![]() |
icazetli olmak ne demek ?
Havvas ilminde icazetli olmak ne demektir
Örneğin filan kişi filan evliyadan icazetli denilse neye karşılık gelir. Misal ladikli Ahmetten icazetli Mehmet gibi detaylı bilgi rica ediyorum . |
İcazet izin demektir,yetki demektir.ehliyet gibi düşünülebilir
Manevi alemde söz sahibi olmak için önemlidir . |
Alıntı:
|
Alıntı:
Verdiğim örneğe göre tahlil edilirse .filan şahıs filan şahıstan icazetli deniyorsa o sahsın tüm dua ve zikirlerinin tesirini taşımakta mı icazetli yoksa tek bir dua için mi bu geçerli . Umarım anlatanilmisimdir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Peki bunun üzerine gidilse misal geniş anlamda belki kapsiyordur bunu nasl bilebilir o kişi misal. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Nasıl bilebilir derken yani icazet varsa kişi uygulamayi yapar zaten |
Alıntı:
Küçük icazet ( zikir, tesbihat, küçük işlemler) Orta icazet ( davetler, yüzleşme, tanışma varlıklar) Büyük icazet kaviyy lik seviyesidir Detaya girmedim |
Alıntı:
Bizim maksadımız asla edepsizlik değildir. Ancak bazen bilgiyi açıkça ifade etmemenin, sırrın ifşa olmaması adına tercih edildiğini düşünmek mümkün değil midir? Bu yolda ilerlerken bilgiye ulaşmak, tefekkür etmek ve meseleleri çözmek adına sorular sormak gerekebilir. Hele ki bu bilgilerin ulu ruhlardan alınan bir feyz olduğu yüksek işaretlerle anlaşılıyorsa, detaylara girmeden sormak yanlış olmaz. Sizi tenzih ederim; fakat bu yolda ilerlerken biz ve birkaç takva ehli kardeşimizin karşısına çıkan en büyük engelin ne olduğunu biliyor musunuz? **Kasımcıklar.** Kimdir bu kasımcıklar? Bilgiye vakıf olmalarına rağmen, sırla ilgisi olmayan konuları “sır” diyerek paylaşmayan, mertebe aşamamış ve hasetle hareket eden kimseler. Onlar, bir başkasının ilerleyişini zorlaştırır, yollarını uzatır. Misal: Bir dua verilir, bu dua mübarek bir zattan alınmıştır. Ancak o dua, birilerinin dilinde sıradan bir söz haline gelmiştir. Yine de bu kişilerin, o duayı gerçekten ihtiyacı olanlarla paylaşmadıklarını görürsünüz. Sebebi? Korkuları. Çünkü kim o makamda ilerlemek isterse, haset eder ve bu bilgiyi paylaşmazlar. Ancak bu engellere rağmen Allah’ın izniyle kişi o bilgiye bir yıl, hatta üç yıl sonra dahi olsa ulaşır. Hem öyle bir ulaşır ki, o duanın kabul makamı diline ve kalbine verilmiştir. Bu yüzden, “sırdır, söylenmez” ya da “edeptir, sorgulanmaz” gibi yaklaşımların ötesine geçtim. Vatikanda bile genç yaşta çocukların musallat meselelerini öğrendiği ve bu meselelerin bilginin öğrenilmesiyle çözüldüğü biliniyor. Keza bu bile ülkemizde fiyasko araki bulasın sebep bilginin öğretilmemesi. Sonuç olarak,ben maneviyatımı ilerletmek adına hakikatin peşindeyim meselenin havvas olmadığını sezen üstadlar elbet kalplerine geldiği kadar bilgi verir Allah onlardan razı olsun . Manevi olarak kendimi gerçekleştirmek adına aklıma takılan her şeyi sorar, sorgular ve ne pahasına olursa olsun teyit ederim. Çünkü ben, “edep” ya da “sır” kisvesi altında hareket edenlerin gerçek niyetlerini çok iyi tecrübe etmiş biriyim. Burdan tüm varsa Kasımlara selam yola devam yani . Bu söylediklerim yeri geldiği için dile getirilmiştir ve sizinle hiçbir ilgisi yoktur. Yanitiniz için ayrıca teşekkür ederim. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:45. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com