![]() |
Alıntı:
Benim verdiğim örnekler siz ölüler ile ilgili söylediklerimin kuranda bir delili varmı dediniz bende kuranda her şey yazmaz demek istedim. Aynı şeyleri konuşuyoruz aslında ama biraz farklı. Misal ben ölülere kuran okunması hususunda netim. Ben sevabını bağışlıyorum öğüt alsınlar diye değil diyorum ben yüzeyden bakıyorum olaya. Siz ise daha derun daha ilmi giriş yapıyorsunuz kuran okuyana sevap verildiği bile belli değil diyorsunuz , Hatta sevapları yazmak yazdırmak kişinin elindemidir ki birilerine hediye ediyorsun senin iradenin o mutlak irade ve nizamın yanında değeri kıymeti nedir diye soruyorsunuz sorgulamanız çok anlamlı. Ama Ben bu hususta alimlerin söz ve düşüncelerini kabul ediyorum. Misal havvasta da şunu şu kadar okuyacaksın ve sevabını resulullaha hediye edeceksin deniyor onun dışında iyiliğin ve sevapların başkalarına hediye edilebileceği manasına gelen hadislerde vardır. Her şeyden ziyade asırlardır bu inanç insanlarda var. Bunca alim evliya gelmiş geçmiş ne geylanidi kalmış ne arabisi kalmış ne gazalisi kalmış ne üftadesi ne kadıları ne müdellis ve müderrisler. O zaatlar da bu hususta bir şey dememiş eğer yanlış olan bir kısım olsaydı başta hadisler olmak üzere muhakkak bir şeylerle uyarılmazmıydık ? Dinle islamla bu kadar bütünleşen ve sayısızca alim ulemanın dahi uyduğu bu sevap bağışlama olayının batıl olma ihtimali sizce varmıdır? Dine sokuşturulan batıl inançlar ve bidatlar hakkında her alim uyarıda bulunuyorken bu hususta niçin bir uyarı yoktur? Hem konu gidip gitmemesi de değildir. Gitmese ne olacakki okuduğumuz kuranın bir zararımı olur ne kaybede biliriz kaldı ki eğer ölülere bile bir faydası varsa ve bu bağışlama olayı sahihse o kabirde sıkıntı içinde boğuşan yakınlarımıza yazık olmazmı biz bir şey kaybetmeyiz ama onların kayıpları büyük olur. Ki ben dediğim gibi bu hususta netim. Ayrıca zannediyorumki ölülere yasin okunması hakkında bir kaç sahih hadiste olacaktı bir bakayım bulabilirsem paylaşırım |
Alıntı:
|
Efendim Gördüğüm hadisleri web kaynaklarından bulmaya çalışıyorum buldukçada alıntılama yapacağım. İbni ömerden nakledilen bir rivayet vardır kaynakları sağlamdır lakin hadis hükmünde değil sanırım ama yinede paylaşayım
İbn Ömer’den nakledilen rivayette şöyle geçer: “Sizden biri öldüğünde onu bekletmeyin; onu kabrine götürmekte acele edin. Kabrinin başında Fâtiha, ayak tarafında ise Bakara sûresinin sonunu okusun.” Bu rivayet Taberânî ve Beyhakî tarafından nakledilmiştir. İbn Hacer’in de isnadını hasen gördüğü aktarılmıştır. Bunu günümüzdeki arablar ve kürtler uyguluyor hocam ölüler akşamları bile defnediliyor vede koşarak gidiyorlar bu rivayeti sahih kabul ediyorlar. Zaten siz biliyorsunuzdur anlatmaya gerek yok |
Bu da var üstadım @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İnsan öldüğü zaman ameli kesilir; üç şey hariç: Sadaka-i câriye, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden salih evlat.” Tirmizî 1376. Tirmizî hadisi “hasen-sahih” olarak değerlendirmiştir. Alıntı:
Zina yapan bir kadının cennetemi cehennememi gideceği değil. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Bazı ilahiyatçılar ve İslâmî akımlar ise Kur'an-ı Kerim'in hayatta olanları uyarmak ve anlamak amacıyla indirildiğini belirterek, hadisteki "ölüler" ifadesinin ölüm döşeğinde can çekişen (ölmek üzere olan) kişileri kapsadığını ve vefat etmiş kişilere Kur'an okunamayacağını savunurlar bak birde boylesi var Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:48. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com