Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Hayatta her şeyden neden başarısız oluyorum, intihar etmenin tövbesi var mı?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.01.25, 03:44
Üye
 
Üyelik tarihi: 12.04.22
Bulunduğu yer: Turkey
Mesajlar: 67
Forum Puanı: 1571
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Hayatta her şeyden neden başarısız oluyorum, intihar etmenin tövbesi var mı?

Cümleten selamün aleyküm,

Önceleri uzun uzadıya yaşadıklarımı anlatıp akabinde aman dilyordum, çaresini talep ediyordum. Artık öyle bir boyuta geldim ki ne anlatmaya ne yemeye içmeye ne okumaya ne yaşamaya iştahım isteğim kalmadı. Beni bu duruma düşüren parazit hâlâ hayatımın merkezinde ne yaptıysam hayatımdan çıkarmayı beceremedim. Yaşattıkları benliğimi öyle bir benden aldı ki yaşattıkları bile artık umrumda değil geriye kalan hezimetin tek arzusu hâk tealaya bu dünyanın evvelinde ulaşmak. Namaz kılmak istiyorum, tekrar sevebilmek istiyorum, Rabb'imle konuştuğum günleri özlüyorum. Zenginlikten sefalete düştüm. İmanım şevke düştü. Sevilmeyi zevk alabilmeyi unuttum. Parlayan gözlerim soldu, hayatla merakla atan kalbim karardı. Öz amcam geliyor gözümün önüne o da hayat doluydu 33 yaşında Gavs-ı Sani'nin vefatına dayanamayıp hayata gözlerini yumdu. Ben ondan bağımsız bir hayata sahibim. İbadetlerimi yerine getirmiyorum, çocukluk yaşlarımda geçirdiğim bağırsak rahatsızlığından mütevellit cami cemaatinin yaşattığı travmalardan dolayı o yaşlardan bu yaşıma en güçlü ibadetim Rabbimle konuşmaktı zaman zaman onun kalbime verdiği ilhamı can kulağıyla dinlemekti ama artık onunla da konuşamıyorum. Son çare Havaş uygulamaları nı şeksiz şüphesiz denemektir Rabb'imi verdiği izinle bulmaktır demiştim hiçbir uygulamadan geri dönüş alamıyor olmamı da izin vermiyor olmasına bağlıyorum. Elim kolum bağlı önümde bir hayat akıyor akışına bırakamıyorum. Karma dedikleri şey ne derece gerçek bilmiyorum ama artık beni bu hâle getirene ettiğim bedduanın tutmuş olması bile beni rahatsız ediyor. Kontrolümü tamamen kaybettim. Size içinde bulunduğum durumu en kestirme yoldan şu şekilde anlatabilirim; kısmi bir hafıza kaybı geçirdiğinizi düşünün yeme rutininiz, çalışma rutininiz, insanlarla muhabbet üslubunuz, insan ilişkileriniz, hobileriniz hafızanızdan silinmiş yalnızca geçirdiğiniz kötü günler iz bırakan kötü anılar hatırınızda kalmış olsun, günü yalnızca zorla yemek ve niye yaptığınızdan emin olmadığınız hatta kontrol de edemediğiniz eylemlerle deviriyorsunuz. Vallahi tam olarak bu vaziyetteyim. Bu labirentten çıkmak istiyorum sanki çıktığımda güneş yüzüme vuracak ama ben labirentin bir köşesine pusmuş ay ışığının sahte konfor alanını yeğliyor gibiyim. Yapacağımdan değil ama sormak istiyorum intiharın tövbesi affı mümkün mü? Allah razı olsun.

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18.01.25, 10:42
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,522
Forum Puanı: 10270
Etiketlendiği Mesaj: 5363 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
celebry Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Cümleten selamün aleyküm,

