Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


intihar etmek istemiyorum, çare arıyorum.

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.02.25, 20:17
Acemi
 
Üyelik tarihi: 12.07.23
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 7
Forum Puanı: 1092
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart intihar etmek istemiyorum, çare arıyorum.

Herkese selam,

İçimi dökebileceğim kimsem olmadığı için buraya yazmak istedim.

25 yaşındayım ve hayatımda hiçbir şey yolunda gitmiyor. Ne ailem yanımda ne de gerçekten güvenebileceğim biri var. Bir niyetle başladığım hiçbir işi sonuna kadar götüremedim. Aylardır intihar etmeyi düşünüyorum ve bugün bu his biraz daha ağır bastığı için burada paylaşmak istedim.

Eskiden daha inançlı biriydim, her gün dua ederdim. Ama artık kalbimde sadece şüphe var. Kaybettiklerimin yerini dolduracak hiçbir şey kazanamadım. Yıllarca hayalini kurduğum, üzerine dua ettiğim her şey birer birer elimden kayıp gitti.

Sizce bu durumdan nasıl çıkabilirim? Hayatımı nasıl yoluna koyabilirim? İntihar etmek istemiyorum ama başka bir çıkış yolu da göremiyorum.

Sadece mutlu olduğum bir hayat yaşamak istiyorum artık.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 06.02.25, 20:28
Acemi
 
Üyelik tarihi: 12.07.23
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 7
Forum Puanı: 1092
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart devamı

Her gün daha fazla boğulduğumu hissediyorum. Sürekli kalbim sıkışıyor. Huzurlu uyuyamıyorum, huzurlu uyanmıyorum. Sürekli negatif yaşıyorum ve bu şekilde bir hayatın devam etmeyeceğini, açıkçası edemeyeceğini fazlasıyla biliyorum.

İlk kez birinden ya da birilerinden akıl isteyecek duruma geldim. "Her şey bir sınav" gibi sözleri yazmasanız da olur, çünkü bunu ben de biliyorum. Ama artık bana ağır geliyor ve kaldıramıyorum.

Bence yaşamak da bir sanattır ve ben bu sanatı icra edemediğimi düşünüyorum. Bana verilen her şeyi zamanla heba ettim ve şu an bulunduğum durum, kalan hayatımın en üst seviyesi muhtemelen. Bundan sonrasının tamamen yokuş aşağı gideceğini öngörebiliyorum.

O yüzden zorlamaya ve gerçekten mutsuz bir hayat yaşamaya değer mi? Buna yaşamak denir mi?

Gerçekten, son 3-4 yıldır tek bir güzel şey bile duymadım. Güzel tek bir olay bile yaşamadım. "Oh, şükürler olsun Allah'ım!" dememi gerektirecek en ufak bir olay bile olmadı.

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 06.02.25, 21:07
beyazalim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 27.08.21
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 2,238
Forum Puanı: 2397
Etiketlendiği Mesaj: 730 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
arayanbiri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Her gün daha fazla boğulduğumu hissediyorum. Sürekli kalbim sıkışıyor. Huzurlu uyuyamıyorum, huzurlu uyanmıyorum. Sürekli negatif yaşıyorum ve bu şekilde bir hayatın devam etmeyeceğini, açıkçası edemeyeceğini fazlasıyla biliyorum.

İlk kez birinden ya da birilerinden akıl isteyecek duruma geldim. "Her şey bir sınav" gibi sözleri yazmasanız da olur, çünkü bunu ben de biliyorum. Ama artık bana ağır geliyor ve kaldıramıyorum.

Bence yaşamak da bir sanattır ve ben bu sanatı icra edemediğimi düşünüyorum. Bana verilen her şeyi zamanla heba ettim ve şu an bulunduğum durum, kalan hayatımın en üst seviyesi muhtemelen. Bundan sonrasının tamamen yokuş aşağı gideceğini öngörebiliyorum.

