![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
|
Vâkıa Suresi 77-78-79-80 inci ayetler,
77- O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır. 78- Korunmuş bir kitaptadır. 79- Ona temizlenenlerden başkası el süremez. 80- (O), âlemlerin Rabbinden indirilmiştir. Ayetler bu şekilde meal ediliyor. Tefsirlerine baktığımda Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz denilen kitabın Kur-an'ı Kerim olduğunu tefsir edenler olduğu gibi kastedilenin Levh-i Mahfûz olduğunu tefsir edenlerde var. Ta-ha Suresi 52. ayeti de Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz." Bu ayette okununca Vâkıa Suresi'nde bahsedilen kitabın Levh-i Mahfûz olduğu düşüncesi bende ağır basıyor. Bu hususta merak ettiğim bazı sorular var. Şayet bu bahse konu kitap Levh-i Mahfûz ise temizlenenler kimlerdir. 4 büyük meleklerin olduğu yönünde yapılan tefsirler okudum ancak bu kez de ona o meleklerin neden dokunma ihtiyacı hissedecekleri buna neden ihtiyaç duyacakları soru olarak karşımda duruyor. Şayet bu bizim okuduğumuz Kur-an'ı Kerim ise 79. ayeti kerime mealinde el süremez diye kesin ve kati bir dil kullanılıyor. Önceki yıllarda Kur-an'ı Kerim' in yakıldığı yönünde haberlere denk gelmiştim. Ya da müslüman olupta (temizlikten kastı cunup olmak ya da hanımlar için hayızlı olmak tefsiri için) temiz olmadığı halde dokunanların ya da isterlerse dokunabileceklerini biliyoruz. Ya da farklı bir dine mensup olup neymiş bu kitap diyerek okumak isteyenlerin dokunması 79. ayete ters düşüyor. Allah haşa ahdine ters düşmez. Yanlış bir cümle kuruyorsam Rabb'imden affımı diliyorum. İnananlar için Allah'ın kelamına, yarattığı ve hiçbir mecburiyeti olmadığı halde muhattap alıp ayet ayet açıklama yaptığı Kur-an'ı Kerim'e saygıdan elbette abdestli okunması, abdestsiz dokunulmaması bir edeptir. Ben bunun peşinde değilim. Umarım anlatabilmişimdir. Bu hususta En doğrusunu Allah bilir elbet ancak bilgi sahibi olup bilgilerinden istifade edebileceğimiz kimse varsa konu ile ilgili bilgilerini paylaşırsa sevinirim.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
temizlenenler yanlış olmuş...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#4
|
|||
|
|||
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İslam'ı ret etmiş ve kahkaha atıyor. Kuran dinlerken Allahu Teala'nın bunu dediği ayette o kahkahasina tutuluyor. Yani kahkahası ona perde olmuş derim.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Kur’ân-ı Kerîm’in bir vasfı olarak كَر۪يمٌ (kerîm) şu mânaları ifade eder: Çok şerefli, yüce ve övgüye değer, Faydalı ve feyizli. Çünkü o, dünya ve âhirete ait pek çok mühim bilgilerin esaslarını ihtiva etmektedir. Gayet güzel, hoş, tekrîm ve ihtirama layık. Allah Teâlâ katında mükerrem; değerli, şerefli. Kur’ân-ı Kerîm, Kitâb-ı Meknûn’dadır. اَلْمَكْنُونُ (meknûn), “korunmuş, saklanmış” demektir. Bu kitap’tan maksat Levh-i Mahfûz’dur. İşte Kur’an, hiç kimse el değmesin, zayi edilmesin, kirletilmesin, lekelenmesin ve muhafaza edilsin diye böyle bir kitapta saklanmaktadır. Dünyada Kur’ân-ı Kerîm’in yazıldığı Mushaf-ı şerifler de, aslına uygun tarzda böyle mahfuz tutulmalıdır. Bununla birlikte, “Tertemiz olanlardan başkası ona dokunamaz” (Vâkıa 56/79) âyet-i kerîmesi iki önemli hususu dikkatlerimize sunmaktadır. Birincisi; Kur’ân-ı Kerîm’in Levh-i Mahfuz’da bulunuşu ve oradan melekler tarafından alınıp Peygamberimiz (s.a.s.)’e indirilişi safhalarında cinlerin ve şeytanların onunla hiçbir teması, müdahalesi ve ilgisi olmamıştır. Sadece vazifeli melekler onu alıp en emin yollarla Resûlullah (s.a.s.)’in kalbine indirmişlerdir. Melekler için اَلْمُطَهَّرُونَ (mutahharûn) ifadesinin kullanılmasının sebebi ise, Cenâb-ı Hakk’ın onları her türlü kötülükten arınmış varlıklar kılmış olmasıdır. Bu izaha göre âyet-i kerîme, “Kur’ân-ı Kerîm’i Muhammed’e Allah değil de, cinler ve şeytanlar getiriyorlar” diye iddiada bulunan kâfirlere bir cevaptır. Nitekim bu hususta başka bir âyet-i kerîmede şöyle buyrulur: “Bu Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. Bu onların yapabileceği bir iş değildir; isteseler de buna güçleri yetmez. Çünkü onlar vahyi dinlemekten tamâmen menedilmişlerdir.” (Şuarâ 26/210-212) İkincisi; Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah (s.a.s.)’e indirilmiş, binlerce hafızlar tarafından ezberlenmiş, mushaflara yazılmış ve bir harfi bile bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. O, Allah