Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Hak mezhebler nelerdir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/104801-hak-mezhebler-nelerdir.html)

imas 12.06.26 14:12

Alıntı:

murakip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711381)
Mesela ben hocam. Amelde Hanefiyim, itikadda ağırlıklı selefi salihin çizgisine ve Maturidi'ye de "kısmen" daha yakın hissediyorum kendimi ve böyle inanıyorum. Hanefi olunca herkes direkt maturidi olmak zorunluymuş gibi bir algı var. Aslında bu devlet ve diyanetin din eğitimi politikası kaynaklı. Dünyadaki diğer Müslümanlara bakınca böyle bir durum yok. Herkes itikadda farklı anlayışlara tabi olabiliyorlar.

Kelam ilmiyle alakalı olarak da Cehmiyye'nin, Meşşaiyye'nin, Mutezile'nin neticeleri ortada. Kelam ilmi gerçekten kelam olarak değil Aristo felsefesi özelinde tartışıldığından kafir anlayışıyla İslam yorumlama çabası rezalet sonuçlanıyor.

Yok öyle bir şey herkes maturidi olmak zorunda falan değil, hanefi miladi
8. Asır, maturidi miladi 10. asır,
Aradaki yıllarda insanlar ne ile yürütmüşler dini akideleri,
Bu gün bu ülkede bırak müslümanı mümin olanların yarıdan fazlası maturidiyi eşariyi bilmiyor..

Kelam ilmiyle ilgili bir yerden kopyaladım aslında kopya yapıştırı hiç sevmem, ama malum her şeyi telefondan yazmak zor oluyor

İbnü'l-Arabî'nin kelam ilmine bakışı genel anlamda menfidir. İbnü'l-Arabî'de bu bakış açısı şekillenmiş ve ortaya çıkan husus ise insanın hakikatle olan ilişkisidir. Sûfî kimliğiyle öne çıkan İbnü'l-Arabî'nin kelam eleştirisini kazandığı zemin de doğal olarak kendine özgü bir teoriyle beslediği bu tasavvufî zemindir. Ona göre insan hakikat yoluna ancak hâl, keşf ve müşâhede gibi ulaşılabilir, Allah tarafından (ledün) kendisine öğretilen bir bilgi aracılığıyla dahilinde olabilir. Öte yandan İbnü'l-Arabî'nin kelam eleştirisinde kaldığı önemli bir dayanağın da Kur'ân olduğunu görüyoruz. Kur'ân'ın zikrettiği deliller kelamin delillerine ihtiyaç bırakmayacak kadar güçlü, sahih ve sarihtir. Dolayısıyla Kur'ân'a sarılan birinin, sarıldığı süre boyunca kelama ihtiyacı duymasından söz edilemez. Ayrıca kelam İbnü'l-Arabî'ye göre aslında şüphe demektir, sorun demektir. Mütekellimler sürekli itikadî sorunlarla, şüphelerle ilgilenerek ve sorunları gündeme getirmeden, başkalarını şüpheye sevkederler. Buraya sürüklendikten sonra İbnü'l-Arabî'ye göre insanın kendisini kurtarması çok zor, birlikte kendini kurtaran sayıları da oldukça az. Bu yüzden İbnü'l-Arabî'ye göre bir şehirde bir kelamcıdan fazlasına lüzum yoktur.

Mesturu 12.06.26 14:22

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711386)
Yok öyle bir şey herkes maturidi olmak zorunda falan değil, hanefi miladi
8. Asır, maturidi miladi 10. asır,
Aradaki yıllarda insanlar ne ile yürütmüşler dini akideleri,
Bu gün bu ülkede bırak müslümanı mümin olanların yarıdan fazlası maturidiyi eşariyi bilmiyor..

