![]() |
Alıntı:
avestanın hükmü yok tamamen tahrifat uğradı, zerdüşlükteki dokunulmayan ahura Mazda da uydurmadır artık hükmü kalmamamış hiç doğru yeri kalmayan ki yönü ateşe tapmaya dönmüş bir geleneği konuşmak gereksiz. |
Alıntı:
Zaten ayette geçen ifade "kitabı meknun" yani örtülü, korunmuş bir kitap. Mushaf Rabbimiz tarafından korunuyor olsa da gizli değil, aksine herkesin elinde, okunuyor, taşınıyor. Bu yönüyle ayette bahsedilen kitabın Levhi Mahfuz olduğu görüşünün daha doğru olduğu kanaatindeyiz. Ayette geçen mutahharun kelimesi de Allah tarafından temizlenmiş olanlar manasına geliyor. Bu da insanlardan çok, tefsirlerde de ifade edildiği üzere melekleri işaret ediyor. Zaten vahye erişme, onu alma ve taşıma yetkisinin de insanlara değil, meleklere verildiğini biliyoruz. Bu mantıktan yola çıkarak oradaki "dokunma" ifadesini de fiziki bir el teması olarak anlamamak gerek. Daha çok, Kuran'ın Levhi Mahfuzdaki aslına erişme anlamında değerlendirmek daha akla yatkın ve makul görünüyor. Yani ayet, Kuran'ın kaynağının korunmuşluğunu anlatıyor, yoksa kim elledi, kim ellemedi gibi bir tartışma değil bu. Dolayısıyla bu ayetten abdestsiz dokunulmaz hükmü çıkarmak zorlama bir hüküm olacaktır. Mushafa abdestsiz dokunmama hükmü daha çok fıkıh, hadis ve sahabelerimizin yaptıkları çerçevesinde saygı ve edep anlayışıyla ele alınan bir konu. |
Alıntı:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ömer Nasuhi Bilmen tefsiri [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
|
Alıntı:
(Sana kitabı indiren O’dur. Onun (Kur’an) bir kısım âyetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır, diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde sapma meyli bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Hâlbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek pâyeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.) Bazı bidat ehli sapkınlar muteşabih ayetlerin peşine düşüp habire uyduruyorlar Kur'an'ı Kerim'i sapkinliklarina delil getirmek istiyorlar.size sorum şu hocam bu ayet varken hala Kur'an'ı Kerim'in ayetlerinin görünen anlamları dışında başka anlamları olduğunu söylemek caiz midir |
Şeyh hamid-i veli somuncu baba fatiha şerifi 7 farklı şekilde tefsir etmiştir ulu caminde dörtten sonraki tefsiri orda bulunan ulema bile anlayamamıştır.
Demem o ki aklın almadığı yerde ehli sünnet ümmeti için kafa yormuş büyüklerimize itimat edip onlara uymamizdir . |
Alıntı:
|
Alıntı:
Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin? Siz aklin yolunu terk ediyorsaniz, size gore dogrunun yanlisin bir olcusu kalmiyor. Bir sey hem var hem yok bile olabiliyor, bir sey kendisi olmayan baska birsey bile olabiliyor. O zaman senin inancin delilsiz, sadece kuru bi inanc. E bu inancin aynisi yahudide de var, deistte de var, hristiyanda da var. Senin dinini onlarin dininden ayiran sey ne? Onlarin dininin batil oldugunu nasil biliyorsun senin dininin hak oldugunu biliyorsun? Yoksa sen bunu bilmiyorsunda sadece kabul mu ediyorsun? Bu gorusun nelere yol actigi ortada. Ayrca konuyla alakasiz sekilde bana sii mi mutezili mi oldugumu soruyorsun fakat bu meselenin sii yada mutezili olmakla alakasi yok, sizin kabul ettiginiz ehli sunnet yani esari maturidi kelamcilarinin tamami bu goruste cem olmustur. Ehli sunnete gore de, messailere gore de mutezileye gore de HAK DIN akil ile celismez ve celisemez. Aklin kesin bilgi verdigi kisimlar vardir, aklin kesin oalrak verdigi bilgiler de asla inkar edilemez. Cunku dinin temeli de ona bina edilmistir. |
Alıntı:
bir çok soru sormuşsun ben 1 tanesinden sonucs ulaşayım Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin? el cevap çünkü bana gelen bir din var , o dini bana getiren peygamber var , o peygamberin getirdiği dinin kitabında Yaratıcı olan Allah en yalan söylemem diyor, işte benim için bu geçerli bana nakledilen budur bende buna inanırım, ayrıca. meşşai isen Kur'an'ın felsefesi ni değil Aristonun felsefesini kabul ediyorsun demektir buda yanlış yol demektir, aristo felsefesinin en büyük takipçileri ibni Sina ile farabi daha sonra tövbe edip ehli sünnete döndüler sunni demek ehli sünnet demektir, ehli sünnette meşşailik diye bir yol yok .. |
Etme cahille muhabbet küstürürsün, silme cam kırığıyla ardını, kestirirsin.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:28. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com