Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Mezhep görüşleri neden görüş ayrılığına düşer ? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/81442-mezhep-gorusleri-neden-gorus-ayriligina-duser.html)

La Tahzen12 31.08.23 13:16

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 561297)
Dört büyük imam, Müslümanlar hakkında bir ilahi rahmettir. Bunlar dört temel delilden dini hükümleri çıkarmış, Müslümanlara takip edecekleri yolu açıkça göstermişlerdir. Artık bunlardan her hangisinin mezhebine uyan bir Müslüman, hak bir mezhebe intisap etmiş, peygamberimizin yolunda bulunmuş olur. Bu pek muhterem müçtehitlerin hepsi de dini meselelerin esasında ittifak etmişlerdir. Aralarında bir ayrılık yoktur. Ancak ikinci derecede bulunan bir kısım Fer’i (ayrıntılı) meselelerde ihtilaf etmişlerdir. Fakat güzelce incelenirse görülür ki, bunların birçoğu da görünüşte bir ihtilaftan başka şey değildir. Çünkü bu meselelerin birçoğunda bu mübarek zatlardan biri, bir azimet ve takva yolunu, diğeri de bir ruhsat ve müsaade yolunu tercih etmiş, bu şekilde ümmeti merhumenin önünde geniş bir rahmet sahası açık bulunmuştur. Şunu da ilave edelim ki, bu dört büyük müçtehide ait dört mezhepten her birinin müntesipleri, kendi mezheplerinin daha doğru, daha isabetli, sünnete, maslahata daha uygun ve daha elverişli olduğuna inanırlar. Aksi takdirde, o mezhebi tercih etmelerinin hikmeti kalmaz. Fakat bundan dolayı diğer mezheplerin itibarını azaltmak da akıllarından geçmez, bu dört mezhebin dördüne de hürmet ederler. Bu hürmet, ehli sünnetin şiarıdır. Bir kimse zaman içinde çeşitli ihtiyaçların sonucu ya da kişisel tercih olarak mezhebini değiştirmek isteyebilir. Bu konuda olumsuz görüş bildirenler bulunmakla birlikte, tarihî süreçte tabi olduğu mezhebi değiştiren pek çok âlimin varlığı da bilinmektedir. Örneğin Abdülaziz b. İmrân el-Huzâî Mâlikî iken Şâfiîliği, Tahâvî Şâfiî iken Hanefîliği, Hatîb el-Bağdâdî Hanbelî iken Şâfiîliği, İbn Fâris Şâfiî iken Mâlikîliği tercih etmiş âlimlerdir. Bu ve benzerleri, kişinin bağlı olduğu mezhebi değiştirmesinin mümkün ve caiz olduğunun somut örnekleridir.

Abdulkadir gelanide şafi mezhebinden hanbeli mezhebine geçmiş ...

Allah razı olsun

Yusufiyeli 31.08.23 14:57

Ulemamızın ihtilaf ettikleri hususlarda hangisinin kavliyle amel edileceği ihtilaflıdır. Essah olan es-Siraciyye ve diğer kitaplarda belirtildiği üzere evvela alelıtlak İmam Azam’ın kavliyle sonra ebu Yusuf’un, sonra Muhammed’in sonra Züfer ve Hasan b. Ziyad’ın kavilleri gelir. Bazıları Ebu Hanife bir tarafta iki arkadaşı yani Ebu Yusuf’la Muhammed de bir tarafta olurlarsa, müftü muhayyerdir demişlerse de müftü müçtehit olmadığı zaman birinci kavil daha sahihtir.
Burada alelıtlak tan maksat ister Ebu Hanife bir kavilde yalnız başına kalsın kalmasın demektir. Nitekim Siraciye sahibinin sözü de bunu ifade etmektedir. İkinci imamdan maksat Ebu Yusuf’tur. Bir meselede İmamı Azamdan bir kavil bulunmazsa Ebu Yusuf’un kavliyle amel olunur. Ondan da bir rivayet yoksa üçüncü İmamın yani İmam Muhammed’in kavliyle amel edilir. Konu biraz geniş kısaca bu kadar ile iktifa edeyim.

