![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Bitmek bilmeyen sıkıntılar için kesin çözüm arıyorum
|
|
#2
|
||||
|
||||
|
Namaz + her hariketinde Allah’ı düşünerek hareket etme +tövbe öyle 1-2 kere değil hayatının bir parçası olması lazım [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
#3
|
|||
|
|||
|
Sürekli uyguladım bu nasuh tövbe yi fakat daha çok manevi sıkıntılar oldu ise yaradı fakat devam edemedim
|
|
#4
|
|||
|
|||
|
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
Ben herdaim resmi işlerimi dört dörtlük ettim hayatım boyunca ve bu düzeni severim. Aynen fizik ide severim.
Yanlız başıma diğer başka tür problemler geldi, bilmediğim görmediğim sıkıntılar bunlar. Kabul edemedim, görmek bilmedim sorun ve çözümü. (Yani sağlık sıhhat konusunda hiç düzenli ve sorumlu değil idim ve başıma sağlık sorunları geldi.) besinsel, hatta manevi ve metafiziki meseleler idi bunlar. Ilgi alanım değildi,daim itiraz ederdim. Olasılık bile vermezdim bu tür çözümlere! Hep sırf ve sadece, dua ettim yıllarım geçti böyle, ama duzelemedim. Hastalıktan kurtulanadim malesef. Artık anladım ki, illada sebeplere yapışmak gerekir imiş. Yani derler ya: deveni bağla, sonra tevekkül et! Yada fiziki kanun gereğince (Newton 3. Kural): Bir reaction için evvelinde bir Action illada şart! Kuru dua ile yıllarım geçti gitti, sağlıga bir türlü ulaşamadım böyle. Nezaman, gözümü açtım ve sebeplere koştum, işte ozaman neticede sonuç buldum. Meğer ki bu sebeplerde bana, öğreneceğim hikmetli dersler var imiş herşeyi, fiziki kanun lar kapsamında bilmek tanımak, büyük bir hatam idi.Allah daha başka şeyler de yarattı!)Tevessül ini edip sonra tevekkül etmek gerekmiş. Hayatta fizik üstü/ötesi şeyler var idir, ben ise umursamadım ve görmezden geldim bunları hep hayatım boyunca. Yanlışım bu idi! Ne zaman kabul ettim bu olanüstü sebepleri, işte ozaman edeceğim gerçek tevessülu buldum yani. Musa as in menkibesindeki gibi: Baş agrisiylen Allah'a bu dertten sual eder. Allah ise Musa as a, o bir otu içmesini/tevessül etmesini bildirir ona. (Ayreten tevessülun ahirinde anca tevekkül etmesini, öğrenir Musa as.) |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Allah Teala Peygamber’ine (s.a.), imtihana tabi tuttuğu kullarından karşılaştıkları belalara sabredenleri, sıkıntılardan dolayı sızlanmayıp “inna lillahi ve inna ileyhi raci‘un” (انّا لله وانّا اليه راجعون) diyenleri müjdelemesini emretmiştir. Çünkü bu ifadede aziz ve celil olan Allah’ın birliğini ve öldükten sonraki dirilmeyi kabul ediş vardır.Denildi ki istirca özelliği Muhammed ümmetine özgü kılınmış, diğer ümmetlere ise verilmemiştir, çünkü geçmiş ümmetlerden bu konuda herhangi bir rivayet intikal etmemiştir. Görmez misin ki Ya‘kūb aleyhisselamın, karşılaştığı zorluklar, belalar ve oğlu Yusuf’tan ötürü çektiği üzüntülere rağmen bu ifadeyi kullandığı nakledilmemiş fakat “vah Yusuf’um!” cümlesini kullanmıştır. Geçmiş ümmetlerde böyle bir ifade bulunsaydı diğerleri gibi ortaya çıkmış olacaktı. Bu da istircaın Muhammed ümmetine has olduğunu göstermektedir. Nihai gerçeği bilen Allah’tır. İbn Abbas’tan (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Allah, bir musibete uğrayıp da “inna lillah ve inna ileyhi raci‘un” (انّا لله وانّا اليه راجعون) diyen kimsenin sıkıntısını giderir, akıbetini hayırlı kılar ve kaybettiği kimsenin yerine memnun kalacağı hayırlı birini lütfeder”.Sabır kaybettiği şeyden ötürü nefsi sızlanmadan alıkoymaktır. Zaten kaybolanın tamamı aziz ve celil olan Allah’a ait olup insanlar nezdinde emanet konumundadır. Başkasının olan bir şeyin elden çıkmasına feryat etmenin de bir anlamı yoktur. Cenab-ı Hakk’ın şu buyruğuna bakmaz mısın: “Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın verdiği nimetlerden dolayı şımarmayasınız diye.”[Hadid suresi 23. ayet] Allah bu beyanı ile elimizden çıkan şeye üzülmemizi yasaklamıştır, çünkü gerçekte o bize ait değildir. Bunun yanında lütfettiği imkanlardan ötürü de şımarmamızı yasaklamıştır, bunlar da hakikatte başkasınındır. Başarıya ulaştıran sadece Allah’tır.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#7
