Alıntı:
Garip1isi Nickli Üyeden Alıntı
Mevlana neden selçukluları moğullara sattı deniliyor her yeri yakıp döken Moğollar neden Mevlana’ya saygı gösterdi ?
|
Mevlana'nın babası Bahaeddin Veled, Belh'ten ayrıldıktan sonra Bağdat'a uğramış, burada bir müddet kalıp Hicaz'a gitmiştir. Hicaz'dan dönüşte Şam'da da bir süre konakladıktan sonra Anadolu'ya gelmiş, önce Malatya'ya oradan Erzincan'a geçmiştir. Erzincan'a hakim olan Behramşah, Bahaeddin Veled'i Sivas Şuşehri'nde yaptırdığı medreseye müderris tayin etmiştir. Şuşehri'nde 4 yıl kalan Mevlana daha sonra b birlikte Larende'ye yerleşmiştir. Larende'de 7 yıl geçirdikten sonra yine babasıyla birlikte Konya'ya gelmiştir. Babasının vefatından sonra Şam'a ve Halep'e gidip burada eğitim görmüş ve tekrar Konya'ya dönmüştür. Mevlana'nın buraya kadar olan serüveni incelendiğinde Moğollarla hiç temas etmediği görülmektedir. Moğolların Anadolu'yu istilası Mevlana Konya'ya döndükten kısa zaman sonra başlamıştır. Dolayısıyla Moğollar Anadolu'yu istila edene kadarki tarihi süreçte, Moğollar la hiç karşılaşmamış, bir araya gelmemiş olan Mevlana için "Moğol Ajanı" demek zorlama bir ifade olur. Bununla birlikte, Moğolların Anadolu'yu işgal etmesinden sonra Mevlana'nın Moğol yanlısı politika izlediği ve Moğol yöneticileriyle iyi ilişkiler kurduğu muhakkaktır. Mevlana Moğolların saygısını kazanarak hem kendi çevresini Moğol zulmünden korumuş, hem arkasındaki Moğol iktidarının gücünü başta Ahiler olmak üzere o dönemki rakiplerine karşı kullanmıştır. Moğol yöneticilerin Mevlana'nın talebi doğrultusunda Ahilere ait tekkeleri Mevlana'nın işaret ettiği kişilere verdikleri bilinmektedir. Sultan Veled ve onun oğlu Ulu Arif Çelebi'nin Moğol yanlısı politika izlemeleri sonucunda Mevleviliğin önünün açıldığı görülmektedir. Moğol istilasının sonunda Ahilik gerileyip bitme noktasına gelirken, Mevlevilik yükselmiştir. Bütün bunlar göz önünde tutulduğunda Mevlananın Moğol ajanı olmadığını , bununla beraber Moğol istilası gibi büyük bir felaketin yarattığı kargaşa ortamında güçlünün yanında yer alarak kendi çevresi adına çeşitli kazanımlar elde ettiğini rahatlıkta söyleyebiliriz.
(Kaynak: Ümit Doğan MEVLANA GERÇEĞİ MEVLANANIN BİLİNMEYEN YÖNLERİ VE SARSICI GERÇEKLER; DESTEK YAYINLARI SAYFA: 224-225)