Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   icazetli olmak ne demek ? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/98388-icazetli-olmak-ne-demek.html)

lindaa 26.01.25 07:46

Alıntı:

Sessizadam Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657700)
Evet.soyle mesela icazetler hafızlık icazeti,rukye icazeti,havas icazeti zikir çekmek için icazet vs gibidir

Nasıl bilebilir derken yani icazet varsa kişi uygulamayi yapar zaten

Şimdi anladım o zaman varsayalım ki o kişi sadece icazetli olarak biliniyor ve birkaç çalışması hızlı şekilde sonuç verdiyse o zaman bu deneme yanilmayla öğrenilir diyebilir miyiz?
Misal ağr hastaya şifa ayetlerinin tesiri yaninda
Filistin'in Galib olması için ayrıca bir takım manevi okuma ve çalışmalar gibi yani o zaman İslami cercevede kişi ve toplum hayrına her çalışma denenmeli görmek için diyebilir miyiz acaba

Alıntı:

Akşahin Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657713)
İcazet 3e ayrılır
Küçük icazet ( zikir, tesbihat, küçük işlemler)
Orta icazet ( davetler, yüzleşme, tanışma varlıklar)
Büyük icazet kaviyy lik seviyesidir
Detaya girmedim

Detaya girerseniz sevinirim.Allah razı olsun

lindaa 26.01.25 08:23

**Kasımcıklara son sözüm:** Hâlâ Kasım’ın yolundan gidiyorlarsa, bu yoldan vazgeçsinler. Boşa kürek çekmektir. Âlim geçinip tek bir sözleriyle insanların ilerleyişini ket vuracaklarsa ve eğer ıslah olamayacaklarsa, Allah onları ters yüz etsin. Allah, onları bu yoldan bertaraf etsin ki kimseyi durduramasınlar. Eğer bu kişiler hâlâ buralardaysa bilsinler ki işleri zor. Bu yolda ilerlemeleri de mümkün olmayacaktır. Yunus Emre misali yol alanlardan ise Allah razı olsun.

**Hadis ve Kur’an benim için yeterince açık.** Bu sebeple, o faslı çoktan geçmiş biriyim. Eğer bir şey biliyorsanız, bilginizi paylaşın. Misal, benim konum te’hvile açık olmayan ve sır kapsamına girmeyen bir konudur. Konuşun, yazın, çizin, paylaşın ki bilmediğimiz nice kalbi Allah’a bağlı insan, kendini aşikâr etmeyen o güzel insanlar da aydınlansın.
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
*"İlim öğrenmek için yola koyulan kişiye, Allah cennete giden yolu kolaylaştırır."*
Dinî ilmin yayılmasının gerekliliği, sona ermeyen üç amelden birinin de **faydalı ilim** olduğu, âlimin ibadet edene üstünlüğünün ise en alt seviyedeki bir kimsenin Peygamberle olan durumu gibi olduğunu biliyoruz. Ayrıca, duyulan ve öğrenilen bilgilerin daima başkalarına aktarılması gerektiğini de hadis-i şerifler açıkça ifade ediyor.

Bildiği bir şeyde sorulan soruya cevap vermeyenin **ateşten bir gem ile gemleneceği**, dünyalık temini için ilim öğrenenin ise cennetin kokusunu dahi duyamayacağı Kur’an ve hadislerle sabittir. Tüm bu kaynakları buraya sıralayabilirim.

Elbette sır vardır, ancak sır olmayan meseleleri “edep” kisvesi altında saklamak da doğru değildir. İnsanlara kapı açmak gerekir. Vallahi, Kasımcıkların işi zor. Geçmişte Yunus Emre ile uğraşıp onun yolunu tıkamaya çalışanların samimiyetine nasıl inanmadıysak, günümüzün “Kasımcıkları”na da inanmıyoruz. Ancak hamdolsun ki Yunus Emre muhabbetiyle yaşayanlar da az değil.


.

imas 26.01.25 10:31

Alıntı:

lindaa Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657738)
**Kasımcıklara son sözüm:** Hâlâ Kasım’ın yolundan gidiyorlarsa, bu yoldan vazgeçsinler. Boşa kürek çekmektir. Âlim geçinip tek bir sözleriyle insanların ilerleyişini ket vuracaklarsa ve eğer ıslah olamayacaklarsa, Allah onları ters yüz etsin. Allah, onları bu yoldan bertaraf etsin ki kimseyi durduramasınlar. Eğer bu kişiler hâlâ buralardaysa bilsinler ki işleri zor. Bu yolda ilerlemeleri de mümkün olmayacaktır. Yunus Emre misali yol alanlardan ise Allah razı olsun.

