| Yusufiyeli |
31.10.25 07:20 |
Ben, ülkemizde yapılan tefsir ve meal çalışmalarında kıraat farklılıklarının (Hamdi Yazır ve Süleyman Ateş gibi bazı müelliflerin eserlerindeki kısmi açıklamalar hariç tutulacak olursa) genelde göz ardı edildiği kanaatindeyim. Halbuki, Türkçe tefsir ve meal çalışması yapanların, kıraatları, yaptıkları çalışmalarda değerlendirmeye almaları ve değişik anlamlara gelebilecek kıraat farklılıklarını göstermeleri gerekmektedir. Mesela, Asım'ın Hafs rivayetine göre yazılmış olan mushaflarımızda Rum, suresi 22. ayetinde yer alan " اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِلْعَالِم۪ينَ’’
ifadesi, Türkçe meallerin genelinde metinde yazıldığı gibi ". Bunda, ilim sahipleri için elbette ibretler vardır." şeklinde verilmiştir. Halbuki kıraat imamlarının geneli bu ayette yer alan "alimler" ifadesini
‘’alemler" şeklinde okumuştur. Cumhurun bu okuyuşu göz önüne alınacak olsaydı, ayetin anlamı, "...bunda alemler için ibretler vardır..." şeklinde olacaktı. Asım kıraatının, yapılan çevirilerde esas alınmasına bir şey denmese de, farklı okuyuşlardan kaynaklanan değişik anlamlara, en azından dipnotta bir atıfta bulunulmamasının Kur'an meali çalışmalarında önemli bir eksik lik olduğu kanaatini taşıyorum.
|