O yüzden zorlamaya ve gerçekten mutsuz bir hayat yaşamaya değer mi? Buna yaşamak denir mi?

Gerçekten, son 3-4 yıldır tek bir güzel şey bile duymadım. Güzel tek bir olay bile yaşamadım. "Oh, şükürler olsun Allah'ım!" dememi gerektirecek en ufak bir olay bile olmadı.
Hiçkimseye şöyle güzellikler içinde rahatlık içinde yaşayacaksın diye vaad edilerek yaratılmadı Allah CC kendi gönderdiği peygamberlerini dahi çok ağır sınavlardan geçirdi..
Yürüyor konuşuyor nefes alabiliyorsan bu bile şükür sebebidir zorlamak zorlamamak bizim elimizdr değil elimizde olan elimizden geleni yapıp tefekkür etmek 3-4 yıldır huzura çağırdı demekki kaç kere gittin

__________________
“Yâ HÛ ya men HÛ, lâ ilâhe illâ HÛ”
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06.02.25, 21:14
Acemi
 
Üyelik tarihi: 12.07.23
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 7
Forum Puanı: 1092
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Çok kere gittim huzura. Defalarca ağlayarak dua ettim, namaz kıldım. Bu sitede gördüğüm ve bana mantıklı gelen uygulamaları yaptım. Sonuç: sıfır.

Tamam, dediğin doğru, asla "her şey güzel olacak" gibi bir vaat yok. Ama en azından insanı güldürecek ve mutlu edecek olayların yaşanması gerekmez mi?

Allah her şeyi biliyor, benim zorlandığımı ve neler düşündüğümü de biliyor. O zaman neden yardım etmiyor?

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 06.02.25, 23:31
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 25.01.25
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 1,846
Forum Puanı: 925
Etiketlendiği Mesaj: 132 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
arayanbiri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Her gün daha fazla boğulduğumu hissediyorum. Sürekli kalbim sıkışıyor. Huzurlu uyuyamıyorum, huzurlu uyanmıyorum. Sürekli negatif yaşıyorum ve bu şekilde bir hayatın devam etmeyeceğini, açıkçası edemeyeceğini fazlasıyla biliyorum.

İlk kez birinden ya da birilerinden akıl isteyecek duruma geldim. "Her şey bir sınav" gibi sözleri yazmasanız da olur, çünkü bunu ben de biliyorum. Ama artık bana ağır geliyor ve kaldıramıyorum.

Bence yaşamak da bir sanattır ve ben bu sanatı icra edemediğimi düşünüyorum. Bana verilen her şeyi zamanla heba ettim ve şu an bulunduğum durum, kalan hayatımın en üst seviyesi muhtemelen. Bundan sonrasının tamamen yokuş aşağı gideceğini öngörebiliyorum.

O yüzden zorlamaya ve gerçekten mutsuz bir hayat yaşamaya değer mi? Buna yaşamak denir mi?

