Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Nasrun Minallahi ve Fethun Karib

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.08.20, 13:16
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,524
Forum Puanı: 10275
Etiketlendiği Mesaj: 5364 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Orcun41 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
burda düşüncene katılmıyorum bazı ibadetlerin sayıları vardır havas demek sayı demek zaten siz bir ibadetin havasını araştırırken sayısını araştırıyorsunuz sayılardada sırlar vardır anahtar gibi doğru anahtar olmadan kilidi yada kapıyı nasıl açıcaksınız 1 diş fazla yada eksik olsa o kapı yada kilit açılmaz
ibadette sayi olmaz,once rizai ilahi icin,sonra dunyevi ve ahiretlik taleplerimiz icin Allaha munacat etmektir ibadet,havas dunyevi isler icin,sıkıntılar icin,bunlarin cozumu icin yapilir,kimlerden yardim istenir,talep edilir bu belli,bu ibadet degildir,biz burda ibadet bazli konusuyoruz...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10.08.20, 20:43
 
Üyelik tarihi: 26.11.19
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 255
Forum Puanı: 2450
Etiketlendiği Mesaj: 18 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ibadette sayi olmaz,once rizai ilahi icin,sonra dunyevi ve ahiretlik taleplerimiz icin Allaha munacat etmektir ibadet,havas dunyevi isler icin,sıkıntılar icin,bunlarin cozumu icin yapilir,kimlerden yardim istenir,talep edilir bu belli,bu ibadet degildir,biz burda ibadet bazli konusuyoruz...
Hmmm. Peki ibadette sayı olmaz ize neden 5 vakit namaz ve neden belli sayida rekatlar? Secdeye neden 2 defa gidilir?

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13.08.20, 06:11
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 06.01.20
Bulunduğu yer: Tashkent
Mesajlar: 3,935
Forum Puanı: 4785
Etiketlendiği Mesaj: 593 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Sayısı 13 defa ayetin sırasına göre tamam

__________________
Insanın dostuda düşmanıda kendisidir
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13.08.20, 07:09
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 10.03.19
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 215
Forum Puanı: 2734
Etiketlendiği Mesaj: 21 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Şimdi ben bu konuya nereden nasıl gireyim bilemedim. Çünkü o kadar çok yanlış var ki, hepsini düzeltmeye kalksam sayfalar yetmeyecektir. O sebepten kısa kısa geçeceğim.

Tasavvuf İslam'ın irfanı değil, İslam'ın havvas seviyesidir. İslam'ın irfanı önce tevhid de sonra şeriatta sonra hakikattedir. Tevhidi kalbine koymayan, şeriatı anlayamaz, şeriatın ilmini bilmeyen hakikate zaten varamaz. Vardığı hakikat ya batıl ya da sapkın olur ki o durumda da imanıyla birlikte herşeyini kaybeder.

İslam'da tasavvuf yoktur diyenlerin, 1.Akabe biadı, 2.Akabe biadı ve en önemlisi Ashab-ı Suffa'dan haberi yoktur sanırım. Yedi uyurlara girmiyorum bile. Kur'an bize hikaye anlatmıyor (hâşa ve kellâ). Yok bu olaylar tarihseldir, misal yorumlardır diyenle de ben tek kelime sohbet etmem, selam da vermem.

Rabıta, keşf gibi ruhani özelliklerin hint mitolojisinden geldiğini kim çıkardı? Siz hiç mi İslam tarihi ve İslam öncesine dair medeniyet tarihi kitabı okumadınız? İsrailiyat'a tabii ki bizde karşıyız, hint mitolojisi ve taoizm gibi yoldan çıkmış öğretilere bizde karşıyız. Ancak bunlardaki çoğu yöntemin Nuh A.s. döneminden geldiğini bilmiyor musunuz?

TRT'de çıkan bir profesör Nuh (a.s.) oğluyla cep telefonuyla konuşuyordu dedi. Tövbe haşa Nuh (A.S.) herhalde ahiretcell kullanacak hali yok. Rabıta ve telepati yoluyla konuşmak o dönemden beridir vardır. Minel kalbi ilel kalbi sebila boşuna denmiş birşey değildir. Nasıl ki Hz.Ömer "Ya sariyye dağ" diyerek minberde konuştuğu anda, paganlarla savaşa giden Müslüman ordusunun komutanı sariyyenin dağa sığınması gibi.

