Misal unsurlarında geçen ve hayali bir dağ olduğuna inanılan Kaf Dağı aslında fiziki boyuttan metafizik boyuta yani misal alemine geçişte temessül etmiş şekildir.
Rivayetlerde, Hz. Süleyman (kelime anlamı; hem fiziki hem metafizik alemde söz sahibi) peygamberin tahtının Kaf Dağında olduğu söylenir.
Kaf Dağı, metafizik alemle irtibatlı pek çok kişi tarafından misal aleminde görülmüş ve daha sonra fiziki alemde bu dağın tasviri yapılmıştır. Hatta ‘’simurg’’ denilen kuş görüntüden ibaret olan bir metafizik varlıktır.
Tasavvuf ehli, Kaf Dağı ile ilgili pek çok rivayet ve tasvirlerde bulunmuştur. Belli bir mertebe kat eden ehl-i tasavvuf alem-i misalden görüntüler almaya başlar, ruhani bir seyir ile acayip birçok olayı ve eşyayı görürler.
Küçük bir aynada bütün yıldızlar görülebildiği gibi, alem-i misale bakan kişiler, o alemdeki pek çok şeyi görürler. Bunlardan biri de Kaf Dağı’dır. Önemli olan şehadet alemiyle metafizik alemini birbirine karıştırmamaktır. Çünkü bu iki alemdeki hükümler kanunlar varlıklar birbirinden farklı yapıdadırlar.
Alem-i misal, fiziki alemle metafizik alem arasında bir berzahtır. Görüntü, şekil ve suretiyle fiziki aleme, mana ve ruhuyla gayb alemine benzer.
(Kaynak:GÖZLE GÖRÜLMEYEN METAFİZİKSEL ALEM VE IŞINSAL VARLIK CİNLER; DOĞAN MİRZAOĞLU Zafer Yayın Dağıtım sayfa 208-209)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
|