Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Keşfi açık olanlar Atatürk hakkında bilgi verebilir mi ?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.07.24, 16:15
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben sizin tarih okumadığınızi düşünmedim. Saplantilisiniz da demedim. Öyle de bir düşüncem olmadı. Olsaydı zaten aciklamayla uğraşmazdim. Zira bir şeyi yarım yamalak bilen bir kişiye ne anlatsaniz da fayda etmez, sizi tenzih ederek konuşuyorum lütfen yanlış anlamayın. Geniş açıdan bakın dememden kastım sizi yermek değil. Bazen nötr olup işin oluruna bakmak gerekiyor. O zamanki süreci gerçekten özümsemek gerekiyor. İnanın bu araştırmayla okumayla olan bir şey değil. Yani bu konu da sizi şahsi olarak eleştirmedim. Öyle anlasildiysa kusura bakmayın.

İkisini içerecek şekilde bir egitim modeli pek mümkün görülmüyor. En makulu eski tüm kaynakların hepsini Latin alfabesine uyarlayip o veriler ışığında bilimin ilerlemesini sağlamak olabilirdi. Sanırım istediğiniz de bu olabilir. Komple kendi geçmişini inkar eder gibi sırt çevirip batıya yönelmenin bilimsel açıdan doğru bulmuyorsunuz anladığım kadarıyla. Eskiden Osmanlı ilimde pir iken hatta daha öncesi de vardır. Sonradan batı bilimde çığır açtı. Belki bu yönelimin sebebi herneyse egitimde de batıyı örnek olmak da bundan olabilir. Çünkü hatırlarsanız Osmanlı bir ara yaşadığı sıkıntıların çözümünü bir dönem gecmiste aradı. " Biz eskiden iyiydik şimdi aynı konumda değiliz. Ozaman geçmişteki usullerimize bir bakıp eski düzeni sağlayalım" bu fikir tuttu mu? Malesef başarısız oldu. Ülke olarakta bireysel olarak da hep ileri bakmak gerekir.

Avrupa'da hala bile devam eden hanedanliklara bakarsanız sadece süs olarak duruyorlar. Herhangi bir resmi yazışmalari yok. Her hangi bir ülke yönetimde dış anlasmalarda hükümleri yok. Ama bizde öyle olmuyor malesef. O nedenle kaldırıldı.. kı zaten hanedanlıktan ( ordu, toprak, nam) eser kalmadı. Halifelikte ise sadece inan ve değer veren Türkler kaldı. Bizim halifemizi Arap camiası tanımadı.. Bir de Avrupa yönetim yapisi eskiden beri cumhuriyet yada benzeri rejimlere daha yakındır. Bilirsiniz bir konsül veya bir grup insan vardir. Bunlar kralın yaptilarini sorgular, yeri gelir bütçe çıkmaz savaşa vs. Osmanlı da böyle bir yönetim anlayisi yok. O yüzden onlardaki baş kaldiri ve isyan yada tabiyetlik olayı bizlerle aynı düzeyde değil. O sebebledir ki onlardaki tum reform hareketleri aşağıdan yukarı girmiştir. Ki olması gereken de budur. Bizde ise tam tersidir. Tepeden halka zorla yaptırılmıştır. Çünkü Türk yapısında yönetimi sorgulama, isyan pek hoş karşılanan yada yaygın bir durum değildir. Ama Avrupa'da bu çok yaygın.
Dostum mimikler olmadığından sanırım sert anlaşıldım hakkını helal et. Konjektörel düşününce bazı inkılaplar başkatürlü olmazdı denebiliyor. İnkılaplara bakarsan tek bir insanın diktasını görebilirsin.
Bu durmda soru şu: DİKTA EDEREK DEMOKRASİ TESİS EDİLEBİLİR Mİ?

Yok Atatürk seyitti, yok Atatürk Hafızdı, Yok Atatürk Araplara kafa tuttu falan bırakın bu tarihten süper kahraman çıkarma yarışını. Ben Atatürkü küçümsemiyorum bilakiz onu tanrı boyutunda büyüten sonradan olma zeust çuları diyorum. Her insanın hataları ve zaafı vardır. Atatürkünde gırla hataları vardı onu 4x4 lük gösterme gayreti çerçevesinde geçmişe küfür edip yeniyi öven yakın kör ( hipermetropik rüzgara karşı işeyenler)

Dostum herkes eleştirilmeli Osmanlıya sövebiliyorsan, Atatürkü eleştirmemi hoş karşılamalı, bu yakın dövüşçüler. Osmanlıyı da savunuyor değilim aslında tamam bir hayranlığım var (komple tarihi düşününce tarzı ile yönetim, özgürlük, fetih anlayışı, evliya gibi padişahlar vs..) Unutulmaması gereken konu: Osmanlı olmasaydı Türkiye Cumhuriyeti de olmazdı. Atatürk olmasa başka Atatürkler çıkardı o dönem herkes Atatürk olmuştu, bir kıvılcım bir hareket, bir fitildiler ateşini bekleyen.

Neyse Kardeşlikler kırdıysam hakkınızı helal edin üzüm yedik, bağ bekçisi ile yakın temas bize yakışmaz.

