![]() |
Alıntı:
"Onlar, Allah'ın mesajını iletirler ve O'na huşu duyarlar ve Allah'tan başka hiç kimseye huşu duymazlar. Allah, hesap görücü olarak yeter." (Ahzab 39) Burada Resulunun tebliğ ettiği şeye asilik etme deniliyor. O dönemde peygambere asilik eden kişilere yönelik söyleniyor bu. Peygamber kuran dışında birşey söyleyemez. Kendisi kural koyamaz. Bitti! |
Alıntı:
hymm öylemi peki bu ayet nasıl yorumluyorsun allahu zul celali kerim evrensel tüm mahlukata gönderdiği kitapda sence neden peygamberin cinsel ahayatın niteliğinde işi ayet olarak hüküm veriyor nebi nin bu hali ayet olarak neden inmiş sence ?"Hani hem Allah’ın nimet ve ihsanına, hem de senin iyiliğine nail olmuş olup da hanımını boşamaya karar vermiş olarak sana danışmaya gelmiş olan kişiye sen: 'Eşini yanında tut Allah’tan kork!' demiştin. Allah’ın açığa çıkaracağı bir durumu içinde saklamıştın, çünkü insanlardan çekinmiştin. Halbuki asıl Allah’tan çekinmen gerekirdi. Neticede, Zeyd eşini boşayıp onunla ilişkisini kestikten sonra, biz onu sana nikâhladık ki, bundan böyle evlatlıkları, eşleriyle ilişkilerini kestikleri, onları boşadıkları zaman, o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri her zaman gerçekleşir." (Ahzab, 33/37) |
Alıntı:
|
Alıntı:
bu durumda bu sohbetlerdeki soruları allahın resulunun karar verdiği fikir ayrılıklarını cevabını nasıl öğeneceğiz hadisdir alimdir sahabedir itimat etmiyordun ya hani bitti diyip kapatın konuu yama açtım kusura bakmada kuranda kadın erkek eşit değil falan de deniyor en basiti kuranda hac a gidin diyor şu şu şekilde kaç kere gitmeliyiz hacca ? bak başak bir ayet sohbetlerdeki sorulra ithafen Ey inananlar! Allah'ın ve Resûlü'nün huzurunda öne geçmeyin. Onların önüne kendiniz geçmediğiniz gibi, onlardan önce konuşmaya, bir iş hakkında hüküm beyan etmeye de kalkmayın." (Hucurât, 49/1) |
Alıntı:
"eşleriyle ilişkilerini kestikleri, onları boşadıkları zaman, o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri her zaman gerçekleşir." önemli olan kısım ve bizi ilgilendiren kısım budur. İnsanlar eşlerinden ayrılabilir boşanabilir. Müminlere bu serbesttir. O kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın diyor. Alıntı:
|
Alıntı:
zaten kuranı arapçası 3 c seviyesinde olmayıp boyle şeyleri inkar eden birsi türkçe çevirilelre hareket etmesi bile kendi bacağına sıkmakdır o çeviriler mealler bile fikir ayrılıkları oalbilirken o konuda sesinni çıkmaması ilginç bende kime ittimat ettiği ile amel ettiğini çok merak ettmişdim hymm |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
da ne alaka evrensel bir kitapda boyle şey görmeye sen teslimiyet gözü körü körüne tabi nasıl olabilyorsunuz diyorsun aama ben senin açıklamandan zerre kadar feyz de alamdım mantıkda bulamadım peygambere itaat ayetini kör körü diyen biri bu ayeti boyle yorumlarsa fazla absürttür fark etinmi sana bir sürü ayetlerle soru soruyorum yorumunu alıyorum niye sence ve daha sormaya devam ediceğim nedensence ve dahada çok soru soracağım sebep i nedir bir düşün bakayım senin bu yazılarını doğr ubulup 1 10 100 kişi sana günlük boyle soru sorup dursa en mantıklı çözüm sence ne olur anlat bakıyım çünkü bak ayeti sende bende okuyorum belki benim aklım kıt bu yüzdfen anlayan birinden analymaadığım yeri öğrenmek istiyorum bak daha devam ediceğim tebliğe devamet bizidie ilminle ilimimize katkı sağlamaya devam et Alıntı:
|
Alıntı:
1----hayzli kadin ramazanda orucu ve namazi kaza eder mi? hangisini kaza eder... 2----abdesti neler bozar 3---- zekat orani nedir? 4---- idrar meniden (sperm) daha pis oldugu halde niye idrar guslu degilde abdesti bozar... 5---- kadin daha zayif oldugu halde neden mirasta erkek 2 kadin 1 hisse alir... 6---- kabenin tavafinin kac defa olduguyla ilgili ayetler nelerdir bunlara ayet ile cevap ver |
Alıntı:
yazi uzun oldugu icin kopyaladim( ben cok zorda kalmazsam yapmam)... Nûr: 31. Âyetin, وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ cümlesini, aşağıdaki gibi açıklamıştır: "Yadribne bi humurihinne alâ cüyûbihinne” Yadribne: Salsınlar, sarkıtsınlar, vursunlar. Bi-humurihinne: Saçlarını Alâ cüyûbihinne: Cüyûplarına Bi-humuri-hinne Bi: Sanskiritçe bir ek, besmelenin başındaki “Bi”gibi. Humur: “Saçlar” demek, Sanskritçe bir kelimedir, Arapça değildir. Hinne: -ını, -unu şeklinde ektir. “Saçlar” kelimesini “saçlarını” yapar. Bu açıklamalarından sonra, Kur'ân'da, Müslüman kadınlar için kesinlikle saç, baş örtme emri olmadığını ısrarla belirtiyor. Âyette de "onlar saçlarını cuyûblarına (göğüslerine vb) sarkıtsınlar" şeklinde bir anlam bulunduğunu belirtiyor! Nûr: 31'deki