**Hadis ve Kur’an benim için yeterince açık.** Bu sebeple, o faslı çoktan geçmiş biriyim. Eğer bir şey biliyorsanız, bilginizi paylaşın. Misal, benim konum te’hvile açık olmayan ve sır kapsamına girmeyen bir konudur. Konuşun, yazın, çizin, paylaşın ki bilmediğimiz nice kalbi Allah’a bağlı insan, kendini aşikâr etmeyen o güzel insanlar da aydınlansın.
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
*"İlim öğrenmek için yola koyulan kişiye, Allah cennete giden yolu kolaylaştırır."*
Dinî ilmin yayılmasının gerekliliği, sona ermeyen üç amelden birinin de **faydalı ilim** olduğu, âlimin ibadet edene üstünlüğünün ise en alt seviyedeki bir kimsenin Peygamberle olan durumu gibi olduğunu biliyoruz. Ayrıca, duyulan ve öğrenilen bilgilerin daima başkalarına aktarılması gerektiğini de hadis-i şerifler açıkça ifade ediyor.

Bildiği bir şeyde sorulan soruya cevap vermeyenin **ateşten bir gem ile gemleneceği**, dünyalık temini için ilim öğrenenin ise cennetin kokusunu dahi duyamayacağı Kur’an ve hadislerle sabittir. Tüm bu kaynakları buraya sıralayabilirim.

Elbette sır vardır, ancak sır olmayan meseleleri “edep” kisvesi altında saklamak da doğru değildir. İnsanlara kapı açmak gerekir. Vallahi, Kasımcıkların işi zor. Geçmişte Yunus Emre ile uğraşıp onun yolunu tıkamaya çalışanların samimiyetine nasıl inanmadıysak, günümüzün “Kasımcıkları”na da inanmıyoruz. Ancak hamdolsun ki Yunus Emre muhabbetiyle yaşayanlar da az değil.


.

ilmi. zahiri tarafinda sır yoktur, herkes her bildigini her yerde anlatabilir
ilmin batini yönünde sır vardir, talebe üstadiyla üstad talebesiyle o sırrı paylasır,
fakat talebe öğrendigi sırri disardan
biriyle paylasmadigi gibi, üstad talebesine öğrettigi sırri disardan biriyle paylaşmaz
ve sır her üstada göre değişir
o yuzden bu ilmi öğrenmek isteyen mutlaka bir mürside tabi olmak zorundadir
misalen, avukat olacak kişi illaki hukuk fakültesine girip oradaki hocalardan ders alip okulu bitirip avukat olabilir
hiç kimse ben hukuk fakültesine gitmeyeceğim, dışardan hukuk kitaplarini okuyup avukat olacağim diyemez desede olmaz,
o yüzden ilimde olmayan mürşide tabi olmayan hic kimsenin ben yeterli cevaplari alamiyorum diye sitem etmesine gerek yok, bilgi bir yere kadar verilir

lindaa 26.01.25 11:13

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657740)
ilmi. zahiri tarafinda sır yoktur, herkes her bildigini her yerde anlatabilir
ilmin batini yönünde sır vardir, talebe üstadiyla üstad talebesiyle o sırrı paylasır,
fakat talebe öğrendigi sırri disardan
biriyle paylasmadigi gibi, üstad talebesine öğrettigi sırri disardan biriyle paylaşmaz
ve sır her üstada göre değişir
o yuzden bu ilmi öğrenmek isteyen mutlaka bir mürside tabi olmak zorundadir
misalen, avukat olacak kişi illaki hukuk fakültesine girip oradaki hocalardan ders alip okulu bitirip avukat olabilir
hiç kimse ben hukuk fakültesine gitmeyeceğim, dışardan hukuk kitaplarini okuyup avukat olacağim diyemez desede olmaz,
o yüzden ilimde olmayan mürşide tabi olmayan hic kimsenin ben yeterli cevaplari alamiyorum diye sitem etmesine gerek yok, bilgi bir yere kadar verilir

Sözlerinizde haklılık payı olmakla birlikte, meseleye bir noktadan daha bakmak gerekiyor. Zahiri ilmin, herkesin öğrenip paylaşabileceği bir tarafı olduğu doğrudur; ancak bu, batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.