  #2  
Alt 09.07.24, 16:30
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 1372
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dostum mimikler olmadığından sanırım sert anlaşıldım hakkını helal et. Konjektörel düşününce bazı inkılaplar başkatürlü olmazdı denebiliyor. İnkılaplara bakarsan tek bir insanın diktasını görebilirsin.
Bu durmda soru şu: DİKTA EDEREK DEMOKRASİ TESİS EDİLEBİLİR Mİ?

Yok Atatürk seyitti, yok Atatürk Hafızdı, Yok Atatürk Araplara kafa tuttu falan bırakın bu tarihten süper kahraman çıkarma yarışını. Ben Atatürkü küçümsemiyorum bilakiz onu tanrı boyutunda büyüten sonradan olma zeust çuları diyorum. Her insanın hataları ve zaafı vardır. Atatürkünde gırla hataları vardı onu 4x4 lük gösterme gayreti çerçevesinde geçmişe küfür edip yeniyi öven yakın kör ( hipermetropik rüzgara karşı işeyenler)

Dostum herkes eleştirilmeli Osmanlıya sövebiliyorsan, Atatürkü eleştirmemi hoş karşılamalı, bu yakın dövüşçüler. Osmanlıyı da savunuyor değilim aslında tamam bir hayranlığım var (komple tarihi düşününce tarzı ile yönetim, özgürlük, fetih anlayışı, evliya gibi padişahlar vs..) Unutulmaması gereken konu: Osmanlı olmasaydı Türkiye Cumhuriyeti de olmazdı. Atatürk olmasa başka Atatürkler çıkardı o dönem herkes Atatürk olmuştu, bir kıvılcım bir hareket, bir fitildiler ateşini bekleyen.

Neyse Kardeşlikler kırdıysam hakkınızı helal edin üzüm yedik, bağ bekçisi ile yakın temas bize yakışmaz.
Malesef haklısınız dikte edilerek ne demokrasi tesis edilebilir. Ne de herhangi başka bir şey. Gönül isterdi ki inklaplar aşağıdan yukarı hareket etsin. Bazı hususları halkın kendisi talep etsin. Ama dediğim gibi bizim toplumumuz buna alışık değil. Osmanlı'da padişah dikte etti. Demokrasi de Atatürk. Günümüzde ise cumhurbaskanlari. Ben hala gunumuzde tam anlamıyla bir cumhuriyet yasandigini düşünmüyorum. Zira yapımız ugun değil. Tanrı haşa Allah gibi görüp tapınmak hele çok yanlış. Atatürkçü olupta Allah'tır ben taparim diyeni de açıkçası duymadım. Oda bir kul sonuçta. Her kulda olduğu gibi onda da hataları vardım özellikle son zamanlarında. Hastalık kısımları dersim olayları vs. Ama sanırım sizin tarafsız dusunememezin sebebi itiraf ettiğiniz hayranliginiz. Atatürk olmasaydı başka ataturkler çıkardı soyleminizi de doğru bulmuyorum ben. Çıksaydı zaten Osmanlı yikilmazdi öyle değil mi? Sizce ikinci bir fatih Sultan Mehmet gelir mi bu dünyaya? İkinci bir kanuni Sultan Süleyman? Yavuz sultan selim? Kendi soyundan gelenler bile biri diğerinin yerini tutmaz iken ikinci üçüncü ataturkler cikarmak yanlış bir bakış açısı. Günümüzde bakın Abdulhamithana giydirirler. Sayan da ve sovende. Bana kalırsa elinden geleni yapıp en iyi şekilde ülkesini yönetti. Daha önce yapılmamış bir şekilde diktatördu ama olması gerekiyordu. Halka dikte ederek birşeyler yapmaya çalıştı. Ama dediğiniz gibi dikte etmek ile olmuyor mealesef.. bu tutumu onu kötü yada hatalı kilmaz. Dönemin şartları onu gerektiriyordu çünkü.. Abdülhamit varlığını ne kadar atasına borçluysa Ataturkte o kadar borçludur.

Yine diyorum objektif bakılmalı, hayranlık duyulmadan herkesin yanlış ve doğrusu görülerek durumun o anki şartlarına göre değerlendirilmeli. Ama bir insanın sadece hatasını görüp yaptığı iyi işlerden hiç bahsetmeden anlatirsaniz yazılan konu da haliyle farklı bir yön alır. Yoksa kusursuz olmak sadece Allah'a cc. Ya mahsustur. Geri kalan her kul, her padişah üzerine düşeni alır...