Tahrifâta Cevap: Aman Allah'ım, bunlar nasıl açıklamalardır! Sözde, Âyetlerin, Arapçalarından açıklama yapılıyor, ama hepsi yanlış! Arapça bilmeyen arkadaşların sakın kafası karışmasın, mealleri beğenmeyip, sözde Arapça'dan açıklama yapan arkadaşımızın, Arapça bilmediğine ben eminim! Normal bir Arapça bilen, sıradan bir Arapça talebesi bile buradaki hurafe fikirleri, Kur'ân ve Arapça adına gerçekleştirilen iftiraları ve tahrifatları anında fark eder. Saç örtmek farz değilse, kadınların başörtülerini nerelerine sarkıtacaklarına dair muhkem bir Âyetin Kur'ân'da yer almasına gerek var mıydı, sorusu bile bu arkadaşın açıklamalarını çürütmeye yeterli olur ama biz yine de cevap vermek istiyoruz. Bir kere Âyetin ilk kelimesi; yadribne değil "ve'l yadribne" şeklindedir. Ve emr-i ğaibtir. Ve'l yadribne'nin kökü da-ra-be fiilidir, "bi" ve "alâ" harfi cerleriyle kullanıldığında; "bi", ismin -i hâlini,"alâ" da ismin -e hâlini verir. Yani bir şey-i bir şey-e sarkıttı, kapattı demektir. Âyetin anlamı: "Başörtülerini gerdanlarına (göğüslerine) kapatsınlar (sarkıtsınlar)" demektir. Ve'l yadribne'nin sonundaki "ne" eki; cem'i, müennes, ğâibe zamiridir. Her hâlükârda fiile bitişik olur. "Humur" kelimesine "saçlar" anlamı veren bir Arap dili otoritesi varsa, söyleyin de biz de öğrenelim. Ve o adama ilmî cevap verelim. Lisânu'l Arab eserini temel kaynak alarak... Zira Arap dilinde, İbn-i Manzûr'un Lisânu'l Arab'ı, en temel ve en kapsamlı eserdir. Okuyabiliyorsanız, açın bakalım bu kelimeye “saç” anlamı veriliyor mu? Humur kelimesi çoğul bir kelimedir ve Hımâr kelimesinin cem'idir; başörtüsü demektir. “Kitâb-Kütüb” veznindedir. Hımâr; Mufâa'le bâbından olan Hâ-me-ra fiilinin masdarıdır. Bu kelime, "Hamr" (şarap, içki) kökünden gelir. Bu fiil (خَمَرَ يَخْمُرُ), Binâsı itibariyle "feale-yef'ulu" sîğasında birinci bâbdandır ve "örtmek, gizlemek" anlamına gelir. Peygamberimiz bir Hadiste; والْخَمْرُ ماَ خاَمَرَ الْعَقْلَ "Hamr, aklı örten şey (içki)dir" (Buhâri, Eşribe, 5, H. No: 5588) buyurmuştur. Hamr, aklı örten (saklayan, perdeleyen, gideren) şey; hımâr ise saçı, başı örten ve perdeleyen şeydir. Başka anlamı varsa nerede yazıyor ve kim söylemiş, gösterin? Ben söylüyorum diyorsanız, biz almayalım. Bektâşî’nin abdestsiz namaz kılıp da "ben yaptım oldu" demesine benziyor, sizin işiniz! Humur kelimesinin anlamını ben size yazayım. Hem sizin, hem de okuyucular için açıklayıcı bilgi olsun. والخمر : جمع خمار وهو ما تغطى به المرأة رأسها Âyetler üzerinde bu kadar pervasızca konuştuğunuza göre, yazdığımı harekesiz de okursunuz diye, hareke koymadım! Zira siz bırakın Arapça'yı, Sanskritçe’den bile haberdarsınız! Anlamını biz verelim: "Humur: Hımâr'ın çoğul halidir. O da, kadının kendisiyle başını örttüğü şeydir." Başı örten şeye ne denir sizce? Tabii ki, başörtüsü denir. Başta da, saçlar bulunur. Dolayısıyla Allah, mü’mine hanımlara saçlarını örtmelerini emretmektedir. Siz de bize bir Humur tarifi yapar mısınız? Arapça, Sanskritçe ya da Türkçe fark etmez. Yeter ki kaynağı olsun! Bu kelimenin Sanskritçe olduğunu neye göre söylüyorsunuz? Arapça'da "saç" anlamına gelen kelimenin "şa'r" olduğunu söylemişsiniz ve "bu kelime, Arapça değil" demişsiniz! Yani demek istediğiniz şey, bu Âyette "saç" kelimesi geçmediği için, "saç" örtme emri de yok, diyorsunuz. Buna gerekçe olarak, birebir "saç" anlamını ifade eden kelimenin olmadığını söylüyorsunuz, bu iddianız, Arapça'yı bilmemenizden kaynaklanmaktadır. Diğer bir iddianız da, "şa'r" kelimesi "saç" anlamına gelen bir kelime olduğuna göre, o kelime de burada yok şeklinde sathî (yüzeysel) bir yaklaşım ortaya koyuyorsunuz! Oysa bu yaklaşımların ne kadar yanlış olduğu erbâbınca ma'lûmdur! Arapça'da elfâz-ı müterâdife (anlamdaş) yani lafızları farklı ama anlamları aynı olan kelimeler vardır. Aynı şekilde elfâz-ı müştereke (sesteş) yani lafzı tek ama anlamı çok olan kelimeler de vardır. Yani bir anlamı ifade etmek için lafızları birbirinden farklı olan birçok kelime de bulunabilir, tek bir lafız birçok farklı anlamları da ifade edebilir. Bu durum, meselenin diğer yanı! Bu bahsettiğimiz durum Kur'ân ve Hadislerde de sıkça geçmektedir. Bundan dolayı da, bu mesele, Usûl ilminin önemli mevzularından birisidir. Biz asıl mevzuumuza devam edelim... "Bi" harfinin Sanskritçe'de bir harf olduğunu söylemekle bir ilk olmaya mı çalıştınız? Arapça bilenler varsa, onları, “bu kelime Sanskritçe” diyerek mi susturmayı düşündünüz? Bu harfe, harf-i cerr denir ve isimlerin başına gelir, sonlarını kesre harekesine çevirir. Vad' diye bir ilim vardır ki, o ilme göre; harflerin anlamları ve kullanıldıkları yerlerde ne anlam taşıdıkları ele alınır ve ilim talebesine öğretilir. "Bi" harf-i cerrini de, Sanskritçe ilan ettiniz ya? Size ne diyebiliriz ki, çok ilginç fikirler taşıyorsunuz. "Alâ cüyûbihinne" kelimesine anlam bulamamışsınız sanırım, cuyûplarına demişsiniz! Arapçayı Arapçayla mı anlamlandırıyorsunuz?"