Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Osmanlı Şeriat Devleti midir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/92868-osmanli-seriat-devleti-midir.html)

Yusufiyeli 04.07.24 15:09

Alıntı:

Karamanoglu16 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623015)
değildi Töre ile yönetilmiştir keza Şeriat hükmünde o padişahların hangisi alkol alıp esrar tüketebilirdi ?

Osmanlı kadısı şer’î hukukun uygulayıcısı ve şeriat esasına dayanan bir yönetimin temsilcisi dir. Bundan başka geleneksel hukuk ve yönetim sistemlerinde olduğu gibi Osmanlı kadısının önündeki hukuki mevzuat sadece fıkıh kaynakları değil (Kur’ân-ı Kerim), hadis, icma, ictihad, belki dünyevi otoritenin koyduğu kurallardan ve geniş ölçüde de yazısız örf, adet ve teamülden meydana gelmektedir. 18. yüzyıl boyu kadıların eyaletlerdeki hiyerarşisi ve görevleri ve durumları konusunda aydınlatıcı bir eser yoktur. Arap eyaletlerindeki durum üzerinde Suriyeli Abdülkerim Rafek’in çalışmaları aydınlatıcı olsa da, genelde Osmanlı ulemasının durumunu bilmediği ve değerlendirmelerinin bu açıdan noksan olduğunu belirtmek gerekir. Oysa asıl ilginç gelişme, 18. yüzyılda mali bünyede yaşanan değişiklik ve adem-i merkeziyetçi bir mali idare dolayısıyla Rumeli ve Anadolu eyaletlerinde çıkan yeni kuvvet grupları, yani ayân, mütesellim karşısında Anadolu ve Rumeli’deki kadıların mali görevlerinin ve asayiş konusundaki idareci rollerinin nasıl eridiği veya ne ölçüde muhafaza edilebildiğidir. II. Mahmud dönemi reformlarının bu konuda büyük değişiklik getirdiği ve kadıların artık idari ve mali görevlerini ve yetkilerini büyük ölçüde kaybettikleri malûmdur. Vakıflar, Evkaf Nezareti’ne, yeniçerilik kaldırılınca vergi toplama ve asayiş ihtisab nazırlarına bırakılmıştır, kadı artık sadece bir yargıç olarak bırakılmıştır. Bu nedenle İstanbul’da bile İstanbul kadısının bir müddet sonra Bab-ı Meşîhat binasındaki bazı odalara nakledildiği ve böylece orada âdeta İstanbul Mahkemesi başkanlığı görevini gördüğünü belirttik. Tanzimat’tan sonra nizami mahkemelerin kurulması ticaret ve ceza konusunda bir nevi çifte uygulama ve çifte muhakeme sisteminin çıkmasıyla kadı’nın görevleri bugünkü hususi hukuk alanına ait sahayla sınırlı kalmış ve son asırda gittikçe bir görev aşınımına uğramıştır. Fakat yine bu asırda medresetul-nüvvâb veya medresetu’l-kuzât’ın kurulmasıyla Osmanlı kadılarının eğitimi de ıslah edilmiş ve “naib-i şer’î” unvanıyla vilayet yargı sisteminde memuriyetlerini koruyabilmişlerdir. Ama Tanzimat asrı hukuk, mevzuat ve yargı sistemi açısından eskisinden çok farklıdır ve devamlı değişiklik geçirmektedir.

