![]() |
|
#11
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Derveze 33. âyette geçen sultân kelimesini “kişiyi kurtaracak sâlih ameller” şeklinde izah eder (VII, 136); birçok müfessirin anılan kelimeyi “delil, hüccet” anlamında almaları (İbn Atıyye, V, 230) bu yorumu destekler nitelikte olmakla beraber, 35. âyetin ifadesi belirtilen ihtimali zayıflatmaktadır. Öte yandan, bazı tefsirlerde sultan kelimesinin “güç” anlamı esas alınarak “Büyük bir güç bulunmadıkça geçemezsiniz” ifadesinden, “Böyle bir gücünüz de olmadığına göre göklerin ve yerin sınırını aşıp ötelere geçmeniz de imkânsızdır” anlamı çıkarılmıştır. Fakat sultan kelimesinin “yetki” anlamı dikkate alınarak âyetin ilgili kısmı, “Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp ötelere geçebilmeniz ancak (Allah tarafından verilecek) bir yetki, bir imkânla olabilir” şeklinde de anlaşılabilir. Bu takdirde muhatapların, yüce yaratıcının evrendeki yasaları doğrultusunda ortaya koyacakları çabaları sonucunda elde edecekleri kuvvete bir gönderme yapılmış demektir. Uzay araştırmalarının ilerlediği ve uzaya seyahatlerin gerçekleştiği günümüz şartları, Kur’an tefsiriyle meşgul olanları bu yorumu benimsemeye ve bu âyetlerde uzayın fethine işaret bulunduğu görüşüne yöneltmiştir. Hatta 35. âyetteki tasvirin modern silâhları çağrıştırdığı yorumları yapılmıştır. Râzî’nin belirttiği gibi, bağlam bu hitabın âhirette olduğu izlenimini vermektedir. Fakat her iki ihtimale göre düşünüp bu âyetlerde, Allah’ın hükümranlığını aşmanın ve verdiği hükümden kaçmanın asla mümkün olmayacağı uyarısı bulunduğunu söylemek daha doğru olur (XXIX, 113-114). Bir başka anlatımla, Allah’a karşı sorumluluğu olan varlıklar ister dünya hayatında ister kıyamet gelip çattığında Allah’ın hükmünden kaçıp kurtulmak için yerin ve göğün sınırlarını zorlayacak kadar güç elde etseler veya kendilerine bu tarz bir imkân verilse, hatta bu varlıklar topyekün bir dayanışma içine girseler dahi, 35. âyette ifade edildiği üzere bunlar sınırlı ve sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Şu halde ikinci yorum esas alındığında da (dünya hayatı bakımından) bu âyetlerden çıkan mesaj şu olmaktadır: Evreni daha iyi tanıma merakı, yerin derinliklerine ve göğün en uzak noktalarına nüfuz etme arzusu yadırganacak bir şey değildir ve büyük bir güç oluşturularak bu konuda epeyce mesafe alınabilir; ama bu çabalar asla ilâhî iradenin egemenliğini alt etme gibi bir amaç taşımamalıdır. Zira bu, Allah’ın evrendeki mutlak gücünü ayan beyan gören şuurlu varlıklara yaraşmaz; kaldı ki böyle bir yöneliş başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkûmdur, böyle bir amaç taşıyanların âkıbeti hüsrandır. Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#12
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Burada en mühim kelime “sultân” kelimesidir. Bu kelime tefsirlerde bazen delil ve hüccet, bazen güç ve kudret, bazen de Allah tarafından verilen yetki, imkân ve izin mânasında değerlendirilmiştir. Nitekim sizin naklettiğiniz açıklamada da “Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp ötelere geçebilmeniz ancak Allah tarafından verilecek bir yetki ve imkânla olabilir” şeklindeki yorumun mümkün olduğu açıkça belirtilmektedir. İşte acizane benim de yukarıdaki mesajımızda arz etmek istediğimiz nokta tam olarak budur. Rahmân 33, ilmi ve araştırmayı reddetmez. Rahmân 33, insanın Allah’tan bağımsız kudret iddiasını reddeder. Rahmân 33, mutlak olarak “gidemezsiniz” demez; “Allah’ın verdiği sultân olmadan gidemezsiniz” der. İnsan nereye giderse gitsin; yerin derinliklerine inse de, denizlerin altına nüfuz etse de, semaya yükselse de, Ay’a çıksa da yine Allah’ın mülkü içindedir. Bu sebeple âyet-i kerîmeden doğrudan doğruya “uzaya çıkış yasaktır”, “belli bir mesafeden sonrası insana ve cinne kapalıdır”, “Ay’a gidilemez” şeklinde kesin bir hüküm çıkarmak kanaatimizce âyetin lafzını ve tefsirî çerçevesini aşan bir yorum olur. Sizin naklettiğiniz metin de bunu teyit etmektedir. Çünkü orada mesele, insanın Allah’ın verdiği imkânla bazı hudutlara nüfuz edip edemeyeceğinden ziyade, bunu Allah’ın hükümranlığını aşma iddiasına dönüştürmemesi gerektiği şeklinde izah edilmektedir. Âyet, Allah’ın mülkünden kaçışı imkânsız kılar; ilimle yapılan araştırmayı yasaklamaz. Âyet, mahlûkun aczini bildirir; Allah’ın bahşettiği sultân ile elde edilen imkânları inkâr etmez. Âyet, insanın haddini bilmesini emreder; fakat kâinatı tanıma gayretini reddetmez.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#13