Âlâ" harf-i cer ve "üzerini, üzerine" anlamına gelmektedir. Cuyûb kelimesi isim olduğu için de "Âlâ cuyûbihinne" derken kelimenin sonunu yani "ba" harfini kesre yapmıştır. Yani Türkçe'ye göre söylersek "i" sesi verdirmiştir. Cuyûb kelimesi ceyb kelimesinin çoğuludur ve göğüs, yaka, gerdan anlamlarına gelir. "Hinne" yani cuyûbihinne'nin sonuna bitişen muttasıl (bitişen) zamir'in hinne şeklinde okunmasının nedeni kelime başındaki harfi cerr denen alâ'dır. Aslı hünne'dir. "Hinne : -ını, -unu şeklinde ek" demişsiniz! Bilakis, "hünne"; cem'i, müennes, ğâibe zamiri (çoğul gaip kadınlar zamiri)dir ve "onlar" anlamındadır. Alâ cuyûbihinne'ye kırık mana verirsek "o bayanların göğüslerinin üzerine" demektir. Anlamı toparlarsak, "göğüslerinin üzerine" şeklinde, sondaki zamiri ismin içine derc ederiz. Belağatta da bir kâidedir bu. "Onların kalemi" demeyiz, "kalemleri" deriz. Bu açıklamalardan sonra, Âyetin doğru anlamı anlaşılmış olmaktadır. Sizin de takdir edeceğiniz gibi, Âyetten; "saçlarını, göğüslerine ya da boyunlarına sarkıtsınlar" gibi ilme zıt olduğu kadar, mantığa da zıt bir mana çıkmaktadır. Bu, yaklaşım tarzı tam bir mantık çıkmazıdır! Bu durumda, saçları, göğüs ya da boyun üzerine sarkıtmanın amacı nedir? Amaç, göğüsleri kapatmak ise, neden bu işlevi tam gören bir örtü emredilmesin? Emrediliyorsa -ki emrediliyor-, bu durumda başörtüsüyle ya da başı örten geniş bir örtüyle göğüs, gerdan, boyun ve yakayı kapatmayı emreden Allah, aynı zamanda o başı örten örtüyle, Müslüman hanımlara, saçlarını da örtmelerini emretmiş olmuyor mu? “Müslüman kadınların saçlarını örtmeleri farz mıdır?” başlıklı yazımızı da okuyun, lütfen. O yaptığımız açıklamalar üzerinde bütün ümmetin icmaı vardır ve aksini iddia etmek ise küfürdür. Bir de açıklamalarımızı okurken bunları bir tartışma ya da bir mücadele gibi değerlendirmezseniz sevinirim. Zira benim ne öyle bir amacım, ne de niyetim var. Aksi takdirde, haksızlık etmiş olursunuz. Bu açıklamaları, bir yanlış karşısında, hakkı açıklama olarak görünüz. İnşâAllah, yanlışlarınızı görmenize vesile olur. NOT 1: Bu açıklamamızdan sonra, en baştaki açıklamaları yapan arkadaşımız, hatalı olabileceğini kabul ederek, gayet iyi niyetle soru sorduğunu, öğrenmek için araştırma yaptığını belirterek, teşekkür etti ve iyi dileklerini sundu. Biz de, iyi niyetinden dolayı teşekkür ediyoruz ve kendisine, bu konunun hakikatini anlaması için Allah'tan hidâyet diliyoruz. Âmin. NOT 2: Bazı kimseler bu Âyette geçen “başörtülerini yakalarının üzerine indirsinler” beyanından maksadın, câhiliyye döneminde âdet olan “göğüs ve gerdanları açıkta bırakarak giyinme alışkanlığı”nı ortadan kaldırmak olduğunu söylemektedirler. Yani bu kimselere göre, bu Âyet, göğüs dekoltenizi kapatın, şeklinde bir anlam ifade etmekteymiş! Bu düşünce şekli, eksik olduğu gibi büyük bir tahrîfâttır! Zira Allah, gerdan, göğüs, boyun vb. bölgelerin “humur” denen bir örtü ile kapatılmasını emretmiştir. Amaç sadece göğüsleri kapatmak olsaydı, elbiselerden ayrı olarak başka bir örtü ile o bölgenin kapatılması değil, giyilen dekolteli elbiselerin daha kapalı ve tesettüre uygun olması emredilmekle iktifa edilirdi. “Göğüslerin, humur (başörtüler) ile kapatılması gerekir ama saçlar açıkta kalabilir” diyenler, bu iddialarıyla, sağ kulaklarını sol elleriyle, sol kulaklarını da sağ elleriyle göstermeye çalışan kimselerdir. Oysa Rabbimiz, büyükçe bir başörtüsü ile hem başı, saçı hem de göğüs, gerdan, yaka, boyun gibi o bölgedeki tüm hatları tam olarak kapatmayı ve o bölgelerin dar, şeffaf ve sıkı bağlanmış olmamasını emretmektedir. Allah’ın murâdını kavrayamayan kimselerin dediği gibi, saç örtmek ve tam anlamıyla tesettüre girmek gerekmeseydi ve dahi İslâm’ın emri yalnızca açıkta kalan göğüsleri bir örtü ile kapatmak olsaydı; bu durumda -az önce de dediğimiz gibi- Allah’ın bir örtü ile göğsü kapatmayı emretmesine gerek kalmaz, göğüslerle beraber “tüm vücudu saran daha münasip bir elbise giyin” derdi. Böyle demediğine göre, baş üzerinden gelen örtünün başka görevleri de vardır ki, o da en başta saçları, sonra boynu, yakayı, sonra da göğüsleri tam olarak, en güzel şekilde kapatmaktır. |
Edip yüksele bulaştıysan hemen tövbe et.Lise arkadaşım onu dinliyordu en son görüştüğümüzde ateist olduğunu söyledi.
