![]() |
Kuranı kerimde nesh olunmuş ayetler var mıdır ?
Selamun aleyküm hayırlı pazarlar
Geçen gün bir ilahiyatçı yazarın videosunu izledim.Kurani Kerim'de bazı ayetlerin Allah tarafından unutturuldugunu ve buna dayanak bazı hadislerin ve ayetlerin olduğunu söyledi ( mesela Maide suresi bakara suresi uzunlugundaymış bir sabah sahabe unutmuş ) Sana okutacağız ve Allah öyle dilemedikçe unutmayacaksın. O, açık olanı da bilir, gizli olanı da. (Ala suresi 6. Ve 7.ayet) benim bildiğim Allah bunu ceza olarak Yahudilere verdi tevratı komple unutturdu onlara.(Daha sonra Hz üzeyire hatırlattı) Birde bu durum hicr suresi 9.ayete ters değil midir? Kesin olarak bilesiniz ki bu kitabı kuşkusuz biz indirdik ve onu mutlaka koruyan da yine biziz.(Hicr 9.ayet) Bu durum ehli sünnet itikadına göre nasıl yorumlanır? |
Aleykumselam. Kardeşim burada bahsedilen ayette o ayeti gereği gibi düşünüp hayatına sokup uymak ve uygulayanların kur'an ahlaki ile ahlanması ilede biz unutturmayacağız diyor Rabbimiz olan Allah. ☆☆
şayet yahudiler gibi kendi peygamberlerini öldüren tevratı hâl edinmeyen biz üstünüz gibi kibre kapılan israiloğulları topluluğu için Yüce Allah tevrati gereği gibi yaşamadıkları için o topluluğa unutturdu. Aslında konu içinde cevabı vermişsiniz zaten. Bu onurlu bilgilendirici tefekkür edici konunuzdan dolayı minnettarım. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Zira yanlış anlaşılmasın sonuçta bir evliyanin kitabını tavsiye ediyorum. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Yüce Rabbinin adını tespih et. 2. O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır. 3. O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir. 4,5. O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir. 6. Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın. 7. Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de. 8. Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz. 9. O hâlde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver. 10. Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır. 11,12. En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kâfir) ise, öğüt almaktan kaçınır. 13. Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar. 14,15. Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer. 16. Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz. 17. Oysa âhiret, daha hayırlı ve süreklidir. 18,19. Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Mûsâ'nın sayfalarında da vardır. bu sureyi çokça tefekkür ettim ben okudugumda peygamberin unutmada endişe ettiğini düşündüm buna Nazaran Allah ona sekineti bu ayetle indirdi buna dedilim ise şöyledir ki sonrasında diyorki seni kolay olana muvaffak edeceğiz ileteceğiz diyor şüpesiz peygamber azap bakımından cehennemliklerin halini veyahut haybi başka konuları da görmüştür veyahut beşer olarak unutkanlık herkeste olur buda kasıt olabilir . Allahın dilediği başka şüpesiz bu ayetlerde resule kolaylık sağlanma amacı unuttulan şeyler ayet veya vahiy değil yinede Allah azimşan bilir peygambere çok kolaylık tanınmıştır bunun çok örnegi vardır . vahiy ili türlüdür biri kurandır digeri ise sünnetlerdir hadislerdir keza icma ile her hadis vahiy kabul edilmez çünkü buhari müslüm tirmizi ebu davut ibni öace vs rivayetleri sahifr haline getiren alimler in rivayetlerinde sahih olmayan çok rivayet vardır bunların hepsine vahiy odaklı bakamayız keza ayni hadisi 2 3 kişi veya daha fazla kişi rivayet ederse vahiy olarak bakılabilir Allah u alim . Peygamberin tebliğ ile Avamı ilgilendiren her konuyu anlatmıştır unuturulanda Allah ile resulü arasındadır bu konular senlik benlik değil Allah ile resulü arasında bu yüzden karışmamak lazım şimdi desekki peygamber avama anlatacagı şeyleri unutmuş burda Allah ın Heybetine gölge düşürür