Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   'Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz' ayetindeki temizlenenler kimlerdir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103139-ona-temizlenenlerden-baskasi-dokunamaz-ayetindeki-temizlenenler-kimlerdir.html)

Sirri 22.01.26 19:23

'Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz' ayetindeki temizlenenler kimlerdir?
 
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

imas 22.01.26 19:36

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696778)
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

79. ayette ki MUTAHHARUNE temizlerden demektir
temizlenenler yanlış olmuş...

PanterOLog 22.01.26 19:37

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

imas 22.01.26 19:40

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696778)
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.


Kur’ân-ı Kerîm’in bir vasfı olarak كَر۪يمٌ (kerîm) şu mânaları ifade eder:

Çok şerefli, yüce ve övgüye değer,

Faydalı ve feyizli. Çünkü o, dünya ve âhirete ait pek çok mühim bilgilerin esaslarını ihtiva etmektedir.

Gayet güzel, hoş, tekrîm ve ihtirama layık.

Allah Teâlâ katında mükerrem; değerli, şerefli.

Kur’ân-ı Kerîm, Kitâb-ı Meknûn’dadır. اَلْمَكْنُونُ (meknûn), “korunmuş, saklanmış” demektir. Bu kitap’tan maksat Levh-i Mahfûz’dur. İşte Kur’an, hiç kimse el değmesin, zayi edilmesin, kirletilmesin, lekelenmesin ve muhafaza edilsin diye böyle bir kitapta saklanmaktadır. Dünyada Kur’ân-ı Kerîm’in yazıldığı Mushaf-ı şerifler de, aslına uygun tarzda böyle mahfuz tutulmalıdır.

Bununla birlikte, “Tertemiz olanlardan başkası ona dokunamaz” (Vâkıa 56/79) âyet-i kerîmesi iki önemli hususu dikkatlerimize sunmaktadır.

Birincisi; Kur’ân-ı Kerîm’in Levh-i Mahfuz’da bulunuşu ve oradan melekler tarafından alınıp Peygamberimiz (s.a.s.)’e indirilişi safhalarında cinlerin ve şeytanların onunla hiçbir teması, müdahalesi ve ilgisi olmamıştır. Sadece vazifeli melekler onu alıp en emin yollarla Resûlullah (s.a.s.)’in kalbine indirmişlerdir. Melekler için اَلْمُطَهَّرُونَ (mutahharûn) ifadesinin kullanılmasının sebebi ise, Cenâb-ı Hakk’ın onları her türlü kötülükten arınmış varlıklar kılmış olmasıdır. Bu izaha göre âyet-i kerîme, “Kur’ân-ı Kerîm’i Muhammed’e Allah değil de, cinler ve şeytanlar getiriyorlar” diye iddiada bulunan kâfirlere bir cevaptır. Nitekim bu hususta başka bir âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Bu Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların yapabileceği bir iş değildir; isteseler de buna güçleri yetmez. Çünkü onlar vahyi dinlemekten tamâmen menedilmişlerdir.” (Şuarâ 26/210-212)

İkincisi; Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah (s.a.s.)’e indirilmiş, binlerce hafızlar tarafından ezberlenmiş, mushaflara yazılmış ve bir harfi bile bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. O, Allah kelâmıdır ve mü’minler için çok şerefli ve yüce bir kitaptır. Dolayısıyla âyet-i kerîme, Mushaf-ı Şerif’lere, Kur’an âyetlerinin yazıldığı sayfalara dokunmakla alakalı da bir düzenleme yapmaktadır. “Taharetsiz kirli eller ona dokunmasın, ancak maddi ve manevî pislikten taharetle temizlenmiş, imanlı ve abdestli kimseler dokunsun” buyurmaktadır. Dolayısıyla Hanefi mezhebi bu âyet-i kerîme ve ilgili hadis-i şeriflerden hareketle, “cünüp olanın ezber ya da yüzünden asla Kur’ân-ı Kerîm okuyamayacağı ve abdestsiz olanın da ezberden Kur’an okuması caiz olmakla birlikte Mushaf-ı Şerif’e dokunamayacağı” hükmünü çıkarmıştır.

Alıntı...

PanterOLog 22.01.26 20:13

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

İslam'ı ret etmiş ve kahkaha atıyor. Kuran dinlerken Allahu Teala'nın bunu dediği ayette o kahkahasina tutuluyor.
Yani kahkahası ona perde olmuş derim.

Sirri 22.01.26 20:39

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696781)
Kur’ân-ı Kerîm’in bir vasfı olarak كَر۪يمٌ (kerîm) şu mânaları ifade eder:

Çok şerefli, yüce ve övgüye değer,

Faydalı ve feyizli. Çünkü o, dünya ve âhirete ait pek çok mühim bilgilerin esaslarını ihtiva etmektedir.

Gayet güzel, hoş, tekrîm ve ihtirama layık.

Allah Teâlâ katında mükerrem; değerli, şerefli.

Kur’ân-ı Kerîm, Kitâb-ı Meknûn’dadır. اَلْمَكْنُونُ (meknûn), “korunmuş, saklanmış” demektir. Bu kitap’tan maksat Levh-i Mahfûz’dur. İşte Kur’an, hiç kimse el değmesin, zayi edilmesin, kirletilmesin, lekelenmesin ve muhafaza edilsin diye böyle bir kitapta saklanmaktadır. Dünyada Kur’ân-ı Kerîm’in yazıldığı Mushaf-ı şerifler de, aslına uygun tarzda böyle mahfuz tutulmalıdır.

Bununla birlikte, “Tertemiz olanlardan başkası ona dokunamaz” (Vâkıa 56/79) âyet-i kerîmesi iki önemli hususu dikkatlerimize sunmaktadır.

Birincisi; Kur’ân-ı Kerîm’in Levh-i Mahfuz’da bulunuşu ve oradan melekler tarafından alınıp Peygamberimiz (s.a.s.)’e indirilişi safhalarında cinlerin ve şeytanların onunla hiçbir teması, müdahalesi ve ilgisi olmamıştır. Sadece vazifeli melekler onu alıp en emin yollarla Resûlullah (s.a.s.)’in kalbine indirmişlerdir. Melekler için اَلْمُطَهَّرُونَ (mutahharûn) ifadesinin kullanılmasının sebebi ise, Cenâb-ı Hakk’ın onları her türlü kötülükten arınmış varlıklar kılmış olmasıdır. Bu izaha göre âyet-i kerîme, “Kur’ân-ı Kerîm’i Muhammed’e Allah değil de, cinler ve şeytanlar getiriyorlar” diye iddiada bulunan kâfirlere bir cevaptır. Nitekim bu hususta başka bir âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Bu Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların yapabileceği bir iş değildir; isteseler de buna güçleri yetmez. Çünkü onlar vahyi dinlemekten tamâmen menedilmişlerdir.” (Şuarâ 26/210-212)

İkincisi; Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah (s.a.s.)’e indirilmiş, binlerce hafızlar tarafından ezberlenmiş, mushaflara yazılmış ve bir harfi bile bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. O, Allah kelâmıdır ve mü’minler için çok şerefli ve yüce bir kitaptır. Dolayısıyla âyet-i kerîme, Mushaf-ı Şerif’lere, Kur’an âyetlerinin yazıldığı sayfalara dokunmakla alakalı da bir düzenleme yapmaktadır. “Taharetsiz kirli eller ona dokunmasın, ancak maddi ve manevî pislikten taharetle temizlenmiş, imanlı ve abdestli kimseler dokunsun” buyurmaktadır. Dolayısıyla Hanefi mezhebi bu âyet-i kerîme ve ilgili hadis-i şeriflerden hareketle, “cünüp olanın ezber ya da yüzünden asla Kur’ân-ı Kerîm okuyamayacağı ve abdestsiz olanın da ezberden Kur’an okuması caiz olmakla birlikte Mushaf-ı Şerif’e dokunamayacağı” hükmünü çıkarmıştır.

Alıntı...

Hocam açıklamanız birinci bölümüne 'onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır' Şu'ara suresi 212. ayeti ışığında dahil olmakla birlikte ikinci bölümde bahsettiğiniz konuda araştırma yapıyorum. okuduğum diğer bilgiler ışığında Vakıa Suresi konumuz olan ayetin indiği dönemde abdest ayeti henüz inmemişti. Ki inmiş olaydı dahi Maide 6 da gecen abdest ayeti namaz kılınacağı vakit alınacak abdestten bahsediyor yanlış bilmiyorsam. Ayrıca bir de henüz o dönemde dokunulacak bir kitap denilecek mushaf olmadığı yönünde tefsirler de mevcut. Yani Hocam aslında 77 ve 78. ayetleri de okuduğumda bu ayetlerin sizin de açıklamanız birinci bölümünde yazdığınız gibi cinler tarafından geldiği yalanlamasını yapanlara ithafen dokunamaz denilenlerin biz insanlar değil de temizlerden kastıyla belirtilen melekler olması akla yatkın değil mi?

