Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Kafirin canı caiz midir (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/98861-kafirin-cani-caiz-midir.html)

imas 18.02.25 18:41

Alıntı:

Beyaz Kalkan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661129)
Ben buna pek katılmıyorum. Bu konudaki ayetlerin bazıları belirli kabileler ve toplulukların öldürülmesi için indirilmiştir.

Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez. (Bakara 190)

Hz. Muhammed (s.a.v.), savaş harici bir durumda hiçbir kâfiri öldürmemiştir. O, barış yanlısı bir lider olarak her zaman affetmeyi ve merhameti öne çıkarmıştır.

neye katilmiyorsun? şeriat devletinde mürted öldürülür

imas 18.02.25 18:45

Alıntı:

Beyaz Kalkan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661129)
Ben buna pek katılmıyorum. Bu konudaki ayetlerin bazıları belirli kabileler ve toplulukların öldürülmesi için indirilmiştir.

Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez. (Bakara 190)

Hz. Muhammed (s.a.v.), savaş harici bir durumda hiçbir kâfiri öldürmemiştir. O, barış yanlısı bir lider olarak her zaman affetmeyi ve merhameti öne çıkarmıştır.

al sana 3 kopyala yapıştir

Hz. Peygamber de mürted hakkında şöyle buyurmuştur: “Dinini değiştireni öldürün.” (Buhârî, Cihad, 149; İ‟tisam, 28; Bu hadisteki ifadenin mutlak olduğu ön kabulünden hareketle, her halükârda İslam inancını terk eden kişinin (mürtedin) cezasının ölüm olduğu ileri sürülmektedir.)

Müslüman bir kimsenin kanının dökülmesi ancak şu üç şeyle helal olur: Evli olup zina eden, haksız yere bir kimseyi öldüren ve dinini terk edip cemaatten (İslam camiasından) ayrılan kimse.” (Müslim, Kasame, 25,26 ; Tirmizi, Hudud,15; Ebu Davud, Hudud,1; Nesaî, Kasame,5,14)

Hanefi mezhebine göre kadın mürted olursa öldürülmez. Fakat tövbe edinceye kadar konulacağı hapiste kalır. Diğer üç mezhebe göre mürted olan kadın da öldürülür.

senin katilip katılmaman kurali değistirmiyor

Yusufiyeli 18.02.25 18:58

Alıntı:

Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 660835)
Zina eden Allah'a saygısızlık yapan kafirin kanı caiz midir

İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, mürtedin (Dinden dönen) öncelikle tövbe etmesi istenir. Şüpheye düştüğü hususlar sorulur ve tereddütleri giderilmeye çalışılır. Tövbe etmesi için kendisine süre verilir. Bu süreyi İslam’ın üç defa telkin edilmesiyle sınırlayan İslam hukukçuları bulunduğu gibi, bunun üç gün, bir ay, hatta bir yıldan fazla olabileceği görüşünde olanlar da vardır. Bazı fakihlere göre de mürtedin tekrar İslam’a dönmesinden ümit kesilinceye kadar beklenir.[ Şirazi, el-Mühezzeb, III, 257; Serahsi, el-Mebsut, X, 98; Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII , 135; İbn Kudame, el-Muğni, X, 75; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 78; Mevsıli, el-İ htiyar, IV, 145; İbn Müflih, el-Furu’, VI, 169; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Ceffal, et-Tevbe ve Eserüha fi İskati’l-Hudud fi’l-Fıkhi’l-İslami, s. 151; Şevkani, Neylü’l-Evtar, VII, sayfa 195] İrtidat suçundan tövbe eden cezalandırılmaz. Mürted, tövbe etmez ise kendisine yaptırım uygulanır. Mürtede ceza öngörülmesi, onun bu fiiliyle Müslümanlar arasında İslam dinine ilişkin şüphe oluşturması, İslam hakkında yaralayıcı uygunsuz sözler sarfetmesi, fitne kapsının açılmasına sebebiyet vermesi, İslam’a meydan okuması, hatta vatana ihanet etmesiyle izah edilmektedir.[ Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 154; Bilmen, Kamus, IV, 15; Kurt, Ali Osman, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Din Değiştirme, İstanbul 2004, s. 187.] Ebu Hanife, mürtedin tövbeye davet edilmesini zorunlu görmez ve bunun müstehap olduğunu belirtir. Zira mürtede zaten vaktinde davet yapılmıştır, tekrar İslam’a davet etmeye gerek yoktur. Bununla birlikte tövbe telkin edilmesi müstehaptır.[ Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 134; İbn Kudame, el-Muğni, X, 76.] Devletin uygun görmesi veya mürtedin kendisine süre verilmesini talep etmesi halinde ceza tecil edilir. Hanbeli ve Malikilere göre, Hz. Peygambere söven ve irtidat suçu tekerrür eden kişilerin tövbeleri kabul edilmez.[İbn Münzir, Kitabü’l-İcma’, s. 120; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 87-88; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 279, 282] İslam hukukçularının çoğunluğu tarafından benimsenen ve hakim olan görüş, bu suçun had cezasını gerektirdiği ve suçlunun ölüm cezasıyla cezalandırılacağı yönündedir. [Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 33; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Zeydan, Buhusun Fıkhiyye, s. 416; Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 151; Udeh, et-Teşriu’l-Cinai, I, 661-662.]
Sahabenin bu konuda icma ettiği, fakihler arasında da bu yönde görüş birliği bulunduğu ifade edilmektedir.[ İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 72; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 72.] Osmanlı dönemi uygulamasında da irtidat edenlere ölüm cezası öngörülmüş, ancak 1844 yılından itibaren Batılı devletlerin de baskısıyla bu hüküm resmen olmasa da fiilen kaldırılmıştır.[ Avcı, Mustafa, Osmanlı Hukukunda Suçlar ve Cezalar, İstanbul 2004, s. 387, 389; Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katil, s. 179.]Fakihlerin çoğunluğu kadın erkek ayrımı yapılmaksızın bu suçu işleyen her kişiye aynı cezanın uygulanacağını belirtirler. Ebu Hanife’ye göre, dinden çıkan kadına ölüm cezası verilmez. Kendisine tövbe telkin edilir ve İslam’a dönünceye kadar hapsedilir.[ Serahsi, el-Mebsut, X, 108; Kasani , Bedaiu’s-Sanai’, VII, 135; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 76; Zeylai, Fahruddin Osman b. Ali (ö.743/1342), Nasbu’r-Raye li Ehadisi’l-Hidaye, yy., 1938, III, 456-457; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 281; Zeydan, Abülkerim, el-Mufassal fi Ahkami’l-Mer’e ve’l-Beyti’l-Müslim fi’ş-Şeriati’l-İslamiyye, Beyrut 1994, V, 315.] Tövbe eden kişi dokunulmaz hale gelir. İrtidat suçundan tövbe eden kişiyi öldüren, masum bir kişiyi öldürmüş sayılır.[ Udeh, et-Teşriu’l-Cinai ,II, 727.]Ayrıntıda bazı farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte, genel olarak; Allah’a şirk koşan, O’nu inkar eden, Allah’ın farz kıldığı veya cennet-cehennem gibi varlığı kesin delillerle açıkça bildirilen hususları kabullenmeyen, Kur’an’ın bir kısmını ya da tamamını reddededen, Hz. Peygamber’den mütevatir olarak nakledilen ve üzerinde icma edilen helal ve haramları, itikadi bilgileri kabul etmeyen, Allah’a ve Peygamber’e söven kişilerin dinden dönme suçu işledikleri ve ölüm cezasına çarptırılacakları ittifakla benimsenmiştir.

Beyaz Kalkan 18.02.25 19:03

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661131)
al sana 3 kopyala yapıştir

Hz. Peygamber de mürted hakkında şöyle buyurmuştur: “Dinini değiştireni öldürün.” (Buhârî, Cihad, 149; İ‟tisam, 28; Bu hadisteki ifadenin mutlak olduğu ön kabulünden hareketle, her halükârda İslam inancını terk eden kişinin (mürtedin) cezasının ölüm olduğu ileri sürülmektedir.)

Müslüman bir kimsenin kanının dökülmesi ancak şu üç şeyle helal olur: Evli olup zina eden, haksız yere bir kimseyi öldüren ve dinini terk edip cemaatten (İslam camiasından) ayrılan kimse.” (Müslim, Kasame, 25,26 ; Tirmizi, Hudud,15; Ebu Davud, Hudud,1; Nesaî, Kasame,5,14)

Hanefi mezhebine göre kadın mürted olursa öldürülmez. Fakat tövbe edinceye kadar konulacağı hapiste kalır. Diğer üç mezhebe göre mürted olan kadın da öldürülür.

senin katilip katılmaman kurali değistirmiyor

Herkesin inandığı kendine evet.