Gerçekten, son 3-4 yıldır tek bir güzel şey bile duymadım. Güzel tek bir olay bile yaşamadım. "Oh, şükürler olsun Allah'ım!" dememi gerektirecek en ufak bir olay bile olmadı.
Ben bundan 2 yıl önce büyük bir acı yaşadım.
Annem kadar çok sevdiğim bir yakınımı kaybettim.
Haberi ilk aldığımda tıpkı filmlerdeki gibi dünya dönüyordu.
O esnada önümde 2 seçenek vardı.
Ya tefekkür edecektim yada isyan edecektim.
Tefekkür edip zikire dayandığım zaman acılarımın geçtiğini fark ettim.
Her şeyi unutuyordum ama zikirden bir an olsun uzaklaşsam/bıraksam canım yeniden yanmaya başlıyordu.
Ayetel kürsi ye dayandığım vakit karnımın doyduğunu fark ettim.
Günlerce yemek yemedim tokluk hissiyatı vardı.
İhlas suresine dayandığımda huşu ve mütevazilik gördüm.
Tahammül seviyem artmıştı sanki hiç bir şey can yakıcı gelmiyordu.
Ama farkındaydım ,
O saatten sonra hayatımdaki her şey kötü geçecekti.
O dönemlerde ağır bir musallat yaşadım.
Odada , sokakta her yerde aff edersin lavaboda dahi gölgeler görüyordum.
Sürekli tehdit eden varlıklar, anlaşmaya yanaşanlar.
Temas kurmaya çalışanlar ve temas kuranlar.
Bana kibir veriyorlardı.
Anlatamayacağım daha bir çok şey var.
Sonrasında iş hayatına atıldım.
13-14 yaşlarında çalışmaya başladım.
Sabahın köründen akşam millet yatana kadar.
Küçüktüm belki ama bana olan ihtiyaç büyüktü o işte.
İş babamındı ama patron gibi bir hayat yaşamadım .
Salgından çok etkilenmiştik.
42 yıllık köklü ve müşteri çevresi tüm ile ve civardaki illere yayılmış firmamızı kaybedecektik.
İflas bayrağını çekiyorduk anlayacağın.
Tefekkür ettik ve çalışmaya başladık.
Evvela işçileri çıkardık akabinde yeni düzen ve sistem kurduk işi kurtardık.
2 elemanın yaptığı işi ben o yaşlarda tek başıma yapıyordum.
Yıllarca böyle geçti.
Halada böyle geçiyor.
Bedenim ve ruhum yorgundu.
İşimizde çok sitresliydi.
Her gün birbirimizi yerdik iş’de.
Bizde çok intiharı düşündük ama şunu fark ettik.
Hiç bir şey benden önemli değil.
Ben ve canımdan. Neden bazı değersiz insanlar ve benim sayemde var olan bir kaç çul çaput ve bir kaç taş yığını için canıma kıyayım.
Ben her şeyden değerliyim dedim ve ibadetinde şifa olduğunu idrak edince zikire sarıldım.
Yani diyeceğim hayatında her ne olursa olsun hiç bir şey senden değerli değil.
Ölüm yeni bir başlangıçtır.
Ölümün her şeyin çaresi olduğuna inananlar müslüman değildir zaten.
Öteki dünyayı unutmaktır bu.
En basitinden daha kabir var.
Allah demeyecekmi benim verdiğim cana sen nasıl zarar verirsin.
Kabirde neler bekler intihar edeni hiç düşündünmü?
Boş ver ne olursa olsun boş-ver.
Bu gün giden yarın geri gelir.
Kim yarına çıkacağının garantisini verebilir.
Bir saat sonra bile ne olacağımızı bilmediğimiz bir dünya ve onun malı için üzülmeye ve canına kıyıp kıyamete kadar azap görmeye değermi .
Daha mizan var .
Bana yaz ister özelden ister buradan.
Benimle konuşabilirsin.
Seni sorgusuz dinlerim.
Sana tavsiyem benim yaptığımı yap ve tefekkür et.
Ben tefekkür ile çıktım işin içinden/karmaşadan
Sende tefekkür et.
Bana güven her şey yoluna giriyor allah biraz bakıyor ne yapacak kulum diye vallahi aldığını misliyle geri veriyor.
Üzülme.!
Bu aciz bedeninde sahibi o kainatında .
İstediğini yapar bizim hattimizemi isyan etmek.
İntihar baş kaldırmaktır.
Allaha meydan okumaktır.
Şeytan olmak demektir. Benim tabirle.
Bedenimide ruhumuzda bu dünyada ona ait.
İster öldürür ister yaşatır…!!!
Allah herşeyi bilendir.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 06.02.25, 23:51
Acemi
 
