Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Türkiye israil’e girer mi ?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #30  
Alt 17.03.26, 22:30
 
Üyelik tarihi: 17.03.26
Bulunduğu yer: Tr
Mesajlar: 100
Forum Puanı: 150
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Türkiye’nin İsrail’le savaşa girmemesi gerektiğini anlamak için haritaya bakmak yeter. Çünkü bu, ortak sınırı olan iki devletin sınır hattında vereceği bir harp değildir. Cephe, İsrail sınırında değil; kalkış anında başlar. Türkiye açısından ilk cephe, Doğu Akdeniz’in hava ve deniz şerididir. Ortada kara bağlantısı yoktur; arada ya deniz hattı vardır ya da üçüncü ülkelerin hava sahaları. Haifa–İskenderun kuş uçuşu yaklaşık 435 km, Haifa–Antalya yaklaşık 600 km; Mersin–Haifa deniz hattı da yaklaşık 252 deniz mili / 466 km’dir. Yani “girmek” denilen şey, tank yürütmek değil; uzak mesafeli, deniz ve hava ağırlıklı, süreklilik isteyen bir sefer açmaktır. Böyle bir cephede asıl yük, ilk temasta değil; ikmalin, sortinin, deniz emniyetinin ve hava sahası idaresinin sürdürülebilirliğinde çıkar.

İkinci mesele şudur: Bu savaşın yolu boş bir koridordan geçmez. Doğu Akdeniz hava-deniz resmi; Kıbrıs sahası, Suriye-Lübnan hattı, uluslararası trafik koridorları ve bölgedeki yoğun askerî gözetleme yüzünden zaten sıkışıktır. Nitekim Türkiye’nin Ulaştırma altyapı makamları, 2026 başında ABD-İsrail saldırıları sonrası İran, Irak, İsrail, Suriye ve Körfez çevresinde değişen seviyelerde hava sahası kısıtları ve kapanmalarını duyurdu. Yani daha savaş başlamadan bile bölge hava resmi karışıktır. Bu şartlarda Türkiye’nin doğrudan İsrail’le savaşa girmesi, yalnız karşı tarafla değil; uçuş serbestisi, hava koridoru, deniz hattı güvenliği ve siyasi meşruiyet problemiyle aynı anda boğuşması demektir. Kurmay aklıyla bakıldığında böyle bir cephe, öfkeyle açılmaz; çünkü açıldığı anda yalnız ateş değil, lojistik zincir de sınanır.

Üçüncü nokta, devlet aklının en sert yeridir: Her savaş askerî olarak mümkün olsa bile siyasî olarak doğru değildir. Türkiye bugün doğrudan savaşa girmeyi değil, bölgesel savaşın dışında kalmayı ve diplomasiyi zorlamayı hedeflediğini en üst ağızdan söylüyor. Hakan Fidan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmaya bulaşmamak olduğunu açıkça ifade etti. Bunun sebebi korku değil; çıkar hesabıdır. Çünkü İsrail’le doğrudan savaş demek, yalnız Tel Aviv’le çatışma demek değildir; Doğu Akdeniz’deki bütün denklemleri, Washington hattını, NATO tartışmalarını ve savunma sanayii dosyalarını da aynı anda ateşe atmak demektir. Üstelik NATO’nun 5. maddesi de halkın sandığı gibi otomatik bir “hep birlikte savaşa giriş” maddesi değildir; saldırıya uğrayan müttefike her ülke gerekli gördüğü şekilde yardım eder. Yani Türkiye’nin kendi açacağı bir cephe, otomatik olarak herkesin aynı saf ve aynı ölçekte savaşa gireceği anlamına gelmez.

Türkiye’nin İsrail’le savaşa girmemesi gerektiği, zayıflıktan değil; coğrafya, cephe yapısı, ikmal gerçeği ve siyasî hedef yokluğundan anlaşılır. Ortak sınır yok; doğrudan kara cephesi yok; açılacak cephe, deniz ve hava hattında başlıyor; bu hattın taşınması ise sadece ilk darbeyi değil, uzun süreli sürdürülebilirliği gerektiriyor. Devlet, duyguyla değil menzil, maliyet, meşruiyet ve sonuç hesabıyla karar verir. Kurmay gözüyle bakınca mesele nettir: cephe açmak kolay cümledir; cephe taşımak ayrı bir devlettir. Bugünkü tabloda Türkiye’nin yaptığı şey, doğrudan harbe girmek değil; yangının içine atlamadan caydırıcılığını, savunmasını ve diplomatik manevra alanını korumaktır. Bu, duygusuzluk değil; harp ciddiyetidir.
Hocam mesela bu düzende zülmeden insanlara yapılabilecek çeşitli uygulamalar var mı mesela neden bu tarz liderlere vs tılsımlar yapılmıyor ya da yapılıyor mu ve ya cidden kötü yola düşmüş insanlardan öldürmek için vs büyü yapanlar var mı sadece müslümanlardan olmak zorunda değil hristiyan yahudi gibi farklı inançlarda olan insanlardan böyle olaylarda büyü tarzında işlemler yapanlar var mı var ise etki eder mi

Alıntı ile Cevapla
 


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kanal istanbul Gerçekleri ve Manipülasyonlar fatih1 Derin Konular & Beyin Fırtınası 14 20.02.25 20:41
Cin insanın içine girer ! Torlak Cin & Şeytan & Melek & Ruh 0 14.01.20 16:27
istatistiklerine göre siyanürle ilgili aramalar (Türkiye) Arma ilginç konular & Teoriler 2 16.11.19 20:35
Türkiye Vurulduğu Zaman Snipper ilginç konular & Teoriler 1 09.07.18 08:28
Türkiye Sakatlar Derneği SiLence Engelliler Dünyası 1 20.04.17 22:24


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:27.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com