![]() |
|
#31
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#32
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Yani sözün kısası şirk değildir aksine bizi Allah a götürür diyorsunuz peki ya insanlar neden böyle anliyor neden böyle söylüyor peki
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#33
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#34
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Hm Peki Allah benim niyetimi biliyor ben mürşide tapmiyorum onunla birlikte olduğumu ve Allah'tan ona ondanda bana feyz nur geldiğini düşünüyorum yani ben şirk kosmuyorum bazı insanlar bu feyzin nurun Allah'tan değil mursidden geldiğini düşünüp asıl onlar şirk yapıyor bende şirktir diye duyunca araştırmak istedim sonuçta akıllı bir müslüman araştırıp doğru yolu bulması lazım sirkse bilede onların dediği gibiyse bilede ben onlar gibi yapmıyorum sadece mürşidin beni Allah'a yaklaştırdıgini düşünüyorum buna inanıyorum teşekkür ederim aydınlattığıniz için beni
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#35
|
|||
|
|||
|
Ne alakası var o bir mürid o zaatı gerçekten mürşid gibi görüyorsa ona teslim olmuşsa bilmiyorsa maddiyatta o ama maneviyatta zamanın sahibinden feyzini alır
Abdulkadiri geylani ve sahte yahudi şeyh hikayesini oku derim
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#36
|
||||
|
||||
|
Tasavvuftaki rabıtanın amacı gafleti kovup kalbin zulmetini defederek şeytanın vesveselerinden kurtulmak suretiyle ‘’Rabıta-i huzur’’ ermek; salikin daima Allah’ın huzurunda bulunduğu duygusuna ulaşmasını sağlamaktır. Her an Allah’ı karşımızda görür gibi yaşamaktır.
Her an Allah’ın huzurundaymış gibi yaşamak zor bir iştir. Çünkü Allah müşahhas bir varlık değildir. Bunu kavramak için kulun zihnen ve manen yoğunlaşmasını sağlayacak müşahhas bir objeye ihtiyaç vardır. Tasavvufta bu obje Allah’ın en mükemmel tecellilerinin mazharı olan ‘’İnsan-I kâmil’’ konumundaki şeyhtir. Salik önce İnsan-ı kamile, ardından Hz. Resul’e ve onun ardından Rabb-Müteal’e kalbini raptetmeli ve bu suretle huzur-i kalbe erip fena-fillah’a varmalıdır. Neticede Allah ile insan arasında sevgi, saygı, güven ve şükran temelinde bir sivil ilişki kurmak gerçekten istenen arzu edilen bir şeydir. Ancak İslam’ın inanç boyutuyla ilgili kelamdan, iman amel boyutuyla ilgili fıkıhtan ibadet ve ubudiyet çıkmadığı için, bu iki ilmi disiplin çerçevesinde böyle bir ilişkinin tesisi pek mümkün olmasa gerektir. Tam bu noktada Muhammed Hamidullah’ın şu itiraflarını aktarmak çok manidar olacaktır: ‘’Benim yetişme tarzım rasyonalisttir. Hukuki çalışma ve incelemeler bana inandırıcı bir şekilde tarif ve ispat edilemeyen her şeyi reddettirmiştir. Muhakkak ki ben namaz, oruç vesaire gibi İslami vazifelerimi tasavvufi sebeplerle değil, hukuki sebeplerle ifa ediyorum. Kendi kendime diyorum ki, Allah benim rabbimdir, sahibimdir. O bana bunları yapmamı emretmiştir. O halde yapmalıyım. Bundan başka hak ve vazife birbirine bağlıdır. Allah bunları ben istifade edeyim diye bana emretmiştir. Şu hâlde ben O’na şükretmekle vazifeliyim. Batı toplumunda, Paris gibi bir muhitte yaşamaya başladığım zamandan beri hayretle görmekteyim ki Hristiyanların İslamiyet’i kabulü, onları İslam’ı kabule sevk eden ne Ebu Hanife ne de İmam Maturidi’dir. Fakat Muhyiddin Arabi’dir. Bu konuda benimde şahsi müşahedem olmuştur. İslami bir konuda benden bir izah istendiği zaman benim verdiğim akli delillere dayanan cevap soranı tatmin etmiyordu: fakat Tasavvufi izah meyvesini vermekte gecikmiyordu. Bu konuda tesir gücümü gittikçe kaybettim. Şimdi inanıyorum ki Hulagu’nun yakıp yıktığı istilalardan sonra Gazan Han zamanında olduğu gibi bugün en azından Avrupa ve Afrika’da İslam’a hizmet edecek olan ne kılıç ne de akıldır, fakat kalp ve tasavvuftur.’’ (Mustafa Kara, Metinlerle Günümüz Tasavvuf Hareketleri, İstanbul 2002 sayfa 542) Bu samimi itiraftan da anlaşılacağı gibi, tasavvuf ve irfan geleneği Tanrı-İnsan ilişkisinde sivillik bağlamında ciddi bir imkân alanı olarak gözükmektedir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#37
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#38
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için bildiğim yoldan şaşmayacagim umarım herkese bu nuru feyzi tattirir umarım rabbim
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#39
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Bu bağlamda fıkıh alimlerinin eserlerine bakmanızı ve maslahatlar meselesini incelemenizi öneririm. Tüm deliler şirk olduğu yönündedir. Rabıta bir imgeleme ve imgelenen şeyden bir nevi enerji alma ve o imgelenen canlının enerji alanına girmektir. Aynı imgeleme herhangi bir esma ile de söz konusu olabilir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#40
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Burda herkes değildir derken sizin şirk demenizi anlayamadım her insan rabıta yapar birinin sevdiği kızı veya eşini düşünmesi gibi neden düşünüyor sehvetinden şirk değil ama eğer yapsaydı o zaman sirkti bir mübarek Allah zatini düşünmenin ne gibi bir zararı var peki tapmiyoruuz nede olsa neden şirktir detaylı aciklarmisiniz Peki
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
| Etiketler |
| rabıta yapmak, rabıta yapmak şirk olur mu, rabıta şirk mi |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Muska taşımak bidat veya şirk midir? | Sadi | Havas Dersleri | 16 | 10.06.24 00:59 |
| Sevgiliye zikr okumak şirk midir? | mozej34 | Sorularınız | 19 | 22.12.21 22:34 |
| Rabıta yapmak değil, yapmamak şirktir, küfürdür. | Hal | Tasavvuf Sohbetleri | 2 | 23.10.21 12:23 |
| Tevessül Şirk Midir? Ehli Sünnet'in Cevabı= | dagistani | Tecrübe Ettikleriniz | 1 | 31.12.19 22:17 |
| Tasavvuf ehlinin yaptığı rabıta caiz midir? | RvP | Tasavvuf & Tarikatler | 5 | 03.11.19 20:31 |