  #3  
Alt 09.07.24, 17:22
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Malesef haklısınız dikte edilerek ne demokrasi tesis edilebilir. Ne de herhangi başka bir şey. Gönül isterdi ki inklaplar aşağıdan yukarı hareket etsin. Bazı hususları halkın kendisi talep etsin. Ama dediğim gibi bizim toplumumuz buna alışık değil. Osmanlı'da padişah dikte etti. Demokrasi de Atatürk. Günümüzde ise cumhurbaskanlari. Ben hala gunumuzde tam anlamıyla bir cumhuriyet yasandigini düşünmüyorum. Zira yapımız ugun değil. Tanrı haşa Allah gibi görüp tapınmak hele çok yanlış. Atatürkçü olupta Allah'tır ben taparim diyeni de açıkçası duymadım. Oda bir kul sonuçta. Her kulda olduğu gibi onda da hataları vardım özellikle son zamanlarında. Hastalık kısımları dersim olayları vs. Ama sanırım sizin tarafsız dusunememezin sebebi itiraf ettiğiniz hayranliginiz. Atatürk olmasaydı başka ataturkler çıkardı soyleminizi de doğru bulmuyorum ben. Çıksaydı zaten Osmanlı yikilmazdi öyle değil mi? Sizce ikinci bir fatih Sultan Mehmet gelir mi bu dünyaya? İkinci bir kanuni Sultan Süleyman? Yavuz sultan selim? Kendi soyundan gelenler bile biri diğerinin yerini tutmaz iken ikinci üçüncü ataturkler cikarmak yanlış bir bakış açısı. Günümüzde bakın Abdulhamithana giydirirler. Sayan da ve sovende. Bana kalırsa elinden geleni yapıp en iyi şekilde ülkesini yönetti. Daha önce yapılmamış bir şekilde diktatördu ama olması gerekiyordu. Halka dikte ederek birşeyler yapmaya çalıştı. Ama dediğiniz gibi dikte etmek ile olmuyor mealesef.. bu tutumu onu kötü yada hatalı kilmaz. Dönemin şartları onu gerektiriyordu çünkü.. Abdülhamit varlığını ne kadar atasına borçluysa Ataturkte o kadar borçludur.

Yine diyorum objektif bakılmalı, hayranlık duyulmadan herkesin yanlış ve doğrusu görülerek durumun o anki şartlarına göre değerlendirilmeli. Ama bir insanın sadece hatasını görüp yaptığı iyi işlerden hiç bahsetmeden anlatirsaniz yazılan konu da haliyle farklı bir yön alır. Yoksa kusursuz olmak sadece Allah'a cc. Ya mahsustur. Geri kalan her kul, her padişah üzerine düşeni alır...
Dostum benim Osmanlı Hayranlığım yanlış anlaşılmış düzeltmek isterim. Cumhuriyetin ilanından selçuklununda öncesine uzanan tarihte birlik beraberlik ruhu içinde tek devlet olmak bu kadar zor iken içten ve dıştan düşmanlarla mücadele ve fetih ruhu bu hayranlığı devlet olarak düşünelim bireysel değil. tek tek padişah dersek o arada da yanlışlar çıkar.

Bu gün için tarihin bir döneminden öncesi yok yada utanç duyulacak ve 1900 sonrasında gurur kaynağı varmış gibi tarih yazılması ve Atatürkü, osmanlı padişahları karşısında yüceltirken diğer padişahları yerden yere vuran tuhaf bir şakşakcı grup var ya anlamışsındır.

Ne hata etmişse geçmişte oldu bu günün mimarı Atatürktür ama Abdülhamit Kızıl değildi eğer kızıl diye anılacaksa bayrak kızılının aşığıydı hele vatan haini hiç değildi artık takım tutar gibi Atatürk 1 - Vahdettin 0 gibi bu ruhtan çıkalım.

Millet olarak hep bunlşardan başımıza işler geldi.
Bütün ihtilallerde fanatik tik ( sağ ya da sol )
Bütün Seçimlerde fanatiktik
Bütün maçlarda fanatiktik.
Tayyip üstün bir adam değil, Atatürk üstün bir adam değil, Bahçeli üstün birr adam değil.

Bunları yukarıdakileri yaptıklarını beşenmek ayrı şey, onu yüceltip egosunu şişirerek, bağnazca taraftarı olmak ayrı şey.

Önce Allah Rızası, Yapılan iş ve vaadleri gibi somut verilerle ve abartmadan sevebilsek, tutabilsek yada desteklesek herşey tamam olur belkide.

  #4  
Alt 09.07.24, 17:43
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 1372
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dostum benim Osmanlı Hayranlığım yanlış anlaşılmış düzeltmek isterim. Cumhuriyetin ilanından selçuklununda öncesine uzanan tarihte birlik beraberlik ruhu içinde tek devlet olmak bu kadar zor iken içten ve dıştan düşmanlarla mücadele ve fetih ruhu bu hayranlığı devlet olarak düşünelim bireysel değil. tek tek padişah dersek o arada da yanlışlar çıkar.

Bu gün için tarihin bir döneminden öncesi yok yada utanç duyulacak ve 1900 sonrasında gurur kaynağı varmış gibi tarih yazılması ve Atatürkü, osmanlı padişahları karşısında yüceltirken diğer padişahları yerden yere vuran tuhaf bir şakşakcı grup var ya anlamışsındır.

Ne hata etmişse geçmişte oldu bu günün mimarı Atatürktür ama Abdülhamit Kızıl değildi eğer kızıl diye anılacaksa bayrak kızılının aşığıydı hele vatan haini hiç değildi artık takım tutar gibi Atatürk 1 - Vahdettin 0 gibi bu ruhtan çıkalım.

Millet olarak hep bunlşardan başımıza işler geldi.
Bütün ihtilallerde fanatik tik ( sağ ya da sol )
Bütün Seçimlerde fanatiktik
Bütün maçlarda fanatiktik.
Tayyip üstün bir adam değil, Atatürk üstün bir adam değil, Bahçeli üstün birr adam değil.

