Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


ibnü’l-Arabî’ye Göre ilim iki Türdür: Hâl ilmi ve Söz ilmi

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.03.26, 15:57
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: 𓂃 𝑹â𝒉-ı 𝑵𝒊𝒉… 𓂃
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3214
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart ibnü’l-Arabî’ye Göre ilim iki Türdür: Hâl ilmi ve Söz ilmi

Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbnü’l-Arabî hazretleri, kendi eserlerinde —özellikle el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’de— ilmi sadece zihinsel bilgi olarak değil, kulda meydana getirdiği hâl ile birlikte ele alır.

Ona göre ilim iki kısımdır:

1. Lisân ve nakil ile elde edilen ilim (ilmü’l-ibâre)
Bu, kitaplardan öğrenilen, sözle aktarılan bilgidir. Fıkıh, kelâm ve benzeri zahir ilimleri bu kısma girer. Bu ilim gereklidir ve şeriatın anlaşılması bununla olur.

2. Hâl ve zevk ile idrak edilen ilim (ilmü’l-işâre / ilmü’z-zevk)
Bu ise kulun amel, takva ve murakabe ile kalbinde doğan bilgidir. İbnü’l-Arabî’ye göre bu tür bilgi, tarifle değil yaşayarak bilinir.

Şeyh-i Ekber bu noktada şu ölçüyü koyar (mânâ olarak):

“Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen vardır; hakikatin kapısı ise ancak amel ile açılır.”

Ve şu uyarıyı özellikle yapar:

Söz ilmi kişiyi âlim yapabilir,
Fakat hâl ilmi kişiyi ârif yapar.

Bu sebeple İbnü’l-Arabî, zahir ilminin kalpte hâle dönüşmesi gerektiğini vurgular. Ona göre en tehlikeli durum, bilginin artıp hâlin değişmemesidir.

Bu bahis, el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’nin çeşitli bölümlerinde ilmin mertebeleri anlatılırken açıkça işlenmiştir.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 23.03.26, 19:34
cLibeRt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefali
 
Üyelik tarihi: 16.10.24
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 537
Forum Puanı: 771
Etiketlendiği Mesaj: 35 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbnü’l-Arabî hazretleri, kendi eserlerinde —özellikle el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’de— ilmi sadece zihinsel bilgi olarak değil, kulda meydana getirdiği hâl ile birlikte ele alır.

Ona göre ilim iki kısımdır:

1. Lisân ve nakil ile elde edilen ilim (ilmü’l-ibâre)
Bu, kitaplardan öğrenilen, sözle aktarılan bilgidir. Fıkıh, kelâm ve benzeri zahir ilimleri bu kısma girer. Bu ilim gereklidir ve şeriatın anlaşılması bununla olur.

2. Hâl ve zevk ile idrak edilen ilim (ilmü’l-işâre / ilmü’z-zevk)
Bu ise kulun amel, takva ve murakabe ile kalbinde doğan bilgidir. İbnü’l-Arabî’ye göre bu tür bilgi, tarifle değil yaşayarak bilinir.

Şeyh-i Ekber bu noktada şu ölçüyü koyar (mânâ olarak):

“Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen vardır; hakikatin kapısı ise ancak amel ile açılır.”

Ve şu uyarıyı özellikle yapar:

Söz ilmi kişiyi âlim yapabilir,
Fakat hâl ilmi kişiyi ârif yapar.

Bu sebeple İbnü’l-Arabî, zahir ilminin kalpte hâle dönüşmesi gerektiğini vurgular. Ona göre en tehlikeli durum, bilginin artıp hâlin değişmemesidir.

Bu bahis, el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’nin çeşitli bölümlerinde ilmin mertebeleri anlatılırken açıkça işlenmiştir.
Kalbe inmeyen bilgi, hakikate ne kadar yaklaştırır?

Sözde kalan ilim, insanı Hakk’a mı götürür, nefsine mi?

__________________
Hasbiyallâhu ve ni‘mel vekîl.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.03.26, 19:50
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: 𓂃 𝑹â𝒉-ı 𝑵𝒊𝒉… 𓂃
Mesajlar: 1,107
Forum Puanı: 3214
Etiketlendiği Mesaj: 88 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kalbe inmeyen bilgi, hakikate ne kadar yaklaştırır?

Sözde kalan ilim, insanı Hakk’a mı götürür, nefsine mi?
1. Kalbe inmeyen bilgi, hakikate ne kadar yaklaştırır?
Kalbe inmeyen bilgi, hakikate ancak lafız ve tasavvur seviyesinde yaklaştırır; fakat hâl ve tahakkuk seviyesine taşımaz. Çünkü hakikat yalnız bilinmekle değil, idrak edilip içte yer bulmakla açılır. Bu sebeple kalbe inmeyen ilim, yolu gösterebilir; ama tek başına insanı menzile ulaştırmaz.

2. Sözde kalan ilim, insanı Hakk’a mı götürür, nefsine mi?
Sözde kalan ilim, eğer amel, ihlâs ve murakabe ile taşınmazsa çoğu zaman insanı Hakk’a değil, nefsine yaklaştırır. Çünkü böyle bir ilim, kişide tezkiye yerine iddia, huşû yerine beğeni, kulluk yerine görünürlük doğurabilir. Hakk’a götüren ilim, sahibini küçülten; nefse götüren ilim ise sahibini büyüten ilimdir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Havas ve Ledün ilmi HavasHoca Havas ilmi Genel Bilgiler 7 29.07.24 12:48
Evliyalar (imam-ı Azam Ebu Hanife) Dedee Allah Dostları & Evliyalar 1 11.05.24 01:53
Havas ilmi nedir Lokman Havas Dersleri 10 28.02.24 09:12
Havas ilmi ( Ledun ilmi , Gizli ilimler ) ya da islami Kriptoloji Hakkında AhirZaman Havas ilmi Genel Bilgiler 0 03.10.20 17:39
islam Alimleri Açısından Ebced ve Cifir ilmi Sin Ebced & Cifir & Remil 0 29.09.15 14:19


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:21.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com