Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Rabıta yapmak şirk midir?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.05.21, 11:33
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,943
Forum Puanı: 1688
Etiketlendiği Mesaj: 572 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Tasavvuftaki rabıtanın amacı gafleti kovup kalbin zulmetini defederek şeytanın vesveselerinden kurtulmak suretiyle ‘’Rabıta-i huzur’’ ermek; salikin daima Allah’ın huzurunda bulunduğu duygusuna ulaşmasını sağlamaktır. Her an Allah’ı karşımızda görür gibi yaşamaktır.
Her an Allah’ın huzurundaymış gibi yaşamak zor bir iştir. Çünkü Allah müşahhas bir varlık değildir. Bunu kavramak için kulun zihnen ve manen yoğunlaşmasını sağlayacak müşahhas bir objeye ihtiyaç vardır. Tasavvufta bu obje Allah’ın en mükemmel tecellilerinin mazharı olan ‘’İnsan-I kâmil’’ konumundaki şeyhtir. Salik önce İnsan-ı kamile, ardından Hz. Resul’e ve onun ardından Rabb-Müteal’e kalbini raptetmeli ve bu suretle huzur-i kalbe erip fena-fillah’a varmalıdır.
Neticede Allah ile insan arasında sevgi, saygı, güven ve şükran temelinde bir sivil ilişki kurmak gerçekten istenen arzu edilen bir şeydir. Ancak İslam’ın inanç boyutuyla ilgili kelamdan, iman amel boyutuyla ilgili fıkıhtan ibadet ve ubudiyet çıkmadığı için, bu iki ilmi disiplin çerçevesinde böyle bir ilişkinin tesisi pek mümkün olmasa gerektir. Tam bu noktada Muhammed Hamidullah’ın şu itiraflarını aktarmak çok manidar olacaktır:
‘’Benim yetişme tarzım rasyonalisttir. Hukuki çalışma ve incelemeler bana inandırıcı bir şekilde tarif ve ispat edilemeyen her şeyi reddettirmiştir. Muhakkak ki ben namaz, oruç vesaire gibi İslami vazifelerimi tasavvufi sebeplerle değil, hukuki sebeplerle ifa ediyorum. Kendi kendime diyorum ki, Allah benim rabbimdir, sahibimdir. O bana bunları yapmamı emretmiştir. O halde yapmalıyım. Bundan başka hak ve vazife birbirine bağlıdır. Allah bunları ben istifade edeyim diye bana emretmiştir. Şu hâlde ben O’na şükretmekle vazifeliyim. Batı toplumunda, Paris gibi bir muhitte yaşamaya başladığım zamandan beri hayretle görmekteyim ki Hristiyanların İslamiyet’i kabulü, onları İslam’ı kabule sevk eden ne Ebu Hanife ne de İmam Maturidi’dir. Fakat Muhyiddin Arabi’dir. Bu konuda benimde şahsi müşahedem olmuştur. İslami bir konuda benden bir izah istendiği zaman benim verdiğim akli delillere dayanan cevap soranı tatmin etmiyordu: fakat Tasavvufi izah meyvesini vermekte gecikmiyordu. Bu konuda tesir gücümü gittikçe kaybettim. Şimdi inanıyorum ki Hulagu’nun yakıp yıktığı istilalardan sonra Gazan Han zamanında olduğu gibi bugün en azından Avrupa ve Afrika’da İslam’a hizmet edecek olan ne kılıç ne de akıldır, fakat kalp ve tasavvuftur.’’ (Mustafa Kara, Metinlerle Günümüz Tasavvuf Hareketleri, İstanbul 2002 sayfa 542)
Bu samimi itiraftan da anlaşılacağı gibi, tasavvuf ve irfan geleneği Tanrı-İnsan ilişkisinde sivillik bağlamında ciddi bir imkân alanı olarak gözükmektedir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14.05.21, 14:59
Üye
 