Svg 22.01.26 20:49

Vakıa suresi 77,78,79. ayetlerde:
"Kuşkusuz o, değeri çok yüce Kur’an’dır.
(Aslı) korunmuş bir kitaptadır.
Ona ancak tertemiz olanlar (melekler) dokunabilir." yazıyor.
Aslında dokunamayacağımız şey bu dünyadaki fizikî Kur'an değil, Kur'an'ın da içinde olduğu ana kitap levhi mahfuz.
Ayette geçen tertemiz olma durumu abdestsiz olma değil günahsız olma durumu. Bundan dolayı "melekler" yazıyor. Kainatta meleklerden başka günahsız yok. Zaten bizim levhi mahfuzdaki Kur'an-ı Kerim'e ulaşma imkanımız da yok.

imas 22.01.26 21:03

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696788)
Hocam açıklamanız birinci bölümüne 'onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır' Şu'ara suresi 212. ayeti ışığında dahil olmakla birlikte ikinci bölümde bahsettiğiniz konuda araştırma yapıyorum. okuduğum diğer bilgiler ışığında Vakıa Suresi konumuz olan ayetin indiği dönemde abdest ayeti henüz inmemişti. Ki inmiş olaydı dahi Maide 6 da gecen abdest ayeti namaz kılınacağı vakit alınacak abdestten bahsediyor yanlış bilmiyorsam. Ayrıca bir de henüz o dönemde dokunulacak bir kitap denilecek mushaf olmadığı yönünde tefsirler de mevcut. Yani Hocam aslında 77 ve 78. ayetleri de okuduğumda bu ayetlerin sizin de açıklamanız birinci bölümünde yazdığınız gibi cinler tarafından geldiği yalanlamasını yapanlara ithafen dokunamaz denilenlerin biz insanlar değil de temizlerden kastıyla belirtilen melekler olması akla yatkın değil mi?

ayetlerin tefsiri ortada iken bizim bu tefsire katkı yapmamız doğru olmaz, ayrıca kuranda akla yatkın diye bir şey yoktur çünkü akıl çok şeyi kabul etmez...

Sirri 22.01.26 21:04

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696792)
Vakıa suresi 77,78,79. ayetlerde:
"Kuşkusuz o, değeri çok yüce Kur’an’dır.
(Aslı) korunmuş bir kitaptadır.
Ona ancak tertemiz olanlar (melekler) dokunabilir." yazıyor.
Aslında dokunamayacağımız şey bu dünyadaki fizikî Kur'an değil, Kur'an'ın da içinde olduğu ana kitap levhi mahfuz.
Ayette geçen tertemiz olma durumu abdestsiz olma değil günahsız olma durumu. Bundan dolayı "melekler" yazıyor. Kainatta meleklerden başka günahsız yok. Zaten bizim levhi mahfuzdaki Kur'an-ı Kerim'e ulaşma imkanımız da yok.

Bu konuyla alakalı İmam Malik'in Muvatta'sında Rasulullah(SAV) in Amr b Hazm'a yazdığı mektupta 'Ve tahareti olmayan Kur'an a el sürmesin' diye yazdığı naklediliyor.
Bi başka aktarımda Müslim'in İbn Ömer (ra) dan rivayet ettiğine göre Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)'in düşman topraklarına, düşmanların Kur-an'ı Kerim' e saygısızlık yapılmasından endişe ettiği için Kur'an ile yolculuk yapmasını yasakladığını yazıyor.
(kaynak İbn-i Kesir ayet ayet meal/tefsir sayfa 1079)
Hal böyle olunca ayete zıt bir sünnet/hadis olması imkansız.

Sirri 22.01.26 21:11

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696795)
ayetlerin tefsiri ortada iken bizim bu tefsire katkı yapmamız doğru olmaz, ayrıca kuranda akla yatkın diye bir şey yoktur çünkü akıl çok şeyi kabul etmez...

Hocam tefsiri yapanlarda insan ve aynı ayetle alakalı farklı tefsir ortaya koyanlar var. Ayrıca aklı önemsemeyecek, akla yatkınlığını sorgulamak da Kur-an'ı Kerim'e muhalif olmak anlamına gelmez mi? Hiç akıl erdirmiyor musunuz? Bakara 171 Çünkü akıllarını kullanmazlar. Al-i İmran 65 Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? Maide 58 Çünkü onlar, akletmeyen ve gerçeği anlamayan bir topluluktur.
gibi örneklerle ısrarla aklı önemseyen ve aklınızı kullanan diyen Kur-an'ı Kerim.

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696797)
Hocam tefsiri yapanlarda insan ve aynı ayetle alakalı farklı tefsir ortaya koyanlar var. Ayrıca aklı önemsemeyecek, akla yatkınlığını sorgulamak da Kur-an'ı Kerim'e muhalif olmak anlamına gelmez mi? Hiç akıl erdirmiyor musunuz? Bakara 171 Çünkü akıllarını kullanmazlar. Al-i İmran 65 Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? Maide 58 Çünkü onlar, akletmeyen ve gerçeği anlamayan bir topluluktur.
gibi örneklerle ısrarla aklı önemseyen ve aklınızı kullanan diyen Kur-an'ı Kerim.

akla yatkınlığını sorgulamamak olacak hocam.

Svg 22.01.26 21:29

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696796)
Bu konuyla alakalı İmam Malik'in Muvatta'sında Rasulullah(SAV) in Amr b Hazm'a yazdığı mektupta 'Ve tahareti olmayan Kur'an a el sürmesin' diye yazdığı naklediliyor.
Bi başka aktarımda Müslim'in İbn Ömer (ra) dan rivayet ettiğine göre Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)'in düşman topraklarına, düşmanların Kur-an'ı Kerim' e saygısızlık yapılmasından endişe ettiği için Kur'an ile yolculuk yapmasını yasakladığını yazıyor.
(kaynak İbn-i Kesir ayet ayet meal/tefsir sayfa 1079)
Hal böyle olunca ayete zıt bir sünnet/hadis olması imkansız.

Saygıdan dolayı Kur'an'ı Kerim'e abdestli dokunmak sonradan uygulanmaya başladı.

Selcuk1 22.01.26 21:36

Kur'an'a hades gibi cünüplük, abdestsizlik ve benzeri her türlü pisliklerden temizlenmiş olanlardan başkasının el sürmesi uygun değildir.
Ruhul beyan tefsiri vakia suresi 79.ayet

imas 22.01.26 21:51

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696797)
Hocam tefsiri yapanlarda insan ve aynı ayetle alakalı farklı tefsir ortaya koyanlar var. Ayrıca aklı önemsemeyecek, akla yatkınlığını sorgulamak da Kur-an'ı Kerim'e muhalif olmak anlamına gelmez mi? Hiç akıl erdirmiyor musunuz? Bakara 171 Çünkü akıllarını kullanmazlar. Al-i İmran 65 Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? Maide 58 Çünkü onlar, akletmeyen ve gerçeği anlamayan bir topluluktur.
gibi örneklerle ısrarla aklı önemseyen ve aklınızı kullanan diyen Kur-an'ı Kerim.



akla yatkınlığını sorgulamamak olacak hocam.

o tefsiri yapan insan ama öyle sıradan insan değil o tefsiri yapabilmek için 4-5 çeşit ilmi içmiş insanlar baştan arapçayı bir araptan çok daha iyi bilen insanlar ,
orada aklını kullan emri ilmin olmadığı halde aklınla ayete mana verme tefsirini yapma anlamındaki aklını kullan emri,
tefekkürünü yap kurana bak Allahın gücünü gör bunun için aklını kullan emridir...

Sirri 22.01.26 21:58

Alıntı:

Selcuk1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696800)
Kur'an'a hades gibi cünüplük, abdestsizlik ve benzeri her türlü pisliklerden temizlenmiş olanlardan başkasının el sürmesi uygun değildir.
Ruhul beyan tefsiri vakia suresi 79.ayet

Hocam kime göre neye göre uygun değildir. Bu sorulardaki maksadım Kur-an'ı Kerim'e isteyen istediği gibi dokunsun değil. Yanlış anlaşılmasın sakın. En üst seviyede saygı gösterilsin, kesinlikle bu tartışmaya bile kapalı. Allah'ın kelamından bahsediyoruz elbette saygı göstererek okunsun dokunulsun. Ama abdestsiz dokunulmaz dendiği anda ki bizlere yıllarca böyle söylendi ve evlerimizde duvarda annelerimizin işlediği el işi kablarda asılı durdu. Aman dokunma aman elleme denilerek büyüdük sonuç nesil olarak ortada. Neyse bu konu farklı bir konu ama benim maksadım genel geçer ifadelerden ziyade bahsettiğim ayetlerin farklı tefsirleri ile oluşturduğu kafa karışıklığını dağıtmaya bir nebze olsun fayda sağlamak. En doğrusunu Rabb'im bilir.

