Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Mahşer günü Allah-u zülcelal kularina genel af verirmi (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/75904-mahser-gunu-allah-u-zulcelal-kularina-genel-af-verirmi.html)

mekan58 30.12.22 21:40

Bunu yapamazsanız ki asla yapamayacaksınız
yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten sakının; o, inkârcılar için hazırlanmıştır.
Bakara suresi 24

mekan58 30.12.22 21:59

Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım.
Sad suresi 85

Teyrebaz 31.12.22 00:22

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 516412)
gaybla ilgili sorulara cevap vermek mümkün degil,evet olabilir demek emir ve yasaklari hafife almaya sebebiyet verebilir,kurani kerim ve hadisler işiginda verilen bilgiler ile konusmak gerekir,iyimser olarak afaki verilen cevaplar insani günaha sokar,hatta günahtan daha
ileriyede götürür...

Biz genede pozitif yönünden bakalım rahmetinden ümidimizi kesmeyelim Hüsnü Zanım var diyipte cennete girecekler olacak diyorlar genelde olur inşallah

Reca43 07.02.24 15:08

Alıntı:

Teyrebaz Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 516497)
Biz genede pozitif yönünden bakalım rahmetinden ümidimizi kesmeyelim Hüsnü Zanım var diyipte cennete girecekler olacak diyorlar genelde olur inşallah

İhyau ulumid-dinde şöyle bir hadis okumuştum : Allah-u Teala kıyamet günü o kadar umumi bir af ilan edecek ki şeytan bile ümitlenecek. Muhyiddin-i Arabi hazretleri Allah-u Teala vaadinden dönmez ama vaidinden dönebilir diyor yani Cehennemi hak eden kullar geniş kapsamlı bir af ilanıyla azaptan kurtulabilir.

Yusufiyeli 07.02.24 16:11

(Bu âyet, Kur’an-ı Kerimdeki en ümit verici âyet sayılabilir. Bununla beraber, yine de tevbeyi kabul etme Allah’ın dilemesine bağlıdır. Bu âyeti günah işlemeye teşvik sebebi saymak Kur’anı maksadı dışına çekmektir. Maksad tevbeye teşviktir. Müteakip âyet, günahların affını tevbenin yanında, Allah’ın gönderdiği hidayeti kabul etmenin de lüzumu ile birlikte düşünmemizi telkin etmektedir. Hz. Peygamber’den (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle dediği nakledilir: “Bu âyeti, ne dünyaya, ne de dünyada bulunan hiçbir şeye değişmem”)فَقُلْتُ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ إِنَّهُ كَانَ غَفَّارًا“Dedim ki onlara: “Rabbinizden mağfiret dileyiniz. Zira o Gafurdur.” (Nûh, Suresi 10.ayet)

imas 07.02.24 16:22

Alıntı:

sekine19 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 590536)
İhyau ulumid-dinde şöyle bir hadis okumuştum : Allah-u Teala kıyamet günü o kadar umumi bir af ilan edecek ki şeytan bile ümitlenecek. Muhyiddin-i Arabi hazretleri Allah-u Teala vaadinden dönmez ama vaidinden dönebilir diyor yani Cehennemi hak eden kullar geniş kapsamlı bir af ilanıyla azaptan kurtulabilir.

o zaman dunyada bu kadar sikinti cekmeye, nefsini her turlu zevkten alikoymaya hic gerek yok, ne gerek o sicaklarda oruc tutmaya, ne gerek var ayazda soguk suyla abdest alnaya,ne gerek var temmuz sicaginda bazi kadinlarlar tiril tiril gezerken bazilari kafalarinda ortu ustlerinde manto ter icinde gezmeye diye seyler akla gelir
ve haram helal yasak olguları ortadan kalkar
ayrica boyle bir düşunce kurandaki Allahin yeminlerini bosa cikarir, ayetleti bosa cikarir

Alıntı:

sekine19 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 590536)
İhyau ulumid-dinde şöyle bir hadis okumuştum : Allah-u Teala kıyamet günü o kadar umumi bir af ilan edecek ki şeytan bile ümitlenecek. Muhyiddin-i Arabi hazretleri Allah-u Teala vaadinden dönmez ama vaidinden dönebilir diyor yani Cehennemi hak eden kullar geniş kapsamlı bir af ilanıyla azaptan kurtulabilir.

ayrica o söylenen hadis zayif hadistir

Sadik36 07.02.24 17:47

Rahmân ve rahîmin ilâhî isimler olarak anlam farkları üzerinde durulmuştur. Yaygın kanaate göre rahmân dünya hayatında herkesi, rahîm ise âhirette sadece müminleri kapsayan ilâhî rahmeti ifade eder.

Yusufiyeli 07.02.24 20:01

Alıntı:

Sadik36 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 590550)
Rahmân ve rahîmin ilâhî isimler olarak anlam farkları üzerinde durulmuştur. Yaygın kanaate göre rahmân dünya hayatında herkesi, rahîm ise âhirette sadece müminleri kapsayan ilâhî rahmeti ifade eder.

