Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Bid'at Ehlinden bazı şahısları bilmek ister misiniz?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.04.26, 14:53
Üye
 
Üyelik tarihi: 09.04.26
Bulunduğu yer: Kıbrıs
Mesajlar: 64
Forum Puanı: 102
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
murakip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben de aynı şekilde düşünüyorum hocam, biraz şu da var; bu alimlerin kendi cemaatlerinden olmayan şahıslar eserlerini okuyunca anlam veremiyorlar. Anlam veremedikleri şeyin de düşmanı oluyorlar.

İbn-i Arabi hazretlerinin kendisinden olmayanların eserlerini okumamasını istediği gibi. Çünkü anlayış farkı var, cahilin biri okuyup bidatçı diyecek, kafir diyecek. Onun gördüklerini görmemiş, keşfettiklerini keşfetmemiş kişiler anlamayacak meseleyi.

İbn-i Teymiyye için de hakeza, o kürsü meselesiyle abartıya kaçmış olabilir veya o onun anlayış farkıdır. Ama bir sürü doğrusu varken adamın birkaç tane anlayış farklılığı var diye Cübbeli Ahmet'e müntesip insanlar İbn-i Teymiyye'ye bidatçı diyince gerçekten gülünç oluyor. Biraz da iğneyi kendilerine şöyle batırmaları gerek.


teymiye itikadı bozuktur imas beye yazdığım yeri okuyun anlarsınız. teymiye in sadece bu görüşü yoktur. İbni Arabi gibi adamlarda manevi makami bizim gibi olmayanlar okumasın diyor kitapları

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Gerçek Ehl-i sünnet, ümmeti korur; ama bunu nefsinin kiniyle değil, ilmin mizânıyla yapar. Görüşü reddeder, kişiyi hemen mühürlemez. İsim gerekiyorsa zaruret kadar verir; fakat damga vurmayı din hizmeti zannetmez. Çünkü hak, hoyratlıkla değil, adaletle üstün olur.
Her ihtilafı bid‘at saymak, her hatalıyı “ehl-i bid‘at” diye damgalamak, ehl-i kıble oluşunu hiç hesaba katmamak Ehl-i sünnet tavrı değildir.
İsim soylemek zorundayız. Avama sadece görüşü söylersen eywallah der ama farkudna omamdan oyle birinin peşinden gidiyor olabilir. İsim vermek ŞARTTIR!

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12.04.26, 14:59
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3263
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mehmet Efe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
teymiye itikadı bozuktur imas beye yazdığım yeri okuyun anlarsınız. teymiye in sadece bu görüşü yoktur. İbni Arabi gibi adamlarda manevi makami bizim gibi olmayanlar okumasın diyor kitapları



İsim soylemek zorundayız. Avama sadece görüşü söylersen eywallah der ama farkudna omamdan oyle birinin peşinden gidiyor olabilir. İsim vermek ŞARTTIR!
Ehl-i sünnet, bâtılı gizlemez; ama insan avcılığını da usûl edinmez. Görüş fitne olmuşsa isim verir; ama ismi maksat yapmaz. Çünkü maksad adam yıkmak değil, ümmeti korumaktır. Şart olan isim vermek değil; şart olan adaletli ve delilli konuşmaktır.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12.04.26, 15:04
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3263
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mehmet Efe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
teymiye itikadı bozuktur imas beye yazdığım yeri okuyun anlarsınız. teymiye in sadece bu görüşü yoktur. İbni Arabi gibi adamlarda manevi makami bizim gibi olmayanlar okumasın diyor kitapları