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696799)
Saygıdan dolayı Kur'an'ı Kerim'e abdestli dokunmak sonradan uygulanmaya başladı.

Evet saygıyı kabul ederim anlayabilirim de. Ancak insanoğlu yapısı gereği okuyup anladığı kalben sevdiğine ve benimsediğine saygı gösterir. Birileri öyle yapıyor diye saygı gösterilene bu dayatma çoğu zaman zıtlaşmaya yol açıyor.

Sirri 22.01.26 22:07

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696801)
o tefsiri yapan insan ama öyle sıradan insan değil o tefsiri yapabilmek için 4-5 çeşit ilmi içmiş insanlar baştan arapçayı bir araptan çok daha iyi bilen insanlar ,
orada aklını kullan emri ilmin olmadığı halde aklınla ayete mana verme tefsirini yapma anlamındaki aklını kullan emri,
tefekkürünü yap kurana bak Allahın gücünü gör bunun için aklını kullan emridir...

Arapça konusu başlı başına bir konu zaten hocam. İnandığı ve hesaba çekileceği, okuyup anlayıp hayatında uygulaması gereken kitabını kendi anadilinde okuyup anlamamak için olabildiğince çaba gösteren bir nesiliz.

imas 22.01.26 22:18

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696807)
Arapça konusu başlı başına bir konu zaten hocam. İnandığı ve hesaba çekileceği, okuyup anlayıp hayatında uygulaması gereken kitabını kendi anadilinde okuyup anlamamak için olabildiğince çaba gösteren bir nesiliz.

tefsir olmadan Hadislere bakmadan sadece meal okuyarak kuranı anlamaya çalışan kişi sonunda yolunu kaybeder, çünkü o meallerde akla ters düşen bir çok ayet var , işte o tefsir olmazsa hadis olmazsa kuranın ne dediğini anlamak mümkün değil...

edip 22.01.26 22:44

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696795)
ayetlerin tefsiri ortada iken bizim bu tefsire katkı yapmamız doğru olmaz, ayrıca kuranda akla yatkın diye bir şey yoktur çünkü akıl çok şeyi kabul etmez...

kuran akla yatkn olmak zorunda. aksi halde dogrunun yanlisin anahtariyla celisir. Kuran ile akil arasinda zorunlu bir iliski var, ki bu birinin ispatinin digerine bagli olmasiyla alakalidir. Akli inkar etmek dine hizmet etmez zarar verir. Dinin ispati akilla yapilir, diger dinlerin batil oldugunu da akilla bilirsin. Eger isine gelen yerde akli kabul edip isine gelmeyen yerde akli reddedersen bu ikiyuzluluk ve tutarsizlik olur.

Akildan neyin kast edildigine gelince, halk arasinda akil sagduyuya yatkin olan racih gorusler olarak anlasilir, bu yanlistir. Akil kiyaslar sonucu zorunlu olarak ortaya cikan sonucta bu istidlali yapmaya yarayan kuvvedir. Akli kaideler de zorunlu olan kaidelerdir, ozdeslik, celismezlik, 3. halin imkansizligi (behsemiler buna muhalefet etmistir), yeter neden ilkesi. Kiyastan kast ettigimiz sey iki seyin ozelliklerinin incelenip farklarinin belirlenmesi degildir. Tumevarim tumden gelim, gibi bilgiyi zorunlu olarak ortaya cikaran kiyaslardir.

4 kiyas sekli vardir

1. sekil

her a, b'dir
her b, c'dir.
o halde her a, c'dir.

b orta terimdir. sonucun mevzusu a'dir o zaman a nin buldundugu onerme kucuk onermedir, cnin bulundugu onerme de buyuk onermedir

2. sekil

her insan hayvandir
hicbir insan tas degildir
o halde hicbir insan tas degildir

hayvan orta terim. insanin gectigi onerme kucuk tasin gectigi onerme buyuk. orta terim her ikisinde de mahmul oldugu icin buna 2. sekil deriz

ve 2. seklin sonuc vermesinin sarti bunlardan birinin olumlu birinin olumsuz olmasidir 2. onerme kulli olmak zorundadir yani buyuk onerme kulli olmalidir zira hukmu kucuk terim hakkinde veriyoruz

3. sekil

her insan hayvandir
her insan natiktir
bazi hayvanlar natiktir

insan orta terim, o halde hayvan ile natik birbirine baglanir sonucta oldugu gibi.

hayvanin bulundu oncule sugra deriz, natigin bulunduguna kubra deriz, orta terim ikisinin de konusunda mevzusunda bulundugu icin 3. sekil tamamlanmis olur

3. seklin bilgi vermesinin sarti sugranin olumlu olmasi ve 2 onermeden birinin kulli olmasidir.

4. sekil

her insan hayvandir
her natik insandir
o halde bazi hayvanlar natiktir

insan kucuk onermede mevzu, buyuk onermede mahmul. hayvanin gectigi onerme sugradir, natigin gectigi onerme kubradir.

1. sekil 4 sekilde sonuc verir

1. kulliyei mucibe + kulliyei mucibe = cuziyye i mucibe
2. kulliyei mucibe + kulliyei salibe = kulliyei salibe
3. cuziyyei mucibe + kulliyei mucibe = cuziyyei mucibe
4. cuziyyei mucibe + kulliyyei salibe = cuzziyei salibe


Bu sekilde kesin sonuc veren akli kiyaslarla kast ettigimiz seydir akil, yoksa halkin kast ettigi gibi kesin sonuclar vermeyen ilzami, musahedat, mucerrebat, hadsiyyat kesinlik iceremdigi icin bunlarin ayetlerle celismesi durumunda ayet tevil edilmez veya reddedilmez.

fakat kesin akli hukumler ayetle celisiyorsa ona ayet demeyiz. Ki dogruyu yanlisi, islamin hak oldugunu, hristiyanligin zerdustluggun batil oldugunu akilla biliriz. Bunun yolunu kapatmak dine fayda degil zarar verir.

imas 22.01.26 22:50

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696817)
kuran akla yatkn olmak zorunda. aksi halde dogrunun yanlisin anahtariyla celisir. Kuran ile akil arasinda zorunlu bir iliski var, ki bu birinin ispatinin digerine bagli olmasiyla alakalidir. Akli inkar etmek dine hizmet etmez zarar verir. Dinin ispati akilla yapilir, diger dinlerin batil oldugunu da akilla bilirsin. Eger isine gelen yerde akli kabul edip isine gelmeyen yerde akli reddedersen bu ikiyuzluluk ve tutarsizlik olur.

Akildan neyin kast edildigine gelince, halk arasinda akil sagduyuya yatkin olan racih gorusler olarak anlasilir, bu yanlistir. Akil kiyaslar sonucu zorunlu olarak ortaya cikan sonucta bu istidlali yapmaya yarayan kuvvedir. Akli kaideler de zorunlu olan kaidelerdir, ozdeslik, celismezlik, 3. halin imkansizligi (behsemiler buna muhalefet etmistir), yeter neden ilkesi. Kiyastan kast ettigimiz sey iki seyin ozelliklerinin incelenip farklarinin belirlenmesi degildir. Tumevarim tumden gelim, gibi bilgiyi zorunlu olarak ortaya cikaran kiyaslardir.

4 kiyas sekli vardir

1. sekil

her a, b'dir
her b, c'dir.
o halde her a, c'dir.

b orta terimdir. sonucun mevzusu a'dir o zaman a nin buldundugu onerme kucuk onermedir, cnin bulundugu onerme de buyuk onermedir

2. sekil

her insan hayvandir
hicbir insan tas degildir
o halde hicbir insan tas degildir

hayvan orta terim. insanin gectigi onerme kucuk tasin gectigi onerme buyuk. orta terim her ikisinde de mahmul oldugu icin buna 2. sekil deriz

ve 2. seklin sonuc vermesinin sarti bunlardan birinin olumlu birinin olumsuz olmasidir 2. onerme kulli olmak zorundadir yani buyuk onerme kulli olmalidir zira hukmu kucuk terim hakkinde veriyoruz

3. sekil

her insan hayvandir
her insan natiktir
bazi hayvanlar natiktir

insan orta terim, o halde hayvan ile natik birbirine baglanir sonucta oldugu gibi.

hayvanin bulundu oncule sugra deriz, natigin bulunduguna kubra deriz, orta terim ikisinin de konusunda mevzusunda bulundugu icin 3. sekil tamamlanmis olur

3. seklin bilgi vermesinin sarti sugranin olumlu olmasi ve 2 onermeden birinin kulli olmasidir.