La Tahzen12 31.08.23 17:01

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 561322)
Ulemamızın ihtilaf ettikleri hususlarda hangisinin kavliyle amel edileceği ihtilaflıdır. Essah olan es-Siraciyye ve diğer kitaplarda belirtildiği üzere evvela alelıtlak İmam Azam’ın kavliyle sonra ebu Yusuf’un, sonra Muhammed’in sonra Züfer ve Hasan b. Ziyad’ın kavilleri gelir. Bazıları Ebu Hanife bir tarafta iki arkadaşı yani Ebu Yusuf’la Muhammed de bir tarafta olurlarsa, müftü muhayyerdir demişlerse de müftü müçtehit olmadığı zaman birinci kavil daha sahihtir.
Burada alelıtlak tan maksat ister Ebu Hanife bir kavilde yalnız başına kalsın kalmasın demektir. Nitekim Siraciye sahibinin sözü de bunu ifade etmektedir. İkinci imamdan maksat Ebu Yusuf’tur. Bir meselede İmamı Azamdan bir kavil bulunmazsa Ebu Yusuf’un kavliyle amel olunur. Ondan da bir rivayet yoksa üçüncü İmamın yani İmam Muhammed’in kavliyle amel edilir. Konu biraz geniş kısaca bu kadar ile iktifa edeyim.

Ebu yusuf hanefi mezhebinin alimlerinden
Yani hangi mezhepten isek o mezhep imamlarının fıkıh kitaplarına bakmak lazım tesekkur ederim

NULL 26.01.25 21:34

Alıntı:

siruss Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 560538)
Görüş ayriligina düşme sebepleri bence Kur'an'ı yorum farkından kaynaklanıyor. Örneğin sadilerde karşı cinse temasta abdestin bozulması gibi. Ayeti tam hatırlamıyorum bayağı oldu okudugda tefsirine de baktığımda iki farklı anlam cikabiliyordu. Safiiler bozulur diye yorumlayıp o şekilde karar kilmislar.

Sigara konusunda kim helal demiş hiç duymadım. Alkolün haram olduğu net biliniyorsa bence sigaranın da haram olması gerekir. Her şeyden önce bu bedenine zararlı. Bu beden de bize Allah'ın emaneti değil mi? Yeri geldiğinde eller ve ayaklar konuşup şahitlik yapmayacaklar mi bize? Emaneti kollamak gerekir. Hak huzurunda bunun vebalini vermek güç olur. ( Şimdi bu hangi mezhebe giriyor bilmiyorum. Dün soylemek istediğimde bir bakıma buydu)

Rekat sayısı, fitre miktarı değişiklik hakkında da açıkçası fikrim yok. Ama iki mezhebe uymak dinsizlik olmamalı. Her mezhep Allah'a ulaşmak için birer Salih yol değil mi? Allah zorlastirmayin kolaylaştırır demez mi? İnsan kendine uyan şekilde kolay bir şekilde yollar arası geçişler de yapabilmek kolayına göre. Tabiki yollar ehil ve Allah'a çıkmalı..


Bir şeye haram fetvası vermeden önce iyice düşünün. Öncelikle sigarayı yasaklayan ayet veya hadis yok. Bedeni korumaktan bahsetmişsin iyi hoş lakin örnek olarak behçet hastalığında (sadece behçet hastalığında değil genel olarak ağız yaralarına) ağız yarasına iyi geliyor. Benim doktor tavsiyesiyle sigaraya başlayan tanıdığım var. E kişiye özel haram olur mu? "Sana helal sana haram" da diyemezsin. Çık işin içinden çıkabilirsen.

Düşünen 26.01.25 22:06

Allah birdir ve Tektir O herşeye Kadirdir
 
Alıntı:

Rad Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 560447)
Her insanın fıtratı farklı olduğu için (Rabbi hass) herkesin düşüncesi de aynı olmaz. Örneğin senin ile benim düşüncemin farklı olması sana tecelli eden esma ile bana tecelli eden esmanın üstümüzde ki halinden kaynaklıdır. Fakat bizi bir arada tutan şey ise bu esmaların ortak özellikleridir. Aynı şekilde İmamlar arasında görüş ayrılığı oluşsa da imanları ortaktır. A imamının görüşü ve B imamının görüşü Kur'an ve sünnet çizgisi içindedir. Şafii mezhebinden birisi eğer yapacağı işte bir çıkış yolu bulamıyorsa, Hanefi mezhebine göre amel edebilir. Bu caizdir. Nitekim Hz.Peygamber s.a.v bir hadis-i şerifinde "Ümmetimin ihtilafı geniş bir rahmettir." buyuruyor. İmam Malik Hz'ye ümmeti bu mezhebe sevk etmeyi talep etseler de hazret bu talebi Müctehidlerin farklı görüşleri Allah'ın ümmete rahmetidir diyerek reddetmiştir. Mezheb imamlarının ortak amacı dinin hükümlerini daha anlaşılır şekilde ümmete sunmaktır. Mezhepler arasında tütün kullanmak helal, içmek ise mekruhtur. Çünkü tütün haram bir madde değildir fakat sarılıp içildiği zaman bedene zararı olduğu için bu mekruh olur. Tahrimen mekruh ile haram arasında çok fark vardır.

Merakım vardır.