Elbette bir mürşid, bir rehber olması süreci kolaylaştırır, talebenin önündeki engelleri kaldırır ve ona bir yön çizer. Ancak bu, kişinin yalnızca bir mürşide bağlı olarak ilerleyebileceği anlamına gelmez. Kur'an-ı Kerim’de defalarca tefekkür ve akıl yürütme emredilmiştir. Allah, ilmin kapısını samimiyetle arayan ve doğru yolda gayret edenlere de yolu açar.

Misalen, hukuk fakültesine gitmeden avukat olunamayacağını söylüyorsunuz. Bu doğrudur; çünkü hukuk sistemi, bir düzen ve kurallar bütünüdür. Ancak ilahi ilim farklıdır. Batıni ilimde, kişinin ihlâsı, niyeti ve Allah’a olan yakınlığı da çok önemlidir. Mürşid, bu yolda bir vesiledir, ancak bu vesileye ulaşamayanlar da Allah’ın lütfuyla yol alabilir.

Unutmamak gerekir ki Allah, ilmi yalnızca belli bir zümrenin tekelinde kılmamış, samimiyetle arayan herkese açık tutmuştur. Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” sözü tam da bu noktada anlam kazanır. İlim, özü itibariyle kişinin kendisini ve Rabbini bilmesiyle ilgilidir. Eğer kişi samimiyetle arar, çaba gösterir ve Allah’a dayanırsa, mürşidi olsun ya da olmasın, ilerleyebilir. Ancak bir mürşid edinebilirse, bu elbette süreci kolaylaştırır.

Sonuç olarak, mürşidin rolünü küçümsemek yanlış olduğu gibi, ilmi yalnızca mürşide bağlamak da ilahi rahmetin genişliğini daraltmak olur. Allah, samimi kullarına dilerse mürşid olmadan da kapılar açar. Bu noktada asıl mesele, kişinin gayreti, ihlâsı ve tefekkürle yola çıkmasıdır.

keza soru açık ve sır içermyor cvabınız nedir

Sessizadam 26.01.25 13:13

Alıntı:

lindaa Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657735)
Şimdi anladım o zaman varsayalım ki o kişi sadece icazetli olarak biliniyor ve birkaç çalışması hızlı şekilde sonuç verdiyse o zaman bu deneme yanilmayla öğrenilir diyebilir miyiz?
Misal ağr hastaya şifa ayetlerinin tesiri yaninda
Filistin'in Galib olması için ayrıca bir takım manevi okuma ve çalışmalar gibi yani o zaman İslami cercevede kişi ve toplum hayrına her çalışma denenmeli görmek için diyebilir miyiz acaba



Detaya girerseniz sevinirim.Allah razı olsun

Hayır. yetkisine göre hareket eder.yetkisinin ne olduğunu da bilir.ornegin İsrailli büyücüler saldırı yapsalar nasıl karşılık vericek ilmi yoksa.ya da daha başka kahriye vs. Bunu deneyerek gormek diye bir şey yok.icazet olmayan biri yaparsa sıkıntı yaşaması muhtemeldir.hele birde kahriye uygulamaları...

imas 26.01.25 13:34

Alıntı:

lindaa Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657742)
Sözlerinizde haklılık payı olmakla birlikte, meseleye bir noktadan daha bakmak gerekiyor. Zahiri ilmin, herkesin öğrenip paylaşabileceği bir tarafı olduğu doğrudur; ancak bu, batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.

Elbette bir mürşid, bir rehber olması süreci kolaylaştırır, talebenin önündeki engelleri kaldırır ve ona bir yön çizer. Ancak bu, kişinin yalnızca bir mürşide bağlı olarak ilerleyebileceği anlamına gelmez. Kur'an-ı Kerim’de defalarca tefekkür ve akıl yürütme emredilmiştir. Allah, ilmin kapısını samimiyetle arayan ve doğru yolda gayret edenlere de yolu açar.

Misalen, hukuk fakültesine gitmeden avukat olunamayacağını söylüyorsunuz. Bu doğrudur; çünkü hukuk sistemi, bir düzen ve kurallar bütünüdür. Ancak ilahi ilim farklıdır. Batıni ilimde, kişinin ihlâsı, niyeti ve Allah’a olan yakınlığı da çok önemlidir. Mürşid, bu yolda bir vesiledir, ancak bu vesileye ulaşamayanlar da Allah’ın lütfuyla yol alabilir.

Unutmamak gerekir ki Allah, ilmi yalnızca belli bir zümrenin tekelinde kılmamış, samimiyetle arayan herkese açık tutmuştur. Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” sözü tam da bu noktada anlam kazanır. İlim, özü itibariyle kişinin kendisini ve Rabbini bilmesiyle ilgilidir. Eğer kişi samimiyetle arar, çaba gösterir ve Allah’a dayanırsa, mürşidi olsun ya da olmasın, ilerleyebilir. Ancak bir mürşid edinebilirse, bu elbette süreci kolaylaştırır.