Önceleri uzun uzadıya yaşadıklarımı anlatıp akabinde aman dilyordum, çaresini talep ediyordum. Artık öyle bir boyuta geldim ki ne anlatmaya ne yemeye içmeye ne okumaya ne yaşamaya iştahım isteğim kalmadı. Beni bu duruma düşüren parazit hâlâ hayatımın merkezinde ne yaptıysam hayatımdan çıkarmayı beceremedim. Yaşattıkları benliğimi öyle bir benden aldı ki yaşattıkları bile artık umrumda değil geriye kalan hezimetin tek arzusu hâk tealaya bu dünyanın evvelinde ulaşmak. Namaz kılmak istiyorum, tekrar sevebilmek istiyorum, Rabb'imle konuştuğum günleri özlüyorum. Zenginlikten sefalete düştüm. İmanım şevke düştü. Sevilmeyi zevk alabilmeyi unuttum. Parlayan gözlerim soldu, hayatla merakla atan kalbim karardı. Öz amcam geliyor gözümün önüne o da hayat doluydu 33 yaşında Gavs-ı Sani'nin vefatına dayanamayıp hayata gözlerini yumdu. Ben ondan bağımsız bir hayata sahibim. İbadetlerimi yerine getirmiyorum, çocukluk yaşlarımda geçirdiğim bağırsak rahatsızlığından mütevellit cami cemaatinin yaşattığı travmalardan dolayı o yaşlardan bu yaşıma en güçlü ibadetim Rabbimle konuşmaktı zaman zaman onun kalbime verdiği ilhamı can kulağıyla dinlemekti ama artık onunla da konuşamıyorum. Son çare Havaş uygulamaları nı şeksiz şüphesiz denemektir Rabb'imi verdiği izinle bulmaktır demiştim hiçbir uygulamadan geri dönüş alamıyor olmamı da izin vermiyor olmasına bağlıyorum. Elim kolum bağlı önümde bir hayat akıyor akışına bırakamıyorum. Karma dedikleri şey ne derece gerçek bilmiyorum ama artık beni bu hâle getirene ettiğim bedduanın tutmuş olması bile beni rahatsız ediyor. Kontrolümü tamamen kaybettim. Size içinde bulunduğum durumu en kestirme yoldan şu şekilde anlatabilirim; kısmi bir hafıza kaybı geçirdiğinizi düşünün yeme rutininiz, çalışma rutininiz, insanlarla muhabbet üslubunuz, insan ilişkileriniz, hobileriniz hafızanızdan silinmiş yalnızca geçirdiğiniz kötü günler iz bırakan kötü anılar hatırınızda kalmış olsun, günü yalnızca zorla yemek ve niye yaptığınızdan emin olmadığınız hatta kontrol de edemediğiniz eylemlerle deviriyorsunuz. Vallahi tam olarak bu vaziyetteyim. Bu labirentten çıkmak istiyorum sanki çıktığımda güneş yüzüme vuracak ama ben labirentin bir köşesine pusmuş ay ışığının sahte konfor alanını yeğliyor gibiyim. Yapacağımdan değil ama sormak istiyorum intiharın tövbesi affı mümkün mü? Allah razı olsun.

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
anladigim kadariyla bir nefis sıkintısindan dolayi kendi kendine hayati zehir etmişsin,
ben öyle uzun uzadiya öğüt vermeyi sevmem, Allahin verdigi yetkiyle hetkes kendi hayatini yönlendirir,
anlattiklarini görünce, dogu türkistanda her gün iskence gören 1 den fazla cocugu olmadin diye zorla kısirlastirilan gökbörü isimli soydaslarimizdan
arakanda budistletin baskısıyla yurdundan edilip ittigi afganistanda fuhus çetelerinin eline düşup 15 yadinda her gün 20 erkege satilan müsluman genc kız fatıma dan
siyonist saldirilar sonucu tüm ailesi katledilip,kollari kopan 7 yasindaki Amr dan

daha kötü durumlar yasiyorsun sandim
hemde hic bir emri vazifeyi ameli yapmadan Allahla konusarak bu vazifelerden siyrildigini sanarak

menzil seyhinin ölümüne üzulup öldüğünu sandigin amcan Allahin ona verdigi nefesi tükettigi icin öldü ..

birde karma isimli budist ayinden yaptigini söylüyorsun

ve dediğim gibi her şey nefsani bir istek neticesinde

peki sonuc olarak ne istiyorsun ben şahsen nasıl yardım edebilirim?

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19.01.25, 15:39
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
celebry Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Cümleten selamün aleyküm,