Bir kişi mezhep gibi çok geniş bir kuruma tabi olmaktansa sadece kuranı Kerime tabi olursa.Emir ve yasakları sadece kurandan alırsa sizce dinden çıkmış olur mu? Aksi halde mezheplere baktığında kalbi kuşku dolu olup dili ile söylediğini kalbi kabul etmiyorsa yani?

Sessizadam 26.01.25 22:33

Alıntı:

Düşünen Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657832)
Merakım vardır.

Bir kişi mezhep gibi çok geniş bir kuruma tabi olmaktansa sadece kuranı Kerime tabi olursa.Emir ve yasakları sadece kurandan alırsa sizce dinden çıkmış olur mu? Aksi halde mezheplere baktığında kalbi kuşku dolu olup dili ile söylediğini kalbi kabul etmiyorsa yani?

Emir ve yasaklar sadece Kuran'da degilki peygamberin de hüküm koyma yetkisi var emredilen,namazi neye göre kilicaksin

NULL 26.01.25 22:36

Alıntı:

Düşünen Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657832)
Merakım vardır.

Bir kişi mezhep gibi çok geniş bir kuruma tabi olmaktansa sadece kuranı Kerime tabi olursa.Emir ve yasakları sadece kurandan alırsa sizce dinden çıkmış olur mu? Aksi halde mezheplere baktığında kalbi kuşku dolu olup dili ile söylediğini kalbi kabul etmiyorsa yani?

Sadece Kuran'a uyarsan dinden çıkmazsın.

Nisa 59:

Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ülü’l-emre de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah’a ve peygambere götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir.
__________________________________________________ ______________

Kur'an sana hz Muhammed (sav)'e uymayı öğütlüyor. O yüzden peygamberin emirlerine de itaat etmen gerekiyor. Hadislere uyman gerekiyor fakat dikkatli olman lazım. Normal bir insanın dahi sözleri istismara açık iken peygamber efendimizin sözlerini istismar etmek isteyen çok kafir var. Sözler ne için söylendi, hangi durumlar için söylendi bunlar önemlidir.

Mezhep konusunda şöyle bir örnek vereyim:

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Bazen yorum farklılıkları oluyor. Fakat bunlar temel esaslarımızı değiştirmiyor. Sen bu imamlardan daha eğitimli misin? Bu konuları yorumlayacak ilmin var mı? İşte bu gibi sebeplerden dolayı biz de bilenlere soruyoruz. Hak Mezheplerde Kuran'a iman ve peygamberin dediğine itaat var. Kuran'a veya peygambere muhalefet eden bütün görüşler geçersizdir.

Düşünen 27.01.25 09:37

Allah birdir ve Tektir O herşeye Kadirdir
 
Alıntı:

NULL Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657842)
Sadece Kuran'a uyarsan dinden çıkmazsın.

Nisa 59:

Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ülü’l-emre de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah’a ve peygambere götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir.
__________________________________________________ ______________

Kur'an sana hz Muhammed (sav)'e uymayı öğütlüyor. O yüzden peygamberin emirlerine de itaat etmen gerekiyor. Hadislere uyman gerekiyor fakat dikkatli olman lazım. Normal bir insanın dahi sözleri istismara açık iken peygamber efendimizin sözlerini istismar etmek isteyen çok kafir var. Sözler ne için söylendi, hangi durumlar için söylendi bunlar önemlidir.

Mezhep konusunda şöyle bir örnek vereyim:

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Bazen yorum farklılıkları oluyor. Fakat bunlar temel esaslarımızı değiştirmiyor. Sen bu imamlardan daha eğitimli misin? Bu konuları yorumlayacak ilmin var mı? İşte bu gibi sebeplerden dolayı biz de bilenlere soruyoruz. Hak Mezheplerde Kuran'a iman ve peygamberin dediğine itaat var. Kuran'a veya peygambere muhalefet eden bütün görüşler geçersizdir.

Kuranda bir çok kez 'bu kitap eksiksizdir' 'bu kitap tamdır' gibi ifadeler geçiyor.Ayet böyle söylerken niçin ekstra kaynaklara yöneliyoruz ? (Benim herhangi bir problemim yok hadislerle vs.) ama günümüz gençleri dinden uzaklaşıyor,saçma sapan peygamber sözü olamayacak şeyler buharide geçiyor.Sen, ben bu peygamber sözü değil diyebiliyoruz ama onlar diyemiyor.

Beni anladın değil mi? amacım fesat çıkartmak değil davet veya dinde tutma insanlık küfre hiç bu kadar yakın olmamıştı...

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657840)
Emir ve yasaklar sadece Kuran'da degilki peygamberin de hüküm koyma yetkisi var emredilen,namazi neye göre kilicaksin

Kuranda Peygamberin görevinin sadece tebliğ olduğu da vurgulanıyordu, namaz o toplumda zaten kılınıyordu ve az da olsa nasıl kılınacağına dair bilgiler var Kuran'da...