4. sekil

her insan hayvandir
her natik insandir
o halde bazi hayvanlar natiktir

insan kucuk onermede mevzu, buyuk onermede mahmul. hayvanin gectigi onerme sugradir, natigin gectigi onerme kubradir.

1. sekil 4 sekilde sonuc verir

1. kulliyei mucibe + kulliyei mucibe = cuziyye i mucibe
2. kulliyei mucibe + kulliyei salibe = kulliyei salibe
3. cuziyyei mucibe + kulliyei mucibe = cuziyyei mucibe
4. cuziyyei mucibe + kulliyyei salibe = cuzziyei salibe


Bu sekilde kesin sonuc veren akli kiyaslarla kast ettigimiz seydir akil, yoksa halkin kast ettigi gibi kesin sonuclar vermeyen ilzami, musahedat, mucerrebat, hadsiyyat kesinlik iceremdigi icin bunlarin ayetlerle celismesi durumunda ayet tevil edilmez veya reddedilmez.

fakat kesin akli hukumler ayetle celisiyorsa ona ayet demeyiz. Ki dogruyu yanlisi, islamin hak oldugunu, hristiyanligin zerdustluggun batil oldugunu akilla biliriz. Bunun yolunu kapatmak dine fayda degil zarar verir.

fakat kesin akli hukumler ayetle celisiyorsa ona ayet demeyiz....
o ayete ne deriz? uydurukmu deriz gereksiz mi deriz,
sana o aklı veren o Kur'an'ın sahibidir , verdiği akılın sınırı vardır o sınırlı akılla kurandaki bir çok konuyu çözemeyiz, işte orada teslimiyeti başlar

edip 22.01.26 22:59

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696818)
fakat kesin akli hukumler ayetle celisiyorsa ona ayet demeyiz....
o ayete ne deriz? uydurukmu deriz gereksiz mi deriz,
sana o aklı veren o Kur'an'ın sahibidir , verdiği akılın sınırı vardır o sınırlı akılla kurandaki bir çok konuyu çözemeyiz, işte orada teslimiyeti başlar

ona uydurma deriz, yahut tahrifata ugramis deriz. Zira sen avestanin ayetlerini ve ahura mazdanin tanri oldugunu reddetiyorsun, onlarin ayet dedigine sen beser sozu diyorsun.

Akli veren Allahtir, bu demek degildir ki Allahin dini bu akli kaidelere muhaliftir. Aklin sinirlari oldugunu zaten cevapta soyledim. Aklin sinirlari oldugu gibi, kesin sonuc verdigi kisimlar da vardir. Bunlar goz ardi edilirse tutarsizlik ve ikiyuzluluk yapilir. Teslimiyet kor taklit ve delilsiz batil inanc degildir.

Kurandaki bircok konuyu cozememekle, kesin akli hukumleri inkar etmek ayni sey degildir. Mesele kesin akli hukumlerle ayetlerin celiski icinde olabilecegini dogal bir seymis gibi soylemeniz.

Siz dinin dogru oldugunu akilla bilirsiniz, diger dinlerin batil oldgunu da akilla bilirsiniz. Eger dininiz kor taklit ve delilsiz inancsa onun su diger batil dinlerden bir farki kalmaz, kul onu tesbit edemez, ona itikad etmeye de guc yetiremez. Her halukarda bu hezeyan olur

edip 22.01.26 23:03

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696817)
kuran akla yatkn olmak zorunda. aksi halde dogrunun yanlisin anahtariyla celisir. Kuran ile akil arasinda zorunlu bir iliski var, ki bu birinin ispatinin digerine bagli olmasiyla alakalidir. Akli inkar etmek dine hizmet etmez zarar verir. Dinin ispati akilla yapilir, diger dinlerin batil oldugunu da akilla bilirsin. Eger isine gelen yerde akli kabul edip isine gelmeyen yerde akli reddedersen bu ikiyuzluluk ve tutarsizlik olur.

Akildan neyin kast edildigine gelince, halk arasinda akil sagduyuya yatkin olan racih gorusler olarak anlasilir, bu yanlistir. Akil kiyaslar sonucu zorunlu olarak ortaya cikan sonucta bu istidlali yapmaya yarayan kuvvedir. Akli kaideler de zorunlu olan kaidelerdir, ozdeslik, celismezlik, 3. halin imkansizligi (behsemiler buna muhalefet etmistir), yeter neden ilkesi. Kiyastan kast ettigimiz sey iki seyin ozelliklerinin incelenip farklarinin belirlenmesi degildir. Tumevarim tumden gelim, gibi bilgiyi zorunlu olarak ortaya cikaran kiyaslardir.

4 kiyas sekli vardir

1. sekil

her a, b'dir
her b, c'dir.
o halde her a, c'dir.

b orta terimdir. sonucun mevzusu a'dir o zaman a nin buldundugu onerme kucuk onermedir, cnin bulundugu onerme de buyuk onermedir

2. sekil

her insan hayvandir
hicbir insan tas degildir
o halde hicbir insan tas degildir

hayvan orta terim. insanin gectigi onerme kucuk tasin gectigi onerme buyuk. orta terim her ikisinde de mahmul oldugu icin buna 2. sekil deriz

ve 2. seklin sonuc vermesinin sarti bunlardan birinin olumlu birinin olumsuz olmasidir 2. onerme kulli olmak zorundadir yani buyuk onerme kulli olmalidir zira hukmu kucuk terim hakkinde veriyoruz

3. sekil

her insan hayvandir
her insan natiktir
bazi hayvanlar natiktir

insan orta terim, o halde hayvan ile natik birbirine baglanir sonucta oldugu gibi.

hayvanin bulundu oncule sugra deriz, natigin bulunduguna kubra deriz, orta terim ikisinin de konusunda mevzusunda bulundugu icin 3. sekil tamamlanmis olur

3. seklin bilgi vermesinin sarti sugranin olumlu olmasi ve 2 onermeden birinin kulli olmasidir.

4. sekil

her insan hayvandir
her natik insandir
o halde bazi hayvanlar natiktir

insan kucuk onermede mevzu, buyuk onermede mahmul. hayvanin gectigi onerme sugradir, natigin gectigi onerme kubradir.

1. sekil 4 sekilde sonuc verir

1. kulliyei mucibe + kulliyei mucibe = cuziyye i mucibe
2. kulliyei mucibe + kulliyei salibe = kulliyei salibe
3. cuziyyei mucibe + kulliyei mucibe = cuziyyei mucibe
4. cuziyyei mucibe + kulliyyei salibe = cuzziyei salibe


Bu sekilde kesin sonuc veren akli kiyaslarla kast ettigimiz seydir akil, yoksa halkin kast ettigi gibi kesin sonuclar vermeyen ilzami, musahedat, mucerrebat, hadsiyyat kesinlik iceremdigi icin bunlarin ayetlerle celismesi durumunda ayet tevil edilmez veya reddedilmez.

fakat kesin akli hukumler ayetle celisiyorsa ona ayet demeyiz. Ki dogruyu yanlisi, islamin hak oldugunu, hristiyanligin zerdustluggun batil oldugunu akilla biliriz. Bunun yolunu kapatmak dine fayda degil zarar verir.

2. sekilde 2. mukaddime "hicbir tas hayvan degildir" olacak

imas 23.01.26 07:41

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696820)
ona uydurma deriz, yahut tahrifata ugramis deriz. Zira sen avestanin ayetlerini ve ahura mazdanin tanri oldugunu reddetiyorsun, onlarin ayet dedigine sen beser sozu diyorsun.

Akli veren Allahtir, bu demek degildir ki Allahin dini bu akli kaidelere muhaliftir. Aklin sinirlari oldugunu zaten cevapta soyledim. Aklin sinirlari oldugu gibi, kesin sonuc verdigi kisimlar da vardir. Bunlar goz ardi edilirse tutarsizlik ve ikiyuzluluk yapilir. Teslimiyet kor taklit ve delilsiz batil inanc degildir.

Kurandaki bircok konuyu cozememekle, kesin akli hukumleri inkar etmek ayni sey degildir. Mesele kesin akli hukumlerle ayetlerin celiski icinde olabilecegini dogal bir seymis gibi soylemeniz.