Kdhholbb 18.02.25 19:04

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661134)
İslam hukukçularının çoğunluğuna göre, mürtedin (Dinden dönen) öncelikle tövbe etmesi istenir. Şüpheye düştüğü hususlar sorulur ve tereddütleri giderilmeye çalışılır. Tövbe etmesi için kendisine süre verilir. Bu süreyi İslam’ın üç defa telkin edilmesiyle sınırlayan İslam hukukçuları bulunduğu gibi, bunun üç gün, bir ay, hatta bir yıldan fazla olabileceği görüşünde olanlar da vardır. Bazı fakihlere göre de mürtedin tekrar İslam’a dönmesinden ümit kesilinceye kadar beklenir.[ Şirazi, el-Mühezzeb, III, 257; Serahsi, el-Mebsut, X, 98; Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII , 135; İbn Kudame, el-Muğni, X, 75; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 78; Mevsıli, el-İ htiyar, IV, 145; İbn Müflih, el-Furu’, VI, 169; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Ceffal, et-Tevbe ve Eserüha fi İskati’l-Hudud fi’l-Fıkhi’l-İslami, s. 151; Şevkani, Neylü’l-Evtar, VII, sayfa 195] İrtidat suçundan tövbe eden cezalandırılmaz. Mürted, tövbe etmez ise kendisine yaptırım uygulanır. Mürtede ceza öngörülmesi, onun bu fiiliyle Müslümanlar arasında İslam dinine ilişkin şüphe oluşturması, İslam hakkında yaralayıcı uygunsuz sözler sarfetmesi, fitne kapsının açılmasına sebebiyet vermesi, İslam’a meydan okuması, hatta vatana ihanet etmesiyle izah edilmektedir.[ Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 154; Bilmen, Kamus, IV, 15; Kurt, Ali Osman, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’da Din Değiştirme, İstanbul 2004, s. 187.] Ebu Hanife, mürtedin tövbeye davet edilmesini zorunlu görmez ve bunun müstehap olduğunu belirtir. Zira mürtede zaten vaktinde davet yapılmıştır, tekrar İslam’a davet etmeye gerek yoktur. Bununla birlikte tövbe telkin edilmesi müstehaptır.[ Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 134; İbn Kudame, el-Muğni, X, 76.] Devletin uygun görmesi veya mürtedin kendisine süre verilmesini talep etmesi halinde ceza tecil edilir. Hanbeli ve Malikilere göre, Hz. Peygambere söven ve irtidat suçu tekerrür eden kişilerin tövbeleri kabul edilmez.[İbn Münzir, Kitabü’l-İcma’, s. 120; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 87-88; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 279, 282] İslam hukukçularının çoğunluğu tarafından benimsenen ve hakim olan görüş, bu suçun had cezasını gerektirdiği ve suçlunun ölüm cezasıyla cezalandırılacağı yönündedir. [Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, VII, 33; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, V, 436; Zeydan, Buhusun Fıkhiyye, s. 416; Avva, Fi Usuli’n-Nizami’l-Cinai, s. 151; Udeh, et-Teşriu’l-Cinai, I, 661-662.]
Sahabenin bu konuda icma ettiği, fakihler arasında da bu yönde görüş birliği bulunduğu ifade edilmektedir.[ İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 72; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 72.] Osmanlı dönemi uygulamasında da irtidat edenlere ölüm cezası öngörülmüş, ancak 1844 yılından itibaren Batılı devletlerin de baskısıyla bu hüküm resmen olmasa da fiilen kaldırılmıştır.[ Avcı, Mustafa, Osmanlı Hukukunda Suçlar ve Cezalar, İstanbul 2004, s. 387, 389; Mumcu, Osmanlı Devletinde Siyaseten Katil, s. 179.]Fakihlerin çoğunluğu kadın erkek ayrımı yapılmaksızın bu suçu işleyen her kişiye aynı cezanın uygulanacağını belirtirler. Ebu Hanife’ye göre, dinden çıkan kadına ölüm cezası verilmez. Kendisine tövbe telkin edilir ve İslam’a dönünceye kadar hapsedilir.[ Serahsi, el-Mebsut, X, 108; Kasani , Bedaiu’s-Sanai’, VII, 135; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, II, 459; İbn Kudame, el-Muğni, X, 74; Makdisi, eş-Şerhu’l-Kebir, X, 76; Zeylai, Fahruddin Osman b. Ali (ö.743/1342), Nasbu’r-Raye li Ehadisi’l-Hidaye, yy., 1938, III, 456-457; Hattab, Mevahibü’l-Celil, VI, 281; Zeydan, Abülkerim, el-Mufassal fi Ahkami’l-Mer’e ve’l-Beyti’l-Müslim fi’ş-Şeriati’l-İslamiyye, Beyrut 1994, V, 315.] Tövbe eden kişi dokunulmaz hale gelir. İrtidat suçundan tövbe eden kişiyi öldüren, masum bir kişiyi öldürmüş sayılır.[ Udeh, et-Teşriu’l-Cinai ,II, 727.]Ayrıntıda bazı farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte, genel olarak; Allah’a şirk koşan, O’nu inkar eden, Allah’ın farz kıldığı veya cennet-cehennem gibi varlığı kesin delillerle açıkça bildirilen hususları kabullenmeyen, Kur’an’ın bir kısmını ya da tamamını reddededen, Hz. Peygamber’den mütevatir olarak nakledilen ve üzerinde icma edilen helal ve haramları, itikadi bilgileri kabul etmeyen, Allah’a ve Peygamber’e söven kişilerin dinden dönme suçu işledikleri ve ölüm cezasına çarptırılacakları ittifakla benimsenmiştir.