Üyelik tarihi: 11.05.21
Bulunduğu yer: İspanya
Mesajlar: 31
Forum Puanı: 4
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
avira Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Okuduğum çoğu yerde rabıta nin caiz değildir şirk olduğuna dair şeyler duydum suleymancilardan öğrendiğim 15 dakika rabıta sonra kalp zikriydi bana biz burda mürşide değil Allaha ibadet ediyoruz onun sayesinde mürşidi araya vesile kılarak ondaki nurla kalbimizi nefsimizi korelttigimizden söyledi devam et yap dedi eğer başarabilir sen dedi zaten anlicaksin gün geçtikçe bazı şeyleri fark edeceksin dedi eğer ki kendini mürşide ihtiyaç duymayacagina artık inandığın vakit bu sefer mürşidi değil Allah'ı düşün dedi tabi Allah'ı bir şekil verilmez işte yarattığı ne bileyim şelaleleri doğayı Allah'ın yarattığı güzel şeyleri düşünüp artık şeyhi değil Allah'ı düşün dedi ama ilk önce mürşidi düşün kendini geliştir dedi ve üstüne basa basada biz mürşide tapmiyoruz yani aklın karışmasın dedi ne düşünüyorsunuz ne tavsiye edersiniz ? Bana
Ehli sünnet ulemalarına göre de selefi salihin imamlarına göre de (yani tüm sahih ilim sahiplerine göre) tartışmaya kapatılmış bir konudur. Şirktir
Bu bağlamda fıkıh alimlerinin eserlerine bakmanızı ve maslahatlar meselesini incelemenizi öneririm. Tüm deliler şirk olduğu yönündedir.
Rabıta bir imgeleme ve imgelenen şeyden bir nevi enerji alma ve o imgelenen canlının enerji alanına girmektir. Aynı imgeleme herhangi bir esma ile de söz konusu olabilir.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14.05.21, 16:42
 
Üyelik tarihi: 19.03.18
Bulunduğu yer: balikesir
Mesajlar: 333
Forum Puanı: 206
Etiketlendiği Mesaj: 40 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ehli sünnet ulemalarına göre de selefi salihin imamlarına göre de (yani tüm sahih ilim sahiplerine göre) tartışmaya kapatılmış bir konudur. Şirktir
Bu bağlamda fıkıh alimlerinin eserlerine bakmanızı ve maslahatlar meselesini incelemenizi öneririm. Tüm deliler şirk olduğu yönündedir.
Rabıta bir imgeleme ve imgelenen şeyden bir nevi enerji alma ve o imgelenen canlının enerji alanına girmektir. Aynı imgeleme herhangi bir esma ile de söz konusu olabilir.

Burda herkes değildir derken sizin şirk demenizi anlayamadım her insan rabıta yapar birinin sevdiği kızı veya eşini düşünmesi gibi neden düşünüyor sehvetinden şirk değil ama eğer yapsaydı o zaman sirkti bir mübarek Allah zatini düşünmenin ne gibi bir zararı var peki tapmiyoruuz nede olsa neden şirktir detaylı aciklarmisiniz Peki

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14.05.21, 18:29
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 23.12.20
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 441
Forum Puanı: 182
Etiketlendiği Mesaj: 24 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ehli sünnet ulemalarına göre de selefi salihin imamlarına göre de (yani tüm sahih ilim sahiplerine göre) tartışmaya kapatılmış bir konudur. Şirktir
Bu bağlamda fıkıh alimlerinin eserlerine bakmanızı ve maslahatlar meselesini incelemenizi öneririm. Tüm deliler şirk olduğu yönündedir.
Rabıta bir imgeleme ve imgelenen şeyden bir nevi enerji alma ve o imgelenen canlının enerji alanına girmektir. Aynı imgeleme herhangi bir esma ile de söz konusu olabilir.
Siz imgelemeye devam edin biz yapıyoruz memnunuz

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14.05.21, 20:13
Üye
 
Üyelik tarihi: 11.05.21
Bulunduğu yer: İspanya
Mesajlar: 31
Forum Puanı: 4
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Babaali16288 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Siz imgelemeye devam edin biz yapıyoruz memnunuz
Doğru tektir. Yani hak tektir. Yanlışın yorumu ve yolu biçimi çoktur. Polemik yaratmanın anlamı yok. Ulema bu konuda fetva vermişken tartışmanın yada fetva uydurmanın da anlamı yoktur. Bu noktadan sonrası sizin de yukarıda buyurduğunuz gibi tercih meselesi olur o da kimseyi alakadar etmez.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kaynaklar bellidir. Açıp okumak, anlamak için de alim ulema olmaya gerek yok. Şirk meselesi de zaten yoruma açık, fikir beyanına açık bir mesele değil ki. Kuran'da şirk bellidir. Fıkıh ta bellidir maslahatta da bellidir. Çerçevesi çizilmiş bir hüküm hakkında herkes değil dese bile bizim bildiğimiz bir doğruyu tepki görmek korkusuyla saklayacak durumumuz yok. Biraz ilmihal yada fıkıh kitabı kurcalasanız zaten siz de doğru olanın ne olduğunu anlarsınız