Bu yolun sonu pek iyi bi yere çıkmıyor. |
Alıntı:
daha bunlar basit sorular binlerce on binlerce soru var arkadaş hangi birisine gücü yetcek alimler sanırsın keyiflerine yazı o kadar kitabı elalem mümin, müşrik, kafir gelip yüzlerce sorular soruyorlar yıllarca onlarda anlasınlar lkolaylık olsun söz uçar yazı kalır mantığıyla diye kitap haline getirip ona yoneltiyorlar neyse bakalım ben sormaya devcam edicem arkadaşda tebliğ etmeye kim pes ediecek görelim bilakis o kadar kez biribirine terz zıt ayetle hadis le kendi idealiist görüşlerine çetişen laf soyledi ehemiyyet vermemek gerekde bakalım nolcak |
Alıntı:
2-"Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor." (maide 6) "Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın." (Nisa 43) 3- (8:41) ayette der ki 1/5 oranını dağıtın der.Ganimetin beşte biri demek %20 si demektir. %20 oran 5 guruba dağıtılacak ise adam başı %4 alırlar. Bu ganimet oranı, peki zekat oranıyla ne ilgisi var? İlgisi şu ki sonuçta Allah yolu için beşte bir oran veriyor. Biz bu 1/5 oranı artık lu olan zekat için de kullanabilir ve alt sınırı bulabiliriz. Nasıl bulacağız, hemen sadakalar kimlere verilir diye ayet arayalım. Karşımıza çıkan 9. sure 60. ayette sadaka verilecek 8 gurup sayılır. Beşte birin yani %20 nin 8 e bölünmesiyle asgari zekat miktarı bulunur. %20 / 8 = %2.5 yani 1/40 eder. İşte geleneğin savunduğu zekat miktarı."Mallarında malum bir hak vardır" (70:24) ayetinde malum/bilinen bir haktan bahsedilir, bilinenden kasıt oranı olmalıdır. 4- Allah cinsel ilişkiye girip şehvetle meninin çıkmasında bizi sorumlu tutmuş ve gusul bozulur. Gusul bozulduysa Allah yıkanmayı emretmiş. Abdestte bozulur. Guslün tek bozulma gayesi cinsel ilişki yaşamaktır. İdrar dediğin şey namaz abdestinizi bozar. Allah eğer cünüp iseniz temizlenin der. 5- “Allah katında en değerli/en üstün olanınız Allah’a karşı en çok saygılı olanınızdır.” (Hucurat, 49/13) Allah öyle istediği için daha uygun gördüğü için 6- Kabenin 7 defa tavaf edilmesi ile ilgili bir hadis var mı? İstediğin kadar tavaf et kabeyi. Yeter ki tavaf et. Allaha olan ibadetini hakkıyla yerine getir. |
Alıntı:
Yusuf Suresi, 2. ayet: "Gerçekten Biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik." |
Alıntı:
istedigin kadar tavaf et olmaz imanin geregine boyle cevap verilemez.... Yahu şaşkın adam her şey kuranda var diyorsun 6 tane basit soruya cevap veremedin.... Hadiste buyruluyor """ öyle zaman gelecek sünnetlere gerek yok bize kuran yeter diyecekler""" vay size vay size rasulullahin sancaginin altina nasil gireceksiniz sefatine nasil nail olacaksiniz |
Alıntı:
Bana 7 defa tavaf edileceğine dair hadis göster |
Alıntı:
1---- yani diyorsun ki; kadin hayizli iken kurani alir okur,namaz kilar,oruc tutar 2-"ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor." (maide 6) "ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın." (nisa 43) ayete gore gusul etmede süre yani zaman yok yani kişi gusul edemedim diye 3 gün 5 gün gusulsuz durabilir 3- (8:41) ayette der ki 1/5 oranını dağıtın der.ganimetin beşte biri demek %20 si demektir. %20 oran 5 guruba dağıtılacak ise adam başı %4 alırlar. Bu ganimet oranı, peki zekat oranıyla ne ilgisi var? Ilgisi şu ki sonuçta allah yolu için beşte bir oran veriyor. Biz bu 1/5 oranı artık lu olan zekat için de kullanabilir ve alt sınırı bulabiliriz. Nasıl bulacağız, hemen sadakalar kimlere verilir diye ayet arayalım. Karşımıza çıkan 9. Sure 60. Ayette sadaka verilecek 8 gurup sayılır. Beşte birin yani %20 nin 8 e bölünmesiyle asgari zekat miktarı bulunur. %20 / 8 = %2.5 yani 1/40 eder. Işte geleneğin savunduğu zekat miktarı."mallarında malum bir hak vardır" (70:24) ayetinde malum/bilinen bir haktan bahsedilir, bilinenden kasıt oranı olmalıdır. Ben zekati sordum sen baska ayeti veriyorsun ganimetle zekat kıyas edilmez edilirse ayet bozulur """zekat oranini bildiren ayeti göster"'' 4- allah cinsel ilişkiye girip şehvetle meninin çıkmasında bizi sorumlu tutmuş ve gusul bozulur. Gusul bozulduysa allah yıkanmayı emretmiş. Abdestte bozulur. Guslün tek bozulma gayesi cinsel ilişki yaşamaktır. Idrar dediğin şey namaz abdestinizi bozar. Allah eğer cünüp iseniz temizlenin der. ""'"guslun tek bozulmasi cinsel iliski demişsin,ihtilam olma yada istimna da gusul gerekmiyor mu""'' ben senin yorumunu sormadim sen yorum yapacak kapasitede biri degilsin,soruma ayetle cevap ver... Islama göre idrar meniden daha pistir ,buna ragmen niye idrardan sonra gusul degilde abdestimiz bozuluyor ""' buna ayetle cevap ver"'' 5- “allah katında en değerli/en üstün olanınız allah’a karşı en çok saygılı olanınızdır.” (hucurat, 49/13) allah öyle istediği için daha uygun gördüğü için miras konusunda sordugum soruya cevabin yok bir gayri müslum bu soruyu sorsa cevabin yok daha bsskangicta gavurdan golü 90 a yedin...yani ayetle cevap veremiyorsun,idte burada sünnetler ve hadisler devreye girer 6- kabenin 7 defa tavaf edilmesi ile ilgili bir hadis var mı? Istediğin kadar tavaf et kabeyi. Yeter ki tavaf et. Allaha olan ibadetini hakkıyla yerine getir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
