![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
|
#1
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
4 mehepten hangileri Maturidi veya eşariyi kabul ediyor?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Şâfiî Mezhebi: Tamamı Eş'arî ekolünü kabul eder. İmam Şâfiî'nin fıkıh usulü ve nakil anlayışı, İmam Eş'arî'nin akaid sistemiyle birebir örtüşür. Mâlikî Mezhebi: Tamamı Eş'arî ekolünü kabul eder. Kuzey Afrika ve Medine ekolünün inanç esaslarındaki yorumu Eş'arî çizgisiyle birleşmiştir. Hanbelî Mezhebi: Bu mezhep istisnai bir duruma sahiptir. Hanbelîlerin çok büyük bir kısmı ne Matürîdî'yi ne de Eş'arî'yi kabul eder; onlar doğrudan doğruya kelam ilmini tamamen reddedip kendilerine Selefiyye / Eseriyye (Gelenekçi/Hadisçi ekol) derler. Ancak Hanbelî alimlerinin içinden kelam yöntemini seçen çok küçük bir azınlık Eş'arî çizgisine yakın durmuştur.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#3
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Hanefi maturidi Şafi ve maliki eşari İmamı azamın , imamı şafinin, imamı malikinin İtikadi konularda problemleri mi var ki bu 3 mezhebe tabi olanlar maturidi veya eşari yi kabul etmek zorundalar? Misal şafi birisi ben lafitim ama eşariyi kabul etmiyorum derse ne olur?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Hâşâ ve kellâ! İmam-ı Azam Ebû Hanîfe, İmam Şâfiî ve İmam Mâlik Hazretleri’nin itikadda zerre kadar bir problemleri, eksiklikleri ya da şüpheleri yoktu. Onlar Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ve Sahabe-i Kiram’ın inanç çizgisini (orijinal Ehl-i Sünnet inancını) kalplerinde ve amellerinde tertemiz taşıyan Asr-ı Saadet’in hemen ardındaki nurani nesillerdi. Peki, o zaman neden bir Hanefî "Matürîdî'yim", bir Şâfiî "Eş'arî'yim" demek durumundadır? Tedvin ve Sistemleşme Farkı: Mezhep imamlarının yaşadığı dönemde (Hicri 2. asır), henüz İslam dünyasına Yunan felsefesi, Mu'tezile sapkınlığı ya da inkârcı akımlar bu kadar yoğun saldırmamıştı. İnanç saf ve berraktı; felsefi tartışmalara, mantık oyunlarına gerek yoktu. İmam-ı Azam Fıkhu’l-Ekber gibi eserlerinde inanç esaslarını ana hatlarıyla yazmıştı ama bu henüz kurumsal bir "kelam mezhebi" haline gelmemişti. Ordu İhtiyacı: Hicri 3. ve 4. asırlara gelindiğinde, dışarıdan gelen felsefi akımlar ve içerideki sapkın fırkalar (Mu'tezile, Cehmiyye) akıl oyunlarıyla Müslümanların inancını sarsmaya başladı. İşte tam bu dönemde İmam el-Eş'arî ve İmam el-Matürîdî sahneye çıktılar. Onlar yeni bir din veya yeni inanç kuralları uydurmadılar! Onlar, İmam-ı Azam’ın ve İmam Şâfiî’nin zaten inandığı o saf akideyi, mantık, kelam ve delil silahlarıyla donatarak sistemleştirdiler ve birer bilim dalı haline getirdiler. Netice: Bir Hanefî "Ben Matürîdî'yim" dediğinde, "Ben İmam-ı Azam'ın inancını bırakıp Matürîdî'ye uydum" demez; "Ben İmam-ı Azam'ın inancının, İmam Matürîdî tarafından felsefecilere karşı müdafaa edilmiş, sistemleştirilmiş halini savunuyorum" der. Yani Matürîdî ve Eş'arî, mezhep imamlarının inanç çizgisinin koruyucu kalkanlarıdır. Usulü ve