Önceleri uzun uzadıya yaşadıklarımı anlatıp akabinde aman dilyordum, çaresini talep ediyordum. Artık öyle bir boyuta geldim ki ne anlatmaya ne yemeye içmeye ne okumaya ne yaşamaya iştahım isteğim kalmadı. Beni bu duruma düşüren parazit hâlâ hayatımın merkezinde ne yaptıysam hayatımdan çıkarmayı beceremedim. Yaşattıkları benliğimi öyle bir benden aldı ki yaşattıkları bile artık umrumda değil geriye kalan hezimetin tek arzusu hâk tealaya bu dünyanın evvelinde ulaşmak. Namaz kılmak istiyorum, tekrar sevebilmek istiyorum, Rabb'imle konuştuğum günleri özlüyorum. Zenginlikten sefalete düştüm. İmanım şevke düştü. Sevilmeyi zevk alabilmeyi unuttum. Parlayan gözlerim soldu, hayatla merakla atan kalbim karardı. Öz amcam geliyor gözümün önüne o da hayat doluydu 33 yaşında Gavs-ı Sani'nin vefatına dayanamayıp hayata gözlerini yumdu. Ben ondan bağımsız bir hayata sahibim. İbadetlerimi yerine getirmiyorum, çocukluk yaşlarımda geçirdiğim bağırsak rahatsızlığından mütevellit cami cemaatinin yaşattığı travmalardan dolayı o yaşlardan bu yaşıma en güçlü ibadetim Rabbimle konuşmaktı zaman zaman onun kalbime verdiği ilhamı can kulağıyla dinlemekti ama artık onunla da konuşamıyorum. Son çare Havaş uygulamaları nı şeksiz şüphesiz denemektir Rabb'imi verdiği izinle bulmaktır demiştim hiçbir uygulamadan geri dönüş alamıyor olmamı da izin vermiyor olmasına bağlıyorum. Elim kolum bağlı önümde bir hayat akıyor akışına bırakamıyorum. Karma dedikleri şey ne derece gerçek bilmiyorum ama artık beni bu hâle getirene ettiğim bedduanın tutmuş olması bile beni rahatsız ediyor. Kontrolümü tamamen kaybettim. Size içinde bulunduğum durumu en kestirme yoldan şu şekilde anlatabilirim; kısmi bir hafıza kaybı geçirdiğinizi düşünün yeme rutininiz, çalışma rutininiz, insanlarla muhabbet üslubunuz, insan ilişkileriniz, hobileriniz hafızanızdan silinmiş yalnızca geçirdiğiniz kötü günler iz bırakan kötü anılar hatırınızda kalmış olsun, günü yalnızca zorla yemek ve niye yaptığınızdan emin olmadığınız hatta kontrol de edemediğiniz eylemlerle deviriyorsunuz. Vallahi tam olarak bu vaziyetteyim. Bu labirentten çıkmak istiyorum sanki çıktığımda güneş yüzüme vuracak ama ben labirentin bir köşesine pusmuş ay ışığının sahte konfor alanını yeğliyor gibiyim. Yapacağımdan değil ama sormak istiyorum intiharın tövbesi affı mümkün mü? Allah razı olsun.

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Eskiden bilinen benim çocukluk dönemlerimde “yem borusu çalmak” diye bir tabir vardı, şimdilerde unutuldu. Rivayete göre Kırım’dan İstanbul’a bir gemi geliyor. Gemide katanalar var, büyük atlar; yem bittiğinden bunlar tepiniyor. Atlar tepindiler mi gemiyi batırırlar; çünkü çok güçlüler. Kaptan, bir yem borusu çaldırıyor, atlar sakinleşiyor. Biraz ilerliyorlar, atlar yine acıkmışlar, yani yine bir hareket var. Yine bir yem borusu... Böyle böyle kıyıya kadar gitmişler. Yani yazacaklarım ya da yazılacaklar da anladığım kadarıyla bir yem borusu niteliğinde olacak ki bu cihetten anlamı yok.
Evet, dünyada her zaman sıkıntılar olur: Savaş olur, ekonomik kriz olur. Tarihin başından beri savaşsız tek bir yıl geçmedi. Şu anda, “İki ay sonra nasıl olurum?” diye herkesin kafasında soru işareti var. Bunun için bir şeye, temelde bir şeye ihtiyacımız var birey olarak: “yılmazlık” dediğimiz kavram. Sağlamlık
Viyanalı nörolog ve psikiyatr Viktor Emil Frankl, Nazi soykırımından sağ kurtulanlar arasındaydı. Toplama kamplarındaki deneyiminden yola çıkarak geliştirdiği psikoterapik yöntemler ile Varoluşçu Psikoterapi ekolüne önemli katkılarda bulundu. Birinci Dünya Savaşı’nda da her şey bitti zannedildi. Bir milyon dedemiz ölmüştü orada. Ama Kurtuluş Savaşı’nda tekrar kalktık ayağa. Yani dokuz, on diye sayar ya hakem boksta, kimisi de dokuz buçukta kalkıyor ayağa. O, işte yılmazlığı olan, gücü olan, pes etmeyen, kuyunun dibinden çıkabilen. “Bu sivilceyi ben geçiririm, bu kanseri ben yenerim,” diyebilen. Hasta doktora soruyor, “Yüzde kaç ihtimal?” “Yüzde yetmiş ihtimalle iyi olursun,” diyor doktor. Karamsar, “Ben yüzde otuza girerim,” diyor. İyimserse, “Yetmişe gireriz, bir deneyelim bakalım,” diyor. Vazgeçmemek, pes etmemek bu işte.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 20.01.25, 02:44
 