NULL 27.01.25 11:17

Alıntı:

Düşünen Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657895)
Kuranda bir çok kez 'bu kitap eksiksizdir' 'bu kitap tamdır' gibi ifadeler geçiyor.Ayet böyle söylerken niçin ekstra kaynaklara yöneliyoruz ? (Benim herhangi bir problemim yok hadislerle vs.) ama günümüz gençleri dinden uzaklaşıyor,saçma sapan peygamber sözü olamayacak şeyler buharide geçiyor.Sen, ben bu peygamber sözü değil diyebiliyoruz ama onlar diyemiyor.

Beni anladın değil mi? amacım fesat çıkartmak değil davet veya dinde tutma insanlık küfre hiç bu kadar yakın olmamıştı...



Kuranda Peygamberin görevinin sadece tebliğ olduğu da vurgulanıyordu, namaz o toplumda zaten kılınıyordu ve az da olsa nasıl kılınacağına dair bilgiler var Kuran'da...


Kur'an seni bir konuda anlaşmazlığa düştüğün zaman seni hem Allah'a hem peygamber efendimiz (sav) yönlendiriyor. Kitap eksiksizdir ve bu doğrudur. Kitap seni peygamber efendimiz (sav) yönlendiriyor. Ayet var inkar edemezsin. Peygamber hatalı bir tebliğ yapsa Allah'ın (haşa) bizi uyaracak gücü yok muydu? Kesinlikle uyarılırdık. Hadis inkarcıları bu ayetlerin manasını bükmek için 40 takla atıyor. Zamanında benim de kafamı çok karıştırmışlardı.

Hadislerin ne zaman, nerede, hangi durum için söylendiği faktörleri önem arz eder. Peygamber sözünü yorumlamak da ilim irfan ister. İnsanlar ayetleri ve hadisleri yorumlamak için üst düzey eğitim alıyor. Sadece akıl ve mantıkla yorumlayamazsın çünkü o sözler ne için söylendi, hangi durumda söylendi vs. önem arz eder. Arapça'ya çok sağlam bir şekilde hakim olmak lazım. Mesela ben ;) Arapça bilmem hadis yorumlayacak ilmin yoktur bir bilene sorarım. Normal bir insanın dahi sözleri istismar etmek isteyen bir insan için çok kolay bir hedeftir. Kafirler de fırsat kolluyorlar peygamber sözünü farklı yere çekmeye. Ayrıca bir insanın yanlış yaptığını bilmemesi yanlış yapmadığı anlamına da gelmez. Cemre Demirel mesela. Hadis inkarcısıdır fakat kendisini müslüman diye tanımlar. Onun yanlış yaptığını bilmemesi yanlış yapmadığı manasına gelmez. Ayrıca "ben hadislere değil onları aktaranlara güvenmiyorum" fikri geçersizdir. İslam'ı yayanlarla hadisleri aktaranlar aynı topluluktur. Ayrıca çok üst düzey filtreleme sistemleri vardır. Hadisler aktarım sırasında hata olma olasılıklarına göre sınıflandırılmıştır. En sağlam hadis kaynakları kütübi sittedir.

Mezhepler hakkından az önce örnek vermiştim ama yine vereyim:

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Burada olay insanları bölmek değil. Doğru bilgiye ulaşmak istemek ve bunları bir kurala göre sınıflandırmak. Sen örnekte verdiğim konuyu yorumlayacak ilmin var mı? Yoksa sen de bilenlere sorabilirsin.

NULL 27.01.25 19:03

Alıntı:

Düşünen Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657895)
Kuranda bir çok kez 'bu kitap eksiksizdir' 'bu kitap tamdır' gibi ifadeler geçiyor.Ayet böyle söylerken niçin ekstra kaynaklara yöneliyoruz ? (Benim herhangi bir problemim yok hadislerle vs.) ama günümüz gençleri dinden uzaklaşıyor,saçma sapan peygamber sözü olamayacak şeyler buharide geçiyor.Sen, ben bu peygamber sözü değil diyebiliyoruz ama onlar diyemiyor.

Beni anladın değil mi? amacım fesat çıkartmak değil davet veya dinde tutma insanlık küfre hiç bu kadar yakın olmamıştı...



Kuranda Peygamberin görevinin sadece tebliğ olduğu da vurgulanıyordu, namaz o toplumda zaten kılınıyordu ve az da olsa nasıl kılınacağına dair bilgiler var Kuran'da...

Ayrıca yeni fark ettim benim yazımı dikkatli okumadın galiba ben hiçbir yerde hadis inkar etmedim. Sadece Kuran'a uyucam desen bile hadislere de uymak zorunda kalıyorsun onu vurgu yapmaya çalışıyorum.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:40.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148