Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   'Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz' ayetindeki temizlenenler kimlerdir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103139-ona-temizlenenlerden-baskasi-dokunamaz-ayetindeki-temizlenenler-kimlerdir.html)

imas 23.01.26 07:41

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696820)
ona uydurma deriz, yahut tahrifata ugramis deriz. Zira sen avestanin ayetlerini ve ahura mazdanin tanri oldugunu reddetiyorsun, onlarin ayet dedigine sen beser sozu diyorsun.

Akli veren Allahtir, bu demek degildir ki Allahin dini bu akli kaidelere muhaliftir. Aklin sinirlari oldugunu zaten cevapta soyledim. Aklin sinirlari oldugu gibi, kesin sonuc verdigi kisimlar da vardir. Bunlar goz ardi edilirse tutarsizlik ve ikiyuzluluk yapilir. Teslimiyet kor taklit ve delilsiz batil inanc degildir.

Kurandaki bircok konuyu cozememekle, kesin akli hukumleri inkar etmek ayni sey degildir. Mesele kesin akli hukumlerle ayetlerin celiski icinde olabilecegini dogal bir seymis gibi soylemeniz.

Siz dinin dogru oldugunu akilla bilirsiniz, diger dinlerin batil oldgunu da akilla bilirsiniz. Eger dininiz kor taklit ve delilsiz inancsa onun su diger batil dinlerden bir farki kalmaz, kul onu tesbit edemez, ona itikad etmeye de guc yetiremez. Her halukarda bu hezeyan olur

sen şia mısın? mutezile misin?
avestanın hükmü yok tamamen tahrifat uğradı, zerdüşlükteki dokunulmayan ahura Mazda da uydurmadır
artık hükmü kalmamamış hiç doğru yeri kalmayan ki yönü ateşe tapmaya dönmüş bir geleneği konuşmak gereksiz.

HavasMuhasibi 23.01.26 09:27

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696778)
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

Kuran'ın indirildiği döneme baktığımızda, vahyin hala devam ettiğini ve Kuran'ın bugünkü anlamda bir kitap (mushaf) haline henüz gelmediğini görüyoruz. Bu yüzden Vakıa Suresinde geçen "kitap" ifadesinin, doğrudan bugün elimizde tuttuğumuz Kuran olması pek mantıklı gelmiyor.

Zaten ayette geçen ifade "kitabı meknun" yani örtülü, korunmuş bir kitap. Mushaf Rabbimiz tarafından korunuyor olsa da gizli değil, aksine herkesin elinde, okunuyor, taşınıyor. Bu yönüyle ayette bahsedilen kitabın Levhi Mahfuz olduğu görüşünün daha doğru olduğu kanaatindeyiz. Ayette geçen mutahharun kelimesi de Allah tarafından temizlenmiş olanlar manasına geliyor. Bu da insanlardan çok, tefsirlerde de ifade edildiği üzere melekleri işaret ediyor. Zaten vahye erişme, onu alma ve taşıma yetkisinin de insanlara değil, meleklere verildiğini biliyoruz.

Bu mantıktan yola çıkarak oradaki "dokunma" ifadesini de fiziki bir el teması olarak anlamamak gerek. Daha çok, Kuran'ın Levhi Mahfuzdaki aslına erişme anlamında değerlendirmek daha akla yatkın ve makul görünüyor. Yani ayet, Kuran'ın kaynağının korunmuşluğunu anlatıyor, yoksa kim elledi, kim ellemedi gibi bir tartışma değil bu. Dolayısıyla bu ayetten abdestsiz dokunulmaz hükmü çıkarmak zorlama bir hüküm olacaktır.

Mushafa abdestsiz dokunmama hükmü daha çok fıkıh, hadis ve sahabelerimizin yaptıkları çerçevesinde saygı ve edep anlayışıyla ele alınan bir konu.

