Mü’min, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemeli ve azabından da emin olmamalıdır. Zira bunların her ikisi de küfürdür. “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez” (Yûsuf, suresi ayet 87) âyeti, Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeyi emretmektedir. “Allah’ın tuzağından (onlara mühlet verip de sonra ansızın yakalamasından) emin mi oldular? Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah’ın (böyle) mühlet vermesinden emin olmaz” (A’râf, suresi ayet 99) âyeti de Allah’ın azabından emin olmamayı
emretmektedir.
Demek ki bu ikisi de küfürdür. Yani bir insan ne kadar inançlı ve dindar olursa olsun cennete girmeyi kesin görmemelidir. Bir kimse de ne kadar çok günahkâr olursa olsun cehenneme girmeyi kesin görmemelidir. “Ben kesin cennetliğim” veya “ben kesin cehennemliğim” demek küfürdür. Allah hiç kimseyi cennete koymak zorunda değildir. Çok büyük günahlar işlemiş olanı da affedebilir. Mü’min, Îmân ve ibâdet durumu hangi seviyede olursa olsun daima korku ve ümit arasında olmalıdır. Ancak, müminlerin cennete girme ümidini taşımalarının bir sakıncası yoktur.
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|