Istılahı Bilmiyorsa (Avam İse): Eğer sıradan bir Müslüman (avam), kelam ilminin bu tarihi derinliğini bilmediği için "Ben Şâfiî'yim, fıkhımı İmam Şâfiî'den alırım ama Eş'arîlik falan anlamam, kabul de etmiyorum" diyorsa, bu adam dinden çıkmaz, günahkar da olmaz. Çünkü avamın görevi kelam tartışmalarına girmek değil, amel etmektir. O adam zâten farkında olmasa bile İmam Şâfiî'ye uyduğu için özünde Eş'arî çizgisine paralel bir inanç taşımaktadır. Onun bu reddi sadece terminolojiyi bilmemesinden kaynaklanan bir cehalettir. B) Bilerek ve İdeolojik Olarak Reddediyorsa (Selefî/Vahhâbî Kafasıysa): Eğer bir kimse ilim iddia edip, "Ben Eş'arîlerin ve Matürîdîlerin Allah'ın sıfatları hakkındaki tevil metodunu (mesela Allah'ın eli ifadesini 'kudret' olarak açıklamalarını) reddediyorum, onları sapkın görüyorum" diyerek Eş'arîliği dışlıyorsa: Bu kişi fıkıhta Şâfiî mülahaza edilse bile, itikadi olarak Ehl-i Sünnet vel Cemaat omurgasından çıkmış, Gayr-ı Sünnî (Selefiyye/Eseriyye veya Haşeviyye) çizgisine kaymış olur. İslam alimleri (özellikle Tâceddin es-Sübkî gibi dev Şâfiî fakihleri Tabakâtü’ş-Şâfiiyye adlı eserinde) açıkça ilan etmişlerdir ki: Şâfiî mezhebinin usulü ile Eş'arî akaidinin usulü etle tırnak gibidir. İmam Şâfiî’nin er-Risâle’de kurduğu fıkıh metodolojisi, Eş'arî kelamıyla tamamen bütünleşmiştir. Dolayısıyla ilim sahibi birinin bunu reddetmesi, Şâfiî mezhebinin kendi iç tutarlılığını ve usulünü hiç anlamadığını gösterir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#5
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Veya Şafi veya maliki biri ben eşariliği kabul etmiyorum derse Ehli sünnetten çıkıyorsa ( bunun kararını kim veriyor) O zaman hanbeli mezhebinde olanlar ne oluyor?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Kararın Temeli: Bir Hanefî, durup dururken "Ben Matürîdîliği kabul etmiyorum" dediğinde, eğer reddettiği şey İmam Matürîdî’nin şahsı değil de onun savunduğu "Aklın ve naklin dengesi, kulun cüzi iradesi, Allah'ın zamandan münezzehliği" gibi Ehl-i Sünnet'in ana umdeleriyse; o adamı Ehl-i Sünnet'ten çıkaran şey keyfi bir karar değil, Ehl-i Sünnet'in asırlık inanç sınırlarını bizzat kendisinin ihlal etmesidir. Alimler (mesela İmam Gazâlî, İmam Taftazânî, İmam İbn Âbidîn) kitaplarında bu sınırları mermer gibi çizmişlerdir. Kararı o kurallar verir. 2. O Zaman Hanbelî Mezhebinde Olanlar Ne Oluyor? İşte o üstadın hiç bilmediği, fıkıh tarihinde "Eseriyye / Selef-i Sâlihîn Akidesi" denilen o muazzam ayrım tam olarak buradadır. Hanbelîlerin durumu ile Matürîdîliği reddeden bir Hanefî'nin durumu asla ve katâ aynı değildir! Neden mi? A) Hanbelîler Kelamı Neden Reddediyor? (Meşru Gerekçe) İmam Ahmed bin Hanbel ve onun yolundan giden müteaddit Hanbelî alimleri, Matürîdî ve Eş'arî kelamını şu yüzden reddederler: "Biz Allah'ın sıfatlarını akılla, felsefeyle tevil etmeyiz. Sahabe ve Tâbiîn bu felsefe dillerini kullanmadı. Ayette ne yazıyorsa, keyfiyetini Allah'a havale eder (Tefviz yapar), teslim oluruz." * Onların bu duruşuna İslam literatüründe Selef-i