Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


'Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz' ayetindeki temizlenenler kimlerdir?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 23.01.26, 15:31
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Sirri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
78- Korunmuş bir kitaptadır.
79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez.
80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var.
Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."
Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor.
Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var.
Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor.
Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum.
İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.
Başka bir izahat Vakıa suresi 79. ayetteki la yemessühu ille'l-mutahherun ifadesi, Mushaf'a abdestsiz dokunulmasının caiz olmadığına delil gösterilmektedir. Ancak siyak-sibaktan da anlaşılacağı gibi bu ayetin Mushaf ve ona abdestsiz dokunmakla ilgisi yoktur. Kaldı ki abdestle ilgili ayet, Medine döneminde inen Maide suresinde yer almaktadır. Oysa bu sure Mekkidir. Ayrıca bu surenin indiği dönemde Mushaf diye bir şey de mevcut değildir. Ayetteki mutahherun kelimesinden maksat, meleklerdir. Dolayısıyla ayette anlatilan husus, Kur'an'ın şair veya kahin sözü olmadığı, bilakis onun Allah kelamı olduğu ve O'nun ilminde korunduğudur ( Kurtubi, el-Cami', 17.cilt sayfa 146). Bununla birlikte, İslam ulemasının bu ayete atifla Mushaf'a abdestsiz dokunmanın caiz olmadığını söylemesi, dini duyarlılık açısından bakıldığında kesinlikle isabetlidir. Çünkü Kur'an ve dolayısıyla onun cisimleşmiş şekli olan Mushaf, Allah kelamıdır ve her türlü hürmete layıktır. Bu itibarla, Mushaf'a abdestli dokunulmalı, Kur'an abdestli okunmalıdır. Kur'an'a hürmetin bir icabı da budur.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23.01.26, 18:18
 
Üyelik tarihi: 10.04.24
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 150
Forum Puanı: 840
Etiketlendiği Mesaj: 8 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Şeyh hamid-i veli somuncu baba fatiha şerifi 7 farklı şekilde tefsir etmiştir ulu caminde dörtten sonraki tefsiri orda bulunan ulema bile anlayamamıştır.
Demem o ki aklın almadığı yerde ehli sünnet ümmeti için kafa yormuş büyüklerimize itimat edip onlara uymamizdir .

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.01.26, 18:31
 
Üyelik tarihi: 27.07.24
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 292
Forum Puanı: 769
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Selcuk1 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şeyh hamid-i veli somuncu baba fatiha şerifi 7 farklı şekilde tefsir etmiştir ulu caminde dörtten sonraki tefsiri orda bulunan ulema bile anlayamamıştır.
Demem o ki aklın almadığı yerde ehli sünnet ümmeti için kafa yormuş büyüklerimize itimat edip onlara uymamizdir .
Bizim milletimiz bayılır israiliyattan kıssalar ekleyip anlatacaksın öyle tefsirler daha çok ilgi görür

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 24.01.26, 17:10
 
Üyelik tarihi: 10.04.24
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 150
Forum Puanı: 840
Etiketlendiği Mesaj: 8 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Etme cahille muhabbet küstürürsün, silme cam kırığıyla ardını, kestirirsin.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25.01.26, 16:32
 
