![]() |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Hz. Huzeyfe'den nakledilen şu hadîs-i şerîf bu mevzuya ışık tutmaktadır: "Benden sonra benim doğru yolumdan gitmeyen ve benim sünnetimle amel etmeyen hükümdarlar olacaktır." "Ben buna yetişirsem ne yapayım, yâ Resûlâllah?" diye sordum. "Dinler ve itaat edersin. Sırtın dövülse ve malın alınsa bile yine dinle ve itaat et." diye buyurdular." (Tac, III/44-45) |
Alıntı:
|
Alıntı:
ben sana bir hadis söyleyeyim... Sizin başınıza öyle kimseler imam (reis) olacak ki, bazı hareketlerini güzel bulup memnun kalacaksınız. Bazı davranışlarını da çirkin bulacaksınız. Kim o davranışların kötü olduğunu o reislere söylerse (müdahane ve nifakdan) kendini korur. Kim de (dil ile söylememekle beraber kalben) buğz ederse, İlâhi mes'uliyetten kurtulur. Kim de (bu fena işlerden) memnun kalır ve onlara uyarsa helâka gider." (Sahih-i Müslim). |
Alıntı:
|
Alıntı:
“Türk vatandaşı İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza muhakemelerine göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve sadece İslam hukukuna göre gömülen kişidir” |
Alıntı:
|
Alıntı:
Peygamberimiz (asm), “Ben insanlığın ikindi vaktinde geldim.” (İbn-i Kesir tefsiri, 12/6549) buyuruyor. Diğer bir hadisinde ise, “Benim ümmetimin ömrü 1.500 seneyi pek geçmeyecek.” [bk. el-Havi li'l-Fetavi, Suyuti, 2/248; Ruhul Beyan, Bursevi, (Arapça) 4/262, Ahmed bin Hanbel, İlel, s, 89] Rasulallah SAV geldikten sonra ahir zaman süreci baslamıstır su an son evrelerindeyiz bu dönemlerde müslüman kalmak cok zor akidenizi iyi araştırın Elhamdulillah tarikatcıların akidelerinden beriyiz Alıntı:
• İnsanların başına bir zaman gelecek ki, onlardan faiz yemeyen kalmayacak, yemese bile tozu onlara bulaşacaktır. • Birçok kişi, az bir dünyalık karşılığında dinini feda edecek. • Kazanç, belirli kişiler arasında dolaşacak, dar gelirliler açlık ve sıkıntıya düşecek. • Kabirler süslenecek ve Kur'an, kazanç getiren bir meta hâline gelecek... • Fitne her eve girecek ve tecrübesiz gençler başa geçecekler. • Kur’an’dan bir resim, İslâm'dan bir isim, Müslüman'dan bir cisim kalacak. • Üç şey çok kıymetlenecek; Helâl para, kendisiyle amel edilen sünnet ve candan bir dost. • Ecnebiler çoğalacak ve müslümanlara galebe edecekler. • Sonradan gelen nesiller, önceden gelenlere sövüp sayacaklar. • Mihnet, belâ, musibet artacak, rahat ve huzur kalmayacak, kimse eliyle bunları önleyemeyecek. • Bir Müslüman, koyundan daha âciz olacak, hor ve hakîr görülecek. • İlim azalacak, cehalet, anarşi ve cinayetler artacak, adam öldürmek, hafif bir suç sayılacak. • Hilesiz iş yapılamayacak, tacirler ve yazarlar artacak kalem bollaşacak. • Kişi, elbisesini sakındığı kadar dinini sakınmayacak ve fakirler de namaz kılmayacak. • Akrabalık bağlan kopacak ve selâm, sadece tanıdık olanlara verilecek. • Zenginler ticaret için, hafızlar riya ve gösteriş için hacca gidecekler. • Büyükleri merhametsiz, küçükleri hürmetsiz olacak çocukları terbiye, köpekleri terbiyeden daha zor olacak. • İnsanlar, kötülüklerden birbirlerini sakındırmayacaklar ve iyiliği emretmeyecekler. • Minareler çoğalacak, camiler süslenip ziynetlenecek (kilise ve havralar gibi) ve içlerinden yüksek sesler gelecek. • Hâinlere emin, emin olanlara hâin denilecek ve “şurada emin bir insan vardır” denilecek kadar emin insan sayısı azalacak. • Kişiye, şerrinden korkulduğu için ikramda bulunulacak. Görünüşte dost fakat esasında düşman insan sayısı artacak, sözler hep yalan ve birbirine muhalif olacak, amir ve memur çok, doğru iş yapan az olacak. • Yıldızlar (fal) doğrulanacak ve kader yalanlanacak. • Allahü Teâlâ (C.C.) apaçık inkâr edilecek. • Âlicenaplık, izzet-ikram ve cömertlik duyguları kaybolacak ve haklar para karşılığında satılır hâle gelecek. • Cemaatin inancı zayıf, ibadeti taklit olacak, hafızlar çok, ama âlim bulunmayacak. • Zenginlere itibar edilecek, cimrilik artacak, zekât ağır bir borç olarak kabul edilecek. • Âlimler, para ve dünyalık karşılığında ilim öğretecek, âhiret ameli ile dünyalık talep edecekler. • Dinden gayrı hususlar için öğrenim yapılacak. • Erkekler kendilerini kadınlara, kadınlar da erkeklere benzetecekler. • Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla münasebetsiz alâkalar kuracak. • Her tarafta şarkıcı ve çalgıcı kadınlar zuhur edecek. • Söz kadınlarda olacak ve zina yaygınlaşacak. • Kadınlar, saçları deve hörgücü gibi, sokaklarda dolaşacaklar. • Haram işlemeyi kolaylaştıran imkânlar artacak, gençler günah işlemeye ve kötülük yapmaya çok meyledecekler. • İmanı kalpte tutmak, kor ateşi elde tutmak kadar zor olacak, kişi gece mü'min yatacak, sabah kâfir olarak kalkacak veya bunun tersi olacak. • Dünya işlerine dalınıp âhiret unutulacak, Allah'ın kitabıyla hükmetmek, ayıp sayılacak. • Büyük ve gösterişli binalar yapılacak ve bunlardan dolayı sokaklar daralacak. • Yırtıcı hayvanların derileri tabaklanarak çeşitli giyim eşyası yapılacak. (Kürk, manto ve benzeri...) • Sabah giyilen elbise başka, akşam giyilen elbise başka olacak. Önünüze yemeklerden birisi gelip diğeri gidecek ve Kabe'nin örtüldüğü gibi, evlerinizin duvarları halılarla süslenecek. • Ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecekler. • Dedikodu, yaygın bir hâl alacak. • Herkes “kazanamadığından ve geçinemediğinden” şikâyetçi olacak. • Yalancı şahitlik ve boşanmalar artacak, ani ölümler sık görülecek. • Mal çoğalıp sel gibi akacak, mal sahibi malına tapacak ve tüccarların çoğu hilekâr olacak. • Kişi, karısına itaat edip anasına âsi olacak ve arkadaşına yaklaşıp babasından uzaklaşacak. • Gönüller birbirini sevmez olacak, dinde ve dünyalık işlerde muhtelif görüşler belirecek, kardeşler bile dinde ve mezhebde ihtilâf edecekler. • İmar edilen şeyler harap edilecek, harap olanlar ise imar edilecek. • Fâsıklar başa geçecek ve konuşmasını bilmeyenler halka hitab edecekler. • Arap arazisinin çölleri, nehirlere ve yeşilliklere kavuşacak. • Köylüler şehirlere akın edecek ve ne idüğü belirsiz deve çobanları, bina yaptırmakta birbirleriyle yarışacaklar. • Faize alış-veriş, rüşvete hediye denecek, tefecilik artacak, helal-haram unutulacak, para gelsin de nerden gelirse gelsin denilecek. • Zaman kısalacak. Bir sene bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün gibi geçecek, bir günün geçmesi ise bir yaprağın yanması kadar çabuklaşacak, hiçbir şeyde bereket kalmayacak. KAYNAKLAR: 1- Riyâzüs-Salihîn, İmam Nevevi, Terc: Mehmed Emre. 2- Tezkiret-ül-Kurtubî, imam Şaranî. 3- Kıyamet Alâmetleri Râmuz el- Ehadis'ten Dersler, ist. 1983 4- Kitab ül-Keşf, Celâleddin-i Suyutî, El yazma eser Süleymaniye Kütüphanesi. 5- Kıyamet Alâmetleri, Muhammet! el-Hüseyni, Terc: Naim Erdoğan. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
ben de hani hz mehdi ve ,deccali savasindan sonraki kiyamete yakın zamanda 40yil sürecek sulh vs gibi ortam larin rivayetlerin vakti ni işaret ediyor saniyordum.... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