Kardeşim bu konu biraz itilaflı İbn Ebi Hatim’ ’in aktardığı rivayetten anlaşıldığı kadarıyla bu bahsettiğin ayrım tabi müfessir Dahhak b. Müzahim’e aittir. (İbn Ebi hatim, Tefsirü’l-Kur’an. 1.cilt sayfa 28) Sahabi Ebu Said el- Hudri’den nakledilen bir haberde ki bu haber hadis bazı alimlerce uydurma kabul edilmiştir. (Şevkani Fethü’l- Kadir cilt 1 sayfa 81) Taberi ye göre ise Hz. İsa, ‘’Rahman dünyaya ve ahirete Rahim ise sadece ahirete yöneliktir’’ demiştir. (Taberi, Camiu’l-Beyan cilt 1 sayfa 126) Hemen her müfessir tarafından zikredilen bu izaha göre Rahman dünya hayatında mümin-kafir bütün herkesi, Rahim ise ahirette sadece müminleri kapsayan ilahi rahmeti ifade eder. Nitekim Araf suresi 156. Ayette ilahi rahmetin her şeyi kuşattığı bildirilmiş, ardından bu rahmetin müminler müttakiler ayrıca tahsis edileceği belirtilmiştir. Ayrıca Ahzab suresi 43. Ayetteki ‘’ وَكَانَ بِالْمُؤْمِنٖينَ رَحٖيماً’’ ifadesinde Allah’ın müminlere rahim olduğu ifade edilmiştir.
Karşı görüşteki alimlere göre bu ayetler ‘’Allah dünyada herkese Rahman ahirette sadece müminlere Rahimdir’’ gibi kategorik bir ayrıma delil teşkil etmez. Kaldı ki her iki ilahi ismin tecellileri hem dünyada hem ahiret için geçerli olduğu gibi ilahi isim ve sıfatları mazi hal istikbal açısından sınırlandırmak da mümkün değildir. Üstelik Hz. Peygamber’e izafe edilen bazı dualarda ‘’Sen dünyanın ve ahiretin hem Rahman’ı hem Rahim’isin’’ ((Müstağfiri, Fezailü’l-Kur’!an 2. Cilt sayfa 533) ‘’Ey dünya ve ahiretin Rahman’ı dünya ve ahiretin Rahim’i Allah’ım gam ve kederimi bertaraf eyle’’(Kuleyni, el-Füru mine’l-Kafi 2.cilt sayfa 557) ‘’Gamı kederi giderip ferahlık bahşeden, darda kalanın duasına icabet eden Allah’ım sen dünya ve ahiretin Rahman’ısın Sen benim de Rahmanım’ sın bana merhamet eyle’’ gibi ifadeler ihtiva eder. (Bezzar, el-Bahru’z-Zehhar 1. Cilt sayfa 185 ) Bütün bunlar bir tarafa Nahl suresi 7. Ayet ve İsra suresi 66. Ayetlerde Allah’ın insanoğluna lütfettiği nimetler bağlamında ‘’Rahim’’ sıfatı zikredilir.
Kimi alimlerce ‘’İsm-i azam’’ kabul edilen ‘’Rahman’’ ismi ile ‘’Rahim’’ arasındaki anlam farklarına dair başka birçok görüş daha ileri sürülmüştür. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür Rahman, rahmet sıfatıyla muttasıf olan Rahim rahmetiyle başkalarına merhamet eden, Rahman büyük nimetler bahşeden Rahim küçük nimetler bahşeden, Rahman rahmetiyle bütün her şeyi kuşatan Rahim rahmeti mebzul olan, Rahman mevsufuna nisbet edildiğinde hususi mana itibariyle umumidir; Rahim mensufuna nispet edildiğinde umumi mana itibariyle hususidir. Rahman rahmeti geçmişe dönük olan Rahim rahmet geleceğe yönelik olan, Rahman, rahmet ve merhameti engin olan Rahim engin rahmet ve merhameti devamlı olan anlamına gelir. (Kurtubi el- Cami’ 1.cilt sayfa 162-164 İbn Adil el-Lübab 1. Cilt sayfa 148-149)
İbn Kayyim el-Cevziyye ‘’rahman’’ ve ‘’rahim’’ isimleri arasındaki nüansı daha farklı izah etmiştir. Buna göre ‘’Rahman’’ Allah’ın zatı ile kaim olan sıfatı, ‘’Rahim ise bu sıfatın mahlukata taallukudur. Bu durumda ‘’Rahman’’ zati ‘’rahim’’ fiili sıfat olur. Nitekim Kur’anda اِنَّهُ بِهِمْ رَؤُ۫فٌ رَحٖيمٌۙ (Tevbe suresi 117.a yet) ve وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا Ahzab suresi 43. Ayet ifadeleri geçerken hiçbir ayette (rahmanun bi’l-müminin) veya (rahmanun bi-ibadih) gibi bir ifade zikredilmez. Bu demektir ki ‘’Rahman’’ rahmet sıfatıyla muttasıf olan ve aynı zamanda bu sıfatın bütün anlamlarını bütün boyutlarıyla sürekli olarak kendisinde bulunduran zat ‘’Rahim’’ ise rahmeti ile ihsanda bulunandır.
Bütün bunların ardından ‘’Rahman’’ isminin Kur’an’daki kullanımının diğer ilahi isim ve sıfatlardan farklı bir özellik arz ettiği belirtilmelidir. Şöyle ki Fatiha süresi hariç Kur’an’da ve hadislerde ‘’Rahman’’ başka bir isme sıfat olarak kullanılmamıştır. Bunun yanında Meryem, Furkan, Zuhruf, Mülk gibi Mekki surelerdeki pek çok ayette ‘’Rahman’’ bir bakıma Allah’ın özel ismi gibi kullanılmıştır. Dahası ‘’Rahman’’ ismi Kur’an’da ‘’sıfat-ı galibe’’ (üstün baskın sıfat) olarak Allah’a (cc) has bir isim özelliği kazanmıştır. İmam el- Maturidi de her ikisinin rahmet mastarından türemiş olma ihtimalini göz önünde bulundurmakla birlikte ‘’Rahman’ ’ın Allah’a has bir zati isim olduğunu ‘’Rahim’in ise fiili isim olduğunu vurgulamıştır. (Maturidi Te’vilatü’l-Kur’an cilt 1 sayfa 16)