İsim soylemek zorundayız. Avama sadece görüşü söylersen eywallah der ama farkudna omamdan oyle birinin peşinden gidiyor olabilir. İsim vermek ŞARTTIR!
Ümmeti korumak ayrıdır, etiket dağıtmak ayrıdır.
Ehl-i sünnet, Önce görüşü tartar, delilini ortaya koyar, yanlışın nerede olduğunu gösterir. Kişi ancak zaruret ölçüsünde konuşulur. Çünkü Kur’an zanla hükmetmeyi, insanların mahrem taraflarını araştırmayı ve gıybeti yasaklamıştır. Bu yasaklar, reddiyeyi imkânsız kılmak için değil; reddiyeyi adalet içinde tutmak içindir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12.04.26, 15:44
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10288
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mehmet Efe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
teymiye itikadı bozuktur imas beye yazdığım yeri okuyun anlarsınız. teymiye in sadece bu görüşü yoktur. İbni Arabi gibi adamlarda manevi makami bizim gibi olmayanlar okumasın diyor kitapları



İsim soylemek zorundayız. Avama sadece görüşü söylersen eywallah der ama farkudna omamdan oyle birinin peşinden gidiyor olabilir. İsim vermek ŞARTTIR!


İmam Ahmed bin Hanbel, Allah'ın sıfatları konusunda naslara (ayet ve hadis) bağlı kalarak, Allah'ın keyfiyeti bilinmeyen bir şekilde Arş'ın üzerinde (fevkinde) olduğunu, mekândan münezzeh olmakla birlikte gökte olduğunu ifade etmiştir

Ayrıca o
İbni arabi gibi adamlar sözün hiç yakışıklı olmamamış,

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12.04.26, 17:11
Üye
 
Üyelik tarihi: 09.04.26
Bulunduğu yer: Kıbrıs
Mesajlar: 64
Forum Puanı: 102
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İmam Ahmed bin Hanbel, Allah'ın sıfatları konusunda naslara (ayet ve hadis) bağlı kalarak, Allah'ın keyfiyeti bilinmeyen bir şekilde Arş'ın üzerinde (fevkinde) olduğunu, mekândan münezzeh olmakla birlikte gökte olduğunu ifade etmiştir

Ayrıca o
İbni arabi gibi adamlar sözün hiç yakışıklı olmamamış,
Ahmed Bin Hambele çok söz isnad eder kendine selefi diyen tayfa bunlar ve ibni teymiye kendi görüşlerini Selef böyle dedi Alimler biyle dedi diye aktarmayı seven insanlardır.
İmam Şafi Allah'ı Celle Celaluhu arşta zannetmenin küfür olduğunu söylüyor.



1. İmâm-ı Azam Ebu Hanife (ö. 150/767): "Allah, mekândan münezzehtir. Zira mekân, yaratılmışların a'sına (asıl, öz) ait bir sıfattır. Allah ise ezeli ve ebedidir." (Fıkh-ı Akbar, 1/5)

2. İmâm-ı Malik (ö. 179/795): "Allah, mekândan münezzehtir. O, her yerdedir, fakat mekanla sınırlı değildir." (el-Muwatta, 1/10)

3. İmâm-ı Şafii (ö. 204/820): "Allah, mekândan münezzehtir. O, her şeyi bilen ve her şeye kudretidir." (Kitab-ı Risale, 1/5)

4. İmâm-ı Ahmed (ö. 241/855): "Allah, mekândan münezzehtir. O, her yerdedir, fakat mekanla sınırlı değildir." (Usul-i Din, 1/10)


İmam Şafi kim ki Allah Arşta oturmuştur diye inanırsa o kişi kafirdir
NECMÜL MÜHTEDİ VE RECMÜL MÜ'TEDİ

Bu konuyla ilgili Elhamdülillah Allah'ın Celle Celaluhu izniyle çok şey yazarız konu devam ederse onlarida yazacağız İnşeAllah

İbni Arabi için edepsizlik niyetiyle yazmadım. Onun gibi adamlar derken onun gibi büyük mertebede olan adamlar demek istedim.