Karamanoglu16 04.07.24 15:14

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623026)
Osmanlı kadısı şer’î hukukun uygulayıcısı ve şeriat esasına dayanan bir yönetimin temsilcisi dir. Bundan başka geleneksel hukuk ve yönetim sistemlerinde olduğu gibi Osmanlı kadısının önündeki hukuki mevzuat sadece fıkıh kaynakları değil (Kur’ân-ı Kerim), hadis, icma, ictihad, belki dünyevi otoritenin koyduğu kurallardan ve geniş ölçüde de yazısız örf, adet ve teamülden meydana gelmektedir. 18. yüzyıl boyu kadıların eyaletlerdeki hiyerarşisi ve görevleri ve durumları konusunda aydınlatıcı bir eser yoktur. Arap eyaletlerindeki durum üzerinde Suriyeli Abdülkerim Rafek’in çalışmaları aydınlatıcı olsa da, genelde Osmanlı ulemasının durumunu bilmediği ve değerlendirmelerinin bu açıdan noksan olduğunu belirtmek gerekir. Oysa asıl ilginç gelişme, 18. yüzyılda mali bünyede yaşanan değişiklik ve adem-i merkeziyetçi bir mali idare dolayısıyla Rumeli ve Anadolu eyaletlerinde çıkan yeni kuvvet grupları, yani ayân, mütesellim karşısında Anadolu ve Rumeli’deki kadıların mali görevlerinin ve asayiş konusundaki idareci rollerinin nasıl eridiği veya ne ölçüde muhafaza edilebildiğidir. II. Mahmud dönemi reformlarının bu konuda büyük değişiklik getirdiği ve kadıların artık idari ve mali görevlerini ve yetkilerini büyük ölçüde kaybettikleri malûmdur. Vakıflar, Evkaf Nezareti’ne, yeniçerilik kaldırılınca vergi toplama ve asayiş ihtisab nazırlarına bırakılmıştır, kadı artık sadece bir yargıç olarak bırakılmıştır. Bu nedenle İstanbul’da bile İstanbul kadısının bir müddet sonra Bab-ı Meşîhat binasındaki bazı odalara nakledildiği ve böylece orada âdeta İstanbul Mahkemesi başkanlığı görevini gördüğünü belirttik. Tanzimat’tan sonra nizami mahkemelerin kurulması ticaret ve ceza konusunda bir nevi çifte uygulama ve çifte muhakeme sisteminin çıkmasıyla kadı’nın görevleri bugünkü hususi hukuk alanına ait sahayla sınırlı kalmış ve son asırda gittikçe bir görev aşınımına uğramıştır. Fakat yine bu asırda medresetul-nüvvâb veya medresetu’l-kuzât’ın kurulmasıyla Osmanlı kadılarının eğitimi de ıslah edilmiş ve “naib-i şer’î” unvanıyla vilayet yargı sisteminde memuriyetlerini koruyabilmişlerdir. Ama Tanzimat asrı hukuk, mevzuat ve yargı sistemi açısından eskisinden çok farklıdır ve devamlı değişiklik geçirmektedir.

bu sonucu değiştiriyor mu peki ? şeri hükümde bir liderin apaçık bir şekilde alkol kullanması, esrar tüketmesi serbest mi ?

Yusufiyeli 04.07.24 15:15

Alıntı:

Karamanoglu16 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623030)
bu sonucu değiştiriyor mu peki ? şeri hükümde bir liderin apaçık bir şekilde alkol kullanması, esrar tüketmesi serbest mi ?

serbest mi dedim

imas 04.07.24 15:18

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623009)
Evet bu konu hassas . Ama bir de çocuklar var. Onlar neden öldürülüyor? Suçsuz ceza olur mu? Prof. Ahmet Akgündüz bu soruya şöyle cevap veriyor: “Bunların cezalandırılması için suç işlemelerini beklemek çoğu zaman cezalandırma imkânını ortadan kaldırdığı gibi, bazen çok ağır ve telafisi imkânsız neticeler doğurur. Tarihî tecrübelerin de gösterdiği gibi, bir şehzadenin cezalandırılması için ayaklanmasını beklemek, düşman ülkelerle anlaşıp, arkasına silahlı binlerce kişi alarak, asayişi esaslı tehdit eden bir kimseyle karşı karşıya kalmak demektir. Böyle bir vaziyette artık cezalandırmaktan söz etmek abestir. Çünkü iş işten geçmiştir. Kaldı ki, bu şehzadeler öldürülmedikleri zaman, bunların da diğerlerini öldürmesi söz konusu olacaktır.” Ha bu cevapta tatminkâr olmayabilir. Nihayetinde İlahi takdire bırakmak lazım.

