Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Harflerin Esrarı...

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 11.04.26, 15:57
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,147
Forum Puanı: 1876
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Horasan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam peki harflerin asıl sırrı şekillerinden dolayı mıdır yoksa telaffuzlarından kaynaklı mıdır örneğim Arapça te harfi ile se harfini ele aldığımızda eğer te 3 noktalı se 2 noktalı olsaydı te ile se harflerinin işlevleri değişir miydi yoksa telafuzları aynı kaldığı için aynı mı olurdu sakladığı derin gizli bilgi neye bağlıdır yoksa tamamen farklı bir şeye mi evirilirdi.
Değerli kardeşim önce belirteyim ki hoca değilim diye büyüklerimize karşı edebimiz yerinde dursun; Harfin derin gizli bilgisi tek başına noktaya bağlı değildir; tek başına sese de bağlı değildir. Asıl sır, önce nefesin mahreçte harfe dönüşmesindedir; şekil ve nokta ise bu sırrın yazıdaki perdesidir. Bu sebeple te ile se arasındaki farkın kökü yalnız nokta değildir; mahreç ve sıfattır. Nokta, o farkı gözle görünür hâle getirir. Yani nokta değişse, harfin işaret dili değişebilir; fakat mahreç değişmedikçe harfin aslî hakikati büsbütün başka bir şeye dönüşmez.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 11.04.26, 20:07
BAKARA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 04.03.26
Bulunduğu yer: yaşamıyor
Mesajlar: 1,665
Forum Puanı: 604
Etiketlendiği Mesaj: 104 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Başa dönersek ve sorumun cevabına gelirse de isim harften doğmaz; harf, ismin zuhurdaki gölgesi ve elbisesidir. Çünkü harf kendi başına hakikat kuran bir asıl değil, mânânın nefes ve lafız içindeki sûretidir. İbn Arabî çizgisinde harfin ortaya çıkışı bile nefesin mahreçlerde kesilmesiyle açıklanır; yani önce mânâya taşıyıcı olan nefes vardır, sonra o nefes çeşitli mertebelerde harfe dönüşür. Bu yüzden harf, hakikatin kaynağı değil; zuhuru, izi ve işaretidir.

Esmâ bâtındır, harf zâhirdir. Esmâ, ilâhî nisbetler ve hakikatlerdir; harf ise o hakikatlerin işitilebilir, yazılabilir ve okunabilir biçimde görünmesidir. Bu sebeple “Âdem’e esmâ öğretildi” ayetini harflerin esrarına işaret sayan çizgi de aslında şunu söylemektedir: Âdem’e salt kelime ezberi değil, hakikatlerin anahtarı verilmiştir; harfler de o anahtarın zâhirdeki tertibidir. Metinde açıkça, harflerin esrarının Âdem’e öğretildiği, bunun da onu hilafete ehil kıldığı söylenir.

Fakat burada en mühim incelik şudur: Harf bilmek ile harflerin hakikatine ermek aynı şey değildir. Harfin sayısını, tertibini, mahrecini bilmek başka; onun hangi isme, hangi mertebeye, hangi tecelliye işaret ettiğini bilmek başkadır. Nitekim “bütün esrar bu harflerin altındadır” derken, herkesin bunların tamamını kuşatamayacağını, herkese derecesine göre bir sır verileceğini söyler. Yani harf ilmi mekanik bir hesap değil; nasibe, idrake ve tahkike bağlı bir sır alanıdır.

O halde “harf bilinmeden esmânın bâtınına varılır mı?” sualinin cevabı bizim nazarımızda, harfin zâhirini bilmeden esmânın bütün remzine varılamaz; fakat sırf harf bilgisiyle de esmânın bâtını açılmaz. Çünkü esmânın bâtını, yalnız lafızda değil; kulun kalbinde, hâlinde ve tecelli kabiliyetinde açılır. Harf kapıdır, isim mânâdır, marifet ise o mânânın kulda dirilmesidir. Bu yüzden harf, bâtına geçişte lazımdır; ama tek başına yeterli değildir.