Sonuç olarak, mürşidin rolünü küçümsemek yanlış olduğu gibi, ilmi yalnızca mürşide bağlamak da ilahi rahmetin genişliğini daraltmak olur. Allah, samimi kullarına dilerse mürşid olmadan da kapılar açar. Bu noktada asıl mesele, kişinin gayreti, ihlâsı ve tefekkürle yola çıkmasıdır.

keza soru açık ve sır içermyor cvabınız nedir

****batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.****

bunu söyledigin an yazdiklarinin gerisini okumaya gerek kalmaz,
1500 yillik ilimde bu ilmin ustadlari alimleri mürsitsiz olmaz derken ,
sen bu ilimde o üstadlardan daha üstünmüs daha bilgiliymis gibi mürside gerek yok dersen, bu bilgisizce bir söylem olur, gerisini konusmaya gerek kalmaz

Cerrah 26.01.25 13:39

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657748)
****batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.****

bunu söyledigin an yazdiklarinin gerisini okumaya gerek kalmaz,
1500 yillik ilimde bu ilmin ustadlari alimleri mürsitsiz olmaz derken ,
sen bu ilimde o üstadlardan daha üstünmüs daha bilgiliymis gibi mürside gerek yok dersen, bu bilgisizce bir söylem olur, gerisini konusmaya gerek kalmaz

Hocam bu ilim 1500 yıllık yazmışsınız doğru mu bu bilgi gerçekten Hz Süleyman'a dayandığını okumuştum bir yerde daha eski değil midir Havas ilmi

lindaa 26.01.25 13:44

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657748)
****batıni ilmi öğrenmenin mutlak şekilde bir mürşide bağlı olmayı gerektirdiği anlamına gelmez.****

bunu söyledigin an yazdiklarinin gerisini okumaya gerek kalmaz,
1500 yillik ilimde bu ilmin ustadlari alimleri mürsitsiz olmaz derken ,
sen bu ilimde o üstadlardan daha üstünmüs daha bilgiliymis gibi mürside gerek yok dersen, bu bilgisizce bir söylem olur, gerisini konusmaya gerek kalmaz


Sözlerinizde haklılık payı var; elbette ki 1500 yıllık İslam tarihinde büyük âlimler ve mürşitler bu ilmin rehbersiz öğrenilemeyeceğini vurgulamışlardır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, benim "mürşide gerek yok" demediğimdir. Söylediğim şey, mürşid bulunamayan ya da ulaşılması mümkün olmayan durumlarda kişinin ihlâsı ve samimiyetiyle de ilahi yardım ve feyiz kapılarının açılabileceğidir.
Mürşidin önemi ve değeri tartışılmaz. Ancak Allah’ın rahmetini sadece bir yol ya da bir zümreyle sınırlı görmek de doğru değildir. Kişinin gayreti, niyeti ve Allah’a olan samimiyeti de bu yolda çok önemlidir. Nitekim birçok âlim ve Allah dostu, bir mürşide tabi olmadan da kendi çabası ve Allah’ın izniyle manevi yolculuğunu sürdürmüş ve ilme ulaşmıştır.
Son olarak, bu görüş bir "üstünlük" ya da "daha bilgili olmak" iddiası değildir. İlahi rahmetin ve hikmetin genişliğini vurgulamaktır. Eğer bir mürşide tabi olma imkânı varsa, bu yolu seçmek elbette en doğrusudur. Ancak, mürşidi olmayan birini dışlamak ya da Allah’ın rahmetinden mahrum görmek de bu ilmin adabına uygun olmaz.
Dikkat edinde konuyu ordan burdan çekip odaktan ayrılıp yukardaki hadisi şerifte belirtigi gibi bildiği halde bilgi paylasmayanlardan olmayın.Mazallah
Cevap vermiyeceksenizde soruya, hiç zahmet buyurmayın başka yerlere çekip eminim benim olduğu kadar sizin de vaktiniz değerlidir.