a hoca sı b hocası sen araştırmasan Doğruyu bulamazsın Allah a ve resulüne zan dan kaçınmalı bizi ilgilendirmez keyfiyete karışma lüksümüz yok nitekim bu tartışmalar bizi Şirke götürür tasavvufçularla selefilerin kavgası Allah ın keyfiyetiyleydi arşa istiva meselesi gibi Allah ın keyfiyeti hakkında konuşmak açıklama yapmak beşerin hafdine değildir imam maliğin dediği gibi bu sorular bidattir . a hocası b hocası Ben alim tanırım o izden giderim hadis okur amel ederim bu kadar her hoca her hadise ulaşamıyor misal selefiler mezhebe tabi olmasakta olur diypr ve bu sözle amel edenleri ateşe itiyorlar takip ettikleri selef alimlerinin mezhepleri korumak adına ne kadar gayesi vardı onu konuşmuyorlar demekki 4 mezhebenin gerekliliğine kanat etmişler abdulkadir gelani hanbeli mezhebine geçmiştir en basiti kaza namazı yok diyorlar selefler bem hadis kitabında bunla ilgili bi hadis okudum tembellikten kılınmayan namazların kılınmasına dair kafire kaza namazı yok zaten yani herkes her hadise ulaşamıyor keza 4 alimde böyle idi imam azam sünnetler kazaya eklenir diye hüküm vermiş imam şafide kaza varsa sünnet kılma diyor buna atıfen hadise uyarak kaza namazı hatırlanınca hemen kılınmalı gibi birden fazla hadis vardır . yani o hocalar youtubede fetva verip Avamın aklını karıştırıp onları saptırıyor kardeşler 4 mezhebinize uyun yoksa ateşe gidersiniz o kadar alim geçtide 4 mezhebi sürdürmek için çalıştışar mezhep kurmamak için tarikat kurdular . 4 mezhep ve tarikatlarında ecri vardor fakat şimdiki tarikatların çoğu bidat ehli ve israil öğrencisi size tavsiyem hadis öğrenin alim hayatına bakın abdulkadir gelani 3 5 cin için snelerce mağrada kalmadı selefiye kendini nispet edenlere aldanmayın dininizi kendiniz öğrenin kendiniz hoca olun neslinizi bilinçlendirmek için Allah u alim vesselam |
Alıntı:
|
Alıntı:
Video bu abi |
Alıntı:
elimizdeki kuranda eksilme vs yoktur Allsh ben koruyorum diyorsa olay bitmiştir . kaykıp kuranın sahihliğinden eksikliğinden şüpe etmeye götürür zararlı düşünceşer tevekkül lazım biz kuranda bize düşeni alalım kafidir ayrı ayrı konuşmaya gerek yok bazı soruları cevabı basittir fakat cevap tatmin edici değilse insanın biraz kendini sorgulaması erekir kurandan ve hadislere şüpeci zan ile yaklaşmak gerek keza Allah a da resulede kuranda 1 cüz yok olsa diğer cüzlerde yeterdir çünkü hermesele çoğunlukla tekrar edilir ayetler pekişsin diye Bi peygamber 1 2 delille imanı sağlam oşur bizim imanımızın sağlamlaşması için el değöemiş değişmemiş bi çok ayet var efele te tezekkerun düşünen felah bulur biizniAllah |
Alıntı:
ben kendi doğrularımı dahi sorguluyorum yanlışları bırak emek yoksa bilgi yok kuru kuru öeal okuyarak kimse ilim öğrenmez keza 2 3 hoca dinleyerekte sen bu adam yerine aç youtubeden Mansur al salimi bütün videolarını izle dillerinden dökülen ya hadistir yada ayet bence sence yok her yönden Allah a göre Allah razı olsun bu adam dışında kimseyi takip etmiyorum hoca olarak |
Bakara suresi 106. Ayet, İslami literatürde, ‘’şeri bir hükmün daha sonra gelen şeri bir delille kaldırılması’’ veya bir şeri delilden sonra onun içerdiği hükmün aksini gerektiren başka bir şeri delilin varis olması diye tarif edilen ‘’nesh’’’ten ziyade tıpkı kıble değişikliği meselesinde olduğu gibi geçmiş şeriatlardaki bir sembolün yerine başka bir sembolün ikame edilmesiyle ilgilidir. Mamafih klasik dönemlerdeki İslam alimlerinin hemen tamamı neshin aklen caiz ve Kur’an metninde de vaki olduğu hususunda hemfikirdir. Dahası klasik dönemlerde Kur’an’da neshin vaki olduğunu kabul etmenin sahih itikatli mümin olmanın bir gereği hatta Müslümanlığın sıhhat ölçüsü gibi değerlendirildiğini neshi reddetmenin ise problemli bir İslam anlayışına sahip olmakla eşdeğer görüldüğünü belirtmek gerekir..