Peki varsayım olarak diyelim birisi Allah'a hakaret etti bu konu yargıya gitmeden adamı direkt öldürdüler . Öldüren kişi günaha girmiş olır mu yoksa doğru olanı mı yapmış olur

Alıntı:

Beyaz Kalkan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661136)
Herkesin inandığı kendine evet.

Şeriatın kanunlarının net olması gerekir gereksiz durumlarda esnetilmeye gidilirse düzen bozulur diye düşünüyorum

Beyaz Kalkan 18.02.25 19:10

Alıntı:

Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661138)
Peki varsayım olarak diyelim birisi Allah'a hakaret etti bu konu yargıya gitmeden adamı direkt öldürdüler . Öldüren kişi günaha girmiş olır mu yoksa doğru olanı mı yapmış olur



Şeriatın kanunlarının net olması gerekir gereksiz durumlarda esnetilmeye gidilirse düzen bozulur diye düşünüyorum

Bu konuda yorum yapma gereği duymuyorum. Herkes kendi bilgisine, ilmine ve rahmetiyle düşünür. Ben Kur'an'ı bilirim sadece.

Yusufiyeli 18.02.25 19:21

Alıntı:

Kdhholbb Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661138)
Peki varsayım olarak diyelim birisi Allah'a hakaret etti bu konu yargıya gitmeden adamı direkt öldürdüler . Öldüren kişi günaha girmiş olır mu yoksa doğru olanı mı yapmış olur



Şeriatın kanunlarının net olması gerekir gereksiz durumlarda esnetilmeye gidilirse düzen bozulur diye düşünüyorum

Müslümanlar arasında yaşayan gayr-i müslimler ile müslümanlar; arasında bir fark yoktur. Yani hepsi aynı muameleye tabidir. Nitekim Resûl-i
Ekrem:
لَهُمْ مَا لِلْمُسْلِمِينَ وَعَلَيْهِمْ مَا عَلَى الْمُسْلِمِينَ
"Müslümanların lehine olan onların da lehinedir, Müslümanların aleyhine
olan onların da aleyhinedir." buyurmuştur.
İmam A'zam-Allah rahmet eylesin- davasına Hafsa radıyallahu anha'nın cariyesi ile delil çekmiştir. Hafsa (r.a.)'nın cariyesi ona sihir yaptı ve yaptığını da itiraf etti. Bunun üzerine Hafsa (r.a) Abdurrahman b. Zeyde emretti ve onu öldürdü. Durum, mü'minlerin emîri Osman radıyallahu anh'a intikal edince bunu kabul etmedi. Abdullah İbn Ömer (r.a.) Hz. Osman'a giderek durumu açıkladı. Hz. Osman'ın bunu kabul etmemesi, kendisi halife olduğu halde müsaadesi alınmadan cariyenin öldürülmüş olması keyfiyeti idi.
Yine Hz. Ömer, “Kadın erkek ne kadar sihirbaz varsa hepsini öldürün" diye emir verdi. Bunun üzerine üç sihirbazı öldürdüler. İşte İmam A'zam hazretleri davasına bunları delil çekmiştir. (Kaynak: İbn Hacer El-Heytemi İSLAMDA HELALLER VE HARAMLAR BÜYÜK GÜNAHLAR Kayıhan yayınları cilt 2: sayfa 298)

