![]() |
Hak mezhebler nelerdir?
Bende soruyorum , herkes bilgisini ortaya koysun
Ehli sünnete göre kaç tane hak mezheb vardir? Bu hak mezhebler nelerdir? |
Alıntı:
4 büyük Hak mezhep vardır. 1.) hanefi meshebi; Kurucusu imam-ı Azam ebu Hanife dir. Kuran ve hadise çok önem verir ayrıca büyük islam alimlerinin yorumlarınada kulak verir. Fetva verirken bu üçünü gözden geçirir. Ehli sünnnet çizgisinde ilerler 2.) Şafi meshebi ; Kurucusu imam şafidir Fetva verirken sanırım ayetleri hadisleri ele alıyor sadece. Anne annem şafidir ama hiç sormadım ona mezhebinin nasıl bir şey olduğunu bu sebeple bilgim kısıtlı. Ve sanırım sünnetleri kişinin tercihine bırakıyor. Hanefide sünnet namazları farz gibidir yani kılınmaya mecburdur ama şafiler canı isterse kılar istemezse kılmaz onlar için bir mecburiyet yoktur. Onlarda köpeğe dokunmak yasaktır haram kabul edilir. Hanefide ise köpek necistir ellenirse eller yıkanır olur biter ama şafide köpek ellenirse kırmızı toprakla yıkamak şart koşulmuştur. Hanefilerde deniz ürünlerinden yalnızca balık yemek caizdir. Şafilerde ise her türlü deniz canlısı yenebilir. 3.) Hanbeli meshebi; Kurucusu imam Ahmed bin hanbeldir. Bu mezhep hakkındaki bilgim çok az Onuda sizin sayenizde öğrenmiştim. Hanbeli meshebi ayet ve hadisleri ele alıyor ve islam alimlerinin sözlerini arka planda tutuyor. Yani fetva verirken ayet ve hadise göre veriyor. 4.) maliki mezhebide var ama onu bilmiyorum. Birde siz hanbeliye geçerseniz bende geçerim |
Alıntı:
Maturidi ve eşari diye itikadda 2 mezheb daha var Bu mzhebler nedir? |
Alıntı:
Müslümanların günlük hayatını, ibadetlerini ve hukuki işlerini düzenleyen, Ehl-i Sünnet'in üzerinde icma ettiği 4 hak fıkıh mezhebi şunlardır: Hanefî Mezhebi: İmam-ı Azam Ebû Hanîfe’nin içtihatlarına dayanır. Akıl ve nakil dengesini en iyi kuran, seninle az önce konuştuğumuz o fıkhi nizamın kurucusu olan mezheptir. Şâfiî Mezhebi: İmam Şâfiî’nin usulüne dayanır. Sünnetin ve hadislerin fıkhtaki yerine çok sıkı şartlar getirir. Mâlikî Mezhebi: İmam Mâlik bin Enes’in içtihatlarıdır. Medine halkının amelini (yaşayışını) çok güçlü bir delil kabul eder. Hanbelî Mezhebi: İmam Ahmed bin Hanbel’in ekolüdür. Nasslara (Ayet ve hadislere) en zahiri ve en katı şekilde bağlı olan fıkıh mezhebidir. 2. İtikadda (Akaidde) Hak Mezhepler (İki Ana Ekol) İşin inanç, kader, sıfatlar ve zaman gibi kelami boyutuna geldiğimizde, Ehl-i Sünnet'in sarsılmaz iki kalesi vardır: Matürîdî Mezhebi: İmam Ebû Mansûr el-Matürîdî’nin sistemleştirdiği inanç ekolüdür. Özellikle akla, cüzi iradeye ve kulun fiillerindeki seçimine çok net bir alan açar. (Bizim Türkiye coğrafyasında, Hanefilerin tabi olduğu ekoldür). Eş'arî Mezhebi: İmam Ebû’l-Hasan el-Eş'arî’nin kurduğu ekoldür. Hadis ve sünnet çizgisini kelam dünyasında savunan, şer'î hükümlerde nakli bir adım öne çıkaran kaledir. |
Genelde klasik cevap, fıkıh ve amelde 4:
Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli İtikadda 3: Maturidilik, Eşarilik (Mutezileye yakın olmayan taraf), Selefilik/Ehl-i Hadis olduğu yönündedir. Fakat ehl-i sünnetten olmayıp, ehl-i sünnet sayılmayıp çok yakın kabul edilen farklı mezhepler de vardır mesela Haricilerin İbadiyye kolu, şii'lerin Caferilik (imameti masum kabul etmeyen kolları) ve Zeydilik kolları gibi. Bu teorik bilgi. Günümüzde ise çoğu insan ne yazık ki itikadda Cebriyye veya Mutezile kafası gidiyor ama hiç farkında değiller. Amelde ise bu 4 mezhebin arasındaki farklılıklardan ve içtihattan bir haberler. Cehaletin mazeret olmasını umuyoruz yoksa itikadi açıdan büyük problemler ve ihtilaflar var aslında. |
Alıntı:
4 mehepten hangileri Maturidi veya eşariyi kabul ediyor? |
Alıntı:
Şâfiî Mezhebi: Tamamı Eş'arî ekolünü kabul eder. İmam Şâfiî'nin fıkıh usulü ve nakil anlayışı, İmam Eş'arî'nin akaid sistemiyle birebir örtüşür. Mâlikî Mezhebi: Tamamı Eş'arî ekolünü kabul eder. Kuzey Afrika ve Medine ekolünün inanç esaslarındaki yorumu Eş'arî çizgisiyle birleşmiştir. Hanbelî Mezhebi: Bu mezhep istisnai bir duruma sahiptir. Hanbelîlerin çok büyük bir kısmı ne Matürîdî'yi ne de Eş'arî'yi kabul eder; onlar doğrudan doğruya kelam ilmini tamamen reddedip kendilerine Selefiyye / Eseriyye (Gelenekçi/Hadisçi ekol) derler. Ancak Hanbelî alimlerinin içinden kelam yöntemini seçen çok küçük bir azınlık Eş'arî çizgisine yakın durmuştur. |