Örnek vermek gerekirse meşhur Hanefi fakihi Serahsi neshin caiz mümkün olmadığını savunanları ‘’fikir ve görüşlerine itimat edilmeyecek kimseler’’ olarak değerlendirmiş, hatta İslam inancına sahip bir kimsenin ‘’Nesh’’ diye bir şey yoktur’’ demesinin söz konusu olmadığına dikkat çekmiştir. (Serahsi Usulu’s-Seahsi cilt 2 sayfa 54) Bir başka Hanefi alimi Cassas Kur’an’a mütevatir hadislere selef ve halef ulemasının ittifakına açıkça muhalefet ettiğini belirtmiştir. (Cassas, el-Fusul fi’l-Usul cilt 2 sayfa 217) Bedreddin ez-Zerkeşi ise büyük alimlerin (eimme) Kur’an’daki nasih ve mensuh ayetler hakkında vukuf sahibi olmadan tefsir faaliyetine soyunmak hiç kimse için caiz değildir şeklinde bir görüş sahibi olduklarını belirtmiştir. (Zekeşi el-Burhan cilt 2 sayfa 29) Ayrıca birçok klasik kaynakta neshin Yahudilerce reddedildiğine müslümanlar arasında Ebu Müslim el- İsfehani dışında hiç kimsenin neshi inkar yönünde görüş belirtmediğine dair ifadelere yer verilmiş hatta onun görüşü ‘’merzul’’ (rezil, pespaye diye nitelendirilmiştir.(İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’an cilt 1 sayfa 379) |
Klasik kaynaklarda hangi tür hükümlerin neshe konu olacağı önemli bir mesele olarak ele alınmıştır. Mutezile kelamcıları ile Eşari ulema arasında hüsün-kubuh (iyilik ve kötülüğün mahiyeti) odaklı görüş ayrılıkları yaşanmışsa da iman ve ahlak esaslarına dair hükümler ile külli nitelikteki şeri-ameli hükümlerin neshe konu olmayacağı hususunda genel kabul olunmuştur. Fakat bu genel kabul, yani neshin sadece tikel ameli hükümlerle sınırlı olduğuna dair görüşler savunulmuştur. (İbnü’l-Barizi, Nasihu’l-Kur’an sayfa 22) Mesela Bakara suresi 62. Ayetteki bildirim, Al-i İmran 85. Ayetle nesh olunmuştur. Şöyle ki bazı müfessirlerin yorumuna göre Bakara suresi 62. Ayette zikredilen Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiiler, Hz. Muhammed’in risaletinden önce kendi peygamberlerinin dini öğretileri yürürlükte olduğu dönemde yahut Hz. Muhammed’in risalet ve tebliğinden habersiz olunduğu bir zaman ve zeminde Allah’a ve ahirete iman ve salih amelle kurtuluşa erebilirler. Yok, eğer İbn Abbastan nakledildiği üzere Bakara suresi 62. Ayetteki bildirim Hz. Muhammed’in yaşadığı çağdaki Yahudiler Hristiyanlar ve Sabiilere atfedilirse o takdirde bu ayet ‘’Her kim İslam’dan başka bir din ararsa bilsin ki, bu farklı din anlayışı asla hüsnü kabulle karşılanmayacak ve o kimse ahirette ziyana, hüsrana uğrayanlar arasında yer alacaktır’’ mealindeki Al-i İmran suresi 85. Ayette mensuh (hükümsüz) kalınmıştır. (Taberi, Camiu’l-Beyan cilt 2sayfa 45-46)
Kur’an’da neshin tahakkuk şartlarına gelince, usul alimleri bu konuyla alakalı olarak bir takım temel şartlardan söz etmişlerdir. Neshin tahakkukunda en temel şart hükmün kaldırılmasının bir şeri delil ve hitaba dayanmasıdır. Bunun yanında hükmü kaldırılan hitaba ilişkin herhangi bir süre kaydı bulunmaması ve nasih (nesheden) şeri delilin hitabın zaman bakımından memsuhtan (neshedilen) sonra varit olması gibi hususlar da neshin tahakkuk şartları arasında yer alır. Gelenekte alimlerin çoğuna göre Kur’an’ın