Üyelik tarihi: 12.07.23
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 7
Forum Puanı: 1092
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Vakia Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben bundan 2 yıl önce büyük bir acı yaşadım.
Annem kadar çok sevdiğim bir yakınımı kaybettim.
Haberi ilk aldığımda tıpkı filmlerdeki gibi dünya dönüyordu.
O esnada önümde 2 seçenek vardı.
Ya tefekkür edecektim yada isyan edecektim.
Tefekkür edip zikire dayandığım zaman acılarımın geçtiğini fark ettim.
Her şeyi unutuyordum ama zikirden bir an olsun uzaklaşsam/bıraksam canım yeniden yanmaya başlıyordu.
Ayetel kürsi ye dayandığım vakit karnımın doyduğunu fark ettim.
Günlerce yemek yemedim tokluk hissiyatı vardı.
İhlas suresine dayandığımda huşu ve mütevazilik gördüm.
Tahammül seviyem artmıştı sanki hiç bir şey can yakıcı gelmiyordu.
Ama farkındaydım ,
O saatten sonra hayatımdaki her şey kötü geçecekti.
O dönemlerde ağır bir musallat yaşadım.
Odada , sokakta her yerde aff edersin lavaboda dahi gölgeler görüyordum.
Sürekli tehdit eden varlıklar, anlaşmaya yanaşanlar.
Temas kurmaya çalışanlar ve temas kuranlar.
Bana kibir veriyorlardı.
Anlatamayacağım daha bir çok şey var.
Sonrasında iş hayatına atıldım.
13-14 yaşlarında çalışmaya başladım.
Sabahın köründen akşam millet yatana kadar.
Küçüktüm belki ama bana olan ihtiyaç büyüktü o işte.
İş babamındı ama patron gibi bir hayat yaşamadım .
Salgından çok etkilenmiştik.
42 yıllık köklü ve müşteri çevresi tüm ile ve civardaki illere yayılmış firmamızı kaybedecektik.
İflas bayrağını çekiyorduk anlayacağın.
Tefekkür ettik ve çalışmaya başladık.
Evvela işçileri çıkardık akabinde yeni düzen ve sistem kurduk işi kurtardık.
2 elemanın yaptığı işi ben o yaşlarda tek başıma yapıyordum.
Yıllarca böyle geçti.
Halada böyle geçiyor.
Bedenim ve ruhum yorgundu.
İşimizde çok sitresliydi.
Her gün birbirimizi yerdik iş’de.
Bizde çok intiharı düşündük ama şunu fark ettik.
Hiç bir şey benden önemli değil.
Ben ve canımdan. Neden bazı değersiz insanlar ve benim sayemde var olan bir kaç çul çaput ve bir kaç taş yığını için canıma kıyayım.
Ben her şeyden değerliyim dedim ve ibadetinde şifa olduğunu idrak edince zikire sarıldım.
Yani diyeceğim hayatında her ne olursa olsun hiç bir şey senden değerli değil.
Ölüm yeni bir başlangıçtır.
Ölümün her şeyin çaresi olduğuna inananlar müslüman değildir zaten.
Öteki dünyayı unutmaktır bu.
En basitinden daha kabir var.
Allah demeyecekmi benim verdiğim cana sen nasıl zarar verirsin.
Kabirde neler bekler intihar edeni hiç düşündünmü?
Boş ver ne olursa olsun boş-ver.
Bu gün giden yarın geri gelir.
Kim yarına çıkacağının garantisini verebilir.
Bir saat sonra bile ne olacağımızı bilmediğimiz bir dünya ve onun malı için üzülmeye ve canına kıyıp kıyamete kadar azap görmeye değermi .
Daha mizan var .
Bana yaz ister özelden ister buradan.
Benimle konuşabilirsin.
Seni sorgusuz dinlerim.
Sana tavsiyem benim yaptığımı yap ve tefekkür et.
Ben tefekkür ile çıktım işin içinden/karmaşadan
Sende tefekkür et.
Bana güven her şey yoluna giriyor allah biraz bakıyor ne yapacak kulum diye vallahi aldığını misliyle geri veriyor.
Üzülme.!
Bu aciz bedeninde sahibi o kainatında .
İstediğini yapar bizim hattimizemi isyan etmek.
İntihar baş kaldırmaktır.
Allaha meydan okumaktır.
Şeytan olmak demektir. Benim tabirle.
Bedenimide ruhumuzda bu dünyada ona ait.
İster öldürür ister yaşatır…!!!
Allah herşeyi bilendir.
Çok teşekkür ederim gerçekten biraz da olsa hem geçen zamandan dolayı hemde sizlerin beni anlamasından dolayı sakinleştim.