Reca43 07.02.24 20:09

Kabir azabı olmasa , 8 cennet değil de tek bir cennet tek bir derece olsa hak verirdim size(İmas hocam) . Affın ne zaman ulaşacağı da mühim bir mesele tesettürüne namazına takvaya dikkat etmeyen bir müslüman yıllarca kabir azabı çektikten ve mahşerde türlü türlü sıkıntılarla karşılaştıktan sonra da o affa kavuşabilir.

Muttaki haramı helali bilen abid birisi sıratı şimşek gibi geçerken abdestin namazın orucun zahmetlerine katlanmayan da düşe kalka dehşet ve korku içinde geçer birisi firdevse yerleşir birisi de alt mertebe bir cennetin en alt derecelerine yerleşir nihayetinde af ile cehennemden kurtulmuş olur.

Muhaddis değilim ama İmam-ı Gazali gibi Hüccetül-İslam namıyla meşhur mübarek bir zatın, kitabında zayıf hadise yer vereceğini zannetmiyorum Bazı muhaddisler hadis ilminin usullerine göre zayıf demiş olabilirler ama hakikatte zayıf olduğunu düşünmüyorum (eğer sonradan eklenmediyse) sonuçta İmam-ı Gazali hem müceddid hem müçtehid olan çok müdakkik bir alim aslı olmayan bir hadisi kitabına alıp vebale girmez

Alıntı yaparak cevap yazamadım hata verdi

Reca43 07.02.24 20:12

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 590543)
o zaman dunyada bu kadar sikinti cekmeye, nefsini her turlu zevkten alikoymaya hic gerek yok, ne gerek o sicaklarda oruc tutmaya, ne gerek var ayazda soguk suyla abdest alnaya,ne gerek var temmuz sicaginda bazi kadinlarlar tiril tiril gezerken bazilari kafalarinda ortu ustlerinde manto ter icinde gezmeye diye seyler akla gelir
ve haram helal yasak olguları ortadan kalkar
ayrica boyle bir düşunce kurandaki Allahin yeminlerini bosa cikarir, ayetleti bosa cikarir



ayrica o söylenen hadis zayif hadistir

Kabir azabı olmasa , 8 cennet değil de tek bir cennet tek bir derece olsa hak verirdim size . Affın ne zaman ulaşacağı da mühim bir mesele tesettürüne namazına takvaya dikkat etmeyen bir müslüman yıllarca kabir azabı çektikten ve mahşerde türlü türlü sıkıntılarla karşılaştıktan sonra da o affa kavuşabilir.

Muttaki haramı helali bilen abid birisi sıratı şimşek gibi geçerken abdestin namazın orucun zahmetlerine katlanmayan da düşe kalka dehşet ve korku içinde geçer birisi firdevse yerleşir birisi de alt mertebe bir cennetin en alt derecelerine yerleşir nihayetinde af ile cehennemden kurtulmuş olur.

Muhaddis değilim ama İmam-ı Gazali gibi Hüccetül-İslam namıyla meşhur mübarek bir zatın, kitabında zayıf hadise yer vereceğini zannetmiyorum Bazı muhaddisler hadis ilminin usullerine göre zayıf demiş olabilirler ama hakikatte zayıf olduğunu düşünmüyorum (eğer sonradan eklenmediyse) sonuçta İmam-ı Gazali hem müceddid hem müçtehid olan çok müdakkik bir alim aslı olmayan bir hadisi kitabına alıp vebale girmez


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:51.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148