Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Kuranı Kerim den gaybi bilgi öğrenmek mümkün mü?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.04.25, 23:43
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 01.09.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 144
Forum Puanı: 30
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Devemin yularını kaybetsem Kur'an'da bulurum.
İbn Abbas r.a
Suyuti, İtkan, 4/31; el-İklil,1/13; Alusi, Maide 67. ayetin tefsiri.

Müteşabih ayetleri bilen Rasih alimlerin bir özelliği de kişilerin atalarını Adem as kadar bilmeleri keza kişinin doğacak çoçokların torunu ları nesli bitene kadar isimleriyle bilmeleridir
Bu arada
Her Keşif de kuran kaynaklı değildir.
Hangi dalda fetih olduysa bilgi ordan elde edilir.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19.04.25, 00:17
ilme talip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.24
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 211
Forum Puanı: 135
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Devemin yularını kaybetsem Kur'an'da bulurum.
İbn Abbas r.a
Suyuti, İtkan, 4/31; el-İklil,1/13; Alusi, Maide 67. ayetin tefsiri.

Müteşabih ayetleri bilen Rasih alimlerin bir özelliği de kişilerin atalarını Adem as kadar bilmeleri keza kişinin doğacak çoçokların torunu ları nesli bitene kadar isimleriyle bilmeleridir
Bu arada
Her Keşif de kuran kaynaklı değildir.
Hangi dalda fetih olduysa bilgi ordan elde edilir.
Elimizde öyle bir hazine varki onu açmak bizlerede nasip olur inşaallah