onun bunun tahminiyle , şoyle olsaydi şoyle olurdu, boyle olmadigi icin boyle yapıldı gibi hamasi konuşmalar, gaibi tahmin etmek gaibe karar vermek gibi haddi aşan kelimeler kullanmaktir,
bunlara padisahlarin evlendigi köle pazarindan alınan, esir edilip getirilip sultan edilen donme kadinlarin katkısınida unutmamak gerekir,osmanlinin en büyuk kabahatinden biride 2 si hariç tum padisahlarin hanımlarının analarinin dönmelerden olmadiydi, her ne hikmetse bu topragin saf temiz kizlarini layik gormenisler kendilerine, elden gecmis cilveli leri tercih etmisler
yapılmış olmuş bitmiş hesabi mahserde sorulacak

Karamanoglu16 04.07.24 15:19

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623036)
onun bunun tahminiyle , şoyle olsaydi şoyle olurdu, boyle olmadigi icin boyle yapıldı gibi hamasi konuşmalar, gaibi tahmin etmek gaibe karar vermek gibi haddi aşan kelimeler kullanmaktir,
bunlara padisahlarin evlendigi köle pazarindan alınan, esir edilip getirilip sultan edilen donme kadinlarin katkısınida unutmamak gerekir,osmanlinin en büyuk kabahatinden biride 2 si hariç tum padisahlarin hanımlarının analarinin dönmelerden olmadiydi, her ne hikmetse bu topragin saf temiz kizlarini layik gormenisler kendilerine, elden gecmis cilveli leri tercih etmisler
yapılmış olmuş bitmiş hesabi mahserde sorulacak

hay ellerine sağlık hocam

Yusufiyeli 04.07.24 15:20

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623036)
onun bunun tahminiyle , şoyle olsaydi şoyle olurdu, boyle olmadigi icin boyle yapıldı gibi hamasi konuşmalar, gaibi tahmin etmek gaibe karar vermek gibi haddi aşan kelimeler kullanmaktir,
bunlara padisahlarin evlendigi köle pazarindan alınan, esir edilip getirilip sultan edilen donme kadinlarin katkısınida unutmamak gerekir,osmanlinin en büyuk kabahatinden biride 2 si hariç tum padisahlarin hanımlarının analarinin dönmelerden olmadiydi, her ne hikmetse bu topragin saf temiz kizlarini layik gormenisler kendilerine, elden gecmis cilveli leri tercih etmisler
yapılmış olmuş bitmiş hesabi mahserde sorulacak

Ne dedikde haddimizi aştık kurban

Alıntı:

Karamanoglu16 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623039)
hay ellerine sağlık hocam

Yandan mevzuya girme lan

imas 04.07.24 15:24

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623041)
Ne dedikde haddimizi aştık kurban

sana demedim, hani o fikir soyleyen akgunduz var ya iste ona dedim, sana niye soyliyeyim biz 700 sene sonra fikir beyan ediyoruz

Yusufiyeli 04.07.24 15:25

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623047)
sana demedim, hani o fikir soyleyen akgunduz var ya iste ona dedim, sana niye soyliyeyim biz 700 sene sonra fikir beyan ediyoruz

Anladım başkası mal bulmuş mağripli gibi atladı da

Karamanoglu16 04.07.24 15:36

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623041)
Ne dedikde haddimizi aştık kurban



Yandan mevzuya girme lan

Lan derken ?

Yusufiyeli 04.07.24 15:40

Alıntı:

Karamanoglu16 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 623053)
Lan derken ?

lan değil sakallı diyelim o zaman yandan mevzuya atlama


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:00.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148