kelâmıdır ve mü’minler için çok şerefli ve yüce bir kitaptır. Dolayısıyla âyet-i kerîme, Mushaf-ı Şerif’lere, Kur’an âyetlerinin yazıldığı sayfalara dokunmakla alakalı da bir düzenleme yapmaktadır. “Taharetsiz kirli eller ona dokunmasın, ancak maddi ve manevî pislikten taharetle temizlenmiş, imanlı ve abdestli kimseler dokunsun” buyurmaktadır. Dolayısıyla Hanefi mezhebi bu âyet-i kerîme ve ilgili hadis-i şeriflerden hareketle, “cünüp olanın ezber ya da yüzünden asla Kur’ân-ı Kerîm okuyamayacağı ve abdestsiz olanın da ezberden Kur’an okuması caiz olmakla birlikte Mushaf-ı Şerif’e dokunamayacağı” hükmünü çıkarmıştır. Alıntı...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#6
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#7
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#8
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
gibi örneklerle ısrarla aklı önemseyen ve aklınızı kullanan diyen Kur-an'ı Kerim. Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
orada aklını kullan emri ilmin olmadığı halde aklınla ayete mana verme tefsirini yapma anlamındaki aklını kullan emri, tefekkürünü yap kurana bak Allahın gücünü gör bunun için aklını kullan emridir...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#10
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Akildan neyin kast edildigine gelince, halk arasinda akil sagduyuya yatkin olan racih gorusler olarak anlasilir, bu yanlistir. Akil kiyaslar sonucu zorunlu olarak ortaya cikan sonucta bu istidlali yapmaya yarayan kuvvedir. Akli kaideler de zorunlu olan kaidelerdir, ozdeslik, celismezlik, 3. halin imkansizligi (behsemiler buna muhalefet etmistir), yeter neden ilkesi. Kiyastan kast ettigimiz sey iki seyin ozelliklerinin incelenip farklarinin belirlenmesi degildir. Tumevarim tumden gelim, gibi bilgiyi zorunlu olarak ortaya cikaran kiyaslardir. 4 kiyas sekli vardir 1. sekil her a, b'dir her b, c'dir. o halde her a, c'dir. b orta terimdir. sonucun mevzusu a'dir o zaman a nin buldundugu onerme kucuk onermedir, cnin bulundugu onerme de buyuk onermedir 2. sekil her insan hayvandir hicbir insan tas degildir o halde hicbir insan tas degildir hayvan orta terim. insanin gectigi onerme kucuk tasin gectigi onerme buyuk. orta terim her ikisinde de mahmul oldugu icin buna 2. sekil deriz ve 2. seklin sonuc vermesinin sarti bunlardan birinin olumlu birinin olumsuz olmasidir 2. onerme kulli olmak zorundadir yani buyuk onerme kulli olmalidir zira hukmu kucuk terim hakkinde veriyoruz 3. sekil her insan hayvandir her insan natiktir bazi hayvanlar natiktir insan orta terim, o halde hayvan ile natik birbirine baglanir sonucta oldugu gibi. hayvanin bulundu oncule sugra deriz, natigin bulunduguna kubra deriz, orta terim ikisinin de konusunda mevzusunda bulundugu icin 3. sekil tamamlanmis olur 3. seklin bilgi vermesinin sarti sugranin olumlu olmasi ve 2 onermeden birinin kulli olmasidir. 4. sekil her insan hayvandir her natik insandir o halde bazi hayvanlar natiktir insan kucuk onermede mevzu, buyuk onermede mahmul. hayvanin gectigi onerme sugradir, natigin gectigi onerme kubradir. 1. sekil 4 sekilde sonuc verir 1. kulliyei mucibe + kulliyei mucibe = cuziyye i mucibe 2. kulliyei mucibe + kulliyei salibe = kulliyei salibe 3. cuziyyei mucibe + kulliyei mucibe = cuziyyei mucibe 4. cuziyyei mucibe + kulliyyei salibe = cuzziyei salibe Bu sekilde kesin sonuc veren akli kiyaslarla kast ettigimiz seydir akil, yoksa halkin kast ettigi gibi kesin sonuclar vermeyen ilzami, musahedat, mucerrebat, hadsiyyat kesinlik iceremdigi icin bunlarin ayetlerle celismesi durumunda ayet tevil edilmez veya reddedilmez. fakat kesin akli hukumler ayetle celisiyorsa ona ayet demeyiz. Ki dogruyu yanlisi, islamin hak oldugunu, hristiyanligin zerdustluggun batil oldugunu akilla biliriz. Bunun yolunu kapatmak dine fayda degil zarar verir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Muhyiddin ibn-i Arabiden Tavsiyleler (Mutlaka Okuyun) | HeartLess | Tasavvuf & Tarikatler | 22 | 21.11.25 04:06 |
| Delailul Hayrat Türkçe Okunuşuyla | Sin | Peygamberler | 15 | 15.05.24 12:13 |
| esmai erbain | Manevitokat | Evradiyeler & Azametler | 1 | 28.09.22 18:08 |
| Esma-i idrisiyye | Lokman | Esmai idrisiyye | 12 | 15.06.18 21:00 |
| Duanın fazduanın fazileti ve vaktiileti ve vakti 3 | Tuana | Dualar & Dua Kardeşliği | 7 | 10.05.18 10:11 |