eğerki merak ediyorsan incelikleri yaptıracağın kişiye sorarsan daha iyi bilgi alırsın çünkü burda bahsetiiğin 2 şeyin olumlu olumsuz şekilde cevap vermek oldukça mümkün ya soruyu daha ayrıntılı sor yada dediğim gibi o ilimle uğraşan kişiye sor en sağlıklısı bnce |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Mevlânâ bir sözünde der ki Kimin kalbinde kapı açılırsa gönül göğünde yüzlerce güneş görür. Yıldızların için*de ay nasıl görünürse, başkaları arasında Allah da öyle görünür. Fakat iki parmağını iki gözünün üstüne koy; bir şey görebilir mi*sin? İnsaf et! Sen görmesen de dünya yok değildir. Kusur, ancak uğursuz nefsin parmağında. Kendine gel! Gözünden parmağını kaldır da ne istiyorsan gör. Senin bahis etmiş olduğun şey ilim mi keşif mi İnsan kalb gözü açılsa her önüne gelene dese ki bende şöyle acaib haller oluyor dese ne derler halk arasında.? Deli demezler mi İşte bunun için söylenemez bazı şeylerin sır olarak kalması gerekiyor. Bu durum her insana olabilir sende çaba sarf et rıza ı ilahi için sana da olsun. Ve hem Madem ki buna ilim dersin öyle ise şu söze açıklık getir haydi... Var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun Muhyiddin Arabi k.s. Gerek Muhyiddin Arabi hazretleri nin gerek başka bir çok kimsenin bi kaç sözünü buraya yazacak olsam, sapık küfr ehli denilir. İnsan Anlamadığı şey için ancak Hüsn ü zann üzere olur ise helak olmaz. |
Alıntı:
Sen imanını tazelesen iyi olur. Biriniz de çıkıp var işte kaynak demiyor. Nerede in cin sorusu var hemen oraya ilgi oraya. :mad: cadi1 Kardeşim şeriat temeldir. Temel sağlam olmazsa bina çöker. Temele bazen bakmak kontrol etmek de gerekiyor. Kardeş ayet de var hadisde başka kaynaklarda var. Dahası da yazılabilir bunlar kâfi dir. Meryem suresi 17 (Melek, Meryem Validemiz'e) "tastamam bir insan şeklinde temessül etti. Tekvir suresinde 22 23 24 Sizin arkadaşınız Muhammed, kesinlikle deli değildir. O, meleği apaçık ufukta görmüştü. O, gaypten gelen bilgileri sizden esirgeyemez. Buyrulur. Ammar b. Ebi Ammar olayı -özetle- şöyle anlatıyor: “Hamza b. Abdu’l-Muttalib Hz. Peygamber (asm)'den Cebrail’i asıl suretinde kendisine göstermesini istedi. Hz. Peygamber ‘Onu görmeye dayanmazsın.’ dedi. Hamza: ‘Dayanırım!' deyince, Hz. Peygamber: ‘Olduğun yerde otur.’ dedi. O da oturdu. Derken, Cebrail, müşriklerin Kâbe'yi tevaf edecekleri zaman elbiselerini üzerine koymayı âdet edindikleri ağaç kütüğünün üzerine indi. Resulullah (asm): ‘Başını kaldır ve bak.’ deyince, Hamza, Cebrail (a.s) 'in zebercedden yeşil cevhere benzeyen ayaklarını gördü ve bayıldı.” (İbn Sad, et-Tabakatu’l-Kübra, Beyrut, 1410/1990, 3/8; Kadı Iyaz, eş-Şifa, Amman, 1407, 1/711; Beyhaki, Delailu’Nübüvve, Daru’l-Kütübi’l-İlmiye, 1408/1988, 7/81; Suyutî, el-Hasaisu’l-Kübra, Beyrut, ts. 1/208). Resulullah (asm) Cebrail’i (as) altı yüz kanadıyla fıtrî suretinde ancak iki defa görmüştür: Bir defasında Sidretü'l-Müntehâ'da, bir defesında da (Mekke'nin aşağısında) Ciyâd denilen yerde, ufku (her cihetiyle semayı) kaplamış vaziyette." (Tirmizî, Buharî, Müslim) Cebrâil (a.s.) İsrâ ve Mirâc hadîsesinde Rasûlullah (s.a.s.)'a Mekke'den Kudüs'e ve oradan Sidretü'l-Münteha'ya kadar eşlik etmiştir. (Buhârî, Bed'u'l-Halk 6; Salât 1) Cebrâil (a.s.) her şekle girebilir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) onu biri vahyin başlangıcında Hıra'dan Mekke'ye gelirken, diğeri Mirâc'dan dönüşte Sidretü'l-Münteha'da olmak üzere iki defa kendi aslî şekliyle görmüştür. (es-Saâtî, el-Fethu'r-Rabbânî, VIII, 5). Cebrâil (a.s.) bazan da insan kılığına girerek Rasülullah (s.a.s.)'a vahiy getirirdi. Bu durumda çoğu kez yakışıklı ve genç bir sahabî olan Dıhye el-Kelbî (ra)'nin sûretinde görünürdü. (Tecrid-i Sarîh Tercümesi, IX / 35). |
...........