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14.05.21, 20:19
 
Üyelik tarihi: 19.03.18
Bulunduğu yer: balikesir
Mesajlar: 333
Forum Puanı: 206
Etiketlendiği Mesaj: 40 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğru tektir. Yani hak tektir. Yanlışın yorumu ve yolu biçimi çoktur. Polemik yaratmanın anlamı yok. Ulema bu konuda fetva vermişken tartışmanın yada fetva uydurmanın da anlamı yoktur. Bu noktadan sonrası sizin de yukarıda buyurduğunuz gibi tercih meselesi olur o da kimseyi alakadar etmez.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kaynaklar bellidir. Açıp okumak, anlamak için de alim ulema olmaya gerek yok. Şirk meselesi de zaten yoruma açık, fikir beyanına açık bir mesele değil ki. Kuran'da şirk bellidir. Fıkıh ta bellidir maslahatta da bellidir. Çerçevesi çizilmiş bir hüküm hakkında herkes değil dese bile bizim bildiğimiz bir doğruyu tepki görmek korkusuyla saklayacak durumumuz yok. Biraz ilmihal yada fıkıh kitabı kurcalasanız zaten siz de doğru olanın ne olduğunu anlarsınız

Yuce rabbim Kuran'da bana şirk koşmayın eğer benim verdiklerimi beğenmiyorsanız kendinize başka tanrılar edinin buyuruyor ve ayrıca benim rizami kazanmak için vesileler arayan buyuruyor Kuran'da bir Allah dostunu düşünmek onu yanımızda hayal etmek tapmak demiyorum düşünmek peki neresi şirk

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14.05.21, 20:50
 
Üyelik tarihi: 21.04.21
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 240
Forum Puanı: 40
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Rabitanin sirkle bir alakasi yok.Hangi uleme kainatin hakikatini kavrayamamis insanlar ulema mi oluyor .Imam Gazali El munkizu minetdelal bakiniz.Tasavvufu nasil savunmus

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14.05.21, 21:18
Üye
 
Üyelik tarihi: 11.05.21
Bulunduğu yer: İspanya
Mesajlar: 31
Forum Puanı: 4
Etiketlendiği Mesaj: 3 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Guti Hernandes Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğru tektir. Yani hak tektir. Yanlışın yorumu ve yolu biçimi çoktur. Polemik yaratmanın anlamı yok. Ulema bu konuda fetva vermişken tartışmanın yada fetva uydurmanın da anlamı yoktur. Bu noktadan sonrası sizin de yukarıda buyurduğunuz gibi tercih meselesi olur o da kimseyi alakadar etmez.


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kaynaklar bellidir. Açıp okumak, anlamak için de alim ulema olmaya gerek yok. Şirk meselesi de zaten yoruma açık, fikir beyanına açık bir mesele değil ki. Kuran'da şirk bellidir. Fıkıh ta bellidir maslahatta da bellidir. Çerçevesi çizilmiş bir hüküm hakkında herkes değil dese bile bizim bildiğimiz bir doğruyu tepki görmek korkusuyla saklayacak durumumuz yok. Biraz ilmihal yada fıkıh kitabı kurcalasanız zaten siz de doğru olanın ne olduğunu anlarsınız[/QUOT
Rabitanin sirkle bir alakasi yok.Hangi uleme kainatin hakikatini kavrayamamis insanlar ulema mi oluyor .Imam Gazali El munkizu minetdelal bakiniz.Tasavvufu nasil savunmus

Kainatın hakikatini kim bilir, kim istidraç yaşıyor doğrusunu Allah bilir.
Biz Allah Azze ve Celle'nin insanlığı muhatap alıp gönderdiği kitabında ve hikmetini öğrettiği resulü Ekrem efendimizin hayatında böyle öğrettiler göremiyoruz maalesef. Bu iki mecradan da öğrenmediğimiz yada temellendirilemeyen işler tehlikelidir. Yaşanan hallerin de rahmandan mı yoksa istidrac mı olduğunun asla sağlamasını yapamayız.
Ben kuranı kerimde eşyanın hakikatini öğrenin diye bir ayet de okumadım ayrıca. Eşyanın hakikatini gerçekten bilen birini de duymadım. Kuranı okuyabiliyor musunuz? Kuranı düzgün okuyup anlayıp Yaradanın sözleri bunlar evet diyebildiniz mi tam olarak? Bunlar denilebildiyse ki bu mertebeye yukarıda bahsi geçen İmam Gazzali henüz ulaşamadı ve ulaşamadığı için 10 yıl boyunca kabz haline girip çöllerde yalnızca Allah'ın varlığını sorgulayıp sonrasında da eşyanın hakikati ile değilde töbe ile meşgul olmuştur.
Sonuç olarak belli bir düzeye gelmek gerekir haram, helal ve şirk konularında hüküm vermek için.



