Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı
Üstadım, hassasiyeti anlıyorum; ideal manada şer‘î kaza makamının bugün mevcut olmadığı noktasında biz de meseleyi hafife almıyoruz.
Fakat burada pratik ve ağır bir mağduriyet var. Nikâhta tefvîz-i talâk almamışsa, erkek de boşamıyor ve günümüzde şer‘î kaza makamı da yoksa; bu kadın dinen ne yapacaktır?
Yani soruyu net sormak isterim:
Bu kadın ömür boyu bu erkeğin nikâhında askıda mı kalacaktır?
Eğer “hayır, askıda kalmaz” denilecekse, bu nikâh hangi usûlle çözülecektir?
Talâk yok.
Hul‘ kabul edilmiyor.
Resmî nikâh yok.
Şer‘î mahkeme yok.
Müftülük/Diyanet yetkili görülmüyor.
Hakem heyeti de geçerli görülmüyor.
Bu durumda geriye hangi fıkhî yol kalmaktadır?
Bizim anlamak istediğimiz tam olarak budur. Çünkü şer‘î makamın yokluğunu kabul etmek ayrı, kadını hiçbir çıkış yolu olmadan zararlı bir nikâh bağında bırakmak ayrıdır. Fıkıhta “zarar izale olunur” kaidesi varken, bu kadının zararı günümüz şartlarında hangi yolla izale edilecektir? İşte bunlara da cevap yok üstadım öyle değil mi?
|
yazdığım ilk mesajı okumadın sanırım,
maliki taklit edilir boşanma gerçekleşir , boşanan kadın maliki mezhebine geçer...