Meditasyon vs. dediğimiz tüm olaylar zaten eski hak dinlerden alınmıştır. Ama farkı şudur; O uygulamalar da tevhid yani Allah'ın birliği yoktur. Alt tanrı veya ast tanrıçalar vardır. Mekkeli paganların putlara tapmaları bile "Onlar bizi Allah'a yakınlaştırsınlar tapıyoruz" demeleri doğrultusunda tevhidden çıkmalarının neticesidir. Tevhid'den uygulama veya rabıta ile çıkmazsınız. Rabıtayı, Allah dostlarına veya tevhid ehline yapmadığınız zaman çıkarsınız ki ŞİRK denilen mesele de budur.

Alkolik bir sarhoşun bile rabıtası vardır. Çünkü o sarhoş, sevdiği bir sarhoşu gördüğü ve ona sevgi celp ettiği için meyhaneye gider. Peygamberimiz (S.A.V.) kişi sevdiği ile beraberdir ne demek istedi? Hiç düşündünüz mü?

Lütfen beyler, hassas olan bu konularda en az 5-10 kitap bitirmeden konuşmayın. İsmini vermeyeceğim bir sözde Müslüman vardı, internette tarikat ve tasavvuf ehline ağız dolusu laf eden onları şirk ve küfür ile suçlayan. Bu vatandaş;
Önce evliyalara dil uzattı
sonra tasavvufa dil uzattı
sonra hadisleri inkar etmeye başladı


En son gördüğümde ayetleri inkar edip, kafir diye bilinenleri övmeye başlamıştı. Biz bu hale gelmek istiyoruz diyorsanız, buyrun kapı açık ama bu duruma düşmemek için hakikati iyi bilmelisiniz.

Vesselam.

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13.08.20, 07:45
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 10.01.19
Bulunduğu yer: antalya
Mesajlar: 1,398
Forum Puanı: 3166
Etiketlendiği Mesaj: 42 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
CennetOrdusu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi ben bu konuya nereden nasıl gireyim bilemedim. Çünkü o kadar çok yanlış var ki, hepsini düzeltmeye kalksam sayfalar yetmeyecektir. O sebepten kısa kısa geçeceğim.

Tasavvuf İslam'ın irfanı değil, İslam'ın havvas seviyesidir. İslam'ın irfanı önce tevhid de sonra şeriatta sonra hakikattedir. Tevhidi kalbine koymayan, şeriatı anlayamaz, şeriatın ilmini bilmeyen hakikate zaten varamaz. Vardığı hakikat ya batıl ya da sapkın olur ki o durumda da imanıyla birlikte herşeyini kaybeder.

İslam'da tasavvuf yoktur diyenlerin, 1.Akabe biadı, 2.Akabe biadı ve en önemlisi Ashab-ı Suffa'dan haberi yoktur sanırım. Yedi uyurlara girmiyorum bile. Kur'an bize hikaye anlatmıyor (hâşa ve kellâ). Yok bu olaylar tarihseldir, misal yorumlardır diyenle de ben tek kelime sohbet etmem, selam da vermem.

Rabıta, keşf gibi ruhani özelliklerin hint mitolojisinden geldiğini kim çıkardı? Siz hiç mi İslam tarihi ve İslam öncesine dair medeniyet tarihi kitabı okumadınız? İsrailiyat'a tabii ki bizde karşıyız, hint mitolojisi ve taoizm gibi yoldan çıkmış öğretilere bizde karşıyız. Ancak bunlardaki çoğu yöntemin Nuh A.s. döneminden geldiğini bilmiyor musunuz?

TRT'de çıkan bir profesör Nuh (a.s.) oğluyla cep telefonuyla konuşuyordu dedi. Tövbe haşa Nuh (A.S.) herhalde ahiretcell kullanacak hali yok. Rabıta ve telepati yoluyla konuşmak o dönemden beridir vardır. Minel kalbi ilel kalbi sebila boşuna denmiş birşey değildir. Nasıl ki Hz.Ömer "Ya sariyye dağ" diyerek minberde konuştuğu anda, paganlarla savaşa giden Müslüman ordusunun komutanı sariyyenin dağa sığınması gibi.

Meditasyon vs. dediğimiz tüm olaylar zaten eski hak dinlerden alınmıştır. Ama farkı şudur; O uygulamalar da tevhid yani Allah'ın birliği yoktur. Alt tanrı veya ast tanrıçalar vardır. Mekkeli paganların putlara tapmaları bile "Onlar bizi Allah'a yakınlaştırsınlar tapıyoruz" demeleri doğrultusunda tevhidden çıkmalarının neticesidir. Tevhid'den uygulama veya rabıta ile çıkmazsınız. Rabıtayı, Allah dostlarına veya tevhid ehline yapmadığınız zaman çıkarsınız ki ŞİRK denilen mesele de budur.