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19.04.25, 07:14
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ilme talip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
evliyanın ayağı kırılmış kendisine sorulduğunda ben ayağımın kırılacağını Kuranı Kerim de görmüştüm hatta ne zaman ve nerede kırılacağını da görebilirdim ama bakmadım demiş youtube da bir şeyh hazretlerinin bazı Allah dostlarına Ayetlerin sırrı verilmiştir o ayetlere istediği gibi girebilir kıyamete kadar gelecek olan insanların isimlerini ve yüzlerini bile tarif edebilir diye anlattığı bir video vardı
Peygamberlik silsilesinin son halkası olan Hz. Peygamber, tebliğ faaliyetlerine başladığı Mekke döneminde müşrikler kendisinden sürekli olarak bazı talep ve isteklerde bulunmuşlardır. Bu istekler içerisinde en önemlisi; Hz. Peygamber'in yetki alanına girmeyen gaybi bilgilerdir. Nitekim bunun üzerine Yüce Allah, Rasulüllah'a geçmiş, an ve gelecekle ilgili bazı gaybi haberleri bildirmiştir. Allah Rasulü'ne bu tarzdaki haberlerin verilmesi, onun bu sahada sınırsız yetkiye sahip olduğunu göstermemektedir. Yani İslam Peygamber'i zamanı ve zemini gelince Yüce Allah tarafından bazı bilgilere muttali kılınabilir. Bunun dışında Hz. Peygamber'e bir özellik atfetmek, gerçeklerle örtüşmemektedir. Rasulüllah'ın tebliğ süresince bir insan olarak başından pek çok olumlu ve olumsuz olaylar geçmiştir. O, geçmişte, şimdiki zamanda ve gelecekte kendisi ve İslam toplumu açısından negatif neticeler doğuracak olaylarla karşılaştığında Allah'ın bildirmesi dışında herhangi bir gaybi bilgiye asla sahip olamamıştır. Ancak birtakım öncüllerden hareket ederek bazı yorum ve tahminlerde bulunmuştur. Bu özellik, onun insani vasıflarla donatıldığını gözler önüne germektedir. Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.) Hz. Peygamber kendi sınırlarını çok iyi bildiğinden ve sınırsız bir gaybi bilgiye sahip olmadığından dolayı gaybi bilginin kaynağının Allah olduğunu vurgulamıştır. Allah Rasulü'nün bu şekildeki tavrının, onun Müslümanlar tarafından en iyi bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlayacağı muhakkaktır. Onun kendisini böyle tanımlaması, Müslümanların onun hakkında aşırıya gitmelerine engel olacaktır. Hz. Peygamber sürekli olarak kendisinden gayba dair bilgi isteyen muhaliflere Kur'an diliyle şöyle cevap vererek muhataplarını susturmaya çalışmıştır:
"De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?"(Enam suresi ayet 50)
"Ben size, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez" de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum."'(Hud suresi ayet 31)
“De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."(Araf suresi ayet 188)
"De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."(Ahkaf suresi ayet 9)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19.04.25, 10:33
ilme talip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.24
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 211
Forum Puanı: 135
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Peygamberlik silsilesinin son halkası olan Hz. Peygamber, tebliğ faaliyetlerine başladığı Mekke döneminde müşrikler kendisinden sürekli olarak bazı talep ve isteklerde bulunmuşlardır. Bu istekler içerisinde en önemlisi; Hz. Peygamber'in yetki alanına girmeyen gaybi bilgilerdir. Nitekim bunun üzerine Yüce Allah, Rasulüllah'a geçmiş, an ve gelecekle ilgili bazı gaybi haberleri bildirmiştir. Allah Rasulü'ne bu tarzdaki haberlerin verilmesi, onun bu sahada sınırsız yetkiye sahip olduğunu göstermemektedir. Yani İslam Peygamber'i zamanı ve zemini gelince Yüce Allah tarafından bazı bilgilere muttali kılınabilir. Bunun dışında Hz. Peygamber'e bir özellik atfetmek, gerçeklerle örtüşmemektedir. Rasulüllah'ın tebliğ süresince bir insan olarak başından pek çok olumlu ve olumsuz olaylar geçmiştir. O, geçmişte, şimdiki zamanda ve gelecekte kendisi ve İslam toplumu açısından negatif neticeler doğuracak olaylarla karşılaştığında Allah'ın bildirmesi dışında herhangi bir gaybi bilgiye asla sahip olamamıştır. Ancak birtakım öncüllerden hareket ederek bazı yorum ve tahminlerde bulunmuştur. Bu özellik, onun insani vasıflarla donatıldığını gözler önüne germektedir. Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.) Hz. Peygamber kendi sınırlarını çok iyi bildiğinden ve sınırsız bir gaybi bilgiye sahip olmadığından dolayı gaybi bilginin kaynağının Allah olduğunu vurgulamıştır. Allah Rasulü'nün bu şekildeki tavrının, onun Müslümanlar tarafından en iyi bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlayacağı muhakkaktır. Onun kendisini böyle tanımlaması, Müslümanların onun hakkında aşırıya gitmelerine engel olacaktır. Hz. Peygamber sürekli olarak kendisinden gayba dair bilgi isteyen muhaliflere Kur'an diliyle şöyle cevap vererek muhataplarını susturmaya çalışmıştır:
"De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?"(Enam suresi ayet 50)
"Ben size, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez" de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum."'(Hud suresi ayet 31)
“De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."(Araf suresi ayet 188)
"De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."(Ahkaf suresi ayet 9)
Buradan anlamamız gereken sadece Hz Adem(a.s) mı bütün isimleri biliyor kıyamet gününe kadar olacak olayların doğacak çocukların isimlerine kadar onların ve bizlerin başlarına neler geleceğinin