Bunları yukarıdakileri yaptıklarını beşenmek ayrı şey, onu yüceltip egosunu şişirerek, bağnazca taraftarı olmak ayrı şey.

Önce Allah Rızası, Yapılan iş ve vaadleri gibi somut verilerle ve abartmadan sevebilsek, tutabilsek yada desteklesek herşey tamam olur belkide.
Bence de . Bu ülkenin başına hep fanatiklesmeden belalar geldi. Hepsi bizim atamız. Hepsinin bugünün Türkiyesinde emeği büyük. Benim de ne niyetim ne haddim geçmişteki büyük insanların imanını dinini yaptıklarını sorgulamak. Ben de buna karşı cikiyorum. Herkesin kusuru hatası var. Hepsinin alınan yanlış kararları icraatleri elbetteki vardır. İnsanları yargilarken icraatıne bakmak gerekir. Kalkip kişiyi dini ibadeti üzerine vurmak, icraatlerini bu dindarlık seviyesinden vurmak doğru değil. İmanını Allah yargilasin. Biz günümüze bakalım... Rabbim cümlemizi doğru yoldan ayırmasın kâfidir..

  #5  
Alt 10.07.24, 08:22
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bence de . Bu ülkenin başına hep fanatiklesmeden belalar geldi. Hepsi bizim atamız. Hepsinin bugünün Türkiyesinde emeği büyük. Benim de ne niyetim ne haddim geçmişteki büyük insanların imanını dinini yaptıklarını sorgulamak. Ben de buna karşı cikiyorum. Herkesin kusuru hatası var. Hepsinin alınan yanlış kararları icraatleri elbetteki vardır. İnsanları yargilarken icraatıne bakmak gerekir. Kalkip kişiyi dini ibadeti üzerine vurmak, icraatlerini bu dindarlık seviyesinden vurmak doğru değil. İmanını Allah yargilasin. Biz günümüze bakalım... Rabbim cümlemizi doğru yoldan ayırmasın kâfidir..
Atatürkün imanı bizi ilgilendirmiyor zira şuanki liderlerin göstermelik imanlarıda bizim görünene inanmamamız gerektiğini gösteriyor.

Çok sevmesemde saygı duymak zorunda olduğum bir liderdir Atatürk. Sevmediğim tarafı kişiliğidir. Alkol bağımlılığıdır ve bu durum beni ilgilendirmez zira 5 vakit namazında ve dini bütün olsa giderken beni cennete mi taşıyacaktı.

Nur alem nur, hatasız ve hatta peygamberlik ve Tanrılık isnat edenleri bile duydu ve gördü bu insan. Aklamayın illaki hataları vardır yüceltmek için abartmayın bazı insanlar fanatikleşiyor. Can Dündar Sarı zeybeği yaptığında ilk izleyen fanatik kemalistler adamı bombardımana tuttu " Atatürk rakıyı seviyor" cümlesi üzere ya sever şuanda sevenlere karışabiliyormuyuz ki ozamanda karışalım. Atatürk hataları ile insandı bırakın zorla yüceltmeyi.

Adam karaciğeri iflas edince öldü alkol bağımlılığı vardı bu onu kötü bir lider yapar ama aldığı stratejik kararlara bakılırsa intoleransı yüksekti onu etkilemediği için keskin zeka ürünü kararlar aldı.

Alkol bağımlılığı da bizi ilgilendirmez ama şu tarihe bakın buram buram kurgu kokuyor adamın kahramanlığını abartmak için tarihe düşülen notlara bakın "samsuna ayak bastı" samsunla başladı, çıkartma yaptı denir. neyse Allah biliyor ve Allah bizleri korusun niyetimizi biliyor.

  #6  
Alt 10.07.24, 08:38
Vefalı Üye
 
Üyelik tarihi: 29.06.23
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,709
Forum Puanı: 1372
Etiketlendiği Mesaj: 112 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Atatürkün imanı bizi ilgilendirmiyor zira şuanki liderlerin göstermelik imanlarıda bizim görünene inanmamamız gerektiğini gösteriyor.

Çok sevmesemde saygı duymak zorunda olduğum bir liderdir Atatürk. Sevmediğim tarafı kişiliğidir. Alkol bağımlılığıdır ve bu durum beni ilgilendirmez zira 5 vakit namazında ve dini bütün olsa giderken beni cennete mi taşıyacaktı.

Nur alem nur, hatasız ve hatta peygamberlik ve Tanrılık isnat edenleri bile duydu ve gördü bu insan. Aklamayın illaki hataları vardır yüceltmek için abartmayın bazı insanlar fanatikleşiyor. Can Dündar Sarı zeybeği yaptığında ilk izleyen fanatik kemalistler adamı bombardımana tuttu " Atatürk rakıyı seviyor" cümlesi üzere ya sever şuanda sevenlere karışabiliyormuyuz ki ozamanda karışalım. Atatürk hataları ile insandı bırakın zorla yüceltmeyi.

Adam karaciğeri iflas edince öldü alkol bağımlılığı vardı bu onu kötü bir lider yapar ama aldığı stratejik kararlara bakılırsa intoleransı yüksekti onu etkilemediği için keskin zeka ürünü kararlar aldı.