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Tabii ki seni ümmete düşmanmışsın gibi yorumlamıyorum değerli kardeşim; böyle bir itham ne edebe sığar ne de ilme. Ben sana sadece bir hatırlatmada bulunuyorum: Bu meselelerde çok kesin, çok hükümvari konuşuyorsun ve ben de sana dinin ve ilmin asıllarını hatırlatıyorum. Çünkü insanlara dini anlatırken, sünneti müdafaa ederken ve ümmeti bid‘atten sakındırırken izlenecek yol da en az söylenen söz kadar mühimdir. Kur’an’ın ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin öğrettiği usûl; hakkı beyan ederken adaleti kaybetmemek, yanlışı reddederken nefsin öfkesini konuşturmamak, ümmeti koruyalım derken Ehl-i sünnetin mizânını bozmamaktır. Sen bir kardeşe “Benim ilmimi biliyor musun da beni yargılıyorsun?” diyorsun; ben de aynı yerden sana şunu hatırlatıyorum: Peki sen burada konuşanların ilmini, hâlini, kastını ne kadar biliyorsun değerli kardeşim? İşte mesele tam burada düğümleniyor. İlim, sadece yanlışı görmek değil; yanlışı hangi dille, hangi ölçüyle ve hangi hudut içinde konuşacağını da bilmektir. Bu sebeple benim itirazım reddiyeyi bazen çok keskin, çok mutlak ve damgaya yakın bir dille kurmanadır. Ehl-i sünnetin yolu, görüşü deliliyle reddetmek, gerekiyorsa ismi de zaruret kadar zikretmek; fakat bunu tahkir, acele hüküm ve nefsânî sertlikten uzak bir usûlle yapmaktır. Sana söylediğim budur. Yani seni suçlamıyorum; bilakis öğrendiğin şeyi daha sahih bir usûlle, daha Nebevî bir edep ile taşıman gerektiğini hatırlatıyorum. Çünkü hakka hizmet eden sadece doğru bilgi değil; o bilginin doğru taşınışıdır.

Hakkınızı helal edin sert çıktığım doğrudur ama niyetim asla kötü değildi. Ümmetten bu adamların peşinden gidip yanlışa girmesin diye yazdım.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 12.04.26, 17:52
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10288
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mehmet Efe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ahmed Bin Hambele çok söz isnad eder kendine selefi diyen tayfa bunlar ve ibni teymiye kendi görüşlerini Selef böyle dedi Alimler biyle dedi diye aktarmayı seven insanlardır.
İmam Şafi Allah'ı Celle Celaluhu arşta zannetmenin küfür olduğunu söylüyor.



1. İmâm-ı Azam Ebu Hanife (ö. 150/767): "Allah, mekândan münezzehtir. Zira mekân, yaratılmışların a'sına (asıl, öz) ait bir sıfattır. Allah ise ezeli ve ebedidir." (Fıkh-ı Akbar, 1/5)

2. İmâm-ı Malik (ö. 179/795): "Allah, mekândan münezzehtir. O, her yerdedir, fakat mekanla sınırlı değildir." (el-Muwatta, 1/10)

3. İmâm-ı Şafii (ö. 204/820): "Allah, mekândan münezzehtir. O, her şeyi bilen ve her şeye kudretidir." (Kitab-ı Risale, 1/5)

4. İmâm-ı Ahmed (ö. 241/855): "Allah, mekândan münezzehtir. O, her yerdedir, fakat mekanla sınırlı değildir." (Usul-i Din, 1/10)


İmam Şafi kim ki Allah Arşta oturmuştur diye inanırsa o kişi kafirdir
NECMÜL MÜHTEDİ VE RECMÜL MÜ'TEDİ

Bu konuyla ilgili Elhamdülillah Allah'ın Celle Celaluhu izniyle çok şey yazarız konu devam ederse onlarida yazacağız İnşeAllah

İbni Arabi için edepsizlik niyetiyle yazmadım. Onun gibi adamlar derken onun gibi büyük mertebede olan adamlar demek istedim.