Kelam ilmiyle ilgili bir yerden kopyaladım aslında kopya yapıştırı hiç sevmem, ama malum her şeyi telefondan yazmak zor oluyor

İbnü'l-Arabî'nin kelam ilmine bakışı genel anlamda menfidir. İbnü'l-Arabî'de bu bakış açısı şekillenmiş ve ortaya çıkan husus ise insanın hakikatle olan ilişkisidir. Sûfî kimliğiyle öne çıkan İbnü'l-Arabî'nin kelam eleştirisini kazandığı zemin de doğal olarak kendine özgü bir teoriyle beslediği bu tasavvufî zemindir. Ona göre insan hakikat yoluna ancak hâl, keşf ve müşâhede gibi ulaşılabilir, Allah tarafından (ledün) kendisine öğretilen bir bilgi aracılığıyla dahilinde olabilir. Öte yandan İbnü'l-Arabî'nin kelam eleştirisinde kaldığı önemli bir dayanağın da Kur'ân olduğunu görüyoruz. Kur'ân'ın zikrettiği deliller kelamin delillerine ihtiyaç bırakmayacak kadar güçlü, sahih ve sarihtir. Dolayısıyla Kur'ân'a sarılan birinin, sarıldığı süre boyunca kelama ihtiyacı duymasından söz edilemez. Ayrıca kelam İbnü'l-Arabî'ye göre aslında şüphe demektir, sorun demektir. Mütekellimler sürekli itikadî sorunlarla, şüphelerle ilgilenerek ve sorunları gündeme getirmeden, başkalarını şüpheye sevkederler. Buraya sürüklendikten sonra İbnü'l-Arabî'ye göre insanın kendisini kurtarması çok zor, birlikte kendini kurtaran sayıları da oldukça az. Bu yüzden İbnü'l-Arabî'ye göre bir şehirde bir kelamcıdan fazlasına lüzum yoktur.


İmam Matürîdî (10. asır), İmam-ı Azam'ın vefatından sonra yeni bir akide icat emedi. İmam-ı Azam'ın o 8. asırda yazdığı Fıkhu'l-Ekber'deki maddeleri aldı, o iki asır boyunca ortaya çıkan yeni felsefi şüphelere karşı şerh edip sistemleştirdi. Yani 8. asırdaki akide neyse, 10. asırdaki de oydu sadece adı kondu ve kurumsallaştı
Ayrıca avamın bilmememsi bir ölçğ değildir

imas 12.06.26 14:25

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711385)
Kopyalama?
Farklı adamsınız vesselam sizin gibi düşünmeyenleri kayırıyor ve itham ediyorsunuz farklı bir düşünce farklı bir korunma çabası

12. 48 den 13.37 ye kadar bu kadar uzun yazıları noktasına virgülüne kadar, ünlemlerine kadar yazmak mümkün değil,
Hemde cuma namazı vaktinde yazmak hiç mümkün değil

Bak üsteki mesajı yazmışsın ama noktalama işaretleri yok...
Ben bu kadar yazıyı telefondan 4 dakikada yazdım

Mesturu 12.06.26 14:34

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711390)
12. 48 den 13.37 ye kadar bu kadar uzun yazıları noktasına virgülüne kadar, ünlemlerine kadar yazmak mümkün değil,
Hemde cuma namazı vaktinde yazmak hiç mümkün değil

Bak üsteki mesajı yazmışsın ama noktalama işaretleri yok...
Ben bu kadar yazıyı telefondan 4 dakikada yazdım

Cidden zan tehlikeli bir şey o kadar mümkün ki belki siz yaşınzdan binaen yazarken zorlanıyorsunuzdur ama ben zorlanmıyorum zorlandığım yerde sesli klavyeye başvuruyorum size de öneririm epey işini kolaylaştırıyor insanın Allah aşkına burada ilim tartışırken tek sorun bir Metin’de noktalama işaretinin olup diğerinde olmaması mı

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711390)
12. 48 den 13.37 ye kadar bu kadar uzun yazıları noktasına virgülüne kadar, ünlemlerine kadar yazmak mümkün değil,
Hemde cuma namazı vaktinde yazmak hiç mümkün değil