Alkol bağımlılığı da bizi ilgilendirmez ama şu tarihe bakın buram buram kurgu kokuyor adamın kahramanlığını abartmak için tarihe düşülen notlara bakın "samsuna ayak bastı" samsunla başladı, çıkartma yaptı denir. neyse Allah biliyor ve Allah bizleri korusun niyetimizi biliyor.
Hocam kimsenin yucelttigi yok haşa peygamber olarak ilan ettiği yok. En azından buradaki yazışmalarda yok. Bu devirde insanlar ineğe makinaya tapiyor, Atatürk'e taparsalar şaşırmam o ayrı mesele. Rakıyı seviyorsa sevsin. Herkesin günahı kendi boynuna. Ben de alkolden hoşlanmıyorum. Ama içene de mani olmuyorum. İçme desen bin laf duyuyorsun ve daha da çok içiyorlar ters psikoloji mantığı...

Yanlız siz pek saygi da duymuyorsunuz. Hatta ofkeniz yazilariniza da yansıyor. Bu yüzden tepki alıyorsunuzdur. Zira kurduğunuz bazı cümleler pek mantıklı değil. Mesela introlansi yüksekti aldığı kararlari etkilemiyordu derken alkol bağımlılığı ile aldığı kararlari bagdaslastirmissiniz. Kurtuluş savaşı döneminde millet karnını doyurmaya ekmek bulamazken alkol gibi pahalı bir ürünü bulmak herhalde çok kolaydı. Adam bir yandan kafayı çekip bir yandan da Sakarya meydan muharebesi taktiklerini hesaplıyor olabileceğini düşünmek bana çok ütopik geliyor.

Tarihe düşülen notlarda samsunla başladı, Samsun'a cikartma yaptı cümleleri sizi neden rahatsız ediyor ona da anlam veremedim. Nutukta da böyle geçer çünkü. Kendi hayatı aldığı bir karar doğrultusundaki dönüm noktasi olduğu için Samsun'a gidişi önemlidir. Lakin adam ülkeyi kurtarmak için zaten daha önce de bir çok savaşa katılmıştır. Başta trablusgarptan araplari kurtarmak adına girdiği savaşlar da var...

Aslında farkındaysanız tüm bu ikiligin iki sebebi var. Biri sizin denk geldiğiniz Atatürk'ü peygamber ilan edenler. Bir de sizin gibi başarıları görmeyip sürekli karalamayip küçük ve önemsiz görenler..

Hep diyorum nötr olup bakmak lazım. Ne düşmanca ne aşkla. Eminim inkar eden farklı bir yazı yazacaksınız. Ama lütfen yazmayın. Çünkü insan oğlu karşı grubu suçlar hep tıpkı sizin gibi. Atatürk'e peygamber diyorlar diye bilenir. O onların günahı. Siz kendinizle yuzlesin. Acaba kul hakkı mi yiyorum diye bı düşünün isterim. Selametle kalın.

  #7  
Alt 10.07.24, 08:56
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,527
Forum Puanı: 10282
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam kimsenin yucelttigi yok haşa peygamber olarak ilan ettiği yok. En azından buradaki yazışmalarda yok. Bu devirde insanlar ineğe makinaya tapiyor, Atatürk'e taparsalar şaşırmam o ayrı mesele. Rakıyı seviyorsa sevsin. Herkesin günahı kendi boynuna. Ben de alkolden hoşlanmıyorum. Ama içene de mani olmuyorum. İçme desen bin laf duyuyorsun ve daha da çok içiyorlar ters psikoloji mantığı...

Yanlız siz pek saygi da duymuyorsunuz. Hatta ofkeniz yazilariniza da yansıyor. Bu yüzden tepki alıyorsunuzdur. Zira kurduğunuz bazı cümleler pek mantıklı değil. Mesela introlansi yüksekti aldığı kararlari etkilemiyordu derken alkol bağımlılığı ile aldığı kararlari bagdaslastirmissiniz. Kurtuluş savaşı döneminde millet karnını doyurmaya ekmek bulamazken alkol gibi pahalı bir ürünü bulmak herhalde çok kolaydı. Adam bir yandan kafayı çekip bir yandan da Sakarya meydan muharebesi taktiklerini hesaplıyor olabileceğini düşünmek bana çok ütopik geliyor.

Tarihe düşülen notlarda samsunla başladı, Samsun'a cikartma yaptı cümleleri sizi neden rahatsız ediyor ona da anlam veremedim. Nutukta da böyle geçer çünkü. Kendi hayatı aldığı bir karar doğrultusundaki dönüm noktasi olduğu için Samsun'a gidişi önemlidir. Lakin adam ülkeyi kurtarmak için zaten daha önce de bir çok savaşa katılmıştır. Başta trablusgarptan araplari kurtarmak adına girdiği savaşlar da var...

Aslında farkındaysanız tüm bu ikiligin iki sebebi var. Biri sizin denk geldiğiniz Atatürk'ü peygamber ilan edenler. Bir de sizin gibi başarıları görmeyip sürekli karalamayip küçük ve önemsiz görenler..