Alıntı:
Gönülköşkü Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Güzel kardeşim tam olarak ne istiyorsun hayatında ,mesela ne için cabaladin da olmadı açıkça belirtirsen daha isabetli tavsiyelerde bulunabiliriz.Takdir edersin ki bu forumda dertliler çoğunlukta.Kuru tesellilerden ben de hoşlanmıyorum acikcası,senin de hoşlanmadığını düşünerek senin kendini biraz daha net ifade etmeni istiyorum.Ancak o zaman çözüm bulabiliriz.
Abi, merak edip sorduğun için teşekkür ederim. İstanbul'da güzel bir bölüm okuyordum, sonrasında ailevi sorunlar yaşadığım için yurt dışına gitmek istedim. O da nasip oldu, çok şükür ama uzun sürmedi. Rusya-Ukrayna savaşı çıktığı için dönmem gerekti. Sonrasında 1.5 yıl kadar boşlukta yaşadım. Boşa zaman harcamak dışında hiçbir şey yapmadım, sadece Gazali gibi yazarların tasavvuf kitaplarını okudum ve o kadar boş zamandan sonra bütün imanımı kaybettim galiba. Ya da bilmiyorum, depresyon yaşadım herhalde ve bu olayların tamamı (ailevi sorunlar da devam etti bu süreçte) donma haline girdim. Tasavvuf courses

Birkaç hafta önce kendime geldim ve ben ne yapıyorum bu hayatla diye sorgulamaya başladım. Ama artık geç kaldığımı düşünüyorum. Şu an gittiğim üniversite de pek başarılı değilim, ki daha önce hiç okul yüzünden zor duruma düşmedim.

Geç kalmamı düşünmemin nedenleri de: Ben şimdi meslek mi öğreneyim? Okulumu bitireyim? Bir yerde de vasıfsız olarak çalışmak istemiyorum. Babam maddi olarak her şeyimi karşılıyor ama kaç yaşına geldim, artık kendim halletmek istiyorum. Kimseye muhtaç olmadan hayatıma devam etmek ve bir şeyler başarmak istiyorum.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 08.02.25, 03:11
Acemi
 
Üyelik tarihi: 24.01.25
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 12
Forum Puanı: 531
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
arayanbiri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok teşekkür ederim gerçekten biraz da olsa hem geçen zamandan dolayı hemde sizlerin beni anlamasından dolayı sakinleştim.


Abi, merak edip sorduğun için teşekkür ederim. İstanbul'da güzel bir bölüm okuyordum, sonrasında ailevi sorunlar yaşadığım için yurt dışına gitmek istedim. O da nasip oldu, çok şükür ama uzun sürmedi. Rusya-Ukrayna savaşı çıktığı için dönmem gerekti. Sonrasında 1.5 yıl kadar boşlukta yaşadım. Boşa zaman harcamak dışında hiçbir şey yapmadım, sadece Gazali gibi yazarların tasavvuf kitaplarını okudum ve o kadar boş zamandan sonra bütün imanımı kaybettim galiba. Ya da bilmiyorum, depresyon yaşadım herhalde ve bu olayların tamamı (ailevi sorunlar da devam etti bu süreçte) donma haline girdim. Tasavvuf courses

Birkaç hafta önce kendime geldim ve ben ne yapıyorum bu hayatla diye sorgulamaya başladım. Ama artık geç kaldığımı düşünüyorum. Şu an gittiğim üniversite de pek başarılı değilim, ki daha önce hiç okul yüzünden zor duruma düşmedim.