Siz dinin dogru oldugunu akilla bilirsiniz, diger dinlerin batil oldgunu da akilla bilirsiniz. Eger dininiz kor taklit ve delilsiz inancsa onun su diger batil dinlerden bir farki kalmaz, kul onu tesbit edemez, ona itikad etmeye de guc yetiremez. Her halukarda bu hezeyan olur

sen şia mısın? mutezile misin?
avestanın hükmü yok tamamen tahrifat uğradı, zerdüşlükteki dokunulmayan ahura Mazda da uydurmadır
artık hükmü kalmamamış hiç doğru yeri kalmayan ki yönü ateşe tapmaya dönmüş bir geleneği konuşmak gereksiz.

HavasMuhasibi 23.01.26 09:27

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696778)
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

Kuran'ın indirildiği döneme baktığımızda, vahyin hala devam ettiğini ve Kuran'ın bugünkü anlamda bir kitap (mushaf) haline henüz gelmediğini görüyoruz. Bu yüzden Vakıa Suresinde geçen "kitap" ifadesinin, doğrudan bugün elimizde tuttuğumuz Kuran olması pek mantıklı gelmiyor.

Zaten ayette geçen ifade "kitabı meknun" yani örtülü, korunmuş bir kitap. Mushaf Rabbimiz tarafından korunuyor olsa da gizli değil, aksine herkesin elinde, okunuyor, taşınıyor. Bu yönüyle ayette bahsedilen kitabın Levhi Mahfuz olduğu görüşünün daha doğru olduğu kanaatindeyiz. Ayette geçen mutahharun kelimesi de Allah tarafından temizlenmiş olanlar manasına geliyor. Bu da insanlardan çok, tefsirlerde de ifade edildiği üzere melekleri işaret ediyor. Zaten vahye erişme, onu alma ve taşıma yetkisinin de insanlara değil, meleklere verildiğini biliyoruz.

Bu mantıktan yola çıkarak oradaki "dokunma" ifadesini de fiziki bir el teması olarak anlamamak gerek. Daha çok, Kuran'ın Levhi Mahfuzdaki aslına erişme anlamında değerlendirmek daha akla yatkın ve makul görünüyor. Yani ayet, Kuran'ın kaynağının korunmuşluğunu anlatıyor, yoksa kim elledi, kim ellemedi gibi bir tartışma değil bu. Dolayısıyla bu ayetten abdestsiz dokunulmaz hükmü çıkarmak zorlama bir hüküm olacaktır.

Mushafa abdestsiz dokunmama hükmü daha çok fıkıh, hadis ve sahabelerimizin yaptıkları çerçevesinde saygı ve edep anlayışıyla ele alınan bir konu.

Yusufiyeli 23.01.26 15:19

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696778)
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

Vakıa 79. Ayetin Elmalı tefsirinden aynen iltibas
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Ömer Nasuhi Bilmen tefsiri
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Yusufiyeli 23.01.26 15:31

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696778)
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.

Başka bir izahat Vakıa suresi 79. ayetteki la yemessühu ille'l-mutahherun ifadesi, Mushaf'a abdestsiz dokunulmasının caiz olmadığına delil gösterilmektedir. Ancak siyak-sibaktan da anlaşılacağı gibi bu ayetin Mushaf ve ona abdestsiz dokunmakla ilgisi yoktur. Kaldı ki abdestle ilgili ayet, Medine döneminde inen Maide suresinde yer almaktadır. Oysa bu sure Mekkidir. Ayrıca bu surenin indiği dönemde Mushaf diye bir şey de mevcut değildir. Ayetteki mutahherun kelimesinden maksat, meleklerdir. Dolayısıyla ayette anlatilan husus, Kur'an'ın şair veya kahin sözü olmadığı, bilakis onun Allah kelamı olduğu ve O'nun ilminde korunduğudur ( Kurtubi, el-Cami', 17.cilt sayfa 146). Bununla birlikte, İslam ulemasının bu ayete atifla Mushaf'a abdestsiz dokunmanın caiz olmadığını söylemesi, dini duyarlılık açısından bakıldığında kesinlikle isabetlidir. Çünkü Kur'an ve dolayısıyla onun cisimleşmiş şekli olan Mushaf, Allah kelamıdır ve her türlü hürmete layıktır. Bu itibarla, Mushaf'a abdestli dokunulmalı, Kur'an abdestli okunmalıdır. Kur'an'a hürmetin bir icabı da budur.

Cerrah 23.01.26 16:43

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696795)
ayetlerin tefsiri ortada iken bizim bu tefsire katkı yapmamız doğru olmaz, ayrıca kuranda akla yatkın diye bir şey yoktur çünkü akıl çok şeyi kabul etmez...

Hocam sorumuzun cevabı aslında Kur'an'ı Kerim'de

(Sana kitabı indiren O’dur. Onun (Kur’an) bir kısım âyetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır, diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde sapma meyli bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Hâlbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek pâyeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.)

Bazı bidat ehli sapkınlar muteşabih ayetlerin peşine düşüp habire uyduruyorlar Kur'an'ı Kerim'i sapkinliklarina delil getirmek istiyorlar.size sorum şu hocam bu ayet varken hala Kur'an'ı Kerim'in ayetlerinin görünen anlamları dışında başka anlamları olduğunu söylemek caiz midir

Selcuk1 23.01.26 18:18

Şeyh hamid-i veli somuncu baba fatiha şerifi 7 farklı şekilde tefsir etmiştir ulu caminde dörtten sonraki tefsiri orda bulunan ulema bile anlayamamıştır.
Demem o ki aklın almadığı yerde ehli sünnet ümmeti için kafa yormuş büyüklerimize itimat edip onlara uymamizdir .

Cerrah 23.01.26 18:31

Alıntı:

Selcuk1 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696877)
Şeyh hamid-i veli somuncu baba fatiha şerifi 7 farklı şekilde tefsir etmiştir ulu caminde dörtten sonraki tefsiri orda bulunan ulema bile anlayamamıştır.
Demem o ki aklın almadığı yerde ehli sünnet ümmeti için kafa yormuş büyüklerimize itimat edip onlara uymamizdir .

Bizim milletimiz bayılır israiliyattan kıssalar ekleyip anlatacaksın öyle tefsirler daha çok ilgi görür

edip 24.01.26 15:22

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696840)
sen şia mısın? mutezile misin?
avestanın hükmü yok tamamen tahrifat uğradı, zerdüşlükteki dokunulmayan ahura Mazda da uydurmadır
artık hükmü kalmamamış hiç doğru yeri kalmayan ki yönü ateşe tapmaya dönmüş bir geleneği konuşmak gereksiz.

meşşaiyim ve sünniyim. Avesta tahrifata ugrasin ugramasin muslumanlar nezdinde zaten kiymeti yok. Senin ahura mazda uydurmadir, avesta gecersizdir, dogru din Islamdir, teslis yanlistir, Allah islam dinini mucizelerle tasdik etmistir, Kur'an diger kitaplarin aksine olaganustudur gibi bilgilerin tamamina aklini kullanarak ulasiyorsun. Bir hindu sana bu hindu metinlerindeki celiskili seyleri veya bizim tanri olarak gordugumuz su ilahlari senin aklin almaz, bize o akli shiva verdi, akil dini anlamaz dese ne diyeceksin? Bir hristiyan tanrinin oglu olur, tanri hem 3tur hem 1dir senin aklin bunu anlayamaz, bize akli o verdi, akil yanilir aklin siniri var derse ne diyeceksin?

Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin? Siz aklin yolunu terk ediyorsaniz, size gore dogrunun yanlisin bir olcusu kalmiyor. Bir sey hem var hem yok bile olabiliyor, bir sey kendisi olmayan baska birsey bile olabiliyor. O zaman senin inancin delilsiz, sadece kuru bi inanc. E bu inancin aynisi yahudide de var, deistte de var, hristiyanda da var. Senin dinini onlarin dininden ayiran sey ne? Onlarin dininin batil oldugunu nasil biliyorsun senin dininin hak oldugunu biliyorsun? Yoksa sen bunu bilmiyorsunda sadece kabul mu ediyorsun? Bu gorusun nelere yol actigi ortada.

Ayrca konuyla alakasiz sekilde bana sii mi mutezili mi oldugumu soruyorsun fakat bu meselenin sii yada mutezili olmakla alakasi yok, sizin kabul ettiginiz ehli sunnet yani esari maturidi kelamcilarinin tamami bu goruste cem olmustur. Ehli sunnete gore de, messailere gore de mutezileye gore de HAK DIN akil ile celismez ve celisemez. Aklin kesin bilgi verdigi kisimlar vardir, aklin kesin oalrak verdigi bilgiler de asla inkar edilemez. Cunku dinin temeli de ona bina edilmistir.

imas 24.01.26 16:49

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696936)
meşşaiyim ve sünniyim. Avesta tahrifata ugrasin ugramasin muslumanlar nezdinde zaten kiymeti yok. Senin ahura mazda uydurmadir, avesta gecersizdir, dogru din Islamdir, teslis yanlistir, Allah islam dinini mucizelerle tasdik etmistir, Kur'an diger kitaplarin aksine olaganustudur gibi bilgilerin tamamina aklini kullanarak ulasiyorsun. Bir hindu sana bu hindu metinlerindeki celiskili seyleri veya bizim tanri olarak gordugumuz su ilahlari senin aklin almaz, bize o akli shiva verdi, akil dini anlamaz dese ne diyeceksin? Bir hristiyan tanrinin oglu olur, tanri hem 3tur hem 1dir senin aklin bunu anlayamaz, bize akli o verdi, akil yanilir aklin siniri var derse ne diyeceksin?

Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin? Siz aklin yolunu terk ediyorsaniz, size gore dogrunun yanlisin bir olcusu kalmiyor. Bir sey hem var hem yok bile olabiliyor, bir sey kendisi olmayan baska birsey bile olabiliyor. O zaman senin inancin delilsiz, sadece kuru bi inanc. E bu inancin aynisi yahudide de var, deistte de var, hristiyanda da var. Senin dinini onlarin dininden ayiran sey ne? Onlarin dininin batil oldugunu nasil biliyorsun senin dininin hak oldugunu biliyorsun? Yoksa sen bunu bilmiyorsunda sadece kabul mu ediyorsun? Bu gorusun nelere yol actigi ortada.

Ayrca konuyla alakasiz sekilde bana sii mi mutezili mi oldugumu soruyorsun fakat bu meselenin sii yada mutezili olmakla alakasi yok, sizin kabul ettiginiz ehli sunnet yani esari maturidi kelamcilarinin tamami bu goruste cem olmustur. Ehli sunnete gore de, messailere gore de mutezileye gore de HAK DIN akil ile celismez ve celisemez. Aklin kesin bilgi verdigi kisimlar vardir, aklin kesin oalrak verdigi bilgiler de asla inkar edilemez. Cunku dinin temeli de ona bina edilmistir.


bir çok soru sormuşsun ben 1 tanesinden sonucs ulaşayım

Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin?

el cevap
çünkü bana gelen bir din var , o dini bana getiren peygamber var , o peygamberin getirdiği dinin kitabında Yaratıcı olan Allah en yalan söylemem diyor, işte benim için bu geçerli bana nakledilen budur bende buna inanırım,

ayrıca. meşşai isen Kur'an'ın felsefesi ni değil Aristonun felsefesini kabul ediyorsun demektir buda yanlış yol demektir, aristo felsefesinin en büyük takipçileri ibni Sina ile farabi daha sonra tövbe edip ehli sünnete döndüler
sunni demek ehli sünnet demektir, ehli sünnette meşşailik diye bir yol
yok ..

Selcuk1 24.01.26 17:10

Etme cahille muhabbet küstürürsün, silme cam kırığıyla ardını, kestirirsin.

edip 25.01.26 14:42

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 696946)
bir çok soru sormuşsun ben 1 tanesinden sonucs ulaşayım

Yahut biri sana tanrinin yalan soylemedigini nereden biliyorsun? derse ne diyeceksin?

el cevap
çünkü bana gelen bir din var , o dini bana getiren peygamber var , o peygamberin getirdiği dinin kitabında Yaratıcı olan Allah en yalan söylemem diyor, işte benim için bu geçerli bana nakledilen budur bende buna inanırım,

ayrıca. meşşai isen Kur'an'ın felsefesi ni değil Aristonun felsefesini kabul ediyorsun demektir buda yanlış yol demektir, aristo felsefesinin en büyük takipçileri ibni Sina ile farabi daha sonra tövbe edip ehli sünnete döndüler
sunni demek ehli sünnet demektir, ehli sünnette meşşailik diye bir yol
yok ..

muallimi evvel farabi ve seyhurreis ibni sina'nin messai goruslerinden donup ehli sunnete gectigine dair hicbir sahih nakil yok. Ayrica onlarin ogrencilerinin de messai ekolu uzere geldigini ve devam ettikleriini biliyoruz. Ben alimlerin sahislarina bagli degilim, ortaya koydugu deliller dogruysa kabul ederim, degilse reddederim, ibni sina, farabi, ibni rusd gibi alimlerin sozleri onlar soyledi diye degerli degildir.

ben zaten ehli sunnet degilim ama belirttigim gibi bu meselede ehli sunnet ve mutezile de bizimle ayni gorustedir. Akil nakle mukaddemdir, kati bilgiyle ayetler celismez, celisemez bu imkansizdir.

Allah ayette ben yalan soylemem diyor seklinde bir delil de gecerli bir delil olmaz, cunku o yalan soyleyebilyor olsa "ben yalan soylemem" sozu de yalan olabilir. Allahin yalan soylemedigi bilgisi nakille ispatlanamaz, ancak akilla ispatlanabilir. Bu konuda sizin alimlerinizden esarilerden bir cok akli delil mevcuttur. Maturidilerin de delilleri mevcuttur, bizim de hakeza.

Sizin bu gorusleriniz ehli sunnetle zaten uyusmuyor ki, galiba siz maturidi veya esari degilsiniz. Aristo metafizigini kullaniyoruz, mantigi akli kullaniyoruz ve bunlarin dinle celismedigini soyluyoruz zaten. Akil yurutme sonucunda dogru dinin Islam oldugunu buluyoruz. Demek ki sizin inanciniz gerekcelendirilmis degil, sadece oylece inaniyorsunuz kabul ediyorsunuz. Bu durumda bir tartismaya giremezsiniz, dogru budur sudur diyemezsiniz, cunku aynisi hristiyanlar icinde gecerli, onlar da bize bu kitap geldi diyor, sonra hindular da aynisini diyor, bize bu ramayana vahyedildi shiva tarafindan, biz nakle bakariz diyorlar, shivanin verdigi akilla onu reddedemezsin celiski one suremezsin diyoralr. Ne olacak simdi?

imas 25.01.26 15:26

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 697035)
muallimi evvel farabi ve seyhurreis ibni sina'nin messai goruslerinden donup ehli sunnete gectigine dair hicbir sahih nakil yok. Ayrica onlarin ogrencilerinin de messai ekolu uzere geldigini ve devam ettikleriini biliyoruz. Ben alimlerin sahislarina bagli degilim, ortaya koydugu deliller dogruysa kabul ederim, degilse reddederim, ibni sina, farabi, ibni rusd gibi alimlerin sozleri onlar soyledi diye degerli degildir.

ben zaten ehli sunnet degilim ama belirttigim gibi bu meselede ehli sunnet ve mutezile de bizimle ayni gorustedir. Akil nakle mukaddemdir, kati bilgiyle ayetler celismez, celisemez bu imkansizdir.

Allah ayette ben yalan soylemem diyor seklinde bir delil de gecerli bir delil olmaz, cunku o yalan soyleyebilyor olsa "ben yalan soylemem" sozu de yalan olabilir. Allahin yalan soylemedigi bilgisi nakille ispatlanamaz, ancak akilla ispatlanabilir. Bu konuda sizin alimlerinizden esarilerden bir cok akli delil mevcuttur. Maturidilerin de delilleri mevcuttur, bizim de hakeza.

Sizin bu gorusleriniz ehli sunnetle zaten uyusmuyor ki, galiba siz maturidi veya esari degilsiniz. Aristo metafizigini kullaniyoruz, mantigi akli kullaniyoruz ve bunlarin dinle celismedigini soyluyoruz zaten. Akil yurutme sonucunda dogru dinin Islam oldugunu buluyoruz. Demek ki sizin inanciniz gerekcelendirilmis degil, sadece oylece inaniyorsunuz kabul ediyorsunuz. Bu durumda bir tartismaya giremezsiniz, dogru budur sudur diyemezsiniz, cunku aynisi hristiyanlar icinde gecerli, onlar da bize bu kitap geldi diyor, sonra hindular da aynisini diyor, bize bu ramayana vahyedildi shiva tarafindan, biz nakle bakariz diyorlar, shivanin verdigi akilla onu reddedemezsin celiski one suremezsin diyoralr. Ne olacak simdi?

bizde akıl ve nakil önemlidir dinde akıl olmadan nakil olmaz , nakil olmadan akıl olmaz,
hz peygamber sav. ben Peygamberim dediğinde sahabeler buna akıl ilemi inandı? nakil ile mi inandı? dinde akıl ve nakil birbirini tamamlar,
ayrıca sen aristo felsefesine inanıyorsan zaten nakle inanmazsın sadece akla inandığın için nakil senin için bir şey ifade etmez, Aristo felsefesi islamla uyuşmaz ayrıca ehli sünnet olmadığın için sana bir şey anlatmakta çok zordur,
hz peygamberin dediği söz vardır, ehli kitap 72 fırkaya ayrıldı, benim ümmetimde 73 fırkaya ayrılacak , 1 fırka cennetlik 72 fırka cehennemlik olacak diyor, islamın içine 1 nebze bir şey katan yoldan çıkar, sen aristo felsefenle devam et, benfe ehli sünnet vel cemaatimle fevam edeyim ,
çünkü sen beni çeviremezsin bende seni o yüzden herkes yolunda devam etsin