Hep diyorum nötr olup bakmak lazım. Ne düşmanca ne aşkla. Eminim inkar eden farklı bir yazı yazacaksınız. Ama lütfen yazmayın. Çünkü insan oğlu karşı grubu suçlar hep tıpkı sizin gibi. Atatürk'e peygamber diyorlar diye bilenir. O onların günahı. Siz kendinizle yuzlesin. Acaba kul hakkı mi yiyorum diye bı düşünün isterim. Selametle kalın.
tarihçi cemal kutay ın damadi m....t c.....lu arkadasimda , o sebeple cemal kutayla bir cok kez gorusmelerim oldu
cemal kutay şöyle derdi
**** Atatürk özel gorevli olarak gönderilmiş son peygamberdi****
derdi

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
  #8  
Alt 10.07.24, 09:04
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,527
Forum Puanı: 10282
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam kimsenin yucelttigi yok haşa peygamber olarak ilan ettiği yok. En azından buradaki yazışmalarda yok. Bu devirde insanlar ineğe makinaya tapiyor, Atatürk'e taparsalar şaşırmam o ayrı mesele. Rakıyı seviyorsa sevsin. Herkesin günahı kendi boynuna. Ben de alkolden hoşlanmıyorum. Ama içene de mani olmuyorum. İçme desen bin laf duyuyorsun ve daha da çok içiyorlar ters psikoloji mantığı...

Yanlız siz pek saygi da duymuyorsunuz. Hatta ofkeniz yazilariniza da yansıyor. Bu yüzden tepki alıyorsunuzdur. Zira kurduğunuz bazı cümleler pek mantıklı değil. Mesela introlansi yüksekti aldığı kararlari etkilemiyordu derken alkol bağımlılığı ile aldığı kararlari bagdaslastirmissiniz. Kurtuluş savaşı döneminde millet karnını doyurmaya ekmek bulamazken alkol gibi pahalı bir ürünü bulmak herhalde çok kolaydı. Adam bir yandan kafayı çekip bir yandan da Sakarya meydan muharebesi taktiklerini hesaplıyor olabileceğini düşünmek bana çok ütopik geliyor.

Tarihe düşülen notlarda samsunla başladı, Samsun'a cikartma yaptı cümleleri sizi neden rahatsız ediyor ona da anlam veremedim. Nutukta da böyle geçer çünkü. Kendi hayatı aldığı bir karar doğrultusundaki dönüm noktasi olduğu için Samsun'a gidişi önemlidir. Lakin adam ülkeyi kurtarmak için zaten daha önce de bir çok savaşa katılmıştır. Başta trablusgarptan araplari kurtarmak adına girdiği savaşlar da var...

Aslında farkındaysanız tüm bu ikiligin iki sebebi var. Biri sizin denk geldiğiniz Atatürk'ü peygamber ilan edenler. Bir de sizin gibi başarıları görmeyip sürekli karalamayip küçük ve önemsiz görenler..

Hep diyorum nötr olup bakmak lazım. Ne düşmanca ne aşkla. Eminim inkar eden farklı bir yazı yazacaksınız. Ama lütfen yazmayın. Çünkü insan oğlu karşı grubu suçlar hep tıpkı sizin gibi. Atatürk'e peygamber diyorlar diye bilenir. O onların günahı. Siz kendinizle yuzlesin. Acaba kul hakkı mi yiyorum diye bı düşünün isterim. Selametle kalın.
asil garip olan bir kisinin kanunla korunmasidir, 100 yil olan koruma celal bayar tarafindan suresiz uzatilmistir
bu ulkede Allah inkar edilir,peygamber aleyhine yazilar yazilir
fakat
mustafa kemal hakkında yazılırsa hapis kararı var
minübüs soförune beton mustafanin önunde ineyim diyipte 3 sene hapis yatan insani gordüm ben...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
  #9  
Alt 10.07.24, 09:05
 
Üyelik tarihi: 05.05.24
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 337
Forum Puanı: 851
Etiketlendiği Mesaj: 8 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam kimsenin yucelttigi yok haşa peygamber olarak ilan ettiği yok. En azından buradaki yazışmalarda yok. Bu devirde insanlar ineğe makinaya tapiyor, Atatürk'e taparsalar şaşırmam o ayrı mesele. Rakıyı seviyorsa sevsin. Herkesin günahı kendi boynuna. Ben de alkolden hoşlanmıyorum. Ama içene de mani olmuyorum. İçme desen bin laf duyuyorsun ve daha da çok içiyorlar ters psikoloji mantığı...

Yanlız siz pek saygi da duymuyorsunuz. Hatta ofkeniz yazilariniza da yansıyor. Bu yüzden tepki alıyorsunuzdur. Zira kurduğunuz bazı cümleler pek mantıklı değil. Mesela introlansi yüksekti aldığı kararlari etkilemiyordu derken alkol bağımlılığı ile aldığı kararlari bagdaslastirmissiniz. Kurtuluş savaşı döneminde millet karnını doyurmaya ekmek bulamazken alkol gibi pahalı bir ürünü bulmak herhalde çok kolaydı. Adam bir yandan kafayı çekip bir yandan da Sakarya meydan muharebesi taktiklerini hesaplıyor olabileceğini düşünmek bana çok ütopik geliyor.

