![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
Gitmediyse, bunu hangi âyet, hangi sahih hadis, hangi tefsir ve hangi ilmî delille söylüyorsunuz?
Gittiyse, bunu hangi tarihî, teknik ve bilimsel delillerle ispat ediyorsunuz?
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
aya gidildiğine dair herhangi bir dini delil yoktur, eğer böyle bir şeyin delili aranırsa o zaman her şeye tek tek delil aranır oda kuranı 6 milyon. yada 60 milyon sayfa ansiklopedi olurdu ,fakat kuranı Kerim'de her şeyin tarifi ve delili var, insanın ayakkabısını nasıl bağlayacağından, atom bombasının yapımına patlıcan yemeğinin tarifinden uydu yapımına kadar her şeyin tarifi var, aya gidilmediğine dair bir çok veri ve ispat var, en önemli ispatlar aya gittiği iddia edilen kililerin söylemleri dir...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Yâ ma’şeral cinni vel insi inisteta’tum en tenfużû min aktâri ssemâvâti vel ardi fenfużû lâ tenfużûne illâ bisultân Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin hududundan geçip gitmeye gücünüz yetiyorsa, haydi geçin gidin bakalım! Şunu bilin ki, onları ancak üstün bir güç, kuvvetli bir delil ve bilgi ile geçe*bilirsiniz. bu ayet ile ispat olur ki , uzayda belli bir mesafeden yukarıda çıkış yasaktır hem cin hemfe insan için ayrıca henüz dünyada girilemeyen girmenin yasak olduğu yerler var , Kuzey kutbunda belli bir mesafeden sonrasına giriş yok girilemiyor bu bölge piri reisin haritasında açıkça gösteriliyor ama ne yazık ki böyle bir denizci böyle alim 80 yaşında kanuni tarafından boğduruldu..
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Üstadım, Zülkarneyn A.S.’ın göğe ve yere çekmiş olduğu gökkubbeden dolayı, ne insanların ne de cinlerin belli bir mesafeden sonrasına gidemediğini ayrıca bu gökkubbe, bizleri Yecüc ve Mecüc’ten korumak için çekildiğini biliyorum. Bunun yanı sıra, Kuzey Kutbu'nda ya da Antarktika'nın ötesinde henüz keşfedilmemiş başka kıtalar da olabilir mi? Ayrıca yerin altında da Agarta ve Şambala medeniyetleri olduğuna inanıyorum. Yecüc Mecüc denilen tayfa belkide onlardır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp yoluna devam eden bir yolcu gibiyim. |
|
#5
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bende senin fikirlerine katılıyorum... Daha dünyayı keşfedememiş mariana çukuruna inememiş insanın yasak bölgedeki hökyüzü seyahatleri bana doğru gelmiyor, birileride bu fikrimi doğruluyor
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Zülkarneyn kıssası, Ye’cûc-Me’cûc meselesi ve Rahmân sûresi 33. âyet-i kerîmesi elbette büyük ve derin mevzulardır. Fakat bu meselelerde konuşurken Kur’ân’ın söylediği ile sonradan oluşmuş rivayet, efsane, işârî yorum ve halk anlatılarını birbirinden ayırmak gerekir. Kur’ân-ı Kerîm’de Zülkarneyn’in yaptığı şey, göğe ve yere çekilmiş bir gökkubbe olarak anlatılmaz. Kehf sûresi 93-98. âyetlerde bildirilen hadise, iki dağ/sed arası bir bölgede, Ye’cûc ve Me’cûc’ün fesadından şikâyet eden bir kavme karşı yapılan sed/radm meselesidir. Bu sebeple “Zülkarneyn aleyhisselâm göğe ve yere bir gökkubbe çekti; insanlar ve cinler belli bir mesafeden sonrasına bu yüzden gidemez” ifadesi, Kur’ân’ın açık lafzında bulunan bir bilgi değildir. Kur’ân bize Zülkarneyn’in Allah’ın verdiği imkânla bir set yaptığını haber verir; fakat bunu bütün yeryüzünü veya semayı kaplayan bir kubbe şeklinde anlatmaz. Zülkarneyn’in seddi haktır; Ye’cûc ve Me’cûc haktır. Fakat bu hakikatleri gökkubbe, Agarta, Şambala, gizli kıtalar ve modern ezoterik anlatılarla karıştırırsak, sahih bilgiyi zanna bulamış oluruz.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#7