imas 18.02.25 19:23

Alıntı:

Beyaz Kalkan Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661142)
Bu konuda yorum yapma gereği duymuyorum. Herkes kendi bilgisine, ilmine ve rahmetiyle düşünür. Ben Kur'an'ı bilirim sadece.

Sen sadece kuranı bilirsen, kuranda namaz nasıl kılınır göster, abdest nasıl alınır göster, zekatın ölçüsünü göster,
Ben kuranı bilirim diyenlerin hepsi sonunda şirke düşer çünkü kuranda insan aklının kaldıramayacağı sözler vardır ve onları bize hadisler açıklar,
biraz önce hz, peygamberin barişcıl olduğunu savaş harici kimseyi öldürmedi diyordun, şimdi kuranı bilirim, peygamberin lafını tanımam diyorsun,
Hz. Peygamber kendinden hiç bir söz konuşmaz her sözü Allahın kelamıdır, hz. Allah diyorki benim sözümü azaltır yada çoğaltırsa onun şah damarını keserim diyor....

Beyaz Kalkan 18.02.25 19:26

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661148)
Sen sadece kuranı bilirsen, kuranda namaz nasıl kılınır göster, abdest nasıl alınır göster, zekatın ölçüsünü göster,
Ben kuranı bilirim diyenlerin hepsi sonunda şirke düşer çünkü kuranda insan aklının kaldıramayacağı sözler vardır ve onları bize hadisler açıklar,
biraz önce hz, peygamberin barişcıl olduğunu savaş harici kimseyi öldürmedi diyordun, şimdi kuranı bilirim, peygamberin lafını tanımam diyorsun,
Hz. Peygamber kendinden hiç bir söz konuşmaz her sözü Allahın kelamıdır, hz. Allah diyorki benim sözümü azaltır yada çoğaltırsa onun şah damarını keserim diyor....

Peygamberin lafını tanımam demedim. Orada bir dakika durmak gerekli. Buna katılmıyorum dedim sadece. Olayları başka yerlere çekmeyin. Hepimiz Allah yolunda değil miyiz? O zaman hepimiz bu konuda fikrimizi belirtemeyeceksek yandı gülüm keten helva. Konu direk buna bağlanmamalı. Bahsettiğim şu ki Yusufiyeli demiş aslında ben tam anlatamadım demek istediğimi. Tövbe haşa Allah'a hakaret eden yıkılsın gitsin, o benim umrumda bile olmaz. Ama bir adam vardır, Allah'ı bilmez, İslam'ı bilmez, anlatırsın düşünür ama henüz kabul etmez ve nasibi başka zamandır belki bu adam ileride İslam ile nasiplenebilme ihtimaline karşı direk öldürümesinden bahsediyorum.

Bir garip21 18.02.25 19:46

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661148)
Sen sadece kuranı bilirsen, kuranda namaz nasıl kılınır göster, abdest nasıl alınır göster, zekatın ölçüsünü göster,
Ben kuranı bilirim diyenlerin hepsi sonunda şirke düşer çünkü kuranda insan aklının kaldıramayacağı sözler vardır ve onları bize hadisler açıklar,
biraz önce hz, peygamberin barişcıl olduğunu savaş harici kimseyi öldürmedi diyordun, şimdi kuranı bilirim, peygamberin lafını tanımam diyorsun,
Hz. Peygamber kendinden hiç bir söz konuşmaz her sözü Allahın kelamıdır, hz. Allah diyorki benim sözümü azaltır yada çoğaltırsa onun şah damarını keserim diyor....

imas hocam bakır bi bileklikte küfi diye bişey gördüm vefk gibi mi bu kufi mesela felak nas surelerin küfi si yazıyordu fazıleti nedir


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:55.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149