Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


imam Gazzâlî’nin Mişkâtü’l-Envâr Eserinde Nur Ayeti ve Yetmiş Bin Hicab Sırrı

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.06.26, 20:38
Mesturu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefali
 
Üyelik tarihi: 10.06.26
Bulunduğu yer: Sırrın Kucağında
Mesajlar: 398
Forum Puanı: 214
Etiketlendiği Mesaj: 32 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart imam Gazzâlî’nin Mişkâtü’l-Envâr Eserinde Nur Ayeti ve Yetmiş Bin Hicab Sırrı

Kıymetli Din Kardeşlerim,
Bir süredir forumda yürüttüğümüz ilmi istişarelerin ve zâhir ile bâtın ilmini harmanlama gayretimizin bir nişanesi olarak bugün buraya İslam düşünce tarihinin en derin ve hatasız zeminlerinden birini taşımak istedim Zâhir ulemasının hücceti bâtın ehlinin de rehberi olan İmam Gazzâlî hazretlerinin Mişkâtü’l-Envâr yani Nurlar Feneri isimli o muazzam eserini ve bu eserde işlenen Nur Suresi 35. ayetinin sırlarını hep birlikte mütalaa etmeye davet ediyorum
İmam Gazzâlî bu eserinde Cenâb-ı Hakk'ın göklerin ve yerin nuru olmasını kuru bir mecaz olmaktan çıkarıp zâhir ve bâtın felsefesiyle mermer gibi önümüze koyar Ayette geçen kandil, cam, zeytin ağacı ve yağ kavramlarının aslında insanın ruhsal mertebeleri ve algı dünyası olduğunu fıkıh ve kelam usulüne zerre halel getirmeden şerh eder
Gazzâlî hazretlerine göre Allah ile kul arasında yetmiş bin nurdan ve karanlıktan perdeler (hicab) vardır Ve insanlık bu perdelerin kalitesine göre üç sınıfa ayrılır:
1. Sırf karanlık perdeler arkasında kalanlar: Dünyaya, maddeye ve nefse gömülüp nurdan tamamen mahrum olanlar
2. Karma perdeler arkasında kalanlar: Hem nuru hem karanlığı barındıranlar ki bunlar kendi akıllarını veya hayallerini ilahlaştıran ama bir yandan da hakikati arayanlardır
3. Sırf nurdan perdeler arkasında kalanlar: Zâhir ilmini aşmış, nefsini tasavvuf ahlakıyla terbiye etmiş ve esmanın sırlarına vakıf olmuş ariflerdir
Havas ilmiyle iştigal eden bizlerin de düştüğü en büyük hata buradadır Bizler esmaların ve ayetlerin zâhirdeki formüllerine odaklanırken o nurların önündeki nefsi perdeleri yani hicabları kaldırmayı unutuyoruz İmam Gazzâlî'nin bu eserinde mermer gibi tescillediği üzere kalpteki karanlık perde kalkmadan dildeki esmanın nuru tecelli etmez
Bu bağlamda sormak ve bu derin mecliste istişare etmek isterim:
Bizler tertiplerle ve vefklerle ameller ederken İmam Gazzâlî’nin bahsettiği o "Ruh-u Kudsî" mertebesine ulaşmak için zâhir fıkhı ile bâtın ahlakını nasıl bir dengede tutmalıyız Kalbimizdeki o yetmiş bin perdenin kalkması için sadece zikir yeterli midir yoksa bu işin asıl anahtarı ameldeki ihlas mıdır?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12.06.26, 21:00
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3263
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Mesturu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kıymetli Din Kardeşlerim,
Bir süredir forumda yürüttüğümüz ilmi istişarelerin ve zâhir ile bâtın ilmini harmanlama gayretimizin bir nişanesi olarak bugün buraya İslam düşünce tarihinin en derin ve hatasız zeminlerinden birini taşımak istedim Zâhir ulemasının hücceti bâtın ehlinin de rehberi olan İmam Gazzâlî hazretlerinin Mişkâtü’l-Envâr yani Nurlar Feneri isimli o muazzam eserini ve bu eserde işlenen Nur Suresi 35. ayetinin sırlarını hep birlikte mütalaa etmeye davet ediyorum
İmam Gazzâlî bu eserinde Cenâb-ı Hakk'ın göklerin ve yerin nuru olmasını kuru bir mecaz olmaktan çıkarıp zâhir ve bâtın felsefesiyle mermer gibi önümüze koyar Ayette geçen kandil, cam, zeytin ağacı ve yağ kavramlarının aslında insanın ruhsal mertebeleri ve algı dünyası olduğunu fıkıh ve kelam usulüne zerre halel getirmeden şerh eder
Gazzâlî hazretlerine göre Allah ile kul arasında yetmiş bin nurdan ve karanlıktan perdeler (hicab) vardır Ve insanlık bu perdelerin kalitesine göre üç sınıfa ayrılır:
1. Sırf karanlık perdeler arkasında kalanlar: Dünyaya, maddeye ve nefse gömülüp nurdan tamamen mahrum olanlar
2. Karma perdeler arkasında kalanlar: Hem nuru hem karanlığı barındıranlar ki bunlar kendi akıllarını veya hayallerini ilahlaştıran ama bir yandan da hakikati arayanlardır
3. Sırf nurdan perdeler arkasında kalanlar: Zâhir ilmini aşmış, nefsini tasavvuf ahlakıyla terbiye etmiş ve esmanın sırlarına vakıf olmuş ariflerdir
Havas ilmiyle iştigal eden bizlerin de düştüğü en büyük hata buradadır Bizler esmaların ve ayetlerin zâhirdeki formüllerine odaklanırken o nurların önündeki nefsi perdeleri yani hicabları kaldırmayı unutuyoruz İmam Gazzâlî'nin bu eserinde mermer gibi tescillediği üzere kalpteki karanlık perde kalkmadan dildeki esmanın nuru tecelli etmez
Bu bağlamda sormak ve bu derin mecliste istişare etmek isterim:
Bizler tertiplerle ve vefklerle ameller ederken İmam Gazzâlî’nin bahsettiği o "Ruh-u Kudsî" mertebesine ulaşmak için zâhir fıkhı ile bâtın ahlakını nasıl bir dengede tutmalıyız Kalbimizdeki o yetmiş bin perdenin kalkması için sadece zikir yeterli midir yoksa bu işin asıl anahtarı ameldeki ihlas mıdır?
Değerli kardeşim, bu meselede İmam Gazzali’nin işaret ettiği Ruh-u Kudsi mertebesi, vefk ve tertiplerle zorla elde edilecek bir sonuç değil, kalbin vahyin nuruna, aklın sahih bilgiye, nefsin tezkiyeye ve amelin ihlasa hazırlanmasıyla Allah’ın lütfedeceği yüksek bir idrak mertebesidir.

