Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Tasavvufa karsi cikan alimler

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #7  
Alt 30.08.20, 12:48
Berzahı-Şah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.06.20
Bulunduğu yer: Gaziantep/PençeKİLİT
Mesajlar: 327
Forum Puanı: 153
Etiketlendiği Mesaj: 19 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Din büyüklerinin hayatında, insanlara karşı muamelesinde itimat yani güven vardır, eğri çizgiye rastlanmaz. Yani hiçbir kimsenin aleyhinde bir icraatta bulunmazlar, hiçbir kimsenin aleyhinde bir düşünceleri olmaz. Aksine hep, (Acaba insanlara nasıl faydalı olabilirim, nasıl iyilik edebilirim?) düşüncesi içinde yaşarlar. Hayatları hep böyle örneklerle doludur.

Dine hizmette çalışan herkes, bu büyüklere, din kardeşlerine ve yaptığı işe güvenmeli. Yani çalışan elemanın, (Ben bunu niçin yapıyorum?) sorusuna, cevabı hazır olmalı. Bu işin temelinde güven vardır. İnsan güvendiği zaman mutludur. Eğer bir kişiye, bir işe karşı güven varsa, bu ona duyulan sevgiden dolayıdır. Sevgiye ihtiyaç vardır. Fakat yeni bir sevginin var olması için, güvenin sağlanması şarttır. Bir insan birine güvenirse sever, sevgisi varsa artar. Şüphe ederse sevmez, sevgisi varsa azalır. Dolayısıyla güven sarsıcı bir hareket, o işe sevgiyi azaltır. Keyfî şekilde davranarak, duyulan güvene zarar veren kimse, hem hizmetlere, hem de din büyüklerine dil uzatılmasına sebep olmuş olur. Bu ise o kişi için büyük felakettir.

Her işte her zaman ihlâslı, dürüst olmalı. İnsanlara karşı saygılı, temiz, mütevazı, güzel ahlâklı olmaya dikkat etmeli. Onları asla aldatmamalı, kendisi de aldanmamalı. Para tekrar kazanılabilir, ama kaybedilen itibar bir daha kolay kolay elde edilemez. Onun için üç paralık bir menfaat için, Müslümanlığın ve din büyüklerinin itibarına bir zarar gelmesine sebep olmamalı. Dürüstlük kadar büyük servet yoktur. Bu servet, hiç paraya benzemez. Kullanıldıkça azalmaz, bilakis artar, asla tükenmez.

İnsanlara bir şey verirken, önce dualarını almalı. Müşteriler, satın aldıkları malları beğenip (Allah razı olsun) diyebilmeliler. Şu da bilinmeli ki, müşteri daima haklıdır. Eğer memnun değilse, ona yenisini vermeli. Asla münakaşaya girmemeli. Çünkü dostla da düşmanla da, tartışmak zararlıdır, dostun dostluğunu azaltır, düşmanın düşmanlığını artırır.

Bir seferliğine mal satıp müşteriden para almak marifet değildir. Önemli olan, güvenini kazanıp, onu devamlı müşteri hâline getirmek, bundan da önemlisi, onun duasını almaktır. İşte esas marifet budur. Dua alan ise çok şeylere kavuşur. Hem dünyasını, hem de âhiretini kazanır.

Bir Okyun Derim Ders Niteliğinde

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bu nedir muska icinden cikan Deadsoul Sorularınız 3 13.04.22 20:27
Avusturalyada Surekli Ortaya Cikan Bulut Hector R4bi4 ilginç konular & Teoriler 0 17.11.20 16:03
Ümminin, fıkıh öğrenmeden tasavvufa girmesi caiz midir? Naim Tasavvuf & Tarikatler 0 27.08.19 17:02
Tasavvufa intisab edenin kurtulacağı anlayışı var. Bu doğru mudur? Naim Tasavvuf & Tarikatler 0 27.08.19 16:41
imam-ı Gazali hz Tasavvufa Girişi Aliye Tasavvuf & Tarikatler 0 06.11.17 08:39


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:14.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com