Alkolik bir sarhoşun bile rabıtası vardır. Çünkü o sarhoş, sevdiği bir sarhoşu gördüğü ve ona sevgi celp ettiği için meyhaneye gider. Peygamberimiz (S.A.V.) kişi sevdiği ile beraberdir ne demek istedi? Hiç düşündünüz mü?

Lütfen beyler, hassas olan bu konularda en az 5-10 kitap bitirmeden konuşmayın. İsmini vermeyeceğim bir sözde Müslüman vardı, internette tarikat ve tasavvuf ehline ağız dolusu laf eden onları şirk ve küfür ile suçlayan. Bu vatandaş;
Önce evliyalara dil uzattı
sonra tasavvufa dil uzattı
sonra hadisleri inkar etmeye başladı


En son gördüğümde ayetleri inkar edip, kafir diye bilinenleri övmeye başlamıştı. Biz bu hale gelmek istiyoruz diyorsanız, buyrun kapı açık ama bu duruma düşmemek için hakikati iyi bilmelisiniz.

Vesselam.
cennetordusu yazdıklarına bilakaydışart imza atttım. anlayana sivri sinek saz. anlamayana anlamak istemeyene davul zurna az demiş büyükler.



Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13.08.20, 19:40
 
Üyelik tarihi: 26.08.19
Bulunduğu yer: Mukaddes Vatan Ötüken
Mesajlar: 1,648
Forum Puanı: 3364
Etiketlendiği Mesaj: 204 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
CennetOrdusu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi ben bu konuya nereden nasıl gireyim bilemedim. Çünkü o kadar çok yanlış var ki, hepsini düzeltmeye kalksam sayfalar yetmeyecektir. O sebepten kısa kısa geçeceğim.

Tasavvuf İslam'ın irfanı değil, İslam'ın havvas seviyesidir. İslam'ın irfanı önce tevhid de sonra şeriatta sonra hakikattedir. Tevhidi kalbine koymayan, şeriatı anlayamaz, şeriatın ilmini bilmeyen hakikate zaten varamaz. Vardığı hakikat ya batıl ya da sapkın olur ki o durumda da imanıyla birlikte herşeyini kaybeder.

İslam'da tasavvuf yoktur diyenlerin, 1.Akabe biadı, 2.Akabe biadı ve en önemlisi Ashab-ı Suffa'dan haberi yoktur sanırım. Yedi uyurlara girmiyorum bile. Kur'an bize hikaye anlatmıyor (hâşa ve kellâ). Yok bu olaylar tarihseldir, misal yorumlardır diyenle de ben tek kelime sohbet etmem, selam da vermem.

Rabıta, keşf gibi ruhani özelliklerin hint mitolojisinden geldiğini kim çıkardı? Siz hiç mi İslam tarihi ve İslam öncesine dair medeniyet tarihi kitabı okumadınız? İsrailiyat'a tabii ki bizde karşıyız, hint mitolojisi ve taoizm gibi yoldan çıkmış öğretilere bizde karşıyız. Ancak bunlardaki çoğu yöntemin Nuh A.s. döneminden geldiğini bilmiyor musunuz?

TRT'de çıkan bir profesör Nuh (a.s.) oğluyla cep telefonuyla konuşuyordu dedi. Tövbe haşa Nuh (A.S.) herhalde ahiretcell kullanacak hali yok. Rabıta ve telepati yoluyla konuşmak o dönemden beridir vardır. Minel kalbi ilel kalbi sebila boşuna denmiş birşey değildir. Nasıl ki Hz.Ömer "Ya sariyye dağ" diyerek minberde konuştuğu anda, paganlarla savaşa giden Müslüman ordusunun komutanı sariyyenin dağa sığınması gibi.

Meditasyon vs. dediğimiz tüm olaylar zaten eski hak dinlerden alınmıştır. Ama farkı şudur; O uygulamalar da tevhid yani Allah'ın birliği yoktur. Alt tanrı veya ast tanrıçalar vardır. Mekkeli paganların putlara tapmaları bile "Onlar bizi Allah'a yakınlaştırsınlar tapıyoruz" demeleri doğrultusunda tevhidden çıkmalarının neticesidir. Tevhid'den uygulama veya rabıta ile çıkmazsınız. Rabıtayı, Allah dostlarına veya tevhid ehline yapmadığınız zaman çıkarsınız ki ŞİRK denilen mesele de budur.