Hakkınızı helal edin sert çıktığım doğrudur ama niyetim asla kötü değildi. Ümmetten bu adamların peşinden gidip yanlışa girmesin diye yazdım.
biz arşta oturuyor demiyoruz ki zaten , arşı istiva etmiştir diyoruz, senin öyle internetten bir şeyler bulmana gerek yok, Allah zaman kavramının ve mekan kavramının dışındadır , çünkü zamanı ve mekanı O yaratmıştır, nerede olduğunun keyfiyeti onun ilmindedir

ahmed ibni hambel Allahın zatı ile arşın üzerinde olduğunu sıfatlarının ise her yerde olduğunu savunur,
İstiva konusunu naslara dayanarak, keyfiyeti bilinmez yani nasıl olduğu sorulmaz şekilde kabul etmiş, Allah gökte değildir diyenleri Cehmîyye fırkasıyla ilişkilendirerek eleştirmiştir.

yoksa selefiler ona bir şey yüklemiş yada isnad etmiş değiller ayrıca bu selefi sözü çok yanlış bir söz,
hz peygamber ve 4 halife yolunda giden herkes selefidir,
o selefi denenler o yoldan gidiyorlarda biz başka yıldan mı gidiyoruz,

son söz olarak ibni teymiye gibi dalda kıpkırmızı kocaman elma gibi duran bir müctehid, kenarında biraz çürük var diye kaldırıp çürük elma diye atılmaz, o çürük yer kesilip atılır diğer yerlere bakılır,

birisi diyorki
**benim sancağın muhammedin sancağından daha yüksektedir ***
** öyle bir deryaya daldımki resullerin nebilerin sancakları kıyıda kaldı***
**Allah beni arşına çıkardı kendini gösterdi beni giydirdi süsledi***

bunu diyen kişi çok büyük veli sıfatındadır

buna karşı bir başka veli bunları söyleyen kişi için
***ebu ...... burada olsaydı bizim çocukların eliyle müslüman olurdu***

diyor

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12.04.26, 18:23
Üye
 
Üyelik tarihi: 09.04.26
Bulunduğu yer: Kıbrıs
Mesajlar: 64
Forum Puanı: 102
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
biz arşta oturuyor demiyoruz ki zaten , arşı istiva etmiştir diyoruz, senin öyle internetten bir şeyler bulmana gerek yok, Allah zaman kavramının ve mekan kavramının dışındadır , çünkü zamanı ve mekanı O yaratmıştır, nerede olduğunun keyfiyeti onun ilmindedir

ahmed ibni hambel Allahın zatı ile arşın üzerinde olduğunu sıfatlarının ise her yerde olduğunu savunur,
İstiva konusunu naslara dayanarak, keyfiyeti bilinmez yani nasıl olduğu sorulmaz şekilde kabul etmiş, Allah gökte değildir diyenleri Cehmîyye fırkasıyla ilişkilendirerek eleştirmiştir.

yoksa selefiler ona bir şey yüklemiş yada isnad etmiş değiller ayrıca bu selefi sözü çok yanlış bir söz,
hz peygamber ve 4 halife yolunda giden herkes selefidir,
o selefi denenler o yoldan gidiyorlarda biz başka yıldan mı gidiyoruz,

son söz olarak ibni teymiye gibi dalda kıpkırmızı kocaman elma gibi duran bir müctehid, kenarında biraz çürük var diye kaldırıp çürük elma diye atılmaz, o çürük yer kesilip atılır diğer yerlere bakılır,

birisi diyorki
**benim sancağın muhammedin sancağından daha yüksektedir ***
** öyle bir deryaya daldımki resullerin nebilerin sancakları kıyıda kaldı***
**Allah beni arşına çıkardı kendini gösterdi beni giydirdi süsledi***

bunu diyen kişi çok büyük veli sıfatındadır

buna karşı bir başka veli bunları söyleyen kişi için
***ebu ...... burada olsaydı bizim çocukların eliyle müslüman olurdu***

diyor


Bu konuda internete gerek yok Elhamdülillah.
Arşa istivanın Allah'ın Celle Celaluhu bir yerde olduğunu söylemek için getirilebilecek bir konu bile değil. İstivanın 10a yakın anlamı var. Allah Celle Celaluhu mekândan münezzehtir eğer sizin inancınız buysa sorun yok.