Üyelik tarihi: 15.07.22
Bulunduğu yer: Sakarya
Mesajlar: 107
Forum Puanı: 1482
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Kıymetli arkadaşlar soruyu başlatan kardeşiniz olarak bir konuya değinmek istiyorum. Bizler yani ilimde burada cevap veren arkadaşlar kadar ileri olmadığımız için bazı konularda sorular soruyoruz. Gelen cevaplara baktığımda ilmi ile amel edemeyen, kırıcı ve itham edici cevaplar görüyorum. Sorunun ve cevap veren ilim sahiplerine verilen cevapların cahilce olduğunu vs. söyleyenler. Günümüzde yeni müslüman olanların beyanlarının geneline bakıldığında müslümanım diyenlerin yaşantılarından değil de Kur-an'ı Kerim'in şerefinden İslam'a tabi olduklarını görüyorum. Ben zaten kendi içimde çelişiyor olmasam burada soru sormam, verdiğimiz cevaplarla ben bilirim havalarında olsam zaten soru sormam, sorulan sorulara cevap yazarım. Kimseyi zan altında bırakmamak ile birlikte lütfen soru soran arkadaşların cevaplarına ilmimizin ameliyle cevap verelim.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hocama hakkında da bir kaç söz söylemek isterim. Kendisinden farklı bir konuda özel mesajlardan yardım istemiştim. Bazen keskin cevaplarla ama son derece sabırlı ve kırıcı olmayan bir tavırla her sorumu dikkate alıp cevap verdi. Bugün neticeye vardık ve bana kurduğu bir cümleyle bütün ön yargılarımı darma duman edip ilmine saygı duymamı sağladı. Ve kendi kendime dedim ki bu keskin cevapları vermesine sebep olan içinde bulunduğu hal ve kendisine Allah'ın ikramı olan ilmi. Bu sebeple kendisinden Allah gani gani razı olsun inşallah.
Sonuç olarak sorulara yapılan yorumlar emin olun soruyu soran arkadaşların siteye de ilminize de neticesinde İslam'a da siz farkında olmasanız da büyük faydaları ve zararları var. Bunun farkında olarak davranılmasını haddim olmayarak istirham ediyorum. Selametle.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 25.01.26, 17:54
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,533
Forum Puanı: 10290
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Sirri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kıymetli arkadaşlar soruyu başlatan kardeşiniz olarak bir konuya değinmek istiyorum. Bizler yani ilimde burada cevap veren arkadaşlar kadar ileri olmadığımız için bazı konularda sorular soruyoruz. Gelen cevaplara baktığımda ilmi ile amel edemeyen, kırıcı ve itham edici cevaplar görüyorum. Sorunun ve cevap veren ilim sahiplerine verilen cevapların cahilce olduğunu vs. söyleyenler. Günümüzde yeni müslüman olanların beyanlarının geneline bakıldığında müslümanım diyenlerin yaşantılarından değil de Kur-an'ı Kerim'in şerefinden İslam'a tabi olduklarını görüyorum. Ben zaten kendi içimde çelişiyor olmasam burada soru sormam, verdiğimiz cevaplarla ben bilirim havalarında olsam zaten soru sormam, sorulan sorulara cevap yazarım. Kimseyi zan altında bırakmamak ile birlikte lütfen soru soran arkadaşların cevaplarına ilmimizin ameliyle cevap verelim.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hocama hakkında da bir kaç söz söylemek isterim. Kendisinden farklı bir konuda özel mesajlardan yardım istemiştim. Bazen keskin cevaplarla ama son derece sabırlı ve kırıcı olmayan bir tavırla her sorumu dikkate alıp cevap verdi. Bugün neticeye vardık ve bana kurduğu bir cümleyle bütün ön yargılarımı darma duman edip ilmine saygı duymamı sağladı. Ve kendi kendime dedim ki bu keskin cevapları vermesine sebep olan içinde bulunduğu hal ve kendisine Allah'ın ikramı olan ilmi. Bu sebeple kendisinden Allah gani gani razı olsun inşallah.
Sonuç olarak sorulara yapılan yorumlar emin olun soruyu soran arkadaşların siteye de ilminize de neticesinde İslam'a da siz farkında olmasanız da büyük faydaları ve zararları var. Bunun farkında olarak davranılmasını haddim olmayarak istirham ediyorum. Selametle.
gösterdiğin teveccühten dolayı teşekkür ederim , ayrıca hep söylediğim bir sözümü tekrar edeyim, ben bir ilim talebesiyim bu ilmin sonu yok sonu olmayan bir ilimde ancak talebe olunur hoca değil...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26.01.26, 22:02
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,533
Forum Puanı: 10290
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

fikrini savunduğu Aristo denen putperest, Allahın yeryüzündeki halifem, esrefi mahlukat dediği insan için
insan düşünen hayvandır diyen,
sadece, beden ve ruhuyla kendini bir erkeğin aşkına verebilen genç erkekler ileride devlet büyükleri olabilirler diyen eşcinsel mahlukun
sapkın fikirlerini kabul ettiğini, fıkıhta bu mahlukun fikirlerinin benimsendiğini söyleyen bir cahil islama iftira atıyor,
bunların Müslümanım diyerek islama attıkları iftiraları en azılı kafirler bile atmadı, bitmediler bir türlü...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 27.01.26, 10:12
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,533
Forum Puanı: 10290
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