Sirri 25.01.26 16:32

Kıymetli arkadaşlar soruyu başlatan kardeşiniz olarak bir konuya değinmek istiyorum. Bizler yani ilimde burada cevap veren arkadaşlar kadar ileri olmadığımız için bazı konularda sorular soruyoruz. Gelen cevaplara baktığımda ilmi ile amel edemeyen, kırıcı ve itham edici cevaplar görüyorum. Sorunun ve cevap veren ilim sahiplerine verilen cevapların cahilce olduğunu vs. söyleyenler. Günümüzde yeni müslüman olanların beyanlarının geneline bakıldığında müslümanım diyenlerin yaşantılarından değil de Kur-an'ı Kerim'in şerefinden İslam'a tabi olduklarını görüyorum. Ben zaten kendi içimde çelişiyor olmasam burada soru sormam, verdiğimiz cevaplarla ben bilirim havalarında olsam zaten soru sormam, sorulan sorulara cevap yazarım. Kimseyi zan altında bırakmamak ile birlikte lütfen soru soran arkadaşların cevaplarına ilmimizin ameliyle cevap verelim.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hocama hakkında da bir kaç söz söylemek isterim. Kendisinden farklı bir konuda özel mesajlardan yardım istemiştim. Bazen keskin cevaplarla ama son derece sabırlı ve kırıcı olmayan bir tavırla her sorumu dikkate alıp cevap verdi. Bugün neticeye vardık ve bana kurduğu bir cümleyle bütün ön yargılarımı darma duman edip ilmine saygı duymamı sağladı. Ve kendi kendime dedim ki bu keskin cevapları vermesine sebep olan içinde bulunduğu hal ve kendisine Allah'ın ikramı olan ilmi. Bu sebeple kendisinden Allah gani gani razı olsun inşallah.
Sonuç olarak sorulara yapılan yorumlar emin olun soruyu soran arkadaşların siteye de ilminize de neticesinde İslam'a da siz farkında olmasanız da büyük faydaları ve zararları var. Bunun farkında olarak davranılmasını haddim olmayarak istirham ediyorum. Selametle.

imas 25.01.26 17:54

Alıntı:

Sirri Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 697055)
Kıymetli arkadaşlar soruyu başlatan kardeşiniz olarak bir konuya değinmek istiyorum. Bizler yani ilimde burada cevap veren arkadaşlar kadar ileri olmadığımız için bazı konularda sorular soruyoruz. Gelen cevaplara baktığımda ilmi ile amel edemeyen, kırıcı ve itham edici cevaplar görüyorum. Sorunun ve cevap veren ilim sahiplerine verilen cevapların cahilce olduğunu vs. söyleyenler. Günümüzde yeni müslüman olanların beyanlarının geneline bakıldığında müslümanım diyenlerin yaşantılarından değil de Kur-an'ı Kerim'in şerefinden İslam'a tabi olduklarını görüyorum. Ben zaten kendi içimde çelişiyor olmasam burada soru sormam, verdiğimiz cevaplarla ben bilirim havalarında olsam zaten soru sormam, sorulan sorulara cevap yazarım. Kimseyi zan altında bırakmamak ile birlikte lütfen soru soran arkadaşların cevaplarına ilmimizin ameliyle cevap verelim.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hocama hakkında da bir kaç söz söylemek isterim. Kendisinden farklı bir konuda özel mesajlardan yardım istemiştim. Bazen keskin cevaplarla ama son derece sabırlı ve kırıcı olmayan bir tavırla her sorumu dikkate alıp cevap verdi. Bugün neticeye vardık ve bana kurduğu bir cümleyle bütün ön yargılarımı darma duman edip ilmine saygı duymamı sağladı. Ve kendi kendime dedim ki bu keskin cevapları vermesine sebep olan içinde bulunduğu hal ve kendisine Allah'ın ikramı olan ilmi. Bu sebeple kendisinden Allah gani gani razı olsun inşallah.
Sonuç olarak sorulara yapılan yorumlar emin olun soruyu soran arkadaşların siteye de ilminize de neticesinde İslam'a da siz farkında olmasanız da büyük faydaları ve zararları var. Bunun farkında olarak davranılmasını haddim olmayarak istirham ediyorum. Selametle.

gösterdiğin teveccühten dolayı teşekkür ederim , ayrıca hep söylediğim bir sözümü tekrar edeyim, ben bir ilim talebesiyim bu ilmin sonu yok sonu olmayan bir ilimde ancak talebe olunur hoca değil...

edip 26.01.26 17:26

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 697039)
bizde akıl ve nakil önemlidir dinde akıl olmadan nakil olmaz , nakil olmadan akıl olmaz,
hz peygamber sav. ben Peygamberim dediğinde sahabeler buna akıl ilemi inandı? nakil ile mi inandı? dinde akıl ve nakil birbirini tamamlar,
ayrıca sen aristo felsefesine inanıyorsan zaten nakle inanmazsın sadece akla inandığın için nakil senin için bir şey ifade etmez, Aristo felsefesi islamla uyuşmaz ayrıca ehli sünnet olmadığın için sana bir şey anlatmakta çok zordur,
hz peygamberin dediği söz vardır, ehli kitap 72 fırkaya ayrıldı, benim ümmetimde 73 fırkaya ayrılacak , 1 fırka cennetlik 72 fırka cehennemlik olacak diyor, islamın içine 1 nebze bir şey katan yoldan çıkar, sen aristo felsefenle devam et, benfe ehli sünnet vel cemaatimle fevam edeyim ,
çünkü sen beni çeviremezsin bende seni o yüzden herkes yolunda devam etsin

hz peygambere inanan sahabeler de akliyla inandi. Akliyla onun siradan biri olmadigini, yalanci olmadigini buldu. Bastan beri diyorum ki, hindularin metinleri de nakil, Kuran da nakil. Burada birinin Allahtan geldigini, digerinin beser sozu oldugunu ayirt ettigin yegane sey akil. Akil ve Nakil birbirini tamamlar, fakat ehli sunnette dahil tum akil sahiplerinin ittifak ettigi bir hakikat var ki, o da aklin nakle mukaddem oldugu. Akil nakilden once gelir.

Benim aristonun metafizigini kullanmam, vahyi Kurani dini kabul etmememi gerektirmiyor, aristonun tum goruslerini niye kabul edelim? biz mutaassib kor cahiller miyiz? Biz onun dediklerinden hak olani kabul ederiz, batil olani reddederiz. Aristo peygamber degil, birsey degil, onun sozu kendi zatindan oturu kiymetli olmaz, delile bakariz.

Ben ehli sunnet degilim, fakat sen de ehli sunnet degilsin. Sana da laf anlatmak cok zor olmali bu durumda. Cunku ehli sunnet dedigimiz maturidiler esariler bu konuda ittifak halinde. Aklin nakle mukaddem oldugunu inkar eden tek tuk hasevi, kerrami, mucessime ve musebbihe guruplardir. Geri kalan tum firkalar aklin nakle mukaddem oldugunda ittifak etmistir.

Islamin icine bir nebze birsey katan yoldan cikar diyorsun, aynisini kendi alimlerine ve kendin hakkinda da soyluyor musun? Sizler fikih usulunu sonradan ortaya koymadiniz mi? Hadislerin sihhiatini tesbit etmek icin epistemoloji kullanmadiniz mi? Fikihta hukum istinbat etmek icin tahkir ettiginiz aristonun mantigini okutuyor sizin alimleriniz medreselerde? Gazzalisinden tut, subkisine, suyutisinden tut sadrusseriasina hepsi mantik kullaniyor? Gelenek yapinca halkin gozu onunde olan kimseler yapinca zindik oluyor, sapkin oluyor, ismimiz goruslerlimiz fikrimiz farkli diye biz yapinca sapkin felsefeciler oluyoruz? Bu hakkaniyet degildir.

imas 26.01.26 17:45

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 697246)
hz peygambere inanan sahabeler de akliyla inandi. Akliyla onun siradan biri olmadigini, yalanci olmadigini buldu. Bastan beri diyorum ki, hindularin metinleri de nakil, Kuran da nakil. Burada birinin Allahtan geldigini, digerinin beser sozu oldugunu ayirt ettigin yegane sey akil. Akil ve Nakil birbirini tamamlar, fakat ehli sunnette dahil tum akil sahiplerinin ittifak ettigi bir hakikat var ki, o da aklin nakle mukaddem oldugu. Akil nakilden once gelir.

