![]() |
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
|
Istimnanin psikolojik ve bedendel zararlari oldugu cogu kaynakta zikredilmistir .Haram degildir cunku oyle bir hukum yok.Esini birakip bu isi yaparsan bir cok haramdan daha kotu sonuclari olur.Son care aliskanliga dusmeden harama yonelme tehlikesi varsa kerhen izin verilmistir.Cok yapilinca elde yansimasi oluyor buda ayri bir konu
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Alusi ve Hazin gibi alimlerde bunu bu şekil izah etmişlerdir. İstimna; akıl ve cisimlere son derece zararlı olan gayet kötü bir alışkanlıktır ki, bu alışkanlık, daha çok aylak dolaşan, evlenmeğe mali durumları müsait olmayan kimselerde görülür. Böyle olan kimselere Allah sabır ve tahammül tavsiye ederek onların iffetli olmalarını emretmiştir: ‘’Nikaha (evlenmeğe) çare bulamayanlar, Allah kendilerini fazl (ve ihsanından) zengin kılıncaya kadar iffetlerini muhafaza etsinler.’’ (Nur suresi 33.ayet) Tabiplerin reisi olan peygamber efendimizde, bunun çare ve ilacını bizlere şu hadisi ile anlatmıştır: İbn-i Mesud peygamberden şöyle nakletmiştir: ‘2Ey gençlik topluluğu! İçinizden her kimin evlenmeğe gücü yeterse evlensin. Çünkü o, (evlilik) gözü, (harama bakmaktan) daha müessir şekilde men eder. Her kiminde evlenmeye gücü yetmezse o oruç tutsun. Çünkü Oruç, onun için bir vica (iğdiş) ameliyesidir. İğdiş ameliyesini husule getirdiğini sağladığı için peygamber orucu bu yönden ona benzetmiştir. Bu kötü alışkanlığın hükmüne gelince: Ulema çoğunluğu, el ile istimna etmenin haram olduğuna kail olmuşlardır. (Sübülüsselam) da (Yazan :Ebu İbrâhim İzzeddin Muhammed b. İsmâil Emir Es-San'âni) bunu izah eden büyük alim, bunun nedenini şöyle izah etmiştir: ‘’Eğer o mubah olsaydı, din, buna bir yol gösterirdi; çünkü o her bakımdan daha kolay bir şeydir.’’ Ulema bunun haram olduğunu şu ayetle ispat etmeye çalıştılar: ‘’ (Öyle Müminler) ki onlar ırzlarını koruyanlardır. Şu var ki, Zevcelerine yahut sağ ellerinin malik olduklarına (kendi cariyelerine) karşı olan durumları) müstesnadır. Çünkü onlar bu takdirde kınanmış değildirler. = halde kim bunların ötesini isterse, şüphesiz onlar, haddi aşanlardır.’’ (Müminun suresi, 5,6,7. Ayet) (Bundan başkasını) anlamında olan (Verea zalike) bu istimnanın hükmünü içine almaktadır. İmam-I Nesefinin bu husustaki görüşü şu merkezdedir: ‘’Bu, el ile istimna etmenin haram olduğunu gösteriyor.’ Evet, bu ekseri ulemanın görüşüdür. Said bin Cübeyr ile Atadan da aynı rivayet nakledilmiştir.’’ El Kurtubi tefsirinde, HUrmile bin Abdülaziz’den şöyle naklediliyor: ‘’İmam Malik’e Ümeyreyi kamçılayan (İstimna eden kimsenin hakkında) sorduğumda ban şu ayeti okudu (Yani yukarıda zikredilen ayet.) İmam-I Şafi’nin yeni içtihadına göre, o haramdır. İbn-i Hanbelden, onun cevazı nakledilmiştir. Güya demiş olsun ki, o fasd ve hecame gibi, bedenden çıkarılan bir fazlalıktır. Bu, Kurtbi ile Alusinin tefsirlerinde zikredilmiştir. Ben şahsen Hanbelilerin fıkıh kitaplarında böyle bir şeye rastlamadım. (Ed-Dur) un şerhinde oruç ve hudud babında, Hanefilere göre bunun haram olduğu anlatılmaktadır. Delil olarak da Resul-i Ekrem’in şu hadisini gösteriyorlar: ‘’Elini nikah eden melundur.’’ Bunda hazir vardır, ancak zinadan korktuğu için bu işi yapmış ise vebale girmediği memuldür. Allame İbni Abidin, Fakih Ebilleys de şöyle nakleder: ‘’Onu, kalbini meşgul eden müfrit şehvetini kırmak için yapıyorsa, kendisi, karısı veya cariyesi olmayan bir bekarsa veyahut karısı bulunup da ona herhangi bir özründen dolayı yaklaşamıyorsa umarım ki o günaha girmez.’’ Yani bu işli işlediğinde azaba müstahak olmaz. Fakat onu, sırf şehveti celp etmek için yaparsa, o zaman günahkarın ta kendisidir.’’ Cumhur ulemaya göre el ile istimna etmek haramdır. Hanefiler ile İmam Ahmet’ten ihtiyaç ve son derece zaruret hallerinde bunun caiz olduğu nakledilir. (İslami Araştırmalar Şeri Fetvalar Yazan: Haseneyn Muhammed Mahluf)