Ahmed İbni Hambel Allah'ı Celle Celaluhu zati ile Arşın üzerinde diye savunmuyor.
Ahmed Bin Hambele atılan iftiralardan biridir. Ki zaten arşın üstü bir mekandır. Hadis-i Şerifte Rasululllah sallallahu aleyhi vessellem Allah'ın Celle Celaluhu 6 cihetten munezzeh okdugunu ve altında üstünde bir şey olmadığını söylüyor.
Allah Celle Celaluhu için arsinyustubde dersen artık keyfiyetini bilmiş oluyorsun zaten. İstiva ile Arşın üstünü mekan kıl.ak arasında yer ile arş kadar fark var.
Bu inanç zaten keyfiyeti bildiği için arşın üstünde diyebiliyor gerçekten keyfiyetini bilmiyoruz diye inansalardi zaten arşın üstünde diyemezler di. E dediklerine göre demek ki biliyorlar. Çünkü bilmeden böyle söylenemez zaten.
Bu şuna benzer " Üçgen kare" üçgen kare olmaz. Aynen öyledir hem münezzehtir hemde arşın üstündedir denmez. İlkinde mekanlardan uzaktır bir mekanda değildir deniyor ama sonra arşın üstünü söylüyor yani bir mekan belirtiyor. Açik bir çelişki.

Selefi dediğim zatlar kendisine selefi diyen ama mücessime olan adamlar dur. Yoksa Aşık selef yokunda giden zaten Ehli Sünnet Velcemaattir.

Kim diyor dalda kıpkırmızı bir elma gibi MÜÇTEHİD olduğunu? Adamın itikadı baştan sona bozuk. Tavsiye ettiği adamlar Allah kendini bir sineğe oturdup gezdirebilir diye inanıyor. Yazarsan uzun gider ha baktım yön devam ediyor baya yazacağız İnşeAllah.
Hem çürük başta bütüne sirayet eder bir yerde vuku bulur yani o çürük önce bütün her yere yayar sonra kendini belli eder.

O adamlar aşk sarhoşlugu ile soylediler bunları ki bunu sende çok iyi biliyorsunuz ki zaten İbni Arabi Hazretlerini inkar etmiyorsunuz çünkü sebebi biliyorsun ama ibni teymiye bu gibi bzouk dusunceleri kendine İ'TİKAD edinmiş biri.

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
biz arşta oturuyor demiyoruz ki zaten , arşı istiva etmiştir diyoruz, senin öyle internetten bir şeyler bulmana gerek yok, Allah zaman kavramının ve mekan kavramının dışındadır , çünkü zamanı ve mekanı O yaratmıştır, nerede olduğunun keyfiyeti onun ilmindedir

ahmed ibni hambel Allahın zatı ile arşın üzerinde olduğunu sıfatlarının ise her yerde olduğunu savunur,
İstiva konusunu naslara dayanarak, keyfiyeti bilinmez yani nasıl olduğu sorulmaz şekilde kabul etmiş, Allah gökte değildir diyenleri Cehmîyye fırkasıyla ilişkilendirerek eleştirmiştir.

yoksa selefiler ona bir şey yüklemiş yada isnad etmiş değiller ayrıca bu selefi sözü çok yanlış bir söz,
hz peygamber ve 4 halife yolunda giden herkes selefidir,
o selefi denenler o yoldan gidiyorlarda biz başka yıldan mı gidiyoruz,

son söz olarak ibni teymiye gibi dalda kıpkırmızı kocaman elma gibi duran bir müctehid, kenarında biraz çürük var diye kaldırıp çürük elma diye atılmaz, o çürük yer kesilip atılır diğer yerlere bakılır,