2- Kişinin günlük ibadetleri gereğince namaz vaktine kadar veya seferi yani yolculuk bitene kadar gusülsüz durabilir :) 3- Zekat oranını bildiren ayetler bunların hesaplaması sonucu oluşr. 4- Üstte ayetler yazıyor birdaha yazmama gerek yok. Evet. 5- Cevabı ayetle verdim. Görmediniz galiba. Onun dışında Allah ne isterse o olur. Alıntı:
Ayetle yok ettim dedim ya. Okuyan ne demek istediğimi anlamıştır. |
Alıntı:
hayasizca adam diye hitap ettigin buhari gibi bir alimin savunurum cokta agir konusurum haberin olsun buhariye inanmayip 1444 yil sonra sizin gibi bozguncularami inanacagiz |
Alıntı:
Ben mi ayetleri gönderdim haşa. Tövbe estağfirullah Alıntı:
Benim kutsalım buharinin yazdığı kitap değil, kurandır. |
Alıntı:
bas ortusu icin yazdiklarini verdigim yaziyla çüruttum sen hic bir sey yapamadin.... gavuru cevirmek kolaydirda,mürtedi cevirmfk imkansizdir.. benim vaktim kiymetli senin zirvalarinla vaktimi calma Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
tebliğ de buluncak ideallerini savuncaksan tam donanımlı olcaksın benimde imas hocanında sorularına yarım yamalk cevaplarla olmaz bazılarına hak verdim bazıları ise tamamen geçiştirici cevaplar yazık sana inanlara üzülüyorum inşallah allah hidayete eren kullardan eyler bizleri |
Alıntı:
Ya kardesim konu ile alakasiz ama sende herkese yok şu musun ? Bu musun ? Cok mu itikatlisin ? Yok sen veli misin ? Yok bilmem ne misin diye herkesin ne oldugu biliyormussun gibi konusuyorsun. Daha yasin cok genc, internetten biseyler ogrenmeye calisiyorsun, buna eyvallah. Ama tutupta biildiklerin burada okuduklarindan ibaretken insanlari su musun bu musun diye yaftalama. Sen kendini baya bi yuksekte goruyorsun (bu her konuda boyle) bu gozumden kacmadi. Daha yolun cok cok basindasin, bu is Trabzon bulvarinda gezip, Yaşar pastanesinde çay içmeye benzemez. Haydi selametle |
Alıntı:
|
Alıntı:
"Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah´ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür." Sen sorularını birdaha net bir şekilde sor bana veya göster cevaplayalım. Kuran da her şey yazar ve ben her daim kurana baktığım için cevap bende bitmez... Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
senin aklınle ve düşüncelerinle uyumlu olan kaynaklar -Erhan Aktaş ın kuran meali -diyanet işleri bakanlığı doğru mudur 2 side erhan aktaşın aldığı eğitim ve yaptığı çeviriyi inceleyince kuranda sünnete sünnet olmadan kuranın anlaşılmaycağını soyluyor BAK SUNNET hadi videosunda buna değiniyor sornada diyorki baş ortu videosunda ben kuran anlamakda hadisleri başka şeyleri hadisi vs katmayı sevmiyorum diyor katılamz da demiyor sevmiyorum benimsemiyorum diyor kendi fikri yorumu fark etiysen oysaki ayete ne diyor hak itat et peygamber muahefet olma kuranı da AÇIKLA anlat anlamalarını sağla diyor ayetii aktar sonrada sus demiyor hadislerin bile burdaki ciddiyeti önemi apaçık ortada -peygambere itaat edin -Elçinin size getirdiği şeyleri alın ve sizi menettiği şeylerden kaçının. Haşr, 59/7 -Resulüm! Sana bu Zikri / Kur’an’ı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın. Umulur ki düşünüp anlarlar.” (Nahl, 16/44), “Resulüm! Sana bu kitabı indirmemiz, sırf onların, hakkında ihtilaf ettikleri gerçekleri açıklaman ve sırf iman edecek kimselere hidayet ve rahmet olması içindir.” (Nahl, 16/64) baş örtüsünde ise erkeğin bakış aaçısını inceledeğimde saçmalık larla dolu erhan aktaşın ayeti boyle açarak arpçasını hem olabilir bu anlamda hem olamaz diyor burda kendi dediğinden emin değil kendi yorumunu kattığı belritiyor hımarı benzetme imiş maksat sadece göhüs imiş apaçık ayeti kendince sapıtırıyor adam ya hu "baş sözcüğü geçmiyor o baş örtüsü olmadığı anlamında a getirebiliriz " diyerek kendi yorumunu katıyor daha ne diyeyim buna "baş örtünüyorum bu allahın emri diyenelere hayrı bu ayete değil diyor allahı emri değil dir diyor " be adam hımar ne anlama