|
|||
|
|||
|
Allah razı olsun yaklaşık 28 yıldır sıkıntılarımız bitmiyor galiba ben evliyayim(büyük espri yaptim)
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Müfessirler “Kötü bir iş yapan, onun cezasını görecektir.”[Nisa suresi ayet 123] ayetini açıklarken şöyle demişlerdir: “Müslüman, dünyada çeşitli sıkıntılarla imtihan edilir; başına gelenler de onun günahlarına kefaret olur.” Bu ayet-i kerimeyi Hz. Aişe’nin, Hz. Ebu Bekir’in ve tabiin müfessirlerinden Mücahid ibni Cebr’in böyle açıkladığı rivayet edilmiştir.Hz. Ebu Bekir şöyle demiştir: “Bir gün Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin yanındaydım. Ona “Kötü bir iş yapan, onun cezasını görecek ve Allah’tan başka da ne bir dost ve ne de bir yardımcı bulamayacaktır.”[Nisa suresi ayet 123] ayet-i kerimesi nazil oldu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Ebu Bekir! Bana inen bir ayeti sana okuyayım mı?” diye sordu. Ben de okumasını istedim. Bu ayeti okudu. O anda belimin çatırdadığını hissettim ve belimi doğrulttum. Allah’ın Resulü: “Hayrola Ebu Bekir, Neyin var?” diye sordu. Ben de: “Anam, babam sana feda olsun, ey Allah’ın Elçisi, hangimiz kötülük yapmaz ki! Yaptığımız her kötülüğün cezasını çekecek miyiz?” diye sordum. Bunun üzerine Resulullah Efendimiz şöyle buyurdu: “Ebu Bekir! Sen ve mü’min arkadaşların yaptığınız kötülüğün cezasını dünyada çekeceksiniz ve Allah’a hiçbir günahınız kalmadan tertemiz kavuşacaksınız. Başkalarına gelince, onların kötülükleri biriktirilecek ve onlar bu kötülüklerin cezasını ahirette çekecek.” Ebu Hüreyre radıyallahu anhden rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah, hayrını dilediği kişiyi sıkıntıya sokar.” Hz. Aişe radıyallahu anha’nın rivayet ettiğine göre Allah’ın Elçisi şöyle buyurdu: “Müslümanın başına gelen her sıkıntıyı, hatta ayağına batan dikeni bile Allah Teala onun günahlarını bağışlamaya vesile kılar.” Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hüreyre radıyallahu anhümadan rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar Müslümanın başına gelen her şeyi, Allah, onun hatalarını bağışlamaya vesile kılar.” Bu hadis-i şerif Müslümanın başına gelen her bela ve sıkıntının mutlaka ceza anlamı taşımadığını, onu günahlarından temizlediğini göstermektedir.Abdullah ibni Mes’ud radıyallahu anhın rivayet ettiğine göre ise Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Müslümanın başına bir sıkıntı geldiğinde, ağaç yapraklarının döküldüğü gibi Allah Teala da onun günahlarını affeder.”
(kaynak: ŞİFA-İ ŞERİF ŞERHİ 3 Kadİ İyazTercüme ve Şerh:Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir TAHLİL Yayınları)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hz. Süleyman Mührü arapça bilmeyen kardeşlerimize gelsin | Seyami | Vefk & Tılsım | 21 | 03.07.25 00:54 |
| Eşimle aramda bitmek bilmeyen sorunlar. | POYRAZ55 | Bakım Bölümü | 13 | 21.11.24 10:11 |
| Bitmek bilmeyen musallat | busee89 | Sorularınız | 3 | 04.08.21 22:27 |
| 3 yıldır bitmek bilmeyen hastalığım | omertatli91 | Zahiri Hastalıklar | 2 | 09.10.20 01:49 |
| Sıkıntılar, günahlara kefarettir | SiLence | islam & islami Konular | 4 | 15.07.17 16:09 |