birisi diyorki
**benim sancağın muhammedin sancağından daha yüksektedir ***
** öyle bir deryaya daldımki resullerin nebilerin sancakları kıyıda kaldı***
**Allah beni arşına çıkardı kendini gösterdi beni giydirdi süsledi***

bunu diyen kişi çok büyük veli sıfatındadır

buna karşı bir başka veli bunları söyleyen kişi için
***ebu ...... burada olsaydı bizim çocukların eliyle müslüman olurdu***

diyor
Hem az önce Allah mekândan münezzehtir dediniz üstüne bir de arşın üstünde diye bir söz attınız ama aynı zamanda teymiyeyi savundunuz. E teymiye arşın üstünde demiyor ki arsa oturdu diyor onu ne yapacağız? Melekler arşı taşıyamadi bu sebeple diyor. Arşta gıcırtı gibi ses geldi diyor ne yapacaz şimdi?

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 12.04.26, 19:01
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3263
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mehmet Efe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu konuda internete gerek yok Elhamdülillah.
Arşa istivanın Allah'ın Celle Celaluhu bir yerde olduğunu söylemek için getirilebilecek bir konu bile değil. İstivanın 10a yakın anlamı var. Allah Celle Celaluhu mekândan münezzehtir eğer sizin inancınız buysa sorun yok.

Ahmed İbni Hambel Allah'ı Celle Celaluhu zati ile Arşın üzerinde diye savunmuyor.
Ahmed Bin Hambele atılan iftiralardan biridir. Ki zaten arşın üstü bir mekandır. Hadis-i Şerifte Rasululllah sallallahu aleyhi vessellem Allah'ın Celle Celaluhu 6 cihetten munezzeh okdugunu ve altında üstünde bir şey olmadığını söylüyor.
Allah Celle Celaluhu için arsinyustubde dersen artık keyfiyetini bilmiş oluyorsun zaten. İstiva ile Arşın üstünü mekan kıl.ak arasında yer ile arş kadar fark var.
Bu inanç zaten keyfiyeti bildiği için arşın üstünde diyebiliyor gerçekten keyfiyetini bilmiyoruz diye inansalardi zaten arşın üstünde diyemezler di. E dediklerine göre demek ki biliyorlar. Çünkü bilmeden böyle söylenemez zaten.
Bu şuna benzer " Üçgen kare" üçgen kare olmaz. Aynen öyledir hem münezzehtir hemde arşın üstündedir denmez. İlkinde mekanlardan uzaktır bir mekanda değildir deniyor ama sonra arşın üstünü söylüyor yani bir mekan belirtiyor. Açik bir çelişki.

Selefi dediğim zatlar kendisine selefi diyen ama mücessime olan adamlar dur. Yoksa Aşık selef yokunda giden zaten Ehli Sünnet Velcemaattir.

Kim diyor dalda kıpkırmızı bir elma gibi MÜÇTEHİD olduğunu? Adamın itikadı baştan sona bozuk. Tavsiye ettiği adamlar Allah kendini bir sineğe oturdup gezdirebilir diye inanıyor. Yazarsan uzun gider ha baktım yön devam ediyor baya yazacağız İnşeAllah.
Hem çürük başta bütüne sirayet eder bir yerde vuku bulur yani o çürük önce bütün her yere yayar sonra kendini belli eder.

O adamlar aşk sarhoşlugu ile soylediler bunları ki bunu sende çok iyi biliyorsunuz ki zaten İbni Arabi Hazretlerini inkar etmiyorsunuz çünkü sebebi biliyorsun ama ibni teymiye bu gibi bzouk dusunceleri kendine İ'TİKAD edinmiş biri.