Sâlihîn Akidesi veya Eseriyye (Hadisçi Ekol) denir. Onlar Ehl-i Sünnet’in "en muhafazakar, felsefeden en uzak" kanadıdır ve inançları saf olduğu için Ehl-i Sünnet’in asıl kurucu unsurlarındandırlar. B) Bir Hanefî veya Şâfiî Kelamı Reddederse Neden Tehlikeye Düşer? (Tuzak) İşte kırılma noktası burası: Bir Hanefî kalkıp, "Ben Matürîdîliği kabul etmiyorum" dediğinde, gidip Hanbelîler gibi "saf, felsefesiz Selef akidesine" teslim olmuyor. Genelde ne yapıyor? Ya aklı tamamen ilahlaştıran Mu'tezile kafasına kayıyor ya da Müslümanları tekfir eden Vahhâbîlik/Müşebbihe (Allah'ı yaratıklara benzeten) çizgisine düşüyor. Usul Farkı: Hanefî mezhebinin fıkıh usulü (Mesela İmam Pezdevî ve Serahsî usulü), akli çıkarımlara ve kıyasa dayanır. Bir adam fıkıhta Hanefî'nin o yüksek akıl mekanizmasını kullanıp, itikadda "Ben aklı ve kelamı tamamen reddediyorum" derse, kendi mezhebinin usulüyle çelişir, omurgasız kalır. Hem Hanefî fıkhı yapıp hem kelamı reddetmek mantıksal bir imkansızlıktır. Alıntı:
Hanbelî mezhebinin kelamî ekolleri (Matürîdî ve Eş'arî'yi) reddetmesi, onların Ehl-i Sünnet dışı olduğunu değil; aksine Ehl-i Sünnet'in felsefesiz, saf ilk dönem akidesi olan 'Eseriyye / Selef-i Sâlihîn' çizgisinde durduklarını gösterir. Onlar Kelam'ı reddederken gidip tecsime (Allah'ı cisimleştirmeye) veya tekfirciliğe sapmazlar; teslimiyeti (tefvizi) seçerler Fakat fıkıh usulü tamamen akıl, kıyas ve rey üzerine kurulmuş olan bir Hanefî, 'Ben Matürîdîliği (yani aklî müdafaayı) reddediyorum' dediği an Hanbelîleşmez; aksine kendi mezhebinin mantık silsilesini çökerterek ya Mu'tezile'nin aklî sapmalarına ya da Müslümanları tekfir eden Vahhâbî zihniyetine kapı açar. Hanbelîlerin kelam karşıtlığı meşru bir usuldür; fakat bir Hanefî veya Şâfiî'nin kendi kurumsal kelamını reddetmesi, ümmetin asırlardır üzerinde icma ettiği o Ehl-i Sünnet omurgasını parçalamaktır. Bu kararı şahıslar değil, ümmetin süzülüp gelen o ortak aklı ve icmaı verir."
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#7
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Maturidi ve eşari kelam ilmidir Kelam ilmine 2 büyük evliyanın bakışı belli Hz pir; kelam metodunu nihai kurtuluş için yetersiz görmüş, kalbi arınmayı ve ameli tasavvufu esas almıştır. İbni arabi ; kelam ilmi, akla ve şüpheye dayandığı için Allah’ı ve varlığı anlamada yetersizdir. O, dini hakikatlerin kelami tartışmalarla ve diyalektikle anlaşılamayacağını, yalnızca keşfe, ilhama ve tasavvufi tecrübeye (marifetullah) dayalı bir yaklaşımla kavranabileceğini savunur. Hatta kelam ilmi için çok daha ağır sözleri vardır
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Evrad-ı fethiyye | HavasHoca | Evradiyeler & Azametler | 17 | 31.05.23 18:35 |
| Adem Aleyhisselam | aşk | Peygamberler | 2 | 03.02.21 14:20 |
| Lailahe illallah Ne demektir? | Torlak | Tasavvuf Sohbetleri | 0 | 11.11.20 11:37 |
| Havvas-ul Kuran | Devrimci | Sure ve Ayet Havasları | 4 | 25.03.20 00:09 |
| Tevbe Suresi Açıklamalı Tefsiri | Havasokulu | Kuran-ı Kerim Tefsiri | 23 | 29.01.19 13:29 |