Bak üsteki mesajı yazmışsın ama noktalama işaretleri yok...
Ben bu kadar yazıyı telefondan 4 dakikada yazdım

Ve 12 48 13 37 arası yaklaşık 1 saat var anlamakta zorluk çekiyorum yine bir hata sanırım

imas 12.06.26 15:05

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711391)
Cidden zan tehlikeli bir şey o kadar mümkün ki belki siz yaşınzdan binaen yazarken zorlanıyorsunuzdur ama ben zorlanmıyorum zorlandığım yerde sesli klavyeye başvuruyorum size de öneririm epey işini kolaylaştırıyor insanın Allah aşkına burada ilim tartışırken tek sorun bir Metin’de noktalama işaretinin olup diğerinde olmaması mı



Ve 12 48 13 37 arası yaklaşık 1 saat var anlamakta zorluk çekiyorum yine bir hata sanırım

Cuma namazı sırasındamı yazıyorsun bunları...

Ya ya işte yılların tecrübesi yazmayla kopyalama arasındaki farkı görmenin en iyi yolu noktalama işaretleridir
Bu şapkalı î harfini şapkalı â harfini el ile yazmada kullanan kimseyi göremezsin...

Mesturu 12.06.26 15:12

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711393)
Cuma namazı sırasındamı yazıyorsun bunları...

Ya ya işte yılların tecrübesi yazmayla kopyalama arasındaki farkı görmenin en iyi yolu noktalama işaretleridir
Bu şapkalı î harfini şapkalı â harfini el ile yazmada kullanan kimseyi göremezsin...

cuma namazı saatleri iller arasında tam 76 dakika oynuyor; benim nerede, hangi vakitte namaza durduğumu, namazdan ne zaman çıktığımı bilmeden saat üzerinden bu tarz imalarda bulunmak en başta usule aykırıdır. Ayrıca benim camiye gidip gitmediğimi, ibadetimi nasıl eda ettiğimi nereden biliyorsunuz da buradan bir niyet okuyorsunuz? O çok takıldığınız şapkalı harflere (î, â) gelince; klavyenin otomatik tamamlama ve sözlük hafızası diye bir gerçek var. Sürekli ilmi terimler yazdığım için telefonum bu kelimeleri otomatik olarak düzeltiyor, yani ortada bir dedektiflik hikayesi yok, sadece modern teknolojinin klavye pratikliği var.

imas 12.06.26 15:20

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711394)
cuma namazı saatleri iller arasında tam 76 dakika oynuyor; benim nerede, hangi vakitte namaza durduğumu, namazdan ne zaman çıktığımı bilmeden saat üzerinden bu tarz imalarda bulunmak en başta usule aykırıdır. Ayrıca benim camiye gidip gitmediğimi, ibadetimi nasıl eda ettiğimi nereden biliyorsunuz da buradan bir niyet okuyorsunuz? O çok takıldığınız şapkalı harflere (î, â) gelince; klavyenin otomatik tamamlama ve sözlük hafızası diye bir gerçek var. Sürekli ilmi terimler yazdığım için telefonum bu kelimeleri otomatik olarak düzeltiyor, yani ortada bir dedektiflik hikayesi yok, sadece modern teknolojinin klavye pratikliği var.

Doğrudur sensin sensin...

tevafukk 12.06.26 15:28

Efendim konu önemli, belki biraz ara verip daha sakin konuşmak iyi gelebilir.

Mesturu 12.06.26 15:33

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711395)
Doğrudur sensin sensin...

İlim Meclisi’nde delile delille cevap verilir, bir çocuk bir ergen gibi”sensin sensin” diyerek tiye alınmakla değil.

imas 12.06.26 15:37

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711398)
İlim Meclisi’nde delile delille cevap verilir, bir çocuk bir ergen gibi”sensin sensin” diyerek tiye alınmakla değil.

ne güzel bak seni taktir ediyorum, cuma namazı vakti bu bilgileri özene bezene emek vererek yazdığın için


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:41.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148