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Güney kutbunda uzaya gönderilecek astronotlar eğitiliyor aylarca. Kuzey kutbunda kutup ayıları, güney kutbunda penguenler var. Güney kutbundan Güney Haçı Takımyıldızı, kuzey kutbunda Kuzey Kutup Yıldızı görünüyor.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
![]() Ben alıp okudum ve beni ikna etti. Bence yerin altında da yaşam var. Keşfedilmemiş kıtalarda var. Ay'da yapay başka bir galaksiden ışınlama teknolojisi ile yörüngemize yerleştirilmiş yapay uydu.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Ben bu dünyada bir ağacın altında gölgelenen, sonra da oradan kalkıp yoluna devam eden bir yolcu gibiyim. |
|
#9
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Burada bir usûl inceliğini gözden kaçırmamak gerekir. İnsan henüz ulaşamadığı, keşfedemediği veya teknik olarak tam nüfuz edemediği her saha için Kur’ân’dan bir âyet gösterip “işte burası geçilemez huduttur” derse, yarın o saha keşfedildiğinde problem Kur’ân’da değil, bizim dar yorumumuzda ortaya çıkar. Nitekim geçmiş asırlarda uçak yokken bir kimse bu âyeti okuyup “insan göğe yükselemez, havada uçamaz” deseydi, uçakların icadıyla Kur’ân değil, o kimsenin yorumu boşa düşmüş olurdu. Aynı şekilde insanın denizlerin derinliklerine inmesi, yerin altına madenler ve sondajlarla nüfuz etmesi, atmosfer dışına araç göndermesi de Allah’ın mülkünden çıkmak değildir. Bunların hepsi Allah’ın yarattığı kanunlar ve insana verdiği ilim sayesinde olur. “Ancak bir sultan/güç olmadan geçemezsiniz.” Diyanet Kur’an Yolu mealinde de bu kısım “Ama tarafımızdan verilmiş bir güç olmadıkça geçemezsiniz” şeklinde verilir. Yani âyet mutlak bir “asla geçemezsiniz” hükmü değil; Allah’ın verdiği güç, imkân, ilim, izin ve kudret olmadan hiçbir hududun aşılamayacağı hakikatidir. Bugün Kuzey Kutbu için de aynı hataya düşmemek gerekir. Kuzey Kutbu, Antarktika gibi sabit bir kara kıtası değil; Arktik Okyanusu üzerinde, çoğu zaman buzla kaplı ve sürekli hareket eden deniz buzu sahasıdır. Ayrıca Kuzey Kutbu’nun keşif tarihi de göstermektedir ki “bugün zor ulaşılan yer” yarın ilim, araç ve imkânla ulaşılabilir hâle gelebilir. Bir yerin zor olması, o yerin Kur’ânî mânada “geçilmesi yasak hudut” olduğunu göstermez. Bir bölgenin henüz tam keşfedilmemiş olması, oranın ilâhî olarak kapatılmış saha olduğu mânasına gelmez. Bir coğrafyanın bugünkü teknik imkânlarla güç erişilir olması, yarın Allah’ın bahşedeceği ilimle erişilemeyeceği anlamına gelmez. Eğer bugün biri “Kuzey Kutbu tam bilinemiyor, demek Rahmân 33 bunu haber veriyor” derse, yarın orası daha ileri teknolojiyle tamamen haritalandığında ne diyecektir? Aynı mantıkla geçmişte biri “insan uçamaz” deseydi, uçaklar icat edilince ne diyecekti? Yine biri “denizlerin derinliklerine inilemez” deseydi, denizaltılar ve ilmî araçlar derinliklere indikçe bu yorum nasıl savunulacaktı? Rabbimizin ilmi sonsuzdur. O, kâinatı ince ince, hikmetle ve kusursuz bir nizamla yaratmıştır. İnsana da katından ilim vermiştir. İnsan bugün yapamadığını yarın Allah’ın öğrettiği ilimle yapabilir. Bugün ulaşamadığı yere yarın Allah’ın verdiği “sultan” ile ulaşabilir. Bu sebeple âyeti sığ bir hükme indirgemek doğru değildir. Rahmân 33’ün asıl mesajı şudur: Ey insan ve cin! Allah’ın mülkünden, hükmünden ve kudretinden kaçamazsınız. Ancak Allah’ın verdiği sultan, kudret, ilim ve imkân ile bazı hudutları aşabilirsiniz. Fakat nereye giderseniz gidin, Allah’ın mülkü dışına çıkamazsınız. Bu âyet, ilmi ve araştırmayı reddetmez; insanın Allah’tan bağımsız güç sahibi olduğu vehmini reddeder.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#10