gelmesini beklersin adam kapanmak dediği üzere dekoltedesi vucut hatlarıdır kapatmayı kasteder bak lafı anlatırken hiç kalçadır bacakdır karışmıyor ayrıntıya girmiyoruz ona dikakt edelim sadece göhüse değiniyor ayeten yola çıkarak be adam göhüs ün erkeği celp etiğini söylersin kalça etmezmi donla mı gezsinler dar pantolonlamı taytla mı gezsinler neden sadece ayeteki o notkayı yola çıkıp tesetüre saldırıyorsun neden demiyorsun erkeği celp etcek şekilde giyi mkuşanım olmaz dar giyinmemeli vucut hatları belli etcek şekilde olmamalı demiyor erkeği şehveti uyandırmaycak şşekilde kapanamyı örtünmeyi kast ediyor o ayet kendiside buna değniiyor ama kendi keyfine görre yorumluyor dediği dedğine zıt bi kere hem kafaya tesetürü hemde giyim kuşamın ölçülerini mantığını bahsediyor bak yine basit örnek peygamber eşleri nasıl kapanmışlarsa bu zaten örnekdir nebi bilmiyormu eşlerine siz kafanıza göre kapnamyın ayete boyleir diyip sahdece göshü kapatıp üstü başı açmay saçlarına kapatmamayı anlatmayı bilmezmi illaki tarz ve renkler oyle olmak zorunda değil fakat çok basit bir mantık var erkeğin şehvetini uyandırmaycak giyinim olmalı diyor bunuda hımar ile ve nereler örtmeli aayrıntıda verekrek kapsamlıca anlatmış *nebi nin eşleri sence ortunmeyi anlıyamamışlarmı hz fatma yeterince zengin değilmiydi üstünü örtüp saçı başı açık bel altı dar yada açık giyinmeyi bilmiyotmuydu demeki peygamber ona ortunmeyi eşlerine örtünmeyi anlatmış AÇIKLAMIŞ ÖĞRETMİŞ ki ayete dediği üzere ki ellerindeki imkanlar doğrultusunda kara çarşaf kültürü araplarda ortaya çıkmış yoksa hrsityanlarda kapalı çarşaf giyen fahişelerde var rahibelerde var başka dinlerle islamiyeti kıyas etmek asıl noksanlık ve dahda bua damın saçmalığı hem diyorki BAK BAK "kuran a ayetler dışında şeyler katmayı sevmem diyor anlatırken" "hemde tefsir yaparak ayeti anlatıyor sohbete " " hadisler olmadan kuran anlaşılamaz" diyor bu akıldan sıkıntılımı benmi sağarım aksini soyliyebilirmisin? bu kadar aciz birisinin dediklerine empoze olman gerçekten traji komik tamamen sapkın bir düşünce kendi sapğkınlığı nı benimsediğini empoze olduğu batıl düşünceleri mantık modernlik adı altında islamiyeti ehi sünnete tarikatlara arapların kültürüne düşmanlıkdır izlediğin o adamın videoları adamın ilmi dahi kıt iken örnek almak yazık çok yazık VE BU sorun ve soruların cevapların hepsi ni genel olarak kapsıyor ve herşeyi ortaya koyuyor sen gerçekten araştıran sorgulayan değil bir düşünüürün arkasında kalan birisin biz kelime anlamlarıyla dahi sana durumu izah ediyoruz sen adamın görüşünü benimsiyorsun körü körüne ne diyimki bu benim gördüğüm cahiliktir hiç yumuşak konuşamıyorum çöünkü bu hz aişe fatma kadın müminlere cennetle mujdelenenlere hakaretir akıllarıyla alay dır hz fatma malı aklı hz aişenin aklı yokmuydu da başlarını açmayı sadece göhüslerini kapatmayı bilmiyorlardı peygamber aklı yetmiyormuydu onları kafanıza göre kapanmayın şu şu şekiller dışında açılın başlarınızı niye kapıyorsunuz açın başlarınızı ayete anlam ıbu diye açıklıyamaz mıydı allah ayet indirirdi siz başını niye örtüyorsunuz diye izah eder uyarmazmıydı ha ? soylesene |
Alıntı:
-erhan aktaş gibi kendisi nin açıklama yaptığı videolara açıkça zıt laflar soyleyip artık unutkanmıdır bilemiyorum insanların baş ürtünmeeleri arap geleneğdir ayeti de kendince yorumladığnıı soyleyip boyle yorumlayabilriiz dimi dye kitlellere ersmen aly edercesine çeviri yapan ilmi toplasan 30 yıllık bir çalışmayı geçmeycek bir şşahısı ömrünü yüzbinlerce hadis sneeti inceleyip filtreleyip bitirmiş buhari ebu davud gibi alimleri inkar eden bu arkadaşımız ki erhan aktaş da hadislerde sadece 2 kişi buhari ebu davud ve unutğum biri kişi örnek gösterdiği halde reddediyor -abicim senin benimsediğin adam bile kendine bu kadar saçma zıt sapkınca şeyler soyluyor iken sen ne adamın arkasında duruyorsun nede kendi laflarının ben seni çözemedim boyle tas tamam olmaz boyle de dine tebliğ edmezsin sağğkınlıkdır bu -Ayetler ve hadislerle gayet nokta atışı resule itati hadisleri değerini ve mantığınıda anlatık lakin buna rağmen empoze olduğu adama inanmaya devam edicek arakdaş o bile kendisine tam kafası dedikleri uyum sağlamaz iken -kimseyi bu düşünürlerin yolunda gitmeyi önermem çünkü apaçık kendi fikirleri ne ters düşen ve kafalarıan göre dini yorumlayanlar ziyan içindedirler de se ki şu kişisi ni severim sayarım sonra dese abi ben onu sevmem eywallah fikri değişmiş derim ama adam kendi dedğine ters düşüyor boyle birşey yok ya Alıntı:
