![]() |
Alıntı:
Akşam akşam benim de kafamı karıştırdın. Ayetel Kürsi rahmet ayeti. İçinde azapla ilgili hiçbir şey yok. Cinlere karşı okuyoruz diye azap ayeti olmuyor sanırım. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocamız cevaplarsa öğreniriz. Alıntı:
|
Alıntı:
Bu konu bir çok fıkıh kitabımızda belirtilmiştir ve ihtilaf bulunmaz. Reddul Muhtar'ın Namaz bahsinde bu konu NET şekilde izah edilir. Üç ayet, iki ayet ya da en az otuz harflik bir zammı ayet okunmalıdır. Ayetlerde en kısa olanlardan seçmemeye özen gosterilmelidir. Örneğin, Yasin suresinin ilk ayeti "Ya Sin" tek başına zammı ayet olarak kabul edilmez. Devamindaki ikinci ayet eklenir. Otuz harfi geçmiyorsa sonraki ayet de eklenir ve kıraat tamamlanır. Konunun özü budur. Detayları incelemek isterseniz Reddul Muhtar'ı inceleyebilirsiniz. |
Alıntı:
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocamız daha iyi bilir. 2 ayet yetiyor da olabilir. Şu an bir şey diyemiyorum. |
Alıntı:
Hocam bu çok açıklayıcı olmuş, teşekkür ederim |
Alıntı:
Bize bir hocamız şöyle demişti, ayetin uzunluğu kevser süresinin uzunluğunda olacak, yani satır olarak en az kevser süresi uzunluğunda olmalı. Aradan bayağı zaman geçti, bu aklımda kalmış, hani bende buna istinaden ayet'el kürsi ve nur ayeti gibi ayetlerin olunabileceğini söyledim, çünkü bayağı bayağı uzun ayetler yani. Kendimde başka bir ayet okurken genelde bunu baz alırdım. Havasmuhasibi arkadaşın yazdığı daha net bir kıstas oldu benim için |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
farz namazinin 2 rekatında okunacak sure 1. rekatında okunacak sureden en fazla 3 ayet fazla olabilir mesela farz namazinin 1. rekatinda zilzal suresi 2. rekatinda adiyat suresini okumak gibi... |
Alıntı:
Bir ayeti celileden başkasını okumaya gücü olmayan kimse, o ayeti kerimeyi İmam-ı A’zam’a göre bir kere okur, bir rekatta üç kere tekrar etmez. İmameyn’e göre tekrar eder. Fakat üç ayet okumaya gücü olan kimsenin bir ayeti üç kere tekrar etmesi İmameyn’e göre de caiz değildir. “Ayete’l-kürsi” gibi uzun bir ayetin bir kısmını bir rekatta, diğer kısmını da diğer rekatta okumak, en sahih olan görüşe göre yeterli olur. Çünkü bunlar, üçer kısa ayete denk bulunmuş olur. (Kaynak: Büyük İslam İlmihali Ömer Nasuhi Bilmen Yayınevi : Semerkand Yayınları ) |
Fatiha'nın tamamı vaciptir. Ayetin zikir edilmesi kayd
değil temsildir. Çünkü Fatiha'dan bir ayet yahud daha az hatta bir harf terk etmekle vacip olan Fatiha'nın bütününü okumuş olmaz. Nitekim Fatiha'ya üç ayet zam etmekte vaciptir. Bundan daha az okursa vacibi terk etmiş olur. Bunu Rahmeti söylemiştir. «Üç kısa ayete denk olan bir veya iki ayette de böyledir.» Yani (Sümme nazar) ilh ayetleri gibidir ki bunların mecmuu otuz harfdir. Otuz harflik uzun bir ayet okusa üç ayet miktarı okumuş sayılır. Lakin imamın aşikara okuması gereken kıraatın farz olan miktarı bir ayettir. Örfen bir ayet Kur'an'ı Kerim'den belirli bir kısım olup en azı altı harftir. Velev ki (lem yelid) «doğurmadı» ayeti kerimesinde ki gibi takdiren altı harf olsun. Ancak bir tek kelime olursa esah kavle göre sahih değildir. Bu sözün muktezası şudur ki: on sekiz harf miktarı uzun bir ayet okusa üç ayet miktarı okumuş sayılır. Burada şöyle de denilebilir: Meşru olan miktar (Sümme nazar ilh.) ayetlerinde olduğu gibi bir birini takip eden üç Kur'an ayetidir. Bunlardan daha kısa birbirini tefsir eden üç ayet yoktur. Şu halde vacip olan ya bu üç ayettir yahud başka yerden bunlara denk olan miktardır. Yoksa Kur'an'ı Kerim'de bulunan en kısa ayetin üç misline denk olan değildir. Onun içindir ki şarih üç kısa ayete denk demiş «en kısa ayetin üç misline denk» dememiştir. Şu da var ki bazı ibareler de «en kısa sureye denk» ifadesi vardır. Teemmül buyurulsun! Kıraatı aşikar okuma babında bu hususta daha fazla söz edeceğiz. Halebi'nin bu husustaki sözleri Münye şerhindedir. İbaresi şudur: «Üç kısa ayet okursa yahud bir veya iki ayet okurda üç kısa ayete denk olursa keraheti tahrimiye haddinden çıkmış olur.» Halebi şarihi Mülteka şerhinde: «Başkasının böyle bir şey söylediğini görmedim. Bu mühimdir. Keraheti tahrimiye yi def etmek için büyük bir kolaylıktır.» demiştir. Ben derim ki: Bunu Dürer sahibi dahi söylemiş: «Bir sure yerini tutacak üç kısa ayet okur. Uzun bir ayetde öyledir.» demiştir. Feyz ve diğer kitablarda dahi böyledir Tatarhaniye'de şöyle deniliyor: «Ayetel-Kursi yahud müdahene ayeti gibi uzun bir ayetin bir kısmını bir rekatta bir kısmını ikinci rekatta okusa ulema ebu Hanife'nin kavline göre bunda ihtilaf etmişlerdir. Bazıları: «Caiz değildir. Çünkü o kimse her rekatta tam bir ayet okumamıştır.» demiş ekseriyet ise caiz olacağını söylemişlerdir. Çünkü bu ayetlerin bir kısmı üç kısa ayetten fazla yahud üç kısa ayete denktir. Binaenaleyh o kimsenin okuduğu miktar üç ayetten az değildir. Bu gösterir ki bir ayetin bir kısmı üç kısa ayet miktarını bulursa bir ayet gibidir ve kafidir. Acaba son iki rekatta sure zammı mekruh olur mu?» Kerahet-i tahrimiyye ile mekruh olmaz. Fakat kerahet-i tenzihiyye ile mekruhtur. (Kaynak: İbn-i Abidin Terceme ve Şerhi - Reddü'l Muhtar Ale'd Dürrü'l Muhtar (2. Cilt) İbn-i Abidin çeviren Ahmed Davudoğlu, Şamil Yayınevi sayfa 209, 210) |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:02. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com