Zahir fıkhı olmadan batin ahlak emniyetli yürümez, batin ahlak olmadan da zahir bilgi kalpte nur haline gelmez. Fıkıh amelin hududunu tayin eder, ihlas amelin ruhunu korur, zikir kalbi Hakk’a yöneltir, takva ise gelen nuru muhafaza eder.

Bu sebeple sadece zikir yeter denilemez. Çünkü zikir dilde kalırsa ses olur, ihlasla birleşirse ubudiyet olur, fıkıhla kayıtlanırsa istikamet olur, nefs tezkiyesiyle desteklenirse kalpte nur olur. Zikir vesiledir, ihlas ruhtur, fıkıh huduttur, ahlak mahallin temizliğidir, tecelli ise yalnız Allah’ın lütfudur.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12.06.26, 21:04
Mesturu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefali
 
Üyelik tarihi: 10.06.26
Bulunduğu yer: Sırrın Kucağında
Mesajlar: 398
Forum Puanı: 214
Etiketlendiği Mesaj: 32 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli kardeşim, bu meselede İmam Gazzali’nin işaret ettiği Ruh-u Kudsi mertebesi, vefk ve tertiplerle zorla elde edilecek bir sonuç değil, kalbin vahyin nuruna, aklın sahih bilgiye, nefsin tezkiyeye ve amelin ihlasa hazırlanmasıyla Allah’ın lütfedeceği yüksek bir idrak mertebesidir.

Zahir fıkhı olmadan batin ahlak emniyetli yürümez, batin ahlak olmadan da zahir bilgi kalpte nur haline gelmez. Fıkıh amelin hududunu tayin eder, ihlas amelin ruhunu korur, zikir kalbi Hakk’a yöneltir, takva ise gelen nuru muhafaza eder.

Bu sebeple sadece zikir yeter denilemez. Çünkü zikir dilde kalırsa ses olur, ihlasla birleşirse ubudiyet olur, fıkıhla kayıtlanırsa istikamet olur, nefs tezkiyesiyle desteklenirse kalpte nur olur. Zikir vesiledir, ihlas ruhtur, fıkıh huduttur, ahlak mahallin temizliğidir, tecelli ise yalnız Allah’ın lütfudur.

👏 şahane kıymetli kardeşim katkın için Teşekkür Ederim

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Mezhepsizlik Altuni Sorularınız 29 01.12.20 17:41
Risale-i Nur nedir? Nasıl bir tefsirdir? Saye Tasavvuf & Tarikatler 26 06.03.20 12:20
Havas Kitapları HeartLess Kitap & E-Kitap 20 18.03.19 21:49
Fıkıh ilminde Temayüzü SiLence islam & islami Konular 0 09.02.17 10:16
islam Alimleri Açısından Ebced ve Cifir ilmi Sin Ebced & Cifir & Remil 0 29.09.15 14:19


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com