Hem az önce Allah mekândan münezzehtir dediniz üstüne bir de arşın üstünde diye bir söz attınız ama aynı zamanda teymiyeyi savundunuz. E teymiye arşın üstünde demiyor ki arsa oturdu diyor onu ne yapacağız? Melekler arşı taşıyamadi bu sebeple diyor. Arşta gıcırtı gibi ses geldi diyor ne yapacaz şimdi?
Çok fazla düzeltilecek yer var sözlerinde lakin bizim için konu kapandığını daha önce ifade ettik ama burada çok açık bir tashih lazım: “Şeş cihetten ol münezzeh Zülcelâl” hadîs değildir. Bu söz, Süleyman Çelebi’nin Mevlid’indeki bir beyittir; Diyanet’in kendi metinlerinde de bu şekilde geçer. Elbette manası tenzih yönünden güzel bulunabilir; ama hadîs diye nakletmek doğru değildir. Sahih hadiste gelen lafız ise, “Sen zâhirsin, üstünde hiçbir şey yoktur; sen bâtınsın, altında hiçbir şey yoktur”. Yani burada hadîs ile şiiri karıştırmamak gerekir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 13.04.26, 20:54
Üye
 
Üyelik tarihi: 09.04.26
Bulunduğu yer: Kıbrıs
Mesajlar: 64
Forum Puanı: 102
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok fazla düzeltilecek yer var sözlerinde lakin bizim için konu kapandığını daha önce ifade ettik ama burada çok açık bir tashih lazım: “Şeş cihetten ol münezzeh Zülcelâl” hadîs değildir. Bu söz, Süleyman Çelebi’nin Mevlid’indeki bir beyittir; Diyanet’in kendi metinlerinde de bu şekilde geçer. Elbette manası tenzih yönünden güzel bulunabilir; ama hadîs diye nakletmek doğru değildir. Sahih hadiste gelen lafız ise, “Sen zâhirsin, üstünde hiçbir şey yoktur; sen bâtınsın, altında hiçbir şey yoktur”. Yani burada hadîs ile şiiri karıştırmamak gerekir.
Hadis-i Şerifin tamamı o an aklımda değildi o yüzden yanlışlık oldu.

Peygamber Efendimiz bir Hadîs-i Şerîf’te şöyle buyuruyor:

اللَّهُمَّ أَنْتَ الأَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الآخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَىْءٌ وَأَنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَىْءٌ

Anlamı: “Ey Allâh’ım! Sen İlksin (Ezelîsin) Senden önce hiçbir şey yoktur. Sen Sonsun (Ebedîsin) Senden sonra hiçbir şey yoktur. Sen Zâhirsin (varlığı delilerlerle sabit olansın) Senin üstünde hiçbir şey yoktur. Sen Bâtınsın (Gizli olanları bilensin) Senin altında hiçbir şey yoktur.”

İmâm Beyhakî şöyle diyor: “Âlimlerimiz bu Hadîs-i Şerîf’ten Allâh’ın mekânsız olduğuna dair delil almış ve demişlerdir ki: İlki ve sonu üstü ve altı olmayanın mekânı da olmaz.”


Sahih-i Müslim, Zikir 17 (61).

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12.04.26, 19:15
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10288
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mehmet Efe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu konuda internete gerek yok Elhamdülillah.
Arşa istivanın Allah'ın Celle Celaluhu bir yerde olduğunu söylemek için getirilebilecek bir konu bile değil. İstivanın 10a yakın anlamı var. Allah Celle Celaluhu mekândan münezzehtir eğer sizin inancınız buysa sorun yok.

Ahmed İbni Hambel Allah'ı Celle Celaluhu zati ile Arşın üzerinde diye savunmuyor.
Ahmed Bin Hambele atılan iftiralardan biridir. Ki zaten arşın üstü bir mekandır. Hadis-i Şerifte Rasululllah sallallahu aleyhi vessellem Allah'ın Celle Celaluhu 6 cihetten munezzeh okdugunu ve altında üstünde bir şey olmadığını söylüyor.
Allah Celle Celaluhu için arsinyustubde dersen artık keyfiyetini bilmiş oluyorsun zaten. İstiva ile Arşın üstünü mekan kıl.ak arasında yer ile arş kadar fark var.
Bu inanç zaten keyfiyeti bildiği için arşın üstünde diyebiliyor gerçekten keyfiyetini bilmiyoruz diye inansalardi zaten arşın üstünde diyemezler di. E dediklerine göre demek ki biliyorlar. Çünkü bilmeden böyle söylenemez zaten.
Bu şuna benzer " Üçgen kare" üçgen kare olmaz. Aynen öyledir hem münezzehtir hemde arşın üstündedir denmez. İlkinde mekanlardan uzaktır bir mekanda değildir deniyor ama sonra arşın üstünü söylüyor yani bir mekan belirtiyor. Açik bir çelişki.