-erhan aktaş gibi kendisi nin açıklama yaptığı videolara açıkça zıt laflar soyleyip artık unutkan mıdır bilemiyorum insanların baş örtünmeeleri arap geleneğdir ayeti de kendince yorumladığınıı soyleyip boyle yorumlayabiliriiz dimi dye kitlellere resmen alay edercesine çeviri yapan ilmi toplasan 30 yıllık bir çalışmayı geçmeycek bir şşahısı ömrünü yüzbinlerce hadis seneeti inceleyip filtreleyip bitirmiş buhari ebu davud gibi alimleri inkar eden bu arkadaşımız ki erhan aktaş da hadislerde sadece 3 kişi buhari ebu davud ve unutğum biri kişi örnek gösterdiği halde reddediyor -abicim senin benimsediğin adam bile kendine bu kadar saçma zıt sapkınca şeyler soyluyor iken sen ne adamın arkasında duruyorsun nede kendi laflarının - ben seni çözemedim boyle tas tamam olmaz boyle de dine tebliğ edmezsin sapğkınlıkdır bu -Ayetler ve hadislerle gayet nokta atışı resule itaati hadisleri değerini ve mantığınıda anlatık lakin buna rağmen empoze olduğu adama inanmaya devam edicek arkadaş o bile kendisine tam kafası dedikleri uyum sağlamaz iken -kimseyi bu düşünürlerin yolunda gitmeyi önermem çünkü apaçık kendi fikirleri ne ters düşen ve kafalarıan göre dini yorumlayanlar ziyan içindedirler -de se ki şu kişisi ni severim sayarım sonra dese abi ben onu sevmem eywallah fikri değişmiş zamanla herekse olur boyle şeyler derim - ama adam kendi dedğine ters düşüyor boyle birşey yok ya |
Alıntı:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Alıntı:
|
Alıntı:
"Kur'an'da geçen hımar kelimesi yalnızca örtü manasına gelir, başörtüsü manasına gelmez" diyenler kesinlikle yanılıyorlar. Çünkü bu kelimenin kökünde "örtme, karışma, yaklaşma" gibi manalar varsa da, kökten alınmış farklı kelimelerin (şekillerin) farklı manaları vardır. Mesela aynı kökten gelen "hamr", şarap, "hamîr", hamur mayası, "humâr" akşamdan kalma hali manalarına gelir. Tartışma konumuz olan "hımâr" da başörtüsü ve vücudun bütününü örten örtü manalarında kullanılmıştır. Bu mananın delillerine gelince: Hz. Peygamber zamanından bu güne kadar "hımâr"a bu mana verilmiş ve uygulama da bu manaya göre olmuştur. 2. İbn Manzûr, Fîrûzâbâdî gibi kaynak luğatçıların eserlerinde kelimeye "başörtüsü" manası verilmiştir. 3. Taberî, Zemahşerî gibi kaynak tefsirlerin tamamında hımâr kelimesinin manasının başörtüsü olduğu kaydedilmiştir. 4. M. Esed'in İngilizce ve M. Hamidullah'ın Fransızca çevirilerinde de kelimeye verilen mana "başörtüsü"dür. Hasılı Kur'an'da başörtüsünün bulunduğuna dair deliller güçlü ve çok, bulunmadığına dair delil ise yoktur." Bu vesile ile mahut bayanın programında arkadaşım M. Saim Yeprem'in beğendiğim bir cevabını da nakletmek isterim. Bayan yine "Kur'an'da başı örtmek yok, gerdanı örtmek var" demiş. Saim Bey de "Kur'an'da başörtüsü var, evet 'saçınızı örtün' denmiyor, ama 'başörtünüzle gerdanınızı kapatın" deniyor, mesela "Etekliklerinizle diz kapağınızdan aşağısını örtün" denseydi, aşağı çekerek aşağıyı örtün, üst tarafını açın manası verilir miydi?" demiş." sen .erhan aktas ile amel et ilmi 30 yil bile etmeyen adamla .imamlarin maasini faizle odiyen krediye caiz diyen diyanet le ve .okudugun imam hatip.lisesi kitaplari ve hocalari ile amel et iste bizde altaki sahsiyetlerle buhari:Asıl adı Ebu Abdullah Muhammed bin İsmail, Buhara'da 21 Temmuz 810 (Hicri 194)'da doğdu. Hadis ilminde yüksek derecede olup, 300.000'den fazla hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilen bir âlim olduğu için "İmam", Buharalı olduğu için "Buhari" denilmiş, ve İmam-ı Buhari ismiyle tanınmıştı ebu hureyre:Hz. Ebu Hureyre (R.A) adı "Kedicik Babası" anlamına gelmektedir peygamberimiz vermistir ismini ezbere 5374 rivayetiyle Ebû Hüreyre yi tirmizi:İslâm dünyasının sekiz büyük hadis bilgininden birisi. Tam adı, Ebu İsa Muhammed bin İsa bin Sevre bin Musa bir Dahhak el-Tirmizî'dir. Kütüb-i sitte olarak anılan en güvenilir altı hadis derlemesinden birinin sahibidir. Dördüncü Müslüman kuşak (etbau etbau't-tabiin), içinde yer alır. Hadis ilminde en yüksek dereceye ulaşanlara özgü olan "Hafız" ünvanına sahip ender kişilerdendir ebu davud ,muslim 4 buyuk halife gibi alimleri ile islamiyeti amel edelim selametle kal merak edenlere tekrar ozet geçiyorum arkadas hadis ayet arapca dil bilgisi diger dil cevirmenleri in dahi hem fikir olsugu h m r ve islami kaynaklarla nokta atışlari ile islami bir tartisma istisare yaptik merak eden inceler konulari hemfikir değiliz sonuc bu |
Kuran’da namazı nasıl kılacağın yazmıyor. Namazını neye göre kılıyorsun?