Kur’an ve mütevatir Sünnet’le Sünnet’in de Sünnet ve Kur’an’la neshedilmesi mümkün, yani caizdir. (İslam Hukuk Metodolojisinde Tahsis (Daraltıcı Yorum) Prof. Dr. Ferhat Koca İSAM / İSLAM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Sayfa 119-121) Ancak İmam eş-Şafii Kur’an’ın ancak Kur’an’la Sünnetin’de ancak Sünnet’le neshedilebileceği fikrini benimsemiştir. (Şafii er-Risale sayfa 106-110) Öte yandan Kur’an veya mütevatir Sünnet’le sabit bir hükmün kıyasla neshinin caiz olmadığı hususunda da alimlerin büyük çoğunluğu ittifak etmiştir. Buna mukabil Şafii fıkıh geleneğinde önemli bir yere sahip olan İbn Süreyye Kur’an ve Sünnet’in kıyasla nesh edilebileceğini kabul etmiştir. Bir diğer Şafii fakih Ebu’l-Kasım el-Emmati de asli delillerden istihraç edilmiş bir kıyasla yani illeti nass veya fahve’l-hitab gibi kesin yollarla bilinen celi kıyasla neshin caiz olabileceğini söylemiştir. Çünkü böyle bir nesh ona göre Kur’an ve Sünnet’le gerçekleşen nesh gibidir. (Zerkeşi; el- Bahru’l-Muhit 5.cilt sayfa 289-291) |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Subhi es Salih lafzı mensuh manası baki ve hem manası hem de lafzı mensuh konu ile ilgili şunları söylüyor: ‘’Bu iki nesh için getirilen misallerin Kur’an’dan olduğunu veya neshedildiğini söyleyebilmek için ahad haberler delil olmaz’’ İbn Zafer de, bu haberin lafzı neshedilenlerden oluşunu reddetmiş ve şöyle demiştir. ‘’Çünkü ahad haberler, Kur’an-ı ispat edemez.’’ Lafzı mensuh ve hükmü baki olana misal, Nur süresinde olduğu söylenen şu meşhur misaldir:’’Yaşlı erkekle yaşlı kadın zina ettikleri zaman, Allah’tan ceza olarak onları, recm edin’’ Bu rivayetin muzdarip olduğuna delil, İbn Hibban’ın Sahihi’inde lafzı nesholunduğu iddia edilen bu ayetin Nur suresinde değil Ahzab suresinde olduğunu iddia eden rivayettir. Ebu Davud Nur suresinde recm ayetinin celde ayetinden sonra indiğinden kaldırıldığını ve hükmününün baki olduğunu rivayet eder. Dikkat edilirse, bu rivayet aynı olmasına rağmen bir Ahzab suresinde diğeri Nur suresinde olduğunu belirtiyor. Bu da rivayetle ilgili şüpheleri daha da artırıyor. Zaten ahad olan bir haber ile Kur’an’dan bir şey tespit etmek mümkün değildir. Böyle bir iddianın doğruluğunu savunmak Allah’ın bir takım ayetleri gönderip de Rasul tarafından kaydedilmediği zehabını uyandırır. Böylece Rasulun de risalet görevini tam olarak yapömadığı ortaya çıkar. Böylece elimizde bulunan Allah’ın Kitabı’nın haşa eksik olduğunu iddia etmiş olurlar. Suyuti el-İtkan’da Ceys bin Sad’dan Hz. Ebubekir’in Hilafeti döneminde Kur’n’ın tedvini ile ilgili rivayetleri açıklarken şunları nakleder ‘’ Zeyd bin Sabit Kuran ayetlerini ancak iki adil şahitle birlikte olunca yazıyordu. Ömer bin Hattab recm ayetini getirdi Zeyd bunu yazmadı. Çünkü kendisi tek idi. Ebu Huzeyme bin Sabitte Tevbe suresinin son kısmını getirdi. Şahidi de olmadığı halde onu kabul etti. Çünkü Rasulullah (s) onun şehadetini iki şahidin yerine kabul etmişti. Recm gibi çok önemli bir hadiseyle ilgili bir şey varsa onu sadece Hz. Ömer’in bildiği diğerlerinin bilmediği kabul edilemez. hüküm olarak baki kalıp da tilaveten bir Kur’anı esesın neshedilmesi bizzat Kur’an’a aykırıdır. Çünkü Yüce Allah şöyle buyuruyor: ‘’Allah size neyi haram kılmışsa onu açık bildirmiştir.’’ (Enam suresi 119. Ayet) Recm, Allah’ın açıkça haram kıldığı zina suçuna ait bir ceza olduğu için bununda açıkça bildirilmesi gerekir. Allah bu açıklamayı Nur suresinde yapmıştır. Ayet olduğu iddia edilen sözün şekli hakkında gelen rivayet ihtilaflıdır. Ayrıca cezaya konu olarak sadece yaşlı erkek ve yaşlı kadının zikredilmesi şaşırtıcı bir durumdur. Hz. Ömer bir ayetin yazılması hususunda şahitliği kabul edilmeyecek kadar adil dreğil miydi? Eğer Nebi (s.) vefat edinceye kadar recm ayeti lafız ve hüküm yönünden neshedilmediyse ve Hz. Ömer bundan emin idiyse bu durum karşısında sessiz kalmayacak kadar da güçlü değil miydi ? Ayrıca Hz. Ömer bu ayeti bilen ikinci kişiyi rahatlıkla bulabilirdi Kaldı ki Hz. Ebubekir’e Kur’an’ın yeniden yazılması ve düzenlenmesi teklifini veren Hz. Ömer’dir. Kendisi bizzat buna öncülük etmiştir. (Suyuti el İtkan Cilt 1 sayfa 60-63) Hafız Ebu Ya’la’nın tahric ettiği ve Nebi (S.)’nin recm ayetinin yazılması talebine karşılık vermemesi hususundaki hadise gelince, o mecliste Hz. Ömer de vardı ki kendisi bu hadisin ravisiydi. Bu konuda şüpheli olabilirdi veya en azından recm ayetini Nebi (S.) zamanında bu yüzden neshedildiği düşüncesine sahip olabilirdi. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Vehhabi aslında hakkı anlatanlara kötü söz söyleniyor fakat vehhabilikte mezhebdir . Ve vehhabilik tekfirde biraz aşırıya kacsada geçmiş zamanda küfrü açık işleyen herkes tekfir edilirdi bunun örneği çoğunlukla var Adam havasta yapıyor Havaş çin ilmi değil fazilet ilmidir okuyarak yapıyorlar Rukye izinli Rukye dışında kabul etmiyorlar vefk davet vs vs sünnete yeri yok keza hadislerde ve alimlerde bu konuda sakindirmis vardır Velhasıl kelam Mansur al salımı de alimdir Mezhebi beni alakadar etmez ben onun doğrularını delillerini alıyorum yani şirk küfür veyahut tekfir ile alakalı bı videosuna rast gelmedim ve bütün videolarını özlemişim hemen hemen Şimdi havascilarin büyücü kolu var dinen büyü yapan idam edilmez başini kiliçla keserler bu alimler büyücünün özelliğini şuna bağlar ana adı kendi adı resim bunları isteyenler buyucudur diyorlar hicbilenle bilmeyen bir olurmu hayatını ilme adamış adamlar sakınıp sakindiriyorsa vardır bunda bı hisse Şimdi o vehhabi su vehhabi dinde olmayan şeyi Reddetmek imanı korumak içindir . Selef alimleri Çin daveti gibi hurufilik sembolle vefk yazmak gibi şeyleri cinlere dua onlardan istek olarak tanımlamalar ve reddetmisler . Nefesten değil imanı korumak adına şimdi sahih olan tek şey rukyedir onla amel ederler . Bu bı ilim olsaydı imam azam imam Mâlik imam şafi imam ahmetten böyle Faydalı vefkler meydana gelirdi ümmete yararlı bunlar cinlere dua etme onları kullanmadan sakinmislar . Keza sonradan müslim olan büyücüler müslüman cinler bile yalancıdır diyorsa bunda ibretler vardır . Mesele ihtilaflı herkes kendi itikadini korur hangi amelde şirk var cinlerden istekte bulunma onlaramdua etme onları övme vs vs vs rububiyet