Selefi dediğim zatlar kendisine selefi diyen ama mücessime olan adamlar dur. Yoksa Aşık selef yokunda giden zaten Ehli Sünnet Velcemaattir.

Kim diyor dalda kıpkırmızı bir elma gibi MÜÇTEHİD olduğunu? Adamın itikadı baştan sona bozuk. Tavsiye ettiği adamlar Allah kendini bir sineğe oturdup gezdirebilir diye inanıyor. Yazarsan uzun gider ha baktım yön devam ediyor baya yazacağız İnşeAllah.
Hem çürük başta bütüne sirayet eder bir yerde vuku bulur yani o çürük önce bütün her yere yayar sonra kendini belli eder.

O adamlar aşk sarhoşlugu ile soylediler bunları ki bunu sende çok iyi biliyorsunuz ki zaten İbni Arabi Hazretlerini inkar etmiyorsunuz çünkü sebebi biliyorsun ama ibni teymiye bu gibi bzouk dusunceleri kendine İ'TİKAD edinmiş biri.



Hem az önce Allah mekândan münezzehtir dediniz üstüne bir de arşın üstünde diye bir söz attınız ama aynı zamanda teymiyeyi savundunuz. E teymiye arşın üstünde demiyor ki arsa oturdu diyor onu ne yapacağız? Melekler arşı taşıyamadi bu sebeple diyor. Arşta gıcırtı gibi ses geldi diyor ne yapacaz şimdi?
***O adamlar aşk sarhoşlugu ile soylediler***

Aşk sarhoşluğu Ben peygamberden daha üstünüm mü dedirtiyor?
Nasıl bir aşk sarhoşluğu bu?
Aşk sarhoşluğu hz. Musaya bile dayanamazsın diye kendini göstermeyen ALLAH CC gördüm demek mi oluyor?
Bunu söyleyenin itikadı nasıl oluyor?
O aşk sarhoşluğu ALLAH CC bana kadın kılığında gelir mi dedirtiyor?
O aşk sarhoşluğu ALLAH CC bana tüyü çıkmamış oğlan olarak gelir mi dedirtiyor?
O aşk sarhoşluğunu diğer alim kabul etmiyor ki bizim yanımızda olsa onu müslüman yapardık diyor

O aşk sarhoşluğu cennetle müjdelenen niye 4 imam da yok?

Bu konulara hiç girmiyorsun ama ibni teymiyeyi nerdeyse tekfir edeceksin

Birde ibni teymiye konusunda zehebi,, ibni kesir, ibni hacer, ibni cevzi,ibni kayyım görüşleri var...

Sübühaneke yi ilk kim okudu?
Bunu biliyorsan arşı taşıyan meleklerin durumunuda bilirsin...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Başınıza Gelen Olayların Sebebini Öğrenmek İster misiniz? bitter Esmaül Hüsna 30 28.10.24 07:11
Manyetizma ve hipnotizma nedir? Celil Parapsikoloji & Spiritüalizm 2 26.10.24 11:22
ismâil Hakkı Bursevî Kâf-u Nûn Allah Dostları & Evliyalar 5 16.03.24 21:19
Gerçek Aleviliği bilmek ister misiniz? kahvei Farklı inanış biçimleri 8 07.11.22 00:52
Başınız ve bedeninizin dik, alnınızın açık olmasını ister misiniz? Gercek Galibiyet ve Başarı Uygulamaları 3 18.11.20 16:19


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:01.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com