Üyelik tarihi: 15.06.22
Bulunduğu yer: Malatya
Mesajlar: 250
Forum Puanı: 1537
Etiketlendiği Mesaj: 7 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Eskiden bilinen benim çocukluk dönemlerimde “yem borusu çalmak” diye bir tabir vardı, şimdilerde unutuldu. Rivayete göre Kırım’dan İstanbul’a bir gemi geliyor. Gemide katanalar var, büyük atlar; yem bittiğinden bunlar tepiniyor. Atlar tepindiler mi gemiyi batırırlar; çünkü çok güçlüler. Kaptan, bir yem borusu çaldırıyor, atlar sakinleşiyor. Biraz ilerliyorlar, atlar yine acıkmışlar, yani yine bir hareket var. Yine bir yem borusu... Böyle böyle kıyıya kadar gitmişler. Yani yazacaklarım ya da yazılacaklar da anladığım kadarıyla bir yem borusu niteliğinde olacak ki bu cihetten anlamı yok.
Evet, dünyada her zaman sıkıntılar olur: Savaş olur, ekonomik kriz olur. Tarihin başından beri savaşsız tek bir yıl geçmedi. Şu anda, “İki ay sonra nasıl olurum?” diye herkesin kafasında soru işareti var. Bunun için bir şeye, temelde bir şeye ihtiyacımız var birey olarak: “yılmazlık” dediğimiz kavram. Sağlamlık
Viyanalı nörolog ve psikiyatr Viktor Emil Frankl, Nazi soykırımından sağ kurtulanlar arasındaydı. Toplama kamplarındaki deneyiminden yola çıkarak geliştirdiği psikoterapik yöntemler ile Varoluşçu Psikoterapi ekolüne önemli katkılarda bulundu. Birinci Dünya Savaşı’nda da her şey bitti zannedildi. Bir milyon dedemiz ölmüştü orada. Ama Kurtuluş Savaşı’nda tekrar kalktık ayağa. Yani dokuz, on diye sayar ya hakem boksta, kimisi de dokuz buçukta kalkıyor ayağa. O, işte yılmazlığı olan, gücü olan, pes etmeyen, kuyunun dibinden çıkabilen. “Bu sivilceyi ben geçiririm, bu kanseri ben yenerim,” diyebilen. Hasta doktora soruyor, “Yüzde kaç ihtimal?” “Yüzde yetmiş ihtimalle iyi olursun,” diyor doktor. Karamsar, “Ben yüzde otuza girerim,” diyor. İyimserse, “Yetmişe gireriz, bir deneyelim bakalım,” diyor. Vazgeçmemek, pes etmemek bu işte.
Hocam sıklıkla yazdimlarinizi sonuna kadar okuyorum. Bir çok konuya ilişkin açıklayıcı ve detaylı bilgilere yer veriyorsunuz yorumlarınızda. Sizin arsiviniz mi var yoksa internetten mi araştırıp bu bilgileri düzenli ve ayrıntılı olarak veriyorsunuz

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 20.01.25, 02:53
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

[QUOTE=Enes23;656736]Hocam sıklıkla yazdimlarinizi sonuna kadar okuyorum. Bir çok konuya ilişkin açıklayıcı ve detaylı bilgilere yer veriyorsunuz yorumlarınızda. Sizin arsiviniz mi var yoksa internetten mi araştırıp bu bilgileri düzenli ve ayrıntılı olarak veriyorsunuz[/QUO
Bu tip sorulara daha evvel cevap verdim eski cevaplarımda bulabilirsin. Kısaca çok okurum. İnternette araştırma gibi bir derdim yok. Geniş bir kütüphaneye malikim. Not: İnternetten araştırma kelamı benim gibi odalar dolusu kitaba malik bir adama cevap olarak hoş olmuyor beni tanımıyorsun bile yaşım 65 taş medresede tahsile başladım hala okurum hülasa internetten kop*yala yapıştır yapmıyorum.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 20.01.25, 03:03
 