tevhidi de şirke düşmektir isim ve sıfat tevhidi dede şirke düşülür kerkes kendi doğrusunu düşünür ve asla Mansur al salımı ye kötü söz kabul etmem Allah dostudur insanları ıslah edici davetcidir . Vehhabi değildir kimseyi tekfir ettiğini görmedim açık kufurde tekfir haktır . Cinlere tapanlar tabikide tekfir edilir . Selef alimleri vefk muska ya ruhsat vermismi bakabilirsin . Ben şahsen anlamam bilmem benden uzak :) Cin davetine gerek yok her yerde çin var cinler kimseye tabi değil çünkü cinlerin hepsi şuan deccalin hizmetçisi müslüman olanlar müstesna bu konuda sahada konuşmak istemiyorum . Ha tüm ülke başkanlarida deccalin emrinde şuan . |
Alıntı:
|
Youtubede çoğu hocada cinleri el altında tuttuğunu sanan cinlere hükmettiğini sanan hocalarda cinlerin emrinde olup o cinlere hükmettiğini sanmakta tevhid daveti yapıp 4 mezhebi itibarsizlastiranlarda deccalin emrinde tekfir ile müslümanların arasını bozanlarda bU zumrede deccalin faaliyeti Resulumuz sav öldükten sonra başladi o gün bugün tüm kâfir cinler onun emrinde ve geçmişte alım olanlardan bazılarında onun emrindeydi ama kimler bilmiyorum alım araştırması yapmıyorum artık araştırdık karım Salih insanlar olarak görünüyor Allah bilir Osmanlı dönemi bittikten sonra tüm ülkelerde deccalin emrine girdi bı hadise göre ümmetin ömrü binbeşyuz yıldır bu yıl dolunca deccal kendi ilahligina davette bulunacak Allahu alım en doğrusunu bilen odar yazdıklarım gayb bilgisidir ama ben sır saklamayı sevmem ahir zamanda kuran hadis ve 4mezhebe Tutunamayanlar bu fitneye düşer avam a mezheb olmadanda ibadet edilir fıkıha gerek yok demektir . Milleti ateşe davet etmektir bı zamanlar Ebu hanzalayi severdim fakat iyisini aldım kötüsünu kendi düşünsün
|
Alıntı:
Kabirlere okunan Fatiha ölulerin oldu oysa Fatiha dirilerin duasiydi ne anlatmak istediğimi gönül gözü açık olan anlar zan zan zaann ben nefsimden konuşmuyorum kimin hesabına ne gelirse onu etsin ben bildiğimi yazarım anlamayana tefekkür etsin |
Alıntı:
muhammed bakır hz. sen gercekten büyük imamsin dedigi bir mübarek ulu zat kendisi, sadece kuran mahluktur demedigi icin yapilan iskence ölmüs bir büyuk şehiddir |
Alıntı:
4 imam da haktır derler.fıkıhta hanefiyim.kendisi ile ilgili kötü bir zannım yok.Ama hüküm verilirken diğer imamlar kuran ve sünnete göre verirler sadece imamı azamın ehli rey olmasını anlayamadım yani kendi görüşü ile mi hüküm veriyor açıklayabilir misin abi |
Alıntı:
Hadislerin korunmasının delili nedir bir sürü hadis uyduruyorlar mesela sümükü şerifin delili nedir? (Hz Muhammed benim adima yalan söyleyen cehennemden yerini hazirlasin demezdi .) |
Alıntı:
muctehidler ictihadinda haklidir hic birine yanlis diyemeyiz |
Alıntı:
kimiside bir sifreye bir usule uydurmak icin bazi ayetler eksik der bazı ayetler fazla der hic birine kulak asmamak gerekir uyulmasi gereken 4 imamdan biri hangisi olursa olsun... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Geçen gün Ebubekir sifil ile Abdülaziz bayındır bir sahne de tartışmasını izledim. Ebubekir sifil, Abdülaziz bayındır'a şöyle sordu: Kur'an-ı Kerimin Allah kelamı olduğunu Kuran dışında bir kaynaktan söyleyiniz. Abdülaziz bayındır yanıt veremedi tabi... Size böyle bir soru sorulsa siz ne derdiniz? |