@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Sizin bahsettiğiniz sebepler bazen ibadet, bazen infak, bazen salihat konulardır. Kuranın müşrik yani Allah'a kendilerini yaklaştırdığını düşündüğü için - putlara ki bu putlar da zamanında yaşamış atalarını tasvir ederdi- tapınan bir topluma o günün şartlarında hitap ettiğini düşünürsek bir insanın Allah'a yakınlaştırılmak için sebep olarak anılması İslamla bağdaşmaz. Öyle olsaydı zaten direk resulü Ekrem efendimizi kendimize veli seçin derdi. O günün şartlarında en yaklaştıracak olan o idi. Fakat kuran da bunu da görmüyoruz. Keza sünnete de yok böyle bir şey.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14.05.21, 20:56
 
Üyelik tarihi: 21.04.21
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 240
Forum Puanı: 40
Etiketlendiği Mesaj: 10 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

RABITA şirk degildir. Bakiniz Imam Gazali El minkuzu minetdelal

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 15.05.21, 11:26
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,943
Forum Puanı: 1688
Etiketlendiği Mesaj: 572 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Ben şahsen acizane tasavvuf ve yine benzeri hususlarda teolojik fay kırıklıklarına yeni bir kırık daha eklemekten ömrüm boyunca imtina etmişimdir. Bu hususta Elmalı’nın Hak Dini Kuran Dili adlı tefsirine çok ehemmiyet veririm. Elmalı Hak Dini Kuran Dili tefsirinde bugün kendisini İslam’a izafe eden birçok farklı grup, fırka, cemaat, tarikat veya hareket arasında derin ihtilaf ve çatışmalara sebep teşkil eden muhtelif görüş düşünce ekol ve eğilime yer vermiş dahası tümden ret ya da tümden farklı dini düşünce ekol ve gelenekten istifade cihetine gitmiştir. Mesela, İhlas suresinin tefsirinde uzun uzadıya İbn Sina’yı konuştururken, kimi zaman Muhyiddin İbnü’l Arabi’nin Vahdet_i Vücut anlayışından, kimi zaman da Gazali’nin işrak felsefesine ve bu felsefenin vahdet-i vücut fikriyle bütünleştirilmesine vesile olan Mişkatü’l- Envar adlı risalesinden alıntılar yapmıştır. Yine Elmalı, Fahreddin er- Razi’nin ansiklopedik hüviyete sahip tefsirinden alabildiğince istifade ederken, bu tefsirdeki hâkim Eş’ari bakış açısını ön plana çıkarmak yerine Ehl-i Sünnet’i şemsiye bir kavram olarak değerlendirmiş ve bunun bir yansıması olarak Selefiyye, Eş’ariye ve Maturidiyye gibi mezhepler arası iç ihtilafları dillendirmekten imtina etmiştir. Öte yandan Fil suresinin tefsirinde gelenekçi çizginin çok sıkı bir temsilcisi gibi davranarak Muhammed Abduh’un yorumunu tahrifle eşdeğer sayarken, Hz. İsa’nın babasız olarak dünyaya gelişini, monomer bir hücreden teşekkül etmiş olabileceği şeklinde açıklamak gibi oldukça modern bir yoruma imza atabilmiştir.
Elmalı’nın İslam ilim ve kültür mirasından istifade tarzı bugün çok ihtiyaç duyduğumuz geniş ufuk ve perspektif hakkında güzel bir misal teşkil etmektedir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
rabıta yapmak, rabıta yapmak şirk olur mu, rabıta şirk mi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Muska taşımak bidat veya şirk midir? Sadi Havas Dersleri 16 10.06.24 00:59
Sevgiliye zikr okumak şirk midir? mozej34 Sorularınız 19 22.12.21 22:34
Rabıta yapmak değil, yapmamak şirktir, küfürdür. Hal Tasavvuf Sohbetleri 2 23.10.21 12:23
Tevessül Şirk Midir? Ehli Sünnet'in Cevabı= dagistani Tecrübe Ettikleriniz 1 31.12.19 22:17
Tasavvuf ehlinin yaptığı rabıta caiz midir? RvP Tasavvuf & Tarikatler 5 03.11.19 20:31


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:03.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com