Benim aristonun metafizigini kullanmam, vahyi Kurani dini kabul etmememi gerektirmiyor, aristonun tum goruslerini niye kabul edelim? biz mutaassib kor cahiller miyiz? Biz onun dediklerinden hak olani kabul ederiz, batil olani reddederiz. Aristo peygamber degil, birsey degil, onun sozu kendi zatindan oturu kiymetli olmaz, delile bakariz.

Ben ehli sunnet degilim, fakat sen de ehli sunnet degilsin. Sana da laf anlatmak cok zor olmali bu durumda. Cunku ehli sunnet dedigimiz maturidiler esariler bu konuda ittifak halinde. Aklin nakle mukaddem oldugunu inkar eden tek tuk hasevi, kerrami, mucessime ve musebbihe guruplardir. Geri kalan tum firkalar aklin nakle mukaddem oldugunda ittifak etmistir.

Islamin icine bir nebze birsey katan yoldan cikar diyorsun, aynisini kendi alimlerine ve kendin hakkinda da soyluyor musun? Sizler fikih usulunu sonradan ortaya koymadiniz mi? Hadislerin sihhiatini tesbit etmek icin epistemoloji kullanmadiniz mi? Fikihta hukum istinbat etmek icin tahkir ettiginiz aristonun mantigini okutuyor sizin alimleriniz medreselerde? Gazzalisinden tut, subkisine, suyutisinden tut sadrusseriasina hepsi mantik kullaniyor? Gelenek yapinca halkin gozu onunde olan kimseler yapinca zindik oluyor, sapkin oluyor, ismimiz goruslerlimiz fikrimiz farkli diye biz yapinca sapkin felsefeciler oluyoruz? Bu hakkaniyet degildir.

fıkıhta aristo mantığı olduğunu ilk kez senden duydum,
benim ehli sünnet olmadığımın kararını senmi vereceksin, sen bu konuda fetva makamımısın , benim ne olduğuma bir aristocumu verecek ,
zaten konuşmaya sın verdiren senin gibi insanların karşısındakine zorla yadçftalama yapması
işte diyorum ya sen putperest Aristonun fikirleriyle düşünceleriyle yürüdüğün için nakil senin için geçersiz ,
hz peygamber nübüvvetini sahabeye nakletti sahabe akıl ile inandı, yani hem akıl var hem nakil var ,
ama sen nakle inanmadığın için konuşmaya gerek yok, zaten ben ehli sünnet vel cemaat olmayanlarla bu konuları ****artık***** konuşmuyorum,
ahir zamandayız senin gibi İslam'a aristo düşüncesi sokmaya çalışanlarla konuşmaktan bıktım , artık safların belli olduğu zamandayız,

Cerrah 26.01.26 17:49

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 697256)
fıkıhta aristo mantığı olduğunu ilk kez senden duydum,
benim ehli sünnet olmadığımın kararını senmi vereceksin, sen bu konuda fetva makamımısın , benim ne olduğuma bir aristocumu verecek ,
zaten konuşmaya sın verdiren senin gibi insanların karşısındakine zorla yadçftalama yapması
işte diyorum ya sen putperest Aristonun fikirleriyle düşünceleriyle yürüdüğün için nakil senin için geçersiz ,
hz peygamber nübüvvetini sahabeye nakletti sahabe akıl ile inandı, yani hem akıl var hem nakil var ,
ama sen nakle inanmadığın için konuşmaya gerek yok, zaten ben ehli sünnet vel cemaat olmayanlarla bu konuları ****artık***** konuşmuyorum,
ahir zamandayız senin gibi İslam'a aristo düşüncesi sokmaya çalışanlarla konuşmaktan bıktım , artık safların belli olduğu zamandayız,

Dediğiniz gibi hocam ahir zamandayiz kalpte imanı tutmak elde köz ateşi tutmaktan daha zor

edip 26.01.26 21:25

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 697256)
fıkıhta aristo mantığı olduğunu ilk kez senden duydum,
benim ehli sünnet olmadığımın kararını senmi vereceksin, sen bu konuda fetva makamımısın , benim ne olduğuma bir aristocumu verecek ,
zaten konuşmaya sın verdiren senin gibi insanların karşısındakine zorla yadçftalama yapması
işte diyorum ya sen putperest Aristonun fikirleriyle düşünceleriyle yürüdüğün için nakil senin için geçersiz ,
hz peygamber nübüvvetini sahabeye nakletti sahabe akıl ile inandı, yani hem akıl var hem nakil var ,
ama sen nakle inanmadığın için konuşmaya gerek yok, zaten ben ehli sünnet vel cemaat olmayanlarla bu konuları ****artık***** konuşmuyorum,
ahir zamandayız senin gibi İslam'a aristo düşüncesi sokmaya çalışanlarla konuşmaktan bıktım , artık safların belli olduğu zamandayız,

ee fikihta aristo mantigi kullanildigindan bile bihabersin. isaguci, semsiyye gibi orta seviye mantik eserlerini bile okumamissin. Fikih usulunden mutekellimin metodundan falan da bihabersin. Ben saygiyla delille uyarida bulundum, sen bana nakle inanmiyorsun diye iftira ettin. Hem kazibsin hem mufterisin, senin ehli sunnet olmadigini en temel ehli sunnet metinlerini okumus herkes bilir, ne esarilerle alakan var ne maturidilerle, kelam bildigin de yok, selefi bile degilsin. Su konusmayi tarafsiz akli selim kim okusa senin ne denli bi hezeyan icinde oldugunu gorur, buradaki 2-3 cahil de seni pohpohluyor diye kendini bir sey zannetme. Hicbir klasik ilmi de tedris etmemissin. Allah sana da, hakki hakikati bilmeyip kor taklit yapan diger arkadaslara da bana da hidayet etsin daha da bir sey konusmuyorum

imas 26.01.26 21:42

Alıntı:

edip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 697278)
ee fikihta aristo mantigi kullanildigindan bile bihabersin. isaguci, semsiyye gibi orta seviye mantik eserlerini bile okumamissin. Fikih usulunden mutekellimin metodundan falan da bihabersin. Ben saygiyla delille uyarida bulundum, sen bana nakle inanmiyorsun diye iftira ettin. Hem kazibsin hem mufterisin, senin ehli sunnet olmadigini en temel ehli sunnet metinlerini okumus herkes bilir, ne esarilerle alakan var ne maturidilerle, kelam bildigin de yok, selefi bile degilsin. Su konusmayi tarafsiz akli selim kim okusa senin ne denli bi hezeyan icinde oldugunu gorur, buradaki 2-3 cahil de seni pohpohluyor diye kendini bir sey zannetme. Hicbir klasik ilmi de tedris etmemissin. Allah sana da, hakki hakikati bilmeyip kor taklit yapan diger arkadaslara da bana da hidayet etsin daha da bir sey konusmuyorum

fikihta aristo mantigi kullanildigindan bile bihabersin
yürü git nereden uyduruyorsun bu kadar yalanı, hangi fıkıhta putperestin mantığı kullanılır,ne mantığı fıkıhts mantık olmaz, siz sapık inancınızı fıkha bile sokmaya çalışan sapık topluluklarsınız,
aristo mantığını islama sıkmaya çalışan ibni sina, Farabi ve razi dir, xaten ilk ikisi tövbe etti,
sana razi kaldı al oda senin olsun
sristoya inanmayan birine isagoci ve razi nin şemsiyyesi ni oku demek ancak laf ebeliği yapan palyaçoların işidir,
asıl cahil ve iftiracı olan sapkın sensin, ancak laf ebeliği ile konuşuyorsun , aynı hz peygambere iftira atan müşrikler gibi,
İslam'ın içine aristo putperestinin fikrini sokan, Allah kelamına yakıştırma yapan müşriktir,
buraya gelip insanların kafasını karıştırma edepsiz ....

imas 26.01.26 22:02

fikrini savunduğu Aristo denen putperest, Allahın yeryüzündeki halifem, esrefi mahlukat dediği insan için
insan düşünen hayvandır diyen,
sadece, beden ve ruhuyla kendini bir erkeğin aşkına verebilen genç erkekler ileride devlet büyükleri olabilirler diyen eşcinsel mahlukun
sapkın fikirlerini kabul ettiğini, fıkıhta bu mahlukun fikirlerinin benimsendiğini söyleyen bir cahil islama iftira atıyor,
bunların Müslümanım diyerek islama attıkları iftiraları en azılı kafirler bile atmadı, bitmediler bir türlü...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:04.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148