Alıntı:
ebu davut mace de daha fazlaymış keza ahmet bin hanbelde rivayet ettiği bi hadisi ölmeden önce vefatına yakın değiştirmiş şuan hadis hatrımda değil . bunları alimlerin tespit etmesi zor ama gaye var nitekim her hadis vahiy değildir çünkü sahabi de çoktu ve onu gören sohbet edenler dahi rivayette bulunmuş yani her hadis vahiy dir denilmiyor fakat çoğusu vahiydir ebu hureyre rivayetleri daha sahihtir diyor alimler ve bi hadis 3 4 rivayet gerekiyor sahihliği için ve rivayet edenin hafızası iyi olan vardı kötü olan vardı icma var kıyas var sahih hadis hiç yoksa zayıf hadisle amel olunur yanı hiç bişey bulmayanda Kendi adaleti ile hukmeder keza 4 fıkıh alimide böyle yapmış ve peygamberden 100 150 yıl sonra kendini ilme adamışlar yanı 4 hak mezhep demiş alimler o zamanlar sahabi oğullarına ulaşmak kolay dı peygamberden sonra hz ali ile hz aişe karşı saflarda savaştılar çok fitne çıktı Yani dinimizde çok fitne çıktı mütezile cehemmiye kader inkarcıları peygamber döneminde hariciler kuran mahluktur meselesi yani daha çook çok şeyler var araştormak güzel heleki kalp gözün açıksa olayları yaşarsın |
Alıntı:
mesela en onemli ibadet namazdir, ramazanda hayz olan kadin, ramazandan sonra niye en onemli ibadet olan namazi degilde orucu kaza eder iste rey bu hukmu cikarabilmek icin kiyas yapabilmektir... |
Alıntı:
O, kendi heva ve hevesinden hiçbir şey konuşmaz.(Necm suresi 3.ayet) Alıntı:
|
Alıntı:
daha baska kaynaga ihtiyac yok... |
Alıntı:
ve imam şafinin öğrencisidir ahmet hanbel imam şafide imam azamın bak hepsinin fıkhi görüşü ayrı ama hiöbiri bi fikihtan ötürü birbirini tekfir etmemişler hep saygı çerçevesi imrenmemek elde degil bu 4 mezhebin asrı önemli son asırdadırlar bu yüzden sonra gelen alimler hep bu 4 mezhebe kendini nispet etmişler mezhep kurmaktan kaçınansa tarikat kurmuş çok isterdim mesela imam nenevininde tarikatının olmasını yani dikkat etmek gerek çok dilkat etmek gerek şii mezhebinide fitne olarak görüyorum şahsen kuran sünnet hüküm çıkarmak için yetme değilde kuran ve sünnette hadislerin açıklamasını yapıp buna göre hüküm veriyorlar keza bi ayetten 3 5 hüküm çıkar keza daha fazlada keza bi hadiste öyle islami çerçevede fıkıhta görüş ayrılıgında da rahmet var çünkü herkes usursuz ibadetin hüküm vermenin peşinde |
Alıntı:
anlamadın hacı rivayet konusunda sahihliği olmayanlar iöin sahih hadisler tabikide vahiydir fakat her hadise vahiy denemez sahih olmayan yanlış rivayetler nefsi rivayetler de olabilir 10 bin rivayetten illaki 500 tanesi sahih değil tesitide zor yani zor olmasa ahmet bin hanbel ölümüne yakın bi hadisi değiştirmezdi yani bu alimler her hadisi tefekkür ediyor ölene kadar imrenmemek hayranlık duymamak elde değil . alim görüşleri vardır işlaki şu hadis vahiy kaynaklıdır diye keza tespitide zor değil çünkü çogu tefsirde hadis kullanılmış açıklamada vahiyi tamamlıyor açıklıyor falan |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:52. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com