Ha şundan eminim benim veya benim gibi nice niyeti halis insan var inanıyorum ki Allah hak eden sevdiği ve yolunda gerçek anlamda cehd edenlerin vesilesiyle illaki öğretecek nasipse .Ayrıca sizin mrsidinizden ders almayı istediğimi belirttim almyor öğrenci dediniz .Benim de mürşid olarak bağlı olduğum biri yok araştırdım ha madem destek olmuyor yada olamıyorsunuz sitemlere de kulağınızı ya kapatın yada üzerinize alınıp da bu kutlu günde cehdimizi kırmayın enazından bunu yapabilirsiniz aldığınız ilme istinaden.Neyse ben gereken cevapları aldım Allah razı olsun iyi niyetle soruya cevap veren herkesten.

imas 26.01.25 14:24

Alıntı:

Cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657750)
Hocam bu ilim 1500 yıllık yazmışsınız doğru mu bu bilgi gerçekten Hz Süleyman'a dayandığını okumuştum bir yerde daha eski değil midir Havas ilmi

ben islamdan beri helal sekli ile arapca uzerine olani soyledim
bunun çok evveli var süryanice, aramice onlarinda helal haram olani var

imas 26.01.25 14:34

Alıntı:

lindaa Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 657752)
Sözlerinizde haklılık payı var; elbette ki 1500 yıllık İslam tarihinde büyük âlimler ve mürşitler bu ilmin rehbersiz öğrenilemeyeceğini vurgulamışlardır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, benim "mürşide gerek yok" demediğimdir. Söylediğim şey, mürşid bulunamayan ya da ulaşılması mümkün olmayan durumlarda kişinin ihlâsı ve samimiyetiyle de ilahi yardım ve feyiz kapılarının açılabileceğidir.
Mürşidin önemi ve değeri tartışılmaz. Ancak Allah’ın rahmetini sadece bir yol ya da bir zümreyle sınırlı görmek de doğru değildir. Kişinin gayreti, niyeti ve Allah’a olan samimiyeti de bu yolda çok önemlidir. Nitekim birçok âlim ve Allah dostu, bir mürşide tabi olmadan da kendi çabası ve Allah’ın izniyle manevi yolculuğunu sürdürmüş ve ilme ulaşmıştır.
Son olarak, bu görüş bir "üstünlük" ya da "daha bilgili olmak" iddiası değildir. İlahi rahmetin ve hikmetin genişliğini vurgulamaktır. Eğer bir mürşide tabi olma imkânı varsa, bu yolu seçmek elbette en doğrusudur. Ancak, mürşidi olmayan birini dışlamak ya da Allah’ın rahmetinden mahrum görmek de bu ilmin adabına uygun olmaz.
Dikkat edinde konuyu ordan burdan çekip odaktan ayrılıp yukardaki hadisi şerifte belirtigi gibi bildiği halde bilgi paylasmayanlardan olmayın.Mazallah
Cevap vermiyeceksenizde soruya, hiç zahmet buyurmayın başka yerlere çekip eminim benim olduğu kadar sizin de vaktiniz değerlidir.

Ha şundan eminim benim veya benim gibi nice niyeti halis insan var inanıyorum ki Allah hak eden sevdiği ve yolunda gerçek anlamda cehd edenlerin vesilesiyle illaki öğretecek nasipse .Ayrıca sizin mrsidinizden ders almayı istediğimi belirttim almyor öğrenci dediniz .Benim de mürşid olarak bağlı olduğum biri yok araştırdım ha madem destek olmuyor yada olamıyorsunuz sitemlere de kulağınızı ya kapatın yada üzerinize alınıp da bu kutlu günde cehdimizi kırmayın enazından bunu yapabilirsiniz aldığınız ilme istinaden.Neyse ben gereken cevapları aldım Allah razı olsun iyi niyetle soruya cevap veren herkesten.


***"Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, benim "mürşide gerek yok" demediğimdir. Söylediğim şey, mürşid bulunamayan ya da ulaşılması mümkün olmayan durumlarda****

bu durumda o kisi bu ilimle amel etmeyecek,
zaten şu anda mürşit bulunmayan yada ulasilmasi zor olan bir yer yok,

bir yerde tıp fakultesi yoksa kişi kendi çabasiyla kalp ameliyatini öğrenemez ve yapamaz...
ardahanda tıp fakultesi yoksa erzurumdakini kazanır gider orada doktorluğu öğrenir ,

bulunduğu yerde mürşit yoksa mürşidi buldugu yete gider ilmi orada öğrenir , öyle kolaydan çabasiz ilim yok egerki bu ilmi ögrenmeye niyet ettiyse...
yani rize çayelinde ki kişi burada mürşit varsa tabi olurum burada yoksa kendi kendime internetten mesajdan öğrenirim diyemez
emeksiz yemek yok
çaba yoksa beleş ilim yok


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:06.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148