![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#2
|
|||
|
|||
|
Şeyh hamid-i veli somuncu baba fatiha şerifi 7 farklı şekilde tefsir etmiştir ulu caminde dörtten sonraki tefsiri orda bulunan ulema bile anlayamamıştır.
Demem o ki aklın almadığı yerde ehli sünnet ümmeti için kafa yormuş büyüklerimize itimat edip onlara uymamizdir .
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
Kıymetli arkadaşlar soruyu başlatan kardeşiniz olarak bir konuya değinmek istiyorum. Bizler yani ilimde burada cevap veren arkadaşlar kadar ileri olmadığımız için bazı konularda sorular soruyoruz. Gelen cevaplara baktığımda ilmi ile amel edemeyen, kırıcı ve itham edici cevaplar görüyorum. Sorunun ve cevap veren ilim sahiplerine verilen cevapların cahilce olduğunu vs. söyleyenler. Günümüzde yeni müslüman olanların beyanlarının geneline bakıldığında müslümanım diyenlerin yaşantılarından değil de Kur-an'ı Kerim'in şerefinden İslam'a tabi olduklarını görüyorum. Ben zaten kendi içimde çelişiyor olmasam burada soru sormam, verdiğimiz cevaplarla ben bilirim havalarında olsam zaten soru sormam, sorulan sorulara cevap yazarım. Kimseyi zan altında bırakmamak ile birlikte lütfen soru soran arkadaşların cevaplarına ilmimizin ameliyle cevap verelim.
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hocama hakkında da bir kaç söz söylemek isterim. Kendisinden farklı bir konuda özel mesajlardan yardım istemiştim. Bazen keskin cevaplarla ama son derece sabırlı ve kırıcı olmayan bir tavırla her sorumu dikkate alıp cevap verdi. Bugün neticeye vardık ve bana kurduğu bir cümleyle bütün ön yargılarımı darma duman edip ilmine saygı duymamı sağladı. Ve kendi kendime dedim ki bu keskin cevapları vermesine sebep olan içinde bulunduğu hal ve kendisine Allah'ın ikramı olan ilmi. Bu sebeple kendisinden Allah gani gani razı olsun inşallah. Sonuç olarak sorulara yapılan yorumlar emin olun soruyu soran arkadaşların siteye de ilminize de neticesinde İslam'a da siz farkında olmasanız da büyük faydaları ve zararları var. Bunun farkında olarak davranılmasını haddim olmayarak istirham ediyorum. Selametle.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#7
|
||||
|
||||
|
fikrini savunduğu Aristo denen putperest, Allahın yeryüzündeki halifem, esrefi mahlukat dediği insan için
insan düşünen hayvandır diyen, sadece, beden ve ruhuyla kendini bir erkeğin aşkına verebilen genç erkekler ileride devlet büyükleri olabilirler diyen eşcinsel mahlukun sapkın fikirlerini kabul ettiğini, fıkıhta bu mahlukun fikirlerinin benimsendiğini söyleyen bir cahil islama iftira atıyor, bunların Müslümanım diyerek islama attıkları iftiraları en azılı kafirler bile atmadı, bitmediler bir türlü...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#8
|
||||
|
||||
|
konuyu bütün olarak okumayınca veya okuduğunu anlamayınca oradi ithamların kime niye yapıldığınıda anlayabilmek maharet olur ,
islama aristo felsefesini sokmaya çalışan müşriktir. orada ki putperest diye itham edilen gerçekten putperestir, fıkhın içine felsefe sokan cahildir, ayrıca konudaki islamın özü olan akıl ve nakli sözlerinden aklı süzüp sadece nakli cımbızlamak çok kurnaz bir takiyyedir insanların kendi otorite sayar gibi bizim kanaatimizce gibi kelimeleri kullanmak kendine paye biçmeside çok acı bir durum, çünkü konuda kimsenin kanaati sorulmadı, ayrıca konuya bu tür bir yaklaşım yapanın aristoyu, ibni rüştü, razi yi hiç tanımadıkları fikirerini bilmedikleri halde laf kalabalığı yaptığı anlaşılıyor, ayrıca gazalinin sözünü söyleyenin , gazalinin felsefecileri tekfir ettiğinide bilmediği anlaşılıyor,
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#9
|
||||
|
||||
|
ayrıca aristonun şu lafında ne var bu lafında ne var diyenlerin son hali babalarının bile reddettiği evlatlar haline dönmektir, ( aristonun şu laflarında ne var ki diyenler kimlerden bahsettiğimi anlamıştır )
dahada garip olanı ilk çağ sapık bir Yunan filozofunun 2 lafında ne varki bunda diye İslam'a yamamaya çalışmak çok acı değil 2 lafı 99 lafı doğru olsa bile adam putperest, Aristo felsefesinde her şey sorgulanmalıdır , fakat islamda her şey sorgulanmaz eğer öyle aristonun 2 lafı doğru diye benimseniyorsa,müceddit olan ibni teymiyeyi alıp baştacı yapmak gerekir çünkü onun 2 lafı yanlış gerisi doğru
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Bilginin kaynağı olarak akıl, bilgilerimizin kaynağı olması bakımından oldukça önemli bir mevkiye sahiptir. İlk bilgi kuramından bahseden Matüridi, aklı, analiz (tahlil) ve sentez (terkip) yapma kabiliyeti olarak görür. Yani Matüridi'ye göre akıl, "aynı özellikte olup bir araya gelmesi mümkün olan şeyleri birleştiren ve ayrılması mümkün olanları da ayıran şey" olarak tanımlar.( Matüridi, Kitabü't-Tevhid, 5.) Matüridi'nin en önemli takipçilerinden biri olan Nesefi'de aklı bir bilgi sebebi, bir bilgi kaynağı olarak kabul eder. Nesefi, akıl ile nazar ve istidlal etmekten, bilgiye götüren, bilgiye ulaştıran "bir bilgi elde etme yolu” olarak görür.( Nesefi, Tabsıratü'l-Edille, 1.cilt sayfa 27.) Dolayısıyla Nesefi'ye göre akıl, bilinmesi mümkün olanları sınıflayarak onlardan mantıki sonuçlar çıkaran ve insana kıyas yapma gücü veren bir araç olarak kabul edilmektedir. Pezdevi de aklı, duyu organları gibi nesnelerin bilinmesinde bir vasıta (araç) olarak değerlendirir. Allah, insanların eşyanın hakikatini tanımaları için aklı bir vasıta olarak yaratmıştır. Pezdevi, aklın mahiyetine ilişkin olarak şöyle der; Akıl parlak, latif bir cisimdir. Aklın yeri beyin olup, etkisi kalptedir. Kalp, gözün, güneşin ve eşyanın ışığıyla algılayıcı olması gibi aklın nuruyla nesne ve eşyaları idrak eder. Nur azalır veya zayıflarsa idrak de o oranda azalır veya zayıflar.( Pezdevi, Usuli'd Din, 297-298) Ancak aklın işlevleri çok çeşitlidir. Akıl kendi başına bağımsız bir bilgi kaynağı olmakla birlikte, diğer bilgi elde edilen kaynakların kontrolünü de yapar.