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#3
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
İmam Gazali Mustafa’sında ilimlerin en şereflisi akıl ile kulağın izdivaç ettiği, fikir ile kanunun (şeriat) yarenlik ettiği ilimdir. Bunun gerçekleşeceği meydan usul-u fıkıh alanıdır. Burada doğru bir yol takip edilir. Ne kanuna aykırı sadece aklın bir tasarrufu vardır ne de aklın onaylamadığı sadece taklidin bir uygulaması vardır sözleri bu perspektifi sağlamaya yönelik sözler olarak değerlendirilmelidir. Bu perspektif aslında hükümlere ulaşırken istidlal yolunu kullanarak içtihat etmektir. İçtihat, önce nassları doğru anlama çabası ile başlar, sonra nasslar ın diğer hükümlere tatbiki ile devam eder. İbn Kayyim el-Cevziyye’nin sahabenin metodunu tarifinde bu vardır. O diyor ki, ‘’Sahabe yeni ortaya çıkan hadiseleri benzerlerine kıyas etmişler, hükümlerini taşımışlar ve böylece ulemaya içtihat kapısını açmışlardır Sahabenin yolundan yürüyen alimlerimizin hükümlerin ortaya konulmasında ve yeni ortaya çıkan problemlerin çözülmesinde her zaman ana kaynakları kuran olmuştur. Diğer kaynaklar, sünnet, icma ve kıyas aslında Kur’an’a bağlı oluşan kaynaklardır. Fakat ulema bu kaynaklar ile yetinmemişler yine bu kaynaklar ile koordineli kaynaklar üretmişlerdir. Belki bunlara metotlar demek daha doğru olabilir. Bunlar maslahat-ı mürsele, örf, istihsan, istishab, sedd-i zerai, zaruret ve beraet-i asliyye kuralları, umum-u belva yaklaşımı gibi metotlardır. Şöyle bir vaziyette var Kur’an merkezli İslam anlayışı 1980’li yılların Türkiye’sinde başta Mealciler diye anılan grup olmak üzere Malatya ekolü gibi diğer bazı gruplar ile Hüseyin Atay, Süleyman Ateş, Yaşar Nuri Öztürk gibi ilahiyatçı akademisyenler tarafından da farklı tonlarda savunulmuştur. Bu süreçte Sünnet’in teşri değerini sorgulama ve hadisleri Kur’an’a arz etme yönündeki görüşlerin yaygınlık kazanmasına paralel olarak gitgide radikalleşen bir hadis karşıtlığı zuhur etmiş. Fakat etki-tepki prensibinin muktezasınca bu eğilimin karşısına güçlü bir hadis taraftarlığı da dikilmiştir. Kur’an’a dönüş veya Kur’an merkezli İslam söylemi, dini, düşünceyi geleneksel tortulardan arındırıp saflaştırmayı hedef göstermekle birlikte, bu söylem pratikte salt Kur’an metninden hareketle yeni bir din ihdas etmek ve bunun içinde çağdaş Kur’an üretimi denebilecek tarzda tevillere meyletmek gibi bir sonuca müncer olmuştur.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#5
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#7
|
||||
|
||||
|
bi hadisi şerifte(sahihmi bilmiyorum ama)eliyle münasebet eden kafirdir deniyor bikaç tane daha men eden hadisi şerifde var sahihliğinin araştırılması lazım sahihse hapı yuttuk türk gençliği olarak
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#9
|
|||
|
|||
|
Merhabâ cânlar
Erken dönem İslâm bilginlerinden ve bilgelerinden Şeyh Hasan Basrî ''Bunun hîç bir zararı yok.'' demiştir.Husûsiyet ile fuhşu,zinâ'yı engellemek için mecbûriyettir ve pornogırafisiz yapılır ise hîç bir dokuncası,sakıncası yoktur.Uş bu soruyu soran cân şunu bilmelidir kim ''Şerî'atta 'ayıb yoktur!'' bu neden ile dilenen,istenen soru sorula bilir Allâh eyvallâh Hakk eyvallâh
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Kaş aldırmanın dinimizdeki hükmü nedir? | Ayhanhoca | Fıkıh Soru ve Cevaplar | 7 | 08.04.25 20:10 |
| istimna ( Masturbasyon ) Etmenin Hükmü Nedir ? | Ayhanhoca | Fıkıh Soru ve Cevaplar | 1 | 17.02.23 00:50 |
| Kur'an öğrenen öğretsin denir. Hükmü nedir | Kgumus | Sorularınız | 2 | 09.06.21 16:54 |
| Katılım bankalarından alınan kar payının dini hükmü nedir? | ebu ubeyde bin cerrah | islam & islami Konular | 1 | 04.04.21 13:12 |
| Cinlerin Varlığına iman Etmenin Hükmü Nedir? | Havasokulu | Cin & Şeytan & Melek & Ruh | 1 | 03.04.18 13:36 |