![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
|
Selamun Aleyküm, Herkese hayırlı ramazanlar. Biraz yaşadığım durumu anlatacağım dert mahiyetinde çünkü hem anonimim hem de dostlarım dost değil. Akıl hocalığı yapan kimsem yok.
Abiler/Ablalar ben bir dua ettim. Bizim mahallemizde markette çalışan bir kıza tutuldum gerçekten aşık oldum dualarımda yer vermeye başladım. "Allahım adı bu sanı bu o benim için hayırlıysa yolumuzu birleştir sohbetimizi koyulaştır bizi bir araya getir" tarzında dualarımda yer verdim. Birkaç gün sonra 2 gün içinde tanıştık kahve içmeye çıktık ama evlerimize gittiğimizde hiç mesajlarıma bakmıyor baksa bile tane cevap verip konuyu kapatıyor umursamıyor ilgi sıfır gösterdiğim ilgiyi umursamıyor vs. Ben biraz gözlemci ve 6. hissi kuvvetli olan birisiyim ve hislerimde yanılmamışım benimle konuşurken başkalarıyla konuşmalar zina etmeler vs. ben de ise tam tersi ben hayatımda hiç bir zaman bu tür şeylere izin vermedim. Yani ben anlamlandıramıyorum. Yaradana hayırlısıyla diye dua ediyorum ama yaradan bunu kendi gözlerimle mi görmem için yoksa gerçekten ben bunu mu hak ediyorum mu ki böyle oldu bilemiyorum. Bu durumun içinden nasıl çıkacağımı bilmiyorum. Ne anlamalıyım onu da bilmiyorum Allah sonumu hayırlı etsin.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Asıl dikkat etmen gereken yer şurası: Sen “hissederim, yanılmam” diyorsun ve onun başkalarıyla yaşadıklarına dair çok ağır ifadeler kullanıyorsun. Kardeşim, burada iki tehlike var. Birincisi, zanna dayanarak hüküm kurmak insanı yakar; Kur’ân zanna kapı bırakmaz. İkincisi, gördüğünü sandığın şeyler doğru olsa bile, senin vazifen yargıçlık değil; kendi istikametini korumaktır. Yani bu mesele “onu düzeltmek” değil, “kendini kirletmeden çıkmak” meselesi. Şimdi gelelim “Ne anlamalıyım?” soruna. En sade ve gerçek cevap şu: Karşındaki kişi sana aynı ciddiyetle yönelmiyor. Bu kadar. Bu, senin değersiz olduğun anlamına gelmez; bu, uyumsuzluk ve niyet ayrılığı demektir. Senin mizacın belli: helal daire, sadakat, sınır, edep. Karşındaki kişi (en azından anlattığın kadarıyla) bu çizgiyi taşımıyor ya da taşımaya niyeti yok. Böyle bir tabloda “neden böyle oldu” diye kendini yemen, seni daha da dağıtır. Bazen Allah kulunu, kapıyı açarak değil; kapının ardını göstererek korur. “Hayırlıysa” diye dua eden kulun kazancı da budur: Hayırsızsa, hayırsızlığı erken görür. “Ben bunu mu hak ediyorum?” demişsin. Kardeşim, bu da nefsin sana kurduğu ağır bir cümle. Senin hak ettiğin şey, senin ahlâkına uygun bir birlikteliktir. Allah seni kendinle aynı yolda yürüyebilecek birine nasip eder; insanın her gördüğüyle imtihan olması, o gördüğünü hak ettiği anlamına gelmez. Bazen imtihan, “kapıyı erken kapatmayı” öğretir. Bu noktadan sonra sana düşen: Karşındakini ne itham ederek büyüt, ne de kendini küçülterek yerle bir et. Sonunu çok doğru bağlamışsın: “Allah sonumu hayırlı etsin.” Ben de aynı duayı edeyim: Rabbim kalbini muhafaza etsin, seni zanna ve karanlığa düşürmesin, helal ve temiz bir nasibi vaktinde önüne koysun. Sen de bu imtihandan “kırılarak” değil, “ölçü kazanarak” çık. Doğrusunu Allah bilir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
|||
|
|||
|
Evet her şey ortada. Ama aşk illetine tutuldum ve belki insanlar değişir gözüyle bakıyorum çok masum bir bakış açısı farkındayım ama herhalde insanım ya tek taraflı mutluluk bile yeterli geliyor insana.
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#7
|
||||
|
||||
|
Allah sendende razı olsun @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] . Yanlıştan dönmek de bir nimettir; çoğu insan yanlışın içinde kendine gerekçe üretir, sen ise fark edip geri dönmeye niyet etmişsin. Rabbim bu niyetini sabit kılsın, gönlüne ferahlık versin.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Fakat ikinci bir ölçü daha var: İstihare, şeriatın yerine geçmez. Yani istihare “haramı helal kılmaz”, “yanlışı doğruya çevirmez”; sadece helal dairedeki bir işte, kulun gönlüne bir yön tayin etmesine vesile olur. Bu sebeple istihareden “olumlu” bir hâl alsan bile, işin yürüyüşü yine şu iki terazide tartılır: helal daire ve edep ile zahirdeki fiilî karşılık (muhatabın tavrı, ciddiyeti, istikamet niyeti). Bir de şunu unutmamak gerekir: İstiharede alınan işaret veya doğan kanaat her zaman doğru okunmayabilir. İnsan bazen arzusunu işaret sanabilir, bazen korkusunu ikaz zannedebilir. Bu yüzden ehl-i tahkik, istihareyi tek başına “kesin hüküm” gibi kullanmayı değil; mümkünse ehline danışarak, işareti ve hâli yerli yerine koyarak yürümeyi daha emniyetli görmüştür. Yanlış okumak da mümkündür; bu da insanı gereksiz bir yola sokabilir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#10
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Çobana Ne Oldu? | turgut34 | Gizemli Olaylar ve Mekanlar | 2 | 21.10.25 14:54 |
| Peygamberler tarihi Adem a.s | Cazgircinx | Peygamberler | 13 | 13.02.24 18:49 |
| Bulunan sandık | dilan | Define Uygulamaları | 4 | 07.07.23 23:11 |
| Rabıta Nedir - Dinde Rabıta - Rabıta Sakıncalımıdır | Sin | Tasavvuf & Tarikatler | 20 | 18.05.21 15:20 |
| Şeytanın incîli | gunes | Kitap & E-Kitap | 12 | 11.02.21 01:12 |