Yusufiyeli 23.01.26 15:19

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696778)
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

Vakıa 79. Ayetin Elmalı tefsirinden aynen iltibas
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Ömer Nasuhi Bilmen tefsiri
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Yusufiyeli 23.01.26 15:31

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696778)
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

Başka bir izahat Vakıa suresi 79. ayetteki la yemessühu ille'l-mutahherun ifadesi, Mushaf'a abdestsiz dokunulmasının caiz olmadığına delil gösterilmektedir. Ancak siyak-sibaktan da anlaşılacağı gibi bu ayetin Mushaf ve ona abdestsiz dokunmakla ilgisi yoktur. Kaldı ki abdestle ilgili ayet, Medine döneminde inen Maide suresinde yer almaktadır. Oysa bu sure Mekkidir. Ayrıca bu surenin indiği dönemde Mushaf diye bir şey de mevcut değildir. Ayetteki mutahherun kelimesinden maksat, meleklerdir. Dolayısıyla ayette anlatilan husus, Kur'an'ın şair veya kahin sözü olmadığı, bilakis onun Allah kelamı olduğu ve O'nun ilminde korunduğudur ( Kurtubi, el-Cami', 17.cilt sayfa 146). Bununla birlikte, İslam ulemasının bu ayete atifla Mushaf'a abdestsiz dokunmanın caiz olmadığını söylemesi, dini duyarlılık açısından bakıldığında kesinlikle isabetlidir. Çünkü Kur'an ve dolayısıyla onun cisimleşmiş şekli olan Mushaf, Allah kelamıdır ve her türlü hürmete layıktır. Bu itibarla, Mushaf'a abdestli dokunulmalı, Kur'an abdestli okunmalıdır. Kur'an'a hürmetin bir icabı da budur.

Cerrah 23.01.26 16:43

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696795)
ayetlerin tefsiri ortada iken bizim bu tefsire katkı yapmamız doğru olmaz, ayrıca kuranda akla yatkın diye bir şey yoktur çünkü akıl çok şeyi kabul etmez...

Hocam sorumuzun cevabı aslında Kur'an'ı Kerim'de

(Sana kitabı indiren O’dur. Onun (Kur’an) bir kısım âyetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır, diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde sapma meyli bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Hâlbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek pâyeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.)

Bazı bidat ehli sapkınlar muteşabih ayetlerin peşine düşüp habire uyduruyorlar Kur'an'ı Kerim'i sapkinliklarina delil getirmek istiyorlar.size sorum şu hocam bu ayet varken hala Kur'an'ı Kerim'in ayetlerinin görünen anlamları dışında başka anlamları olduğunu söylemek caiz midir

Selcuk1 23.01.26 18:18

Şeyh hamid-i veli somuncu baba fatiha şerifi 7 farklı şekilde tefsir etmiştir ulu caminde dörtten sonraki tefsiri orda bulunan ulema bile anlayamamıştır.
Demem o ki aklın almadığı yerde ehli sünnet ümmeti için kafa yormuş büyüklerimize itimat edip onlara uymamizdir .

Cerrah 23.01.26 18:31

Alıntı:

Selcuk1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696877)
Şeyh hamid-i veli somuncu baba fatiha şerifi 7 farklı şekilde tefsir etmiştir ulu caminde dörtten sonraki tefsiri orda bulunan ulema bile anlayamamıştır.
Demem o ki aklın almadığı yerde ehli sünnet ümmeti için kafa yormuş büyüklerimize itimat edip onlara uymamizdir .

Bizim milletimiz bayılır israiliyattan kıssalar ekleyip anlatacaksın öyle tefsirler daha çok ilgi görür

edip 24.01.26 15:22

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696840)
sen şia mısın? mutezile misin?
avestanın hükmü yok tamamen tahrifat uğradı, zerdüşlükteki dokunulmayan ahura Mazda da uydurmadır
artık hükmü kalmamamış hiç doğru yeri kalmayan ki yönü ateşe tapmaya dönmüş bir geleneği konuşmak gereksiz.

meşşaiyim ve sünniyim. Avesta tahrifata ugrasin ugramasin muslumanlar nezdinde zaten kiymeti yok. Senin ahura mazda uydurmadir, avesta gecersizdir, dogru din Islamdir, teslis yanlistir, Allah islam dinini mucizelerle tasdik etmistir, Kur'an diger kitaplarin aksine olaganustudur gibi bilgilerin tamamina aklini kullanarak ulasiyorsun. Bir hindu sana bu hindu metinlerindeki celiskili seyleri veya bizim tanri olarak gordugumuz su ilahlari senin aklin almaz, bize o akli shiva verdi, akil dini anlamaz dese ne diyeceksin? Bir hristiyan tanrinin oglu olur, tanri hem 3tur hem 1dir senin aklin bunu anlayamaz, bize akli o verdi, akil yanilir aklin siniri var derse ne diyeceksin?

Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin? Siz aklin yolunu terk ediyorsaniz, size gore dogrunun yanlisin bir olcusu kalmiyor. Bir sey hem var hem yok bile olabiliyor, bir sey kendisi olmayan baska birsey bile olabiliyor. O zaman senin inancin delilsiz, sadece kuru bi inanc. E bu inancin aynisi yahudide de var, deistte de var, hristiyanda da var. Senin dinini onlarin dininden ayiran sey ne? Onlarin dininin batil oldugunu nasil biliyorsun senin dininin hak oldugunu biliyorsun? Yoksa sen bunu bilmiyorsunda sadece kabul mu ediyorsun? Bu gorusun nelere yol actigi ortada.

Ayrca konuyla alakasiz sekilde bana sii mi mutezili mi oldugumu soruyorsun fakat bu meselenin sii yada mutezili olmakla alakasi yok, sizin kabul ettiginiz ehli sunnet yani esari maturidi kelamcilarinin tamami bu goruste cem olmustur. Ehli sunnete gore de, messailere gore de mutezileye gore de HAK DIN akil ile celismez ve celisemez. Aklin kesin bilgi verdigi kisimlar vardir, aklin kesin oalrak verdigi bilgiler de asla inkar edilemez. Cunku dinin temeli de ona bina edilmistir.

imas 24.01.26 16:49

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696936)
meşşaiyim ve sünniyim. Avesta tahrifata ugrasin ugramasin muslumanlar nezdinde zaten kiymeti yok. Senin ahura mazda uydurmadir, avesta gecersizdir, dogru din Islamdir, teslis yanlistir, Allah islam dinini mucizelerle tasdik etmistir, Kur'an diger kitaplarin aksine olaganustudur gibi bilgilerin tamamina aklini kullanarak ulasiyorsun. Bir hindu sana bu hindu metinlerindeki celiskili seyleri veya bizim tanri olarak gordugumuz su ilahlari senin aklin almaz, bize o akli shiva verdi, akil dini anlamaz dese ne diyeceksin? Bir hristiyan tanrinin oglu olur, tanri hem 3tur hem 1dir senin aklin bunu anlayamaz, bize akli o verdi, akil yanilir aklin siniri var derse ne diyeceksin?

Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin? Siz aklin yolunu terk ediyorsaniz, size gore dogrunun yanlisin bir olcusu kalmiyor. Bir sey hem var hem yok bile olabiliyor, bir sey kendisi olmayan baska birsey bile olabiliyor. O zaman senin inancin delilsiz, sadece kuru bi inanc. E bu inancin aynisi yahudide de var, deistte de var, hristiyanda da var. Senin dinini onlarin dininden ayiran sey ne? Onlarin dininin batil oldugunu nasil biliyorsun senin dininin hak oldugunu biliyorsun? Yoksa sen bunu bilmiyorsunda sadece kabul mu ediyorsun? Bu gorusun nelere yol actigi ortada.

Ayrca konuyla alakasiz sekilde bana sii mi mutezili mi oldugumu soruyorsun fakat bu meselenin sii yada mutezili olmakla alakasi yok, sizin kabul ettiginiz ehli sunnet yani esari maturidi kelamcilarinin tamami bu goruste cem olmustur. Ehli sunnete gore de, messailere gore de mutezileye gore de HAK DIN akil ile celismez ve celisemez. Aklin kesin bilgi verdigi kisimlar vardir, aklin kesin oalrak verdigi bilgiler de asla inkar edilemez. Cunku dinin temeli de ona bina edilmistir.


bir çok soru sormuşsun ben 1 tanesinden sonucs ulaşayım

Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin?

el cevap
çünkü bana gelen bir din var , o dini bana getiren peygamber var , o peygamberin getirdiği dinin kitabında Yaratıcı olan Allah en yalan söylemem diyor, işte benim için bu geçerli bana nakledilen budur bende buna inanırım,

ayrıca. meşşai isen Kur'an'ın felsefesi ni değil Aristonun felsefesini kabul ediyorsun demektir buda yanlış yol demektir, aristo felsefesinin en büyük takipçileri ibni Sina ile farabi daha sonra tövbe edip ehli sünnete döndüler
sunni demek ehli sünnet demektir, ehli sünnette meşşailik diye bir yol
yok ..

Selcuk1 24.01.26 17:10

Etme cahille muhabbet küstürürsün, silme cam kırığıyla ardını, kestirirsin.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:28.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148