Üyelik tarihi: 15.06.22
Bulunduğu yer: Malatya
Mesajlar: 250
Forum Puanı: 1537
Etiketlendiği Mesaj: 7 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

[QUOTE=Yusufiyeli;656738]
Alıntı:
Enes23 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam sıklıkla yazdimlarinizi sonuna kadar okuyorum. Bir çok konuya ilişkin açıklayıcı ve detaylı bilgilere yer veriyorsunuz yorumlarınızda. Sizin arsiviniz mi var yoksa internetten mi araştırıp bu bilgileri düzenli ve ayrıntılı olarak veriyorsunuz[/QUO
Bu tip sorulara daha evvel cevap verdim eski cevaplarımda bulabilirsin. Kısaca çok okurum. İnternette araştırma gibi bir derdim yok. Geniş bir kütüphaneye malikim. Not: İnternetten araştırma kelamı benim gibi odalar dolusu kitaba malik bir adama cevap olarak hoş olmuyor beni tanımıyorsun bile yaşım 65 taş medresede tahsile başladım hala okurum hülasa internetten kop*yala yapıştır yapmıyorum.
Hocam hakkınızı helal edin. İnanın art niyetli olarak yazmadım. Yazdığınız ve açıklama yaptığınız husular detaylı ve ayrıntılı. Bende denk geldikçe yazılarınızı yorumlarda okuyordum. Dikkatimi çekince sormak istedim.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 20.01.25, 03:20
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

[QUOTE=Enes23;656740]
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hocam hakkınızı helal edin. İnanın art niyetli olarak yazmadım. Yazdığınız ve açıklama yaptığınız husular detaylı ve ayrıntılı. Bende denk geldikçe yazılarınızı yorumlarda okuyordum. Dikkatimi çekince sormak istedim.
Dikkatini çekti de birçok kez kaynak belirtiyoruz yayınevinden kaynağın sayfa numarasına kadar bazen unutuyoruz kaynak belirtmeyi. Sen bu sitede internetten kopyala yapıştır yapanları araştır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 20.01.25, 03:35
 
Üyelik tarihi: 15.06.22
Bulunduğu yer: Malatya
Mesajlar: 250
Forum Puanı: 1537
Etiketlendiği Mesaj: 7 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

[QUOTE=Yusufiyeli;656741]
Alıntı:
Enes23 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Dikkatini çekti de birçok kez kaynak belirtiyoruz yayınevinden kaynağın sayfa numarasına kadar bazen unutuyoruz kaynak belirtmeyi. Sen bu sitede internetten kopyala yapıştır yapanları araştır.
Hocam inşallah yanlış anlaşılmamış indir. İnşallah hatalı bir söz edip kalbinizi kirmamisimdir. Denk geldikçe konuların altındaki yorumlarınızı okudugumdan bosbulunarak sordum. Hatalı bir soru sordum hakkınızı helal edin.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 20.01.25, 03:51
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

[QUOTE=Enes23;656742]
Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Hocam inşallah yanlış anlaşılmamış indir. İnşallah hatalı bir söz edip kalbinizi kirmamisimdir. Denk geldikçe konuların altındaki yorumlarınızı okudugumdan bosbulunarak sordum. Hatalı bir soru sordum hakkınızı helal edin.
Sıkıntı yok benim kalbim kırılgan değildir naif bir yaratılışım yok zaten farklı bir üslup kullansaydın daha farklı ve sert bir üslup kullanırdım. Neyse dediğim gibi sıkıntı yok.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 20.01.25, 06:06
cLibeRt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefali
 
Üyelik tarihi: 16.10.24
Bulunduğu yer: ADANA
Mesajlar: 540
Forum Puanı: 773
Etiketlendiği Mesaj: 35 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

İşte bunlar, îman eden ve kalpleri Allah’ın zikriyle¹ huzur bulanlardır.² Şunu iyi bilin ki; kalpler sadece Allah’ı anmakla huzur bulur..

Rad süresi 28. Ayet

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Neden yedi? Ada Sorularınız 16 05.12.24 19:07
Tarih okumak neden önemlidir Arma Tarih 4 29.05.24 13:43
Zaafları tespit etme uygulaması Och Metafizik 0 14.09.20 16:23
Neden Şişkinlik Yaşarız? Och Beslenme & Diyet & Zayıflama 0 13.03.20 20:07
Bunların cevabını verebilirler mi? fatih1 Derin Konular & Beyin Fırtınası 4 07.09.19 21:02


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:50.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com