Tarihe düşülen notlarda samsunla başladı, Samsun'a cikartma yaptı cümleleri sizi neden rahatsız ediyor ona da anlam veremedim. Nutukta da böyle geçer çünkü. Kendi hayatı aldığı bir karar doğrultusundaki dönüm noktasi olduğu için Samsun'a gidişi önemlidir. Lakin adam ülkeyi kurtarmak için zaten daha önce de bir çok savaşa katılmıştır. Başta trablusgarptan araplari kurtarmak adına girdiği savaşlar da var...

Aslında farkındaysanız tüm bu ikiligin iki sebebi var. Biri sizin denk geldiğiniz Atatürk'ü peygamber ilan edenler. Bir de sizin gibi başarıları görmeyip sürekli karalamayip küçük ve önemsiz görenler..

Hep diyorum nötr olup bakmak lazım. Ne düşmanca ne aşkla. Eminim inkar eden farklı bir yazı yazacaksınız. Ama lütfen yazmayın. Çünkü insan oğlu karşı grubu suçlar hep tıpkı sizin gibi. Atatürk'e peygamber diyorlar diye bilenir. O onların günahı. Siz kendinizle yuzlesin. Acaba kul hakkı mi yiyorum diye bı düşünün isterim. Selametle kalın.
Selamun Aleyküm kardeşim tarihi incelerken enine boyuna bakmak lazım Kimsenin Atatürk ün başarılarıyla ilgili bir problemi yok saygı deger kardeşim lakin problem olan şu Ben bir Müslümanım benim sakaryada çanakalade savaşan atalarımda müslüman idi cumhuriyet kuruldugunda halka dedilerki bu bir İslam cumhuriyetidir sonra anayasanın 2.madedesinden Türkiye bir İslam devletidir ibaresini kaldırdılar hilafeti kaldırdılar demokratik bir düşünceye hizmet ettigini söyleyenler şapka dayattılar halen bu kanun var anayasada ama uygulanmıyor harf inklabı adı altında latin alfabesi getirildi peki bunlar yapılırken halka soruldumu kanını bu topraga akıtan vatandaşlara soruldumu madem demokrasiyi öne sürerek bu adımlar atıldı refarandum a gidildimi alkol dür o dur bu dur beni gram ilgilendirmiyor herkezin kendi tercihi ama sen kalkıpta Fransızın ingilizin kanunu dayatıp kendi topragımda bana dinimi yaşamamda zorluklar çıkarılıyorsa bırakta benimde biraz sesimi çıkarma hakkım olsun kimseye saygısızlık edepsizlik yapmıyoruz sonuçta degilmi demokrasinin beşigi denielen abd de bile adam incile el basarak başkanlık yemini ediyor bizde Kuran a el bassa cumhurbaşkanı ortalık ayaga kalkar çok ilginç degilmi

  #10  
Alt 10.07.24, 09:09
trhakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 31.07.23
Bulunduğu yer: Kayseri
Mesajlar: 1,066
Forum Puanı: 1204
Etiketlendiği Mesaj: 33 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
siruss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam kimsenin yucelttigi yok haşa peygamber olarak ilan ettiği yok. En azından buradaki yazışmalarda yok. Bu devirde insanlar ineğe makinaya tapiyor, Atatürk'e taparsalar şaşırmam o ayrı mesele. Rakıyı seviyorsa sevsin. Herkesin günahı kendi boynuna. Ben de alkolden hoşlanmıyorum. Ama içene de mani olmuyorum. İçme desen bin laf duyuyorsun ve daha da çok içiyorlar ters psikoloji mantığı...

Yanlız siz pek saygi da duymuyorsunuz. Hatta ofkeniz yazilariniza da yansıyor. Bu yüzden tepki alıyorsunuzdur. Zira kurduğunuz bazı cümleler pek mantıklı değil. Mesela introlansi yüksekti aldığı kararlari etkilemiyordu derken alkol bağımlılığı ile aldığı kararlari bagdaslastirmissiniz. Kurtuluş savaşı döneminde millet karnını doyurmaya ekmek bulamazken alkol gibi pahalı bir ürünü bulmak herhalde çok kolaydı. Adam bir yandan kafayı çekip bir yandan da Sakarya meydan muharebesi taktiklerini hesaplıyor olabileceğini düşünmek bana çok ütopik geliyor.

Tarihe düşülen notlarda samsunla başladı, Samsun'a cikartma yaptı cümleleri sizi neden rahatsız ediyor ona da anlam veremedim. Nutukta da böyle geçer çünkü. Kendi hayatı aldığı bir karar doğrultusundaki dönüm noktasi olduğu için Samsun'a gidişi önemlidir. Lakin adam ülkeyi kurtarmak için zaten daha önce de bir çok savaşa katılmıştır. Başta trablusgarptan araplari kurtarmak adına girdiği savaşlar da var...

Aslında farkındaysanız tüm bu ikiligin iki sebebi var. Biri sizin denk geldiğiniz Atatürk'ü peygamber ilan edenler. Bir de sizin gibi başarıları görmeyip sürekli karalamayip küçük ve önemsiz görenler..