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Zülkarneyn kıssası, Ye’cûc-Me’cûc meselesi ve Rahmân sûresi 33. âyet-i kerîmesi elbette büyük ve derin mevzulardır. Fakat bu meselelerde konuşurken Kur’ân’ın söylediği ile sonradan oluşmuş rivayet, efsane, işârî yorum ve halk anlatılarını birbirinden ayırmak gerekir. Kur’ân-ı Kerîm’de Zülkarneyn’in yaptığı şey, göğe ve yere çekilmiş bir gökkubbe olarak anlatılmaz. Kehf sûresi 93-98. âyetlerde bildirilen hadise, iki dağ/sed arası bir bölgede, Ye’cûc ve Me’cûc’ün fesadından şikâyet eden bir kavme karşı yapılan sed/radm meselesidir. Bu sebeple “Zülkarneyn aleyhisselâm göğe ve yere bir gökkubbe çekti; insanlar ve cinler belli bir mesafeden sonrasına bu yüzden gidemez” ifadesi, Kur’ân’ın açık lafzında bulunan bir bilgi değildir. Kur’ân bize Zülkarneyn’in Allah’ın verdiği imkânla bir set yaptığını haber verir; fakat bunu bütün yeryüzünü veya semayı kaplayan bir kubbe şeklinde anlatmaz. Zülkarneyn’in seddi haktır; Ye’cûc ve Me’cûc haktır. Fakat bu hakikatleri gökkubbe, Agarta, Şambala, gizli kıtalar ve modern ezoterik anlatılarla karıştırırsak, sahih bilgiyi zanna bulamış oluruz.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#14
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bak ne güzel açıklama Allah CC insana ve cine belli mesafeden sonrasına yetki vermiyor, eğer bunun tersi söylenirse cinlere yasak edilen kulak hırsızlığı için konan kararın olmadığı tezi ortaya çıkar ki bu resmen ayete muhalefettir Bende bu kulak hırsızlığının yasaklandığı ayetden güç alarak belli mesafeden sonrasının yasak olduğu inancımı keainleştiriyor Aya gidilip gidilmediği başka bir konu, ben insani delillerden ortaya çıkarak aya gidilmediği marsa gidilmediği kanaatindeyim, uzay harcamaları adı altında harcanan 100 milyarlarca doların halkın tepkisini çekmemek için uydurulduğunu o paraların başka yerlere aktarıldığı kanatindeyim
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#15
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Fakat burada dikkat edilmesi gereken âyetlerin konusu insanın ilmî araştırma için semaya yükselmesi değil; şeytanların ve asi cinlerin mele-i a‘lâdan gaybî haber çalma teşebbüsüdür. Sâffât sûresi 7-10. âyetlerde de mesele açıkça “mele-i a‘lâya kulak verememeleri” ve kovulmaları bağlamında zikredilir; Kur’an Yolu tefsiri de bu âyetlerde kâhinlerin semavî güçlerden haber aldığına dair inançların asılsızlığının vurgulandığını belirtir. Hicr sûresi 17-18. âyetlerde buyrulur ki gök, kovulmuş şeytanlara karşı korunmuştur; kulak hırsızlığı yapmaya kalkışanı da parlak bir ışık kovalar. Buradaki yasak, vahiy ve gayb alanına sızma teşebbüsüdür. Yoksa insanın teleskopla göğü incelemesi, uydu göndermesi, atmosferi araştırması veya Allah’ın yarattığı kevnî kanunları kullanarak bir mesafe kat etmesi bu âyetin doğrudan konusu değildir. Şeytanların mele-i a‘lâya ulaşmaya çalışması engellenmiştir. Fakat insanın Allah’ın yarattığı kanunlarla göğü araştırması başka bir konudur. Bu, kulak hırsızlığı değildir. Bu, mele-i a‘lâdan gaybî haber çalmak değildir. Bu, vahiy alanına müdahale değildir. Bu, kevnî âyetleri araştırmaktır. Eğer kulak hırsızlığı âyetlerinden “belli bir mesafeden sonrası herkes için mutlak yasaktır” neticesi çıkarılırsa, o zaman uçak, uydu, teleskop, atmosfer araştırması ve uzay incelemesi gibi birçok ilmî faaliyet de aynı yasak içine sokulmuş olur. Hâlbuki bu faaliyetler gaybî haber çalma değil, Allah’ın kâinata koyduğu nizamı inceleme faaliyetidir.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
|
#16
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Güney kutbunda uzaya gönderilecek astronotlar eğitiliyor aylarca. Kuzey kutbunda kutup ayıları, güney kutbunda penguenler var. Güney kutbundan Güney Haçı Takımyıldızı, kuzey kutbunda Kuzey Kutup Yıldızı görünüyor.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#17
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#18
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Taşı havaya atıp kafasını altına tutana ne olur? To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
|
#19
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
bu hadisi doğru kabul edersek ayette geçen( miktarını 50 bin yıl tutan 1 gün ) sözüne göre aradaki mesafeyi tahmin edebiliriz buna göre sınırı söylemek zor olsada atmosfer üstü kadar kısa bir mesafe değildir
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#20
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Bu sınır Allah’ın ilmindedir.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ |
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Mustafa iloglu gizli ilimler kitabi sahih midir ? | bi katre | Havas ilmi Genel Bilgiler | 9 | 15.08.25 00:45 |
| Astroloji (yıldız falcılığı) bilim midir? Astrolojiye inanmak şirk midir? | tuki71 | Sorularınız | 40 | 04.02.25 15:21 |
| Sakalının Kılları Tek midir Çift midir? | Gercek | Allah Dostları & Evliyalar | 0 | 08.09.22 02:13 |
| Ey insanoğlu | Modern Sofi | Güzel Sözler & aŞka Dair | 0 | 31.12.20 12:56 |
| Uğraştığın hadim Süfli midir Ulvi midir ? | HavasHoca | Huddam ilmi | 13 | 09.11.19 09:02 |