|
Alıntı:
Yazdiklarini bir oku önce , yazdiklarindan bir haber darsin , peygamlere gözükmüyormu dedik biz ? Cahilliginde bir siniri var degilmi, peygambere kac kere kendi süretinde gözükmüs ? Hep kendi süretindede gözükür bilir sonucda peygamber , Sen kimsin sana gözükecek ? O gösterdigin kaynaklari zaten var diyorum , benim yazdiklarimi okumadan kopyala yapistirida birak ,peygamleri örnek verme,gösteremiyorsan imanini sen tazele anadi ? Anlamadiysan hurafe pesinde kosmaya devam et , Önüne gelenede imanini tazele deme, elinde iman ölcermi var senin ,cahillik sor is be herseyi biliyorsun, |
Alıntı:
Sasaloz beyazindan tut daslak nuri sine kadar, |
Alıntı:
H.z. Meryem nebidir H.z .Havva anamiz gibi, Anadi ? |
Alıntı:
Sen görülmesi hususunda ayet hadis yok dedin ve devamla tekerrür ettin üstelik. Söylediğin cümle genel bir ifade. İçeriğinde peygamber göremez yada filanca görür filanca göremez demedin. Sözünde böyle bir ibare geçiyor mu. Ayette olanın zıddı nı söylemek, savunmak kişiyi dinden çıkarır ha bilerek ha bilmeyerek. Benim yazdığım ayet ufukta görmesi ayeti hatırımdaydı buna dayanarak ayetin metnini noksan yazmamak için bakmaya gerek duydum. Ben hafız değilim ki ezbere söyleyim her ayeti. Hatta onlar dahi bazen yanılabiliyor. Hz Hamza kıssası aklımdaydı ve yine noksan olmasın diye yazmak hata mı oluyor sana göre. İmam maturidi bu hususta kadınlara vahiy lerin Diğer şeylere olan vahyi gibi görüyor. Kadınlara ilhamın lütuf olduğunu ifade ediyorlar. Sözlerine dikkat etmeli insan. Bana göre bir şey yok , senin için diyorum. |
Alıntı:
Ben normal insanlar icin ayet ve hadis yok dedim, Meleklerin iradesi yokdur verilen görevi yapar dogrumu ? Insan veya cinli gibi kendi kafasina göre takilmaz, Simdi sadece verilen görevi yapan brt varlik, kendi kafasina göremi insana gözükecek ? Ben melek gördüm demek ? Allah tarifindan bana mesaj geldi demekdir, benim inancimda is son peygamberle noktalandi, Peygamberimiz bile 2-3 kere kendi süretinde görmüs, senin kalb gözün acilsa sabah akdam melekmi göreceksin ? Hani süretde göreceksin ? Ben melek gördüm konusdum demek, bana vahiy geldi demekdir , amutada kalksan gelmez, Kalb gözün acilir, bazi seyleri görürsün hissiyatin artar, belki rüyanda istihare gibi bazi olaylar bildirilir, Melek felan gelmez, gördüm diyen ben mesihim diye dolanir, |
Buna dair konu aç sorularınız bölümüne...
Herkesi etiketle. Herkes bildiği yada başına geleni tecrübesini söylesin. Tartışma; Gerek mantıkla gerek ise deliller sunularak karşılıklı olarak saygı çerçevesinde yapılan eylemdir. Diğeri tartışma değil kavgadır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
sen bir arastir uhaydar ile reyhan kim? kim olduklarini ögrenirsen konusuruz |
Alıntı:
Bazı hadiselere insanın aklının alması mümkün olamayacağından bazı kimseler bu gibi durumlarda küfür ehli diyerek geçiyor. Nice sırlar var. Bir Esma ül Hüsna anlamında da geçtiğini hatırlıyorum akılların idrak edemeyeceği bundan uzak olduğuna dair diye hatırlıyorum ama hangisi şuan bilemedim. Bizim her zaman için Hüsn ü zann üzere olmamız lazım ki helak olmayalım. Şüphesiz aklımızın alması mümkün olamayan şeyler olabilir. En basit örnek zikirler ile her gün herkes acaib haller oluyor diye anlatıyor , bunlar delilik alâmeti mi yada uydurma mı. Hayır tâbi ki. Ya Nefsin haline göre görünen şeyler ama belki buna başka çok yorum da yapılabilir . Makam için sebeb de olabilir ceza olabilir ilim verilme ihtimali olabilir çok şekilde düşünülebilir ucu açık yoruma. |
Şimdi baktım, El Batın isminin anlamında ifade ediliyor.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:51. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com