konuyu bütün olarak okumayınca veya okuduğunu anlamayınca oradi ithamların kime niye yapıldığınıda anlayabilmek maharet olur ,

islama aristo felsefesini sokmaya çalışan müşriktir.
orada ki putperest diye itham edilen gerçekten putperestir,
fıkhın içine felsefe sokan cahildir,


ayrıca konudaki islamın özü olan akıl ve nakli sözlerinden aklı süzüp sadece nakli cımbızlamak çok kurnaz bir takiyyedir

insanların kendi otorite sayar gibi bizim kanaatimizce gibi kelimeleri kullanmak kendine paye biçmeside çok acı bir durum, çünkü konuda kimsenin kanaati sorulmadı,

ayrıca konuya bu tür bir yaklaşım yapanın
aristoyu, ibni rüştü, razi yi hiç tanımadıkları fikirerini bilmedikleri halde laf kalabalığı yaptığı anlaşılıyor,
ayrıca gazalinin sözünü söyleyenin , gazalinin felsefecileri tekfir ettiğinide bilmediği anlaşılıyor,

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 27.01.26, 10:26
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,533
Forum Puanı: 10290
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

ayrıca aristonun şu lafında ne var bu lafında ne var diyenlerin son hali babalarının bile reddettiği evlatlar haline dönmektir, ( aristonun şu laflarında ne var ki diyenler kimlerden bahsettiğimi anlamıştır )
dahada garip olanı ilk çağ sapık bir Yunan filozofunun 2 lafında ne varki bunda diye İslam'a yamamaya çalışmak çok acı değil 2 lafı 99 lafı doğru olsa bile adam putperest, Aristo felsefesinde her şey sorgulanmalıdır , fakat islamda her şey sorgulanmaz
eğer öyle aristonun 2 lafı doğru diye benimseniyorsa,müceddit olan ibni teymiyeyi alıp baştacı yapmak gerekir çünkü onun 2 lafı yanlış gerisi doğru

