![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#19
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Sultanü’l-Ârifîn Bayezid-i Bistâmî hazretleri buyurmuşlardır ki: “Benim zamanımda İslâm içinde kümelîn-i evliyâdan yetmiş bin ka*dar veli var idi. Onların mâdûnunda çok veliler vardı. Lâkin o asrın kutbu henüz keşfe erişmemiş ümmî bir haddâd idi ki gece gündüz evlad u iyâlinin nafakası için dükkânında demircilik sanatı ile meş*gul idi. Ben ise hayrette kalmış idim. Sırr-ı kudbiyyet nedir ki bu ka*dar velilerden birisine verilmeyip te bir ümmî ve henüz dîde-i basî*reti küşat olmamış bir haddâda verildi, diye taaccüp ettim. Bir gün o haddâdın dükkânına vardım. Selâm verdikten sonra haddâd yanıma gelip elimi öptü ve benden dua istedi. Ben ona dedim ki: “Ben senin ayaklarını pûs edeyim. Sen bana dua et.” Cevapta o zat buyurdu ki: “Fakat sana dua etmekle benim derdi derûnum teskin olmaz.” Ve tekrar o zata dedim ki: “Acaba derdiniz ne ola? Bizlere haber verse*niz belki çaresine bakarız.” O zat buyurdular ki: “Acaba rûz-ı mah*şerde bu kadar kulların hâli nice olur?” deyu ağlamaya başladı. Derdi derûnu bana dahi tesir edip beraber ağladık. O vakit sırrıma nida olundu ki kutublar “nefsî nefsî” diyenlerden değildir “ümmetî ümmetî” diyenlerdendir. Hemen kalbimdeki hayret ref’ olunup bil*dim ki bu zatların istîdâdı başkadır. Bunlar kalb-i Muhammedî üzere vâki olup mazhar-ı hakîkat-ı Muhammediye olmuşlar. Lâkin o hâlde henüz keşif hâli zuhur etmediğinden kutub olduğunu bilmiyordu. Kendisinden sordum ki: “Halkın muazzeb olmasından size ne?” bu*yurdular ki: “Ey birader, benim hamîr-i fıtratım âb-ı şefkat ve mer*hametle bir derece yoğrulmuş ki eğer bütün insanların günahını bana yüklenip onları affeyleseler memnun olurum.” Ondan sonra kendi*siyle bir haylice sohbet eyledim. Namazda okumak için benden bil*mediği bazı sureler öğrendi. Lâkin benim batınım feyz-i Rabbanî ile öyle doldu ki kırk senede tahsil edemediğim dereceleri o mecliste tahsil eyledim. O vakit bildim ki sırr-ı kudbiyyet başka bir mânâdır. Ne ilim ile ne de kesret-i amel ile husule gelir şey değildir.” Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor: ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ “Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniş*tir.” Maide Sûresi, Âyet 54
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Delailul Hayrat Türkçe Okunuşuyla | Sin | Peygamberler | 15 | 15.05.24 12:13 |
| Hadim hüddam sahibi olmak istiyorum | 24sametttt24 | Huddam ilmi | 12 | 20.12.23 00:33 |
| manevi alemlerin bir dervişi olmak istiyorum | yakaza7 | Sorularınız | 24 | 07.09.22 09:50 |
| Peygamber Efendimizden (s.a.v) Tavsiyeler (Mutlaka Okuyun) | aşk | Peygamberler | 13 | 07.04.18 02:18 |
| ömrün olmak istiyorum.. | PARADOX | Güzel Sözler & aŞka Dair | 7 | 21.08.17 00:19 |