Alkolik bir sarhoşun bile rabıtası vardır. Çünkü o sarhoş, sevdiği bir sarhoşu gördüğü ve ona sevgi celp ettiği için meyhaneye gider. Peygamberimiz (S.A.V.) kişi sevdiği ile beraberdir ne demek istedi? Hiç düşündünüz mü?

Lütfen beyler, hassas olan bu konularda en az 5-10 kitap bitirmeden konuşmayın. İsmini vermeyeceğim bir sözde Müslüman vardı, internette tarikat ve tasavvuf ehline ağız dolusu laf eden onları şirk ve küfür ile suçlayan. Bu vatandaş;
Önce evliyalara dil uzattı
sonra tasavvufa dil uzattı
sonra hadisleri inkar etmeye başladı


En son gördüğümde ayetleri inkar edip, kafir diye bilinenleri övmeye başlamıştı. Biz bu hale gelmek istiyoruz diyorsanız, buyrun kapı açık ama bu duruma düşmemek için hakikati iyi bilmelisiniz.

Vesselam.

Duvara yaslanıp konuşunca mesele çözülüyor elbet. Şimdi bu öfkenizi anlayamıyorum ve takılmayacam da fakat bunlara delil göstermezseniz havada kalır..
Seneti sağlam olmayan konuşmalar yanlıştır. Seçip şunlar şunlar yanlıştır diye yazmak istediğim çok ama o kadar zaman da yok. Fakat...
Hz. Nuh nebidir. Evliya değil.
Müşrikler putlara meleklerin isimlerini vermiş Allah'a aracı koymuşlardı. Ve cinlere de inananlar vardı. Allah inancı ve melek inancı da vardı. Üç beş kitap bitirmediysekde kuran hangi ortamda indirildi biliyoruz. Bilgi kirliliği yapmayın.
Ashabı suffa'dan Birtane senedi sağlam bir hadis ile rabıtaya örnek gösterirmisiniz?
Kuran Azimüşşan'da geçen kıssa lara dpğru sorular sorulursa doğru cvplar alınır.


Senedi delili olan meseleleri biz esas alırız..


Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 13.08.20, 20:45
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 10.03.19
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 215
Forum Puanı: 2734
Etiketlendiği Mesaj: 21 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Erzurum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Duvara yaslanıp konuşunca mesele çözülüyor elbet. Şimdi bu öfkenizi anlayamıyorum ve takılmayacam da fakat bunlara delil göstermezseniz havada kalır..
Seneti sağlam olmayan konuşmalar yanlıştır. Seçip şunlar şunlar yanlıştır diye yazmak istediğim çok ama o kadar zaman da yok. Fakat...
Hz. Nuh nebidir. Evliya değil.
Müşrikler putlara meleklerin isimlerini vermiş Allah'a aracı koymuşlardı. Ve cinlere de inananlar vardı. Allah inancı ve melek inancı da vardı. Üç beş kitap bitirmediysekde kuran hangi ortamda indirildi biliyoruz. Bilgi kirliliği yapmayın.
Ashabı suffa'dan Birtane senedi sağlam bir hadis ile rabıtaya örnek gösterirmisiniz?
Kuran Azimüşşan'da geçen kıssa lara dpğru sorular sorulursa doğru cvplar alınır.


Senedi delili olan meseleleri biz esas alırız..
Eğer benim dediklerimde öfke algıladıysan, dediklerimden hiçbirşey anlamamışsın demektir.

Ashab-ı Suffa ile ilgili ayet dahi vardır. Bakara Suresi 7.Ayet der ki;

"Sadakalar, kendilerini Allah yolunda hizmete adamış fakirler içindir ki, onlar yeryüzünde dolaşıp hayatlarını kazanmaya fırsat bulamazlar. Onların hallerini bilmeyen kimse, istemekten çekindikleri için, onları zengin sanır. Ey Habibim, sen onları yüzlerinden tanırsın. Yoksa onlar insanlardan ısrarla bir şey istemezler. Ve siz her ne bağışta bulunursanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir."

Hadi diyelim ki bu da sizi kesmedi; Sahih Buhari ve Sahih Tirmizi'de sabit olan bir hadis-i şerif;

"Açlıktan yüzü koyun yatıyordum. Bazen de karnıma taş bağlıyordum. Bir gün halkın gelip geçtiği bir yol üzerinde oturdum. O sırada oradan Resûlullah geçiyordu. Vaziyetimi anladı ve
'Ey Ebû Hüreyre,' diye seslendi.
'Buyur, yâ Resûlâllah,' dedim.
'Haydi gel,' buyurdu.

"Beraber gittik. Eve girdi. Ben de girmek için izin istedim. Müsaade ettiler. Ben de girdim. Bir kapta süt buldu.