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Derveze 33. âyette geçen sultân kelimesini “kişiyi kurtaracak sâlih ameller” şeklinde izah eder (VII, 136); birçok müfessirin anılan kelimeyi “delil, hüccet” anlamında almaları (İbn Atıyye, V, 230) bu yorumu destekler nitelikte olmakla beraber, 35. âyetin ifadesi belirtilen ihtimali zayıflatmaktadır. Öte yandan, bazı tefsirlerde sultan kelimesinin “güç” anlamı esas alınarak “Büyük bir güç bulunmadıkça geçemezsiniz” ifadesinden, “Böyle bir gücünüz de olmadığına göre göklerin ve yerin sınırını aşıp ötelere geçmeniz de imkânsızdır” anlamı çıkarılmıştır. Fakat sultan kelimesinin “yetki” anlamı dikkate alınarak âyetin ilgili kısmı, “Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp ötelere geçebilmeniz ancak (Allah tarafından verilecek) bir yetki, bir imkânla olabilir” şeklinde de anlaşılabilir. Bu takdirde muhatapların, yüce yaratıcının evrendeki yasaları doğrultusunda ortaya koyacakları çabaları sonucunda elde edecekleri kuvvete bir gönderme yapılmış demektir. Uzay araştırmalarının ilerlediği ve uzaya seyahatlerin gerçekleştiği günümüz şartları, Kur’an tefsiriyle meşgul olanları bu yorumu benimsemeye ve bu âyetlerde uzayın fethine işaret bulunduğu görüşüne yöneltmiştir. Hatta 35. âyetteki tasvirin modern silâhları çağrıştırdığı yorumları yapılmıştır. Râzî’nin belirttiği gibi, bağlam bu hitabın âhirette olduğu izlenimini vermektedir. Fakat her iki ihtimale göre düşünüp bu âyetlerde, Allah’ın hükümranlığını aşmanın ve verdiği hükümden kaçmanın asla mümkün olmayacağı uyarısı bulunduğunu söylemek daha doğru olur (XXIX, 113-114). Bir başka anlatımla, Allah’a karşı sorumluluğu olan varlıklar ister dünya hayatında ister kıyamet gelip çattığında Allah’ın hükmünden kaçıp kurtulmak için yerin ve göğün sınırlarını zorlayacak kadar güç elde etseler veya kendilerine bu tarz bir imkân verilse, hatta bu varlıklar topyekün bir dayanışma içine girseler dahi, 35. âyette ifade edildiği üzere bunlar sınırlı ve sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Şu halde ikinci yorum esas alındığında da (dünya hayatı bakımından) bu âyetlerden çıkan mesaj şu olmaktadır: Evreni daha iyi tanıma merakı, yerin derinliklerine ve göğün en uzak noktalarına nüfuz etme arzusu yadırganacak bir şey değildir ve büyük bir güç oluşturularak bu konuda epeyce mesafe alınabilir; ama bu çabalar asla ilâhî iradenin egemenliğini alt etme gibi bir amaç taşımamalıdır. Zira bu, Allah’ın evrendeki mutlak gücünü ayan beyan gören şuurlu varlıklara yaraşmaz; kaldı ki böyle bir yöneliş başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkûmdur, böyle bir amaç taşıyanların âkıbeti hüsrandır. Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Mustafa iloglu gizli ilimler kitabi sahih midir ? | bi katre | Havas ilmi Genel Bilgiler | 9 | 15.08.25 00:45 |
| Astroloji (yıldız falcılığı) bilim midir? Astrolojiye inanmak şirk midir? | tuki71 | Sorularınız | 40 | 04.02.25 15:21 |
| Sakalının Kılları Tek midir Çift midir? | Gercek | Allah Dostları & Evliyalar | 0 | 08.09.22 02:13 |
| Ey insanoğlu | Modern Sofi | Güzel Sözler & aŞka Dair | 0 | 31.12.20 12:56 |
| Uğraştığın hadim Süfli midir Ulvi midir ? | HavasHoca | Huddam ilmi | 13 | 09.11.19 09:02 |