Hep diyorum nötr olup bakmak lazım. Ne düşmanca ne aşkla. Eminim inkar eden farklı bir yazı yazacaksınız. Ama lütfen yazmayın. Çünkü insan oğlu karşı grubu suçlar hep tıpkı sizin gibi. Atatürk'e peygamber diyorlar diye bilenir. O onların günahı. Siz kendinizle yuzlesin. Acaba kul hakkı mi yiyorum diye bı düşünün isterim. Selametle kalın.
Dostum bak >Türkçe konuışarak anlaşamıyoruz seninle. Yazılarımı dikkatle okumak yerine yara aldığın cümlelere takılıyorsun. Bende bir Atatürk düşmanlığı yok. İstersen bulurum Tanrılaştıran yada peygamberleştiren söylemleri ben bu kadar abartılınca gerçek başarılarının da şüphe oluşturduğu için dedikodulara sebep oluryor diyorum.

Sorguladığım samsun değil. Samsun çıkartmasındaki zoraki ve süslenmiş kahramanlık destanına dönüştürme çabasından bahsediyorum evet çok önemli bir çıkartmaydı, çok zor oldu ve kelle koltukta gidildi gibi cümleler yerine " gemi bir takaydı, pusulası bile yoktu ya da "Atatürk samsuna ayak bastı"ayak bastı nedir ya neden tüm kaynaklar şiirleştirirken şüphe oluşturuyor insan bunları sorguluyor.

Lütfen anlamaya çalış beni çık önyargından karşında Atatürk düşmanı yok. Yazılı bir metnin insan piskolojisinde oluşturduğu etki kişiyi sorgulamaya zorluyor. İşgal edilmiş bir vatanda denizdeki balık kadar düşman kruvazörü vardır denizde neden denizde çünkü o düzlükte dibine gelemez fark edilir o yüzden korkar ve denizden karaya top ateşi ve asker çıkartması yapılır. Denizde bunca kruvazör varken aralarından nasıl geçmiştir bunu anlat burdan çok güzel ve etkileyici tarihi sahneler canlanır insan zihninde.

Tarihçiler tarifederken herşeyi söylüyor bir tek tanrısal güçleri vardı demiyor. ya tamam abartılır bazı sahneler eğer dozunu kaçırırsan insan mantığı hemen hataları bulur ve tamamı hatalı gibi düşünmeye başlar.

Dostum bak ciddiyim ben bunları tarihsel verilerin güvenilirliğini zedeleyen abartma ile olayı hikayeleştirmelerinden bahsediyorum. Lütfen ön yargından çık ve nedemek istediğimi anlamaya çalış.

Abartılmış bir Cumhuriyet tarihi yerine 10 larca yaşanmış kurtuluş hikayeleri var yada yaşayanlar varken vardı. Onlarla tarih anlatılırsa çok daha tatminkar tarih yazılırdı. Tüm öğretim hayatım boyunca Cumhuriyet tarihi 250 sayfa kitabın tekrar tekrar aynı konularla okutulması yazarının değişerek ( o tarih devlet tarafından yazılmıştır) aynı şeyleri anlatması içinde tutarsızlıklar barındırmasından bahsediyorum. Neden Tüm tarih kitapları " Atatürk; 19 mayıs 1919 da Samsuna ayak bastı" yazar. Oysa şöyle yazılabilirdi: " Atatürk bu mücadelenin fitilini ateşlemek maksadıyla ingiliz gemilerinin arasından kedilerin arasından geçen fgare gibi sessizce ve can siperane ilerlemiş ve sabah 6:00 da samsun limanına yanaşmıştır. Heyecan ile vapurdan inmiş ve kendi ülkesinde mülteci gi yaşamanın verdiği adrenalin patlaması, halkta da aynı duyguların aktarımına sebep olmuştur." gibi bir ders kitabı okumadım ben.

Bilmem benim penceremden olayı görüp sentezleyebildinmi. Biliyorum şimdi geçen yazıda bir yerlere takıldın , takılma örnek sadece bu şekilde yazılabilirdi örneğidir.

Dostum bak samimiyetle bendeki bir Atatürk düşmanlığından ziyade Atatürk sevicileri düşmanlığıdır. Aldım kabul ettim mantığı sorgulamadan İslam dininde olur çünkü tüm hayatın felsefesidir ve anlaşılamayacak bazı konular vardır o yüzden din bazı konularda sorgulamadan kabul edilir. Bu konu din değildir ve benim sorgulama hakkım yada sorgulama zorunluluğu okuduğum metinlerdeki alel acele yazılmış açıklardan oluşmaktadır. Ben samsun çıkartmasını değil onun yazılış tarzındaki hatalardan bahsediyorum.

İnşallah Anlaşılmışımdır. Allaha Emanetsiniz aslında temelde benzer şeylerden bahsedip tuhaf bir biçimde görüş ayrılığı varmış gibi yazıya döküyoruz.

Konu Kapatılmıştır


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bir kişi hakkında bilgi almak veya bir konu ile ilgili istihare yapmak Adalet Keşif ve istihare Uygulamaları 18 26.04.24 01:35
kadir gecesini keşfi açık olan biri bilebilir mi? havas22 Sorularınız 46 27.03.23 17:14
Keşfi açık olan birinin keşfini kapatmak Farruk Sorularınız 7 28.12.22 18:08
Yasin suresi faziletleri hakkında bilgi yorgun1500 Havas Dersleri 28 18.05.21 18:00
Cin hakkında geniş bilgi. Evliyanın ruhları Adalet Cin & Şeytan & Melek & Ruh 5 06.05.20 04:44


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:30.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com