İnsanın halifelik sırrı da burada düğümlenir. İnsan halife olduğu için esmâyı bilir; halife olduğu için harfi çözer değil. Daha doğrusu, insanın hilafeti harfte değil, hakikati taşıma istidadındadır. Fakat o hakikatin zâhirdeki düzeni de harf, kelime ve isimle kurulur. Bu yüzden halifelik sırrı ne yalnız “isim bilmek”tedir ne de yalnız “harf çözmek”tedir; isimden hakikate, harften mânâya, lafızdan ilâhî nisbetlere geçebilmektedir. İbn Arabî’nin insanı “Hakk’ın ve âlemin sûretinden meydana gelen bir nüsha” diye anlatması da bunu gösterir: insan, isimlerin mazharı olduğu için azizdir; fakat o zuhurun kendisine ait olmadığını bildiği ölçüde de kuldur. Sürç-i lisan ettiysem ehli olan tashih buyursun...
Abi yine çok güzel bir açıklama olmuş emeğine sağlık. Yazdıklarınızı okurken şuurum genişliyor.
Basiretim açılıyor.
Bu nasıl bir lisandır be mübarek 🖤
Size bir şey daha sormak istiyorum.
Siz bu açıklamayı yapınca benim aklımda bazı ışıklar yandı.


“ isim harften doğmaz; harf, ismin zuhurdaki gölgesi ve elbisesidir.” Demiştiniz.
Acaba hz ademede hakikat için böyle söylenebilirmi?
Hz Adem hakikatin vicut bulmuş halidir denilebilirmi ?

Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 11.04.26, 20:45
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,147
Forum Puanı: 1876
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
BAKARA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Abi yine çok güzel bir açıklama olmuş emeğine sağlık. Yazdıklarınızı okurken şuurum genişliyor.
Basiretim açılıyor.
Bu nasıl bir lisandır be mübarek 🖤
Size bir şey daha sormak istiyorum.
Siz bu açıklamayı yapınca benim aklımda bazı ışıklar yandı.


“ isim harften doğmaz; harf, ismin zuhurdaki gölgesi ve elbisesidir.” Demiştiniz.
Acaba hz ademede hakikat için böyle söylenebilirmi?
Hz Adem hakikatin vicut bulmuş halidir denilebilirmi ?

Değerli kardeşim Hazreti Âdem aleyhisselâm için de “hakikatin kendisidir” değil, “hakikatin ilk câmi mazharıdır” deriz. Çünkü o, esmâyı taşıyan, hilâfete ehil kılınan ve insan nev’inin zahirde ilk aslı olan mübarek babamızdır; fakat yine de kuldur, mahlûktur, mazharıdır; hakikatin aynısı değildir. Bu kayıt korunursa söz sahih olur, kayıt kalkarsa mana tehlikeye girer.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten, Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 11.04.26, 22:01
BAKARA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 04.03.26
Bulunduğu yer: yaşamıyor
Mesajlar: 1,665
Forum Puanı: 604
Etiketlendiği Mesaj: 104 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli kardeşim Hazreti Âdem aleyhisselâm için de “hakikatin kendisidir” değil, “hakikatin ilk câmi mazharıdır” deriz. Çünkü o, esmâyı taşıyan, hilâfete ehil kılınan ve insan nev’inin zahirde ilk aslı olan mübarek babamızdır; fakat yine de kuldur, mahlûktur, mazharıdır; hakikatin aynısı değildir. Bu kayıt korunursa söz sahih olur, kayıt kalkarsa mana tehlikeye girer.
Anladım efendim.
Hakikat hazreti Adem değildir hazreti ademde
Cami olan mazhardır.
Bu ince çizgiyi koruyacağım
Rabbim ilminizi artırsın

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Suretin ve Harflerin Ruhu Skoda Tasavvuf Sohbetleri 1 21.11.25 04:46
Tasavvuf ve harflerin sırları HeartLess Tasavvuf Sohbetleri 3 03.07.24 21:52
Harflerin esrarı, harflerin sırları Hiç Hayat Dersleri & Hikayeler 13 01.04.24 20:30
Harflerin ilmi RvP Diğer Havas Konuları 2 05.01.19 20:35
Harflerin Gizemi Havasokulu Sizden Gelenler 11 24.09.18 09:37


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com