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Kadınlarının saçlarının şehvet uyandırdığını ilk kez sizden duydum sevgili hocam...[/QUOTE]
Uyandırır efendim kadınlar arasında bile saç kıskanılan imrenilen bir şey. İş yerimde liseli kızlar daha 15 16 yaşında saç bakımı soruyor bana. Babannem çocukluğumdan beri saçları uzun olan kızları örnek gösterir bana. Ayrıca kadınların saçta kızıl renk kullanması erkekleri çok cezbeder. |
Alıntı:
|
Kuranda baş örtüsünden bahsetmez örtünmeni emreder. Komple kadın vücudu tahrik edicidir.
Kuran Konstrüksiyon ise Sünnet bağlayıcı vidalarıdır. Ayırdığın an iman, itikat, doğru, yanlış birbirine girer. Kuran kişilerin ezberindedir değiştirilemez, Hadisler kılı kırk yararak toplanmış ve Evliyalar tarafından Peygamberimize bir çoğu sorularak sabitlenmiştir. Burada birçok ehli sünnet hoca var. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ta onlardan biri kendisi ehli sünnettir. Alim kişidir. Sen daha okuduğun satırı anlayamıyorken o kütüphaneler yutmuştur. Dahası var Bir çok alim ki insan bile diyemezsin onlara nefislerini öldürmüş bir ayağı bu dünyada kendileri nefes almaktadır. Onların kitapları var onları okumadan ben bu yargıya vardım diyen insan en hafif manada aklını yitirmiş insandır. Tartışılamayacak konuları tartışmaya açmak bak ben akıllıyım sen aptalsın benim vardığım noktaya sen gelenedin deyip kibir yapmaktır. bu şu anlama gelir o insanlar ilim deryasında bir damla bile üstlerine düşmeden ıslanmadan yüzmüş şaşkınlardır. |
“Mümin kadınlara da söyle! “Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar, namuslarını korusunlar, görünenler dışındaki süs eşyaları takılan zînet yerlerini açmasınlar, baş örtülerini yakalarının üzerinden sarkık bıraksınlar. Zînet eşyası takılan zînet yerlerini, ancak kocalarına, yahut babalarına, yahut kocalarının babalarına, yahut oğullarına, yahut kocalarının oğullarına, yahut kardeşlerine, yahut kardeşlerinin oğullarına, yahut kız kardeşlerinin oğullarına, yahut Müslüman kadınlara, yahut elleri altında bulunan kölelere, yahut cinsel arzusu ve ruhu kalmamış erkeklere, yahut henüz kadınların cinselliklerinin farkına varmayan çocuklara gösterebilirler. (Kadınlar), gizledikleri süs eşyaları (halhalları) bilinsin diye ayaklarını da yere vurmasınlar.” Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin, belki kurtuluşa erersiniz”. (Nur suresi 31. Ayet) أَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ ِلأَزْوَجِكَ وَبَنَاتِكَ وَ نِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلاَبِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَنْ تُعْرَفْنَ فَلاَ يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَحِيمًا.“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına bütün bedeni örten dış elbiseleri ile (cilbabları ile) üzerlerine sıkıca (yaklaştırıp sarkıtarak) örtmelerini söyle! İşte bu, onların (iffetle) tanınmalarına en yakın olanıdır. Böylece onlara da eziyet edilmemiş olur. Ve Allah, çok bağışlayan ve acıyandır”. (Ahzab suresi 59. Ayet)Âyetteki celâbîb, “cilbâb” kelimesinin çoğuludur. Cilbâb, جَلَبَ kökünden gelir ve “çekmek” anlamınadır. Cilbâb: Elbise üzerine çekilmiş daha geniş elbisedir. Yani bedeni örten daha geniş elbisedir. Çarşaf, pardüse, şal ve pelerin cinsinden zinet yerini örten örtünün üstündeki daha geniş dış örtüdür.
|
Ey Ehli Sünnet abilerim ve ablalarım. İyiki varsınız. Söylenecek herşeyi söylemişsiniz. Ne güzel insanlarsınız Allah sizleri köşklerinde, Peygamberimize komşu ve sevdikleriniz ile cennetinde ağırlasın. " O " ne güzel misafir ağırlayandır
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:15. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com