Alıntı:
cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı
Aleyküm selâm,
Katkınız için teşekkür ederim. Özellikle “iddia makamı değil, istikamet pusulası” ifadeniz çok yerinde. Bu mertebeleri konuşurken insanın kendini konumlandırma tuzağına düşmemesi gerçekten önemli. Belki de asıl kazanç, havassü’l-havâs’ı yaşadığını düşünmek değil; ona muhtaç olduğunu fark etmek. Rabbim kalbimizi diri, niyetimizi sahih eylesin.
|
Çünkü kalp, çoğu zaman gördüğü hâllerle değil; murakabesinin sürekliliği ve muhasebesinin sahihliği ile istikamet bulur.
Bu denge korunduğunda, konuşulan mertebeler bir iddia zemini olmaktan çıkıp kulun yönünü tashih eden birer ihtar hâline geliyor. Böylece amel zorlamaya değil, sükûnetle taşınan bir kulluk hâline dönüşüyor. “En doğrusunu Allah Teâlâ bilir.”