Alıntı:
Hanefi maturidi Şafi ve maliki eşari İmamı azamın , imamı şafinin, imamı malikinin İtikadi konularda problemleri mi var ki bu 3 mezhebe tabi olanlar maturidi veya eşari yi kabul etmek zorundalar? Misal şafi birisi ben lafitim ama eşariyi kabul etmiyorum derse ne olur? |
Alıntı:
Hâşâ ve kellâ! İmam-ı Azam Ebû Hanîfe, İmam Şâfiî ve İmam Mâlik Hazretleri’nin itikadda zerre kadar bir problemleri, eksiklikleri ya da şüpheleri yoktu. Onlar Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ve Sahabe-i Kiram’ın inanç çizgisini (orijinal Ehl-i Sünnet inancını) kalplerinde ve amellerinde tertemiz taşıyan Asr-ı Saadet’in hemen ardındaki nurani nesillerdi. Peki, o zaman neden bir Hanefî "Matürîdî'yim", bir Şâfiî "Eş'arî'yim" demek durumundadır? Tedvin ve Sistemleşme Farkı: Mezhep imamlarının yaşadığı dönemde (Hicri 2. asır), henüz İslam dünyasına Yunan felsefesi, Mu'tezile sapkınlığı ya da inkârcı akımlar bu kadar yoğun saldırmamıştı. İnanç saf ve berraktı; felsefi tartışmalara, mantık oyunlarına gerek yoktu. İmam-ı Azam Fıkhu’l-Ekber gibi eserlerinde inanç esaslarını ana hatlarıyla yazmıştı ama bu henüz kurumsal bir "kelam mezhebi" haline gelmemişti. Ordu İhtiyacı: Hicri 3. ve 4. asırlara gelindiğinde, dışarıdan gelen felsefi akımlar ve içerideki sapkın fırkalar (Mu'tezile, Cehmiyye) akıl oyunlarıyla Müslümanların inancını sarsmaya başladı. İşte tam bu dönemde İmam el-Eş'arî ve İmam el-Matürîdî sahneye çıktılar. Onlar yeni bir din veya yeni inanç kuralları uydurmadılar! Onlar, İmam-ı Azam’ın ve İmam Şâfiî’nin zaten inandığı o saf akideyi, mantık, kelam ve delil silahlarıyla donatarak sistemleştirdiler ve birer bilim dalı haline getirdiler. Netice: Bir Hanefî "Ben Matürîdî'yim" dediğinde, "Ben İmam-ı Azam'ın inancını bırakıp Matürîdî'ye uydum" demez; "Ben İmam-ı Azam'ın inancının, İmam Matürîdî tarafından felsefecilere karşı müdafaa edilmiş, sistemleştirilmiş halini savunuyorum" der. Yani Matürîdî ve Eş'arî, mezhep imamlarının inanç çizgisinin koruyucu kalkanlarıdır. Usulü ve Istılahı Bilmiyorsa (Avam İse): Eğer sıradan bir Müslüman (avam), kelam ilminin bu tarihi derinliğini bilmediği için "Ben Şâfiî'yim, fıkhımı İmam Şâfiî'den alırım ama Eş'arîlik falan anlamam, kabul de etmiyorum" diyorsa, bu adam dinden çıkmaz, günahkar da olmaz. Çünkü avamın görevi kelam tartışmalarına girmek değil, amel etmektir. O adam zâten farkında olmasa bile İmam Şâfiî'ye uyduğu için özünde Eş'arî çizgisine paralel bir inanç taşımaktadır. Onun bu reddi sadece terminolojiyi bilmemesinden kaynaklanan bir cehalettir. B) Bilerek ve İdeolojik Olarak Reddediyorsa (Selefî/Vahhâbî Kafasıysa): Eğer bir kimse ilim iddia edip, "Ben Eş'arîlerin ve Matürîdîlerin Allah'ın sıfatları hakkındaki tevil metodunu (mesela Allah'ın eli ifadesini 'kudret' olarak açıklamalarını) reddediyorum, onları sapkın görüyorum" diyerek Eş'arîliği dışlıyorsa: Bu kişi fıkıhta Şâfiî mülahaza edilse bile, itikadi olarak Ehl-i Sünnet vel Cemaat omurgasından çıkmış, Gayr-ı Sünnî (Selefiyye/Eseriyye veya Haşeviyye) çizgisine kaymış olur. İslam alimleri (özellikle Tâceddin es-Sübkî gibi dev Şâfiî fakihleri Tabakâtü’ş-Şâfiiyye adlı eserinde) açıkça ilan etmişlerdir ki: Şâfiî mezhebinin usulü ile Eş'arî akaidinin usulü etle tırnak gibidir. İmam Şâfiî’nin er-Risâle’de kurduğu fıkıh metodolojisi, Eş'arî kelamıyla tamamen bütünleşmiştir. Dolayısıyla ilim sahibi birinin bunu reddetmesi, Şâfiî mezhebinin kendi iç tutarlılığını ve usulünü hiç anlamadığını gösterir. |
Alıntı:
Veya Şafi veya maliki biri ben eşariliği kabul etmiyorum derse Ehli sünnetten çıkıyorsa ( bunun kararını kim veriyor) O zaman hanbeli mezhebinde olanlar ne oluyor? |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:55. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com