Geç kalmamı düşünmemin nedenleri de: Ben şimdi meslek mi öğreneyim? Okulumu bitireyim? Bir yerde de vasıfsız olarak çalışmak istemiyorum. Babam maddi olarak her şeyimi karşılıyor ama kaç yaşına geldim, artık kendim halletmek istiyorum. Kimseye muhtaç olmadan hayatıma devam etmek ve bir şeyler başarmak istiyorum.
En başta yazdıklarını okuyunca ah çok gençsin, çok genç ve zekisin diye mırıldandım kendi kendime. Bu son yazdığını da görünce emin oldum. Zeki ve sorgulayıcı biri olman çok güzel ama biraz akışına bırakabilmek durabilmek lazım, yoksa bu kadar kabullenemeyiş ve sorgulamalarla, hasar bırakacak psikolojik sıkıntılar bile yaşayabilirsin böyle güzel bir yaşta. Bir kere geç kalmış değilsin, harçlığını çıkarabilecek işler de bulabilirsin, inan bana iş bulmanın ne kadar zor olduğunu vs. biliyorum. Okul bitmeden kendi mesleğin özelinde tecrübe sahibi biri olarak zaten çalışamazsın. Ayrıca meslek öğrenilecek bir yolu seçmemişsin ki okulu seçmişsin, insan zihni bir şeyler yolunda gitmeyince aynı anda her şeyi düşünüp panikle birbirine karıştırıyor herhalde, çoğumuzda var bu. Naçizane tavsiyem okuluna devam et ve bitir, (çok da başarılı olmana gerek yok diplomayı al yeter) kendine sınırlar koyma kimseyle mukayese etme, herkesin yolu başka. Merak etme mesleğin de olur para da kazanırsın. Hepimiz geçtik o yollardan inan bana, ben de geç bitirdim her şey çok da yolunda değildi şimdi de çok matah sayılmaz. Şükretmek, kabul etmek ve tevekkül edebilmek lazım
Bir bak savaşlar, depremler insanlar neler yaşıyor, empati kurmaya çalış gerçekten kurmaya çalış ama. Hem daha nice güzelliklerler yaşayacaksın kimbilir panikleme yoluna devam et Allah'a emanet ol.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 07.02.25, 09:40
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
arayanbiri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Her gün daha fazla boğulduğumu hissediyorum. Sürekli kalbim sıkışıyor. Huzurlu uyuyamıyorum, huzurlu uyanmıyorum. Sürekli negatif yaşıyorum ve bu şekilde bir hayatın devam etmeyeceğini, açıkçası edemeyeceğini fazlasıyla biliyorum.

İlk kez birinden ya da birilerinden akıl isteyecek duruma geldim. "Her şey bir sınav" gibi sözleri yazmasanız da olur, çünkü bunu ben de biliyorum. Ama artık bana ağır geliyor ve kaldıramıyorum.

Bence yaşamak da bir sanattır ve ben bu sanatı icra edemediğimi düşünüyorum. Bana verilen her şeyi zamanla heba ettim ve şu an bulunduğum durum, kalan hayatımın en üst seviyesi muhtemelen. Bundan sonrasının tamamen yokuş aşağı gideceğini öngörebiliyorum.

O yüzden zorlamaya ve gerçekten mutsuz bir hayat yaşamaya değer mi? Buna yaşamak denir mi?

