla uyuşamayacağı vurgulanmıştır. Bu tür uyuşmazlıkları birçok yönden tespit etmenin mümkün olduğu da belirtilmiştir. Öncelikle Kur'an'da ruhun latif bir cisim olduğuna dair hiçbir ayet bulunmadığı bildirilerek, hiçbir din aliminin ruhu Kur'an'ın bildirmediği bir şekilde niteleme hakkına sahip olmadığı ifade edilmiştir. Öte yandan onun soyut bir cevher olduğunu kabul etmenin, İslam inançlan açısından çok daha ciddi problemlere neden olabileceğine de dikkat çekilmiştir. (Hami Sunay, "Ruh Hakkında", Sebilürreşad, 10, sy. 231, s.93) Nitekim kelamcıların onu soyut bir varlık olarak kabul etmedikleri hatırlatılarak, soyut ve cevher kavramlarının bir arada bulunamayacağı bildirilmiştir. Bu nedenle ruhun hem cevher hem de soyut özelliklerini aynı anda taşıyamayacağı ifade edilmiştir. İkinci olarak ruhun bedenden önce yaratılışı ile kadim olması arasında ilişki kurulması görüşünün tamamen İslam dışı kaynaklara dayandığı belirtilmiştir. Oysa Islam inançlarında Allah'tan başka kadim varlık bulunmadığı en belirgin inançlar arasında yer almaktadır. (Ruhun bedenden önce mevcut olduğunu kabul etmek onun soyut bir varlık olduğunu iddia etmek anlamına gelmektedir. Zamanın ise bütün anları birbirine eşit bulunmaktadır. o halde bir saniye önce mevcut olmakla bir milyar önce bulunmak arasında fark olamaz. Zira denk parçaların birbirleri üzerine tercih sebebi bulunmamaktadır. Bu nedenle filozoflar soyut varlıkların kıdemini savunmak zorunda kalmışlardır. Hami Sunay, "Ruh Hakkında", Sebilürreşad, 10, sy. 231, s.93; Muhammed et-Tayr, Hadi'l-ervah, s. 21-22;; Harputi, Tenkihü'l-kelam, s. 146-148.) Nitekim Kur'an'da bununla ilgili olarak hiçbir bilgi bulunmadığı unutulmamalıdır. Öte yandan "Adem yaratılmadan önce ben " vardım manasındaki hadisin Buhari ve Müslim'de bulunmadığı hatırlatılarak, bunun doğru olmadığı, doğru olarak kabul edilse bile, Kur'an esas alınarak hadisin te'vil edilmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir. (Hami sunay ‘’Ruh hakkında’’, 10. Sayı sayfa 93) Ruhun bedenden önce başka bir alemde yaşadığını savunanlar aslında, Allah'ın ruhlardan misak alırken, onların şuur sahibi, akıllı, söylenilenleri duyabilen ve bunları cevaplayabilen nitelikte bir varlık olduğunu kabul etmektedirler(İbn Hazm, el-Fasl 2.cilt sayfa 70) Zira söz konusu olayın gerçek manada meydana gelebilmesi için ruhların akıllı ve bir bedene bağlı hislerinin bulunması gerekmektedir. (Kadı Abdülcebbar, Tenzih sayfa 153)Oysa insanın yaratılışından önce bir varlığın bulunmadığı "Adem'i yarattıktan sonra ona eşyanın isimlerini öğrettim" (Bakara suresi ayetler 30-31) ayetinde açıkça bildirilmektedir. Nitekim bu ayetler insanın dünyaya gelmeden önce bir bilgiye sahip olmadığını ortaya koymaktadır. (Yusuf Ziya Çağlı, ‘’Açıklanması Gereken Bir Hadise’’, Sebilürreşad, 10. Sayı sayfa 235) Yine Yüce Allah'ın insan bedenini yarattıktan sonra ona ruhundan üflediğini açıkladığı (Hicr suresi 72. Ayet) hatırlatılarak, ruhların bedenlerden önce yaratılmaları Söz konusu olsaydı, Allah'ın "Ruhunu kendine üfledim" demesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Ayrıca eğer ruh ve beden birbirinden farklı zamanlarda yaratılmış olsaydı, "İnsan neden yaratıldığına bir baksın. O sırt ile kaburga kemikleri arasından çıkan bir nutfeden yaratılmıştır" (Tarık suresi ayetler 5ve 6)ifadesi anlamsız olurdu. Zira ayet insanın yaratılışının bir bütün olarak meydana geldiğini bildirmektedir. (Bikai, Sırru’r-ruh, sayfa 115-116; Yusuf Ziya Çağlı, ‘’Açıklanması Gereken Bir Mesele’’, Sebilürreşad, 10. Sayı sayfa 149) Bütün bunlardan ruhun bedenden bağımsız ve ondan önce yaratılmış akıllı ve duyumsayabilen özellikte olduğu dini metinlere dayanmadığı ortaya çıkmaktadır. Bunun hangi nedenle olursa olsun kabul edilmesi durumunda ise İslam inançları açısından çözümlenmesi mümkün olmayan problemlere neden olacağı ortadadır. Zira en azından böyle bir varlığın iyi veya kötü olma özelliğini daha doğmadan önceki fiilleri neticesinde hak ettiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. (Kaynak: İslam Mezheplerinde RUH MEHMET DALKILIÇ, İZ YAYINCILIK, SAYFA:259-262)
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
baslik: Ölü ruhlar gezebilir mi ruhlar ölmez - beden ölümlüdür diye biliyorum
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Ruhlar Alemi - Ölüm Ötesi Bir Gezinti | Skoda | Ölüm & Kabir & Kıyamet | 5 | 29.07.24 16:52 |
| Kabirden geçerken boş geçme Ey mübarek | Ademm | Hayat Dersleri & Hikayeler | 12 | 20.11.21 22:43 |
| Spırıtızm ve allan kardek | Celil | Parapsikoloji & Spiritüalizm | 0 | 30.12.19 21:34 |
| Ruhlar Alemi - Ölüm ötesi | HeartLess | islam & islami Konular | 2 | 15.09.18 08:23 |
| Ölüm Evreleri Ve Ölüm Sonrası Değşiklikler | SiLence | Sağlık | 2 | 12.06.17 09:42 |