'Bu süt nereden geldi?' diye sordu.
'Falâncalar hediye olarak getirdiler' diye cevap verdiler. Sonra da,

'Ey Ebû Hüreyre, Ehl-i Suffaya git, onları bana çağır!' diye emretti.

"Ehl-i Suffa, İslâm'ın misafirleriydi. Ne âileleri ne de mal mülkleri vardı. Resûlullah'a bir hediye geldiği zaman hem kendisine ayırır hem de onlara gönderirdi. Kendisine, ehline verilmesi için gönderilen sadakaların tamamını onlara gönderir, katiyen kendisine bir pay ayırmazdı."

"Resûlullahın Ehl-i Suffayı daveti beni üzdü. Ben, bu kaptaki sütü tek başıma içer de, bununla epeyce bir müddet idare ederim, diye umuyordum. Kendi kendime, 'Ben elçiyim. Suffa ehli gelince onlara sütü ben taksim ederim' dedim. Bu durumda sütten bana hiçbir şey kalmayacağını biliyordum. Fakat, Allah Resûlunün emrini yerine getirmekten başka çare de yoktu.

"Gidip, onları çağırdım. Geldiler. Müsâade isteyip oturdular. PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)

'Ebû Hüreyre, kabı al ve onlara süt ikrâm et' buyurdular.

"Süt kabını alıp, dağıtmaya başladım. Herbiri kabı alıyor, doyuncaya kadar içiyor, sonra arkadaşına veriyordu. Suffa ehlinin sonuncusu da içtikten sonra, kabı Resûlullaha verdim. Aldı. İçinde sadece azıcık süt kalmıştı. Başını kaldırarak bana bakıp gülümsedi ve

'Ebû Hüreyre,' dedi.
'Buyur, yâ Resûlallah,' dedim.
'Süt içmeyen ikimiz kaldık,' buyurdu.
'Evet, yâ Resûlallah' dedim.
'Otur sen de iç' buyurdular. Oturup içtim.

'Biraz daha iç',
dedi. İçtim. Yine içmem için ısrar etti. 'Daha daha,' diyordu. Nihayet,

'Seni hak din ile gönderen Allah'a yemin olsun ki, içecek yerim kalmadı' dedim.

'O halde bardağı bana ver' buyurdu. Verdim. Allah'a hamdü senalar etti. Sonra Besmele çekerek geri kalanını da kendisi içti."


Benim daha ilgincime giden, hadis ve ayetler konusunda hassas olduğunuzu söylediğiniz halde hadisleri bilmemeniz.

Bu hadis, buhari ve tirmizi teyidi ile sahihtir. Kesinlikle sek ve şüphe yoktur. Eğer inkar etmek isterseniz siz bilirsiniz, ama bu hadisi inkar ettiğinizde ne olacağınızı varın siz düşünün.

Size de benden küçük bir tavsiye; Halis bayuncuk ve ebu haris gibi sapıkları pek fazla dinlemeyin. Onların, kemalist sapıklardan bir farkı olmadığını bilin.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07.08.20, 01:15
 
Üyelik tarihi: 22.06.20
Bulunduğu yer: ankara
Mesajlar: 106
Forum Puanı: 2218
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Bu duayı okumanın günü saati şartları nedir yardımcı olur musunuz

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09.08.20, 02:00
 
Üyelik tarihi: 02.04.20
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 116
Forum Puanı: 2307
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ne zaman okusam rahatlarım,manevi olarak iyi hisettirir motive eder ,müjde verir inşallah sığındığım bir ayet doğrusu...

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 09.08.20, 20:29
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 11.05.20
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 263
Forum Puanı: 2300
Etiketlendiği Mesaj: 9 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Moena Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ne zaman okusam rahatlarım,manevi olarak iyi hisettirir motive eder ,müjde verir inşallah sığındığım bir ayet doğrusu...
Herhangi bir dileginiz icin okudunuz mu kardeş

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Karib ismi şerifi zikri ike Allah'a yakınlık yenihavasci Tecrübe Ettikleriniz 1 01.04.24 09:47
El Karib - Ya Mubdie'l Beraya Ve Muide Ma Ba'de Fenaiha Bikudretihi HeartLess Evradiyeler & Azametler 9 11.02.23 22:49
El Karib aşk Esmaül Hüsna 9 20.02.19 16:05
Karib - Ya Garibe'l Muteali Fevka Kulli Şey'in Uluvvu irtifa'ihi HeartLess Evradiyeler & Azametler 5 20.06.18 16:28


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:12.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com