Gerçekten, son 3-4 yıldır tek bir güzel şey bile duymadım. Güzel tek bir olay bile yaşamadım. "Oh, şükürler olsun Allah'ım!" dememi gerektirecek en ufak bir olay bile olmadı.
Bir kimsenin Allah'ın sevdiği kul olması için ne yapması lazım?
Sabredici olmak lazım! Cenab-ı Hakk'ın mukadderatı vardır. Mesela; insana çok iyi kul olduğu halde hastalık gelir. Eyüp Peygamber Allah'ın sevdiği, Kur'an-ı Kerim'inde medh ü sena eylediği mübarek bir peygamber. Ama hastalık gelmiş.
Gelir mi?
Gelir. Çünkü insanoğlu için hastalıklar ve diğer olaylar hayatın cilvesidir. Allah'ın imtihanıdır, mukadderatın, alın yazısının tezahürüdür. Olaylar karşısında sabredecek. Kişi, hastalık gelince sabredecek, üzücü olaylar başına geldiği zaman sabredecek. Allah saklasın, yakınlarına üzücü bir olay olur. Çok sevdiği annesi, babası vefat eder. Inna lillahi ve inna ileyhi raciun. Ne yapacak? İsyan mi edecek?
Arabesk müzik parçalarında saçma sapan şeyler yazıyorlar, söylüyorlar. "Allahım bana bunu da mi yapacaktın?"
Tabii yapacak, ne var? Aslında felsefi bakımdan derin bir şekilde düşünse, her şeyin gayet güzel olduğunu anlar. "Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler!" der. Ama bazısı canının istemediği bir şeyle karşılaştığı zaman itirazı basıyor, isyan bayrağını açıyor, küstahlaşıyor, terbiyesizleşiyor.
İslam'da bu yok; kadere ve üzücü olaylara karşı sabır var.
İnna'llahe mea's-sabirin. “Hiç şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. Severek onların taraftarıdır, onların yanındadır."
Sabır başka neye olur?
Cenab-ı Hakk'in emirlerini tutmakta sabır olur. Cenab-ı Hak emrediyor: “Haram yemeyin. Zina etmeyin. Hırsızlık yapmayın.” diyor. Fakir, ihtiyacı var, vs. Olsun, yine yapmayacak.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 06.02.25, 21:38
 
Üyelik tarihi: 10.10.18
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 463
Forum Puanı: 2896
Etiketlendiği Mesaj: 16 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Hiç kimse çiçekli yollardan geçerek yaşamıyor bu hayatı.Yuksek sesle cigerden ettiğim hiçbir duam kabul olmadı.10 ay her gözüm açıldığında dua ettiğim kardeşimi doğum günümde toprağa verdim.6 ay yoğun bakımın kapısında 5dakika göreceğim diye beklemek gün boyu ne demek yaşayan bilir.Ölüyüm de kurtuluyum bu azaptan diye geçti günlerim.Hala da hiçbir şeyin tadı yok.Ayni şekilde düşündüm ama iyiki yapmadım bir hata.Bu sadece imtihanlarimdan biriydi.Hayat geçici zaten gideceğiz yakın zamanda niye kendi canımıza kıyalım ki.İmkanlari değerlendirin keyfinize bakın inanın arada güneşin doğduğu da oluyor .Rabbim yollarınizı ciceklendirsin.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 06.02.25, 21:45
Acemi
 
Üyelik tarihi: 12.07.23
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 7
Forum Puanı: 1092
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Rabbim sizin de yollarınızı çiceklendirsin ama zaten bir gün bitecek bir hayat için aylar ya da yıllar boyunca eziyet çekmeye değmez ki. Yolun sonun da zaten ölüm var. Güzel yaşamadıktan sonra çok anlamsız bence.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Boy uzatma duasını arıyorum emiro Sorularınız 5 16.05.22 13:01
Bir Hüddam arıyorum Harunbinadem Sorularınız 9 22.03.21 20:03
Bedeni hastalıklar için şifa vefki arıyorum GhOsT Sorularınız 12 06.07.20 19:38
Tarikat arıyorum bilen var mı Hekate Sorularınız 19 28.12.19 18:23
MS Hastalığında Yüzde 80 Çare Olduğu Saptandı RvP Alternatif Tıp ve Bitkiler 5 29.11.19 09:44


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:57.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com