Bütün bilgi kaynaklarından gelen bilgileri tasnif eder ve kendisine iletilen bilgilerin güvenirliği ile ilgili kararlar verir. Akıl bununla da yetinmez kendisine ulaşan bilgilere dayanarak başka bilgilerde üretir. Aynı zamanda akıl bazı şeyleri bedihi (apriori) olarak anlatılan, bir şeyin aynı anda iki farklı yerde olmayacağı, bir bilir. Bu bilgiler zorunlu bilgilerdir.( Nesefi, Tabsıratü'l-Edille, cilt 1 sayfa 27; Sabuni, Bidaye fi Usulid-Din, 49-50.) Örneğin mantık ilminde anlatılan bir şeyin aynı anda iki farklı yerde olmayacağı bir şeyin kendisiyle özdeş olduğu, üçüncü ihtimalin yokluğu, bütün parçasından büyüktür vb. şeyler bu tür bir bilgidir. Akıl duyularımızın verileri ile apriori bilgileri kullanarak yeni düşünceler/fikirler üretir. Fakat bu fikirlerin bilgi olabilmesi için diğer bilgi kaynaklarıyla kontrolü gerekir. Akıl gerek bilgi kaynağı olarak gerekse diğer bilgi kaynaklarının güvenirliğini sağlayan bir yeti/güç olarak bilgi epistemolojisinde çok önemli bir konuma sahiptir. Eğer akıl kabul edilmez, ona ve verdiği bilgilere güvenilmezse o zaman her türlü bilgi ve değer de geçerliliğini yitirir. Bu bağlamda Kur'an; asla aklı küçümsemez, değersiz hale getirmez, aksine inkarcılığı, sapkınlığı, günahkarlığı ve cehaleti aklı kullanmamaya ve akletmemeye bağlar. "... ancak bilginler düşünüp anlar" (Ankebut suresi ayet 43)". Allah azabı akıllarını kullanmayanlara verir.",(Yunus süresi ayet 100) ölen açık bir delille ölsün, yaşayan da açık bir delille (beyyine) "(Enfal suresi 42. Ayet) Dolayısıyla aklı küçümsemek, atıl bırakmak, karşı çıkmak, Allah'ın insana yol gösterici (hidayeti amme) olarak lütfettiği bu niteliğin kıymetini bilmemek anlamına gelir. Çünkü Kur'an kendisinde akıl bulunanları, aklı kullananları diğer varlıklardan daha saygın, değerli olduğunu ifade eder. Ayrıca Kur'an, yüzlerce ayette akla direk veya dolaylı vurgu yaparak aklın önemini, akıl yürüterek doğru bilgiye ulaşabileceğini haber vermektedir.(Bakara suresi ayet 164; Fussilet suresi 53 ve 54. Ayetler; Zariyat suresi 20 ve 21. Ayetler; Gaşiye suresi 17 ve 20. Ayetler) Birçok ayette duyu ve tecrübeyle elde edilemeyen bilgilerin aklın istidlal/nazar yaparak bilgiye ulaşılabileceğine vurgu yapılmaktadır. Neticede akıl, haber ve duyu alanlarının dışında kalan birçok konuda insana doğru ve güvenilir bilgi verir. Böylece insanın bilgiye erişmesinde önemli bir role sahiptir. Yani insan için vazgeçilmez bir bilgi kaynağıdır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Muhyiddin ibn-i Arabiden Tavsiyleler (Mutlaka Okuyun) | HeartLess | Tasavvuf & Tarikatler | 22 | 21.11.25 04:06 |
| Delailul Hayrat Türkçe Okunuşuyla | Sin | Peygamberler | 15 | 15.05.24 12:13 |
| esmai erbain | Manevitokat | Evradiyeler & Azametler | 1 | 28.09.22 18:08 |
| Esma-i idrisiyye | Lokman | Esmai idrisiyye | 12 | 15.06.18 21:00 |
| Duanın fazduanın fazileti ve vaktiileti ve vakti 3 | Tuana | Dualar & Dua Kardeşliği | 7 | 10.05.18 10:11 |