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 27.01.26, 12:35
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bilginin kaynağı olarak akıl, bilgilerimizin kaynağı olması bakımından oldukça önemli bir mevkiye sahiptir. İlk bilgi kuramından bahseden Matüridi, aklı, analiz (tahlil) ve sentez (terkip) yapma kabiliyeti olarak görür. Yani Matüridi'ye göre akıl, "aynı özellikte olup bir araya gelmesi mümkün olan şeyleri birleştiren ve ayrılması mümkün olanları da ayıran şey" olarak tanımlar.( Matüridi, Kitabü't-Tevhid, 5.) Matüridi'nin en önemli takipçilerinden biri olan Nesefi'de aklı bir bilgi sebebi, bir bilgi kaynağı olarak kabul eder. Nesefi, akıl ile nazar ve istidlal etmekten, bilgiye götüren, bilgiye ulaştıran "bir bilgi elde etme yolu” olarak görür.( Nesefi, Tabsıratü'l-Edille, 1.cilt sayfa 27.) Dolayısıyla Nesefi'ye göre akıl, bilinmesi mümkün olanları sınıflayarak onlardan mantıki sonuçlar çıkaran ve insana kıyas yapma gücü veren bir araç olarak kabul edilmektedir. Pezdevi de aklı, duyu organları gibi nesnelerin bilinmesinde bir vasıta (araç) olarak değerlendirir. Allah, insanların eşyanın hakikatini tanımaları için aklı bir vasıta olarak yaratmıştır. Pezdevi, aklın mahiyetine ilişkin olarak şöyle der; Akıl parlak, latif bir cisimdir. Aklın yeri beyin olup, etkisi kalptedir. Kalp, gözün, güneşin ve eşyanın ışığıyla algılayıcı olması gibi aklın nuruyla nesne ve eşyaları idrak eder. Nur azalır veya zayıflarsa idrak de o oranda azalır veya zayıflar.( Pezdevi, Usuli'd Din, 297-298) Ancak aklın işlevleri çok çeşitlidir. Akıl kendi başına bağımsız bir bilgi kaynağı olmakla birlikte, diğer bilgi elde edilen kaynakların kontrolünü de yapar.
Bütün bilgi kaynaklarından gelen bilgileri tasnif eder ve kendisine iletilen bilgilerin güvenirliği ile ilgili kararlar verir. Akıl bununla da yetinmez kendisine ulaşan bilgilere dayanarak başka bilgilerde üretir. Aynı zamanda akıl bazı şeyleri bedihi (apriori) olarak anlatılan, bir şeyin aynı anda iki farklı yerde olmayacağı, bir bilir. Bu bilgiler zorunlu bilgilerdir.( Nesefi, Tabsıratü'l-Edille, cilt 1 sayfa 27; Sabuni, Bidaye fi Usulid-Din, 49-50.) Örneğin mantık ilminde anlatılan bir şeyin aynı anda iki farklı yerde olmayacağı bir şeyin kendisiyle özdeş olduğu, üçüncü ihtimalin yokluğu, bütün parçasından büyüktür vb. şeyler bu tür bir bilgidir. Akıl duyularımızın verileri ile apriori bilgileri kullanarak yeni düşünceler/fikirler üretir. Fakat bu fikirlerin bilgi olabilmesi için diğer bilgi kaynaklarıyla kontrolü gerekir.
Akıl gerek bilgi kaynağı olarak gerekse diğer bilgi kaynaklarının güvenirliğini sağlayan bir yeti/güç olarak bilgi epistemolojisinde çok önemli bir konuma sahiptir. Eğer akıl kabul edilmez, ona ve verdiği bilgilere güvenilmezse o zaman her türlü bilgi ve değer de geçerliliğini yitirir. Bu bağlamda Kur'an; asla aklı küçümsemez, değersiz hale getirmez, aksine inkarcılığı, sapkınlığı, günahkarlığı ve cehaleti aklı kullanmamaya ve akletmemeye bağlar. "... ancak bilginler düşünüp anlar" (Ankebut suresi ayet 43)". Allah azabı akıllarını kullanmayanlara verir.",(Yunus süresi ayet 100) ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille (beyyine) "(Enfal suresi 42. Ayet) Dolayısıyla aklı küçümsemek, atıl bırakmak, karşı çıkmak, Allah'ın insana yol gösterici (hidayeti amme) olarak lütfettiği bu niteliğin kıymetini bilmemek anlamına gelir. Çünkü Kur'an kendisinde akıl bulunanları, aklı kullananları diğer varlıklardan daha saygın, değerli olduğunu ifade eder. Ayrıca Kur'an, yüzlerce ayette akla direk veya dolaylı vurgu yaparak aklın önemini, akıl yürüterek doğru bilgiye ulaşabileceğini haber vermektedir.(Bakara suresi ayet 164; Fussilet suresi 53 ve 54. Ayetler; Zariyat suresi 20 ve 21. Ayetler; Gaşiye suresi 17 ve 20. Ayetler) Birçok ayette duyu ve tecrübeyle elde edilemeyen bilgilerin aklın istidlal/nazar yaparak bilgiye ulaşılabileceğine vurgu yapılmaktadır. Neticede akıl, haber ve duyu alanlarının dışında kalan birçok konuda insana doğru ve güvenilir bilgi verir. Böylece insanın bilgiye erişmesinde önemli bir role sahiptir. Yani insan için vazgeçilmez bir bilgi kaynağıdır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Muhyiddin ibn-i Arabiden Tavsiyleler (Mutlaka Okuyun) HeartLess Tasavvuf & Tarikatler 22 21.11.25 04:06
Delailul Hayrat Türkçe Okunuşuyla Sin Peygamberler 15 15.05.24 12:13
esmai erbain Manevitokat Evradiyeler & Azametler 1 28.09.22 18:08
Esma-i idrisiyye Lokman Esmai idrisiyye 12 15.06.18 21:00
Duanın fazduanın fazileti ve vaktiileti ve vakti 3 Tuana Dualar & Dua Kardeşliği 7 10.05.18 10:11


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com