![]() |
Alıntı:
|
Alıntı:
sadece bir ilmihal alın okuyun derim kuran kılavuzda rabbim dilese peygamberleri de araacı etme gereğ duymazdı lakin etmişse demek o ki boşa yaratılmadı demek o ki istifade etmemiz gerek diyicen belki ne alaka e kuranda açıklanmayan mevzular var oysaki farrz olduğu da geçtiği halde misal sen mezheplere bakmıyoran namazı nasıl kılıyorsun namazın kılınışı yazmıyorki ? abdestin alırken ayete geçen uzuvların tam neresi olduğunu yada namaz vakitleri yada benzeri çoğu soru sorabilir orucu tutuyorsunda bunu vakti ni zamanını nasıl refarans alıyorsunuz mezhepler yani alllah.c.c>melekler (cebrail)>peygamberler>hz. muhammed.> 4 büyük imam> sahabeler> diye diye dallara ayrılıyor bu dallara tutunmadan işimiz bence kolay değil mezhepiniz neyse önem verin kuranıda kılavuz ediniyorsanız tefsirlerinide okumaya çalışın kutubu sitte veya siyer okumakda iyidir şimdi şoylede ayzıyı toparlıyayım bana yanlış geliyormu bilmiyorum dediniz bu soruyu tek siz sormadığınız için tarihte bunu için ömrünü dizlerini malını mülkünü feda etmiş olan alimleri bize ulaştırdığı bilgileri istifade etmeyi istememekde hoş gelmiyor bana hepsine uymak zorunda değilsiniz ama bir veya birkaçına göz gezdirip gerektiği durumlarda istifade etmek üstünüzden sorumluluğu atmanızı vesile olur ve bence daha hayırlı olabilir Alıntı:
copy paste yapmak ço kvakit alıyor bilgi kirliliğide oldukça çok araştırma kültürü yoksa buda çok vakite sebep oluyor basit konularda bile bu yüzden kendinizi geliştirmeniizi ve eğerki sonuç alamadığınız sorular olursa burda konu açmanızı desteklerim |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Benim sorum mertebe değil. Di pek anlamamışsın sıkıntı yok |
Alıntı:
Bilmeyen ilmi ledünü anı kül etti sanır." Böyle bir beyit vardı. |
Alıntı:
Mezhep imamları Bana uyun dememiş keza bildiğim kadarıyla mezhep imamlarından sonra Mezhepler ortaya çıkmış keza imam şafi benim sözlerimi değil delilleri kayda alın demiş . Tabiki Mezheplere uyulır imamların görüşüne bakılır hangisi size yakın ise o imama uyarsınoz veya Direk hadislere bakıp yolda alınabilir . tefsire bakmak elbet faydalıdır keza hadis tefsirleride vardır yanı ilme girip tam herşeyi öğrenmek isteyen hadislere bakar hüküm ve Diğer konularda illaki alim görüşüne başvurulur . Hassas konular sosyal yaşamda illaki çoktur . Kişi sadece meal hadis tefsir okuyarak bu hükümlere ulaşamayabilir . mezhebe uymamak alimleri inkar etmek demek değildir . farklı görüşte olmaları da fıtrat gereğidir . Fitne diye aldandormam aslında biraz ağır olmuş düşününce En doğrusunu Allah bilir Bunda bi hikmet olabilir belkide bir fitne Allah bilir en kötüsüyle itam etmek olmadı . vesveseye düşen benim sonuçta . yinede Allah bilir . ne olur ne olmaz tevbe etmekte fayda vardır Allahın kitabından emirleri alırsın hadislerlede o emirlere nasıl uyman gerektiğini öğrenirsin . Allah a itaat resulünede uymak gerek mezhep imamlarıda hadislerden fikir görüş ayrılığına düşmüşler. Bunla ilgili ayette ayrılıga düştüğü konuyu kıyamet günü Allah haber verecektir . yanlış hatırlamıyor isem böyleydi . Emek varsa huşu var Dini öğrenme hevesi güzeldir . inşallah dosdoğru yolda ayagımız kaymadan yürürüz Allah bizi şaşırtmasın inşallah |
Alıntı:
kil kadar aklimla birseyler yapmaya ogrenemeye calisiyorum kardeşim benim sözlerimi dediklerimi gözünde büyütme hoşuna giden varsa alirsin istifade edersin ben pek bir cahilim uzun uzun acikladigima bakma yolun baslarinda demek icin bile bana çok ama insallah bir gün diyip gayret ediyorum |
İslâm’da asıl olan bir Müslümanın dinin gereklerine uygun olarak yaşamasıdır. Bu açıdan bakıldığında bir mezhebe tabi olmanın zorunlu olduğu söylenemez. Ancak inanan insanın ibadetlerini ve diğer dinî yaşantısını bir düzen ve tutarlılık içinde sürdürmesi için bir mezhebe bağlanarak onun kurallarını uygulaması ona bir kolaylık sağlamaktadır. Mezheplerin dinin doğru anlaşılması, yorumlanması ve uygulanması çabalarının bir ürünü olduğu düşünüldüğünde bir fıkhî mezhebin “din” olarak görülemeyeceği açıktır. Bununla birlikte mezhebin dinî bir oluşum olduğunda da kuşku yoktur. Hz. Peygamber devri de dâhil olmak üzere mezheplerin teşekkülünden önceki dönemde insanlar dinî-hukuki meselelerinin çözümü için istedikleri bir müctehide başvurabiliyor, müctehidler arasında ayrım yapmıyorlardı. Mezheplerin kurumsal yapıya kavuşmasından sonra mezhebe bağlılık olgusu da gündeme gelmeye başlamış, bu konuda farklı yaklaşımlar ortaya konmuştur. Âlimlerin bir kısmı tarafından dinî hayatta keyfi davranışların önüne geçeceği düşüncesiyle fakih olmayan kimselerin belirli bir mezhebe tabi olmalarının gereği üzerinde durulmuştur. Buna karşılık bazı âlimlerce mezhebe bağlanmanın gerekliliğini destekleyecek herhangi bir nas ya da uygulamanın bulunmadığı gerekçesiyle bu görüşe itiraz edilmiş, dileyenin güven duyduğu fakihe danışarak onun ictihadına göre hareket edebileceği dile getirilmiştir. Bunun yanında “Avamın mezhebi olmaz, onun mezhebi müftünün fetvasıdır” denilerek fıkıh bilgisi olmayan halkın (avamın) bir mezhebi tercih etmesinin ilmî yönden bir değer taşımadığı da öne sürülmüştür. Zira farklı ictihadlar arasında tercihte bulunabilmek için de belli düzeyde bilgiye sahip olmak gerekir. Dolayısıyla bu gibi kimseler dinî ve hukuki problemlerini bir bilene (fakih veya müftî) danışır ve onun cevabına göre amel ederler. Nitekim ayet-i kerimede de “Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun” (en-Nahl 16/43) buyrularak bilgi sahibi olunmayan hususlarda izlenmesi gereken yola dikkat çekilmiştir.
|
Alıntı:
namaz dinin temelidir ameli ibadetlerin en buyugudur muayyen gunlerinde niye kadinlar kilamadigi namazi degilde tutamadigi orucu kaza eder kurani baz alarak cevabini kuranda gösterin... |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:25. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com