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19.04.25, 13:06
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ilme talip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Buradan anlamamız gereken sadece Hz Adem(a.s) mı bütün isimleri biliyor kıyamet gününe kadar olacak olayların doğacak çocukların isimlerine kadar onların ve bizlerin başlarına neler geleceğinin
ve alleme Âdeme'l-esmâe küllehâ. "Allahu Teâlâ hazretleri Adem
aleyhisselam'a isimlerin tamamını öğretti. "(Bakara suresi ayet 31)
Biz de her varlığı tanıyacağız, özelliklerini bileceğiz; imanımızla bu bilgimizi hayra kullanacağız. Bizi meleklerden üstün kılan vasıf bu; bilgi!
Allahu Teâlâ hazretleri bizi Kur'ân-ı Kerîm'i tam anlayıp Kur'ân-ı Kerîm'in gösterdiği yöne yönelip Allah'ın istediği kulu olmaya, Allah'ın istediği işleri yapmaya muvaffak eylesin. O tarafa yönlendirsin. Gafletten, cahillikten, tembellikten, bilgisizlikten, ilimden irfandan uzaklıktan bizi kurtarsın. (Hülasa çok kısaltarak aldım Şehit Mahmut Esad Çoşan Bakara suresi 31. Ayetin tefsirinde Adem AleyhisselamIn zikrettiğin hususiyetinden bahsetmiyor. Belki Said-i Nursi gibi bazı alimler Bakara suresi 31. ayetle alakalı bu şekilde yorum yapmış olabilirler.)
(Kaynak: Bakara Suresi Tefsiri-1; Prof. Dr. Mahmud Esad Çoşan; Server yayınları sayfa 258)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19.04.25, 16:45
ilme talip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.24
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 211
Forum Puanı: 135
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ve alleme Âdeme'l-esmâe küllehâ. "Allahu Teâlâ hazretleri Adem
aleyhisselam'a isimlerin tamamını öğretti. "(Bakara suresi ayet 31)
Biz de her varlığı tanıyacağız, özelliklerini bileceğiz; imanımızla bu bilgimizi hayra kullanacağız. Bizi meleklerden üstün kılan vasıf bu; bilgi!
Allahu Teâlâ hazretleri bizi Kur'ân-ı Kerîm'i tam anlayıp Kur'ân-ı Kerîm'in gösterdiği yöne yönelip Allah'ın istediği kulu olmaya, Allah'ın istediği işleri yapmaya muvaffak eylesin. O tarafa yönlendirsin. Gafletten, cahillikten, tembellikten, bilgisizlikten, ilimden irfandan uzaklıktan bizi kurtarsın. (Hülasa çok kısaltarak aldım Şehit Mahmut Esad Çoşan Bakara suresi 31. Ayetin tefsirinde Adem AleyhisselamIn zikrettiğin hususiyetinden bahsetmiyor. Belki Said-i Nursi gibi bazı alimler Bakara suresi 31. ayetle alakalı bu şekilde yorum yapmış olabilirler.)
(Kaynak: Bakara Suresi Tefsiri-1; Prof. Dr. Mahmud Esad Çoşan; Server yayınları sayfa 258)
Amin. İşaratül icaz da tefsir var hocam ama hiç anlayamıyorum

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 19.04.25, 20:07
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 1638
Etiketlendiği Mesaj: 563 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ilme talip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Amin. İşaratül icaz da tefsir var hocam ama hiç anlayamıyorum
Kardeşim İşari tefsirlerden İsmail Hakkı Bursevi hazretlerinin tefsiri güzeldir anlaşılır. Yine konu üzerine gelecek olursak Bakara suresi 31. ayetin başındaki (öğretti) lafzı, "bildirdi, tarif etti" diye yorumlanabilir. Allah'ın tüm isimleri öğretmesi, bir yoruma göre eşyanın bilgisini vasıtasız olarak Adem'e (insan türüne) ilham etmesidir. İbn Atiyye ve Kurtubi'nin aktardıkları bilgiye göre "le” (öğretti) fiili “le” (öğretildi) şeklinde de okunmakla birlikte ilk okuyuş daha düzgün kabul edilmektedir. "Ullime ademü” (Adem'e öğretildi) şeklindeki okuyuş Yemani'ye aittir.( İbn Atıyye, el-Muharrerü'l-Veciz, I. 119)
Allah'ın Adem'e öğrettiği tüm isimlerden maksat, meşhur yoruma göre diller/lisanlardır. Bu yorum çerçevesinde dillerin kökeninin tevkifi yani ilahi bildirime mi dayandığı yoksa toplumsal oydaşmayla mı ortaya çıktığı meselesi tartışılmıştır. Ebü'l-Hasen el-Eş'ari, İbn Furek İbn Faris İbn Hazm ve Fahreddin er-Razi gibi alimler özellik le -
"وَعَلَّمَ آدَمَ الْأَسْمَاءَ كُلَّها" -ayetine istinaden dillerin ilahi bildirime dayandığı fikrini benimserken, Mu'tezile kelamcısı Ebu Haşim el-Cübbai ve İbn Cinni gibi alimler dillerin istilahi, yani insanlar arasındaki oydaşma ve uzlaşmayla oluştuğunu söylemişlerdir. Bu iki görüşten farklı olarak Ebu Bekr el-Bakillani ve Ebü'l-Harameyn el-Cüveyni gibi alimler her iki görüşün de mümkün olduğunu söyleyerek bu konuda kesin konuşmamayı tercih etmişlerdir. (Zerkeşi, el-Bahru'l-Muhit, II. 14-20; Suyuti, el-Muzhir, I. 12-24.) dillerin kökeninin tercih etmişlerdir. Bu mesele bir yana, ayetteki " وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ كُلَّهَا’’ ifadesinde İbn Aşur'un da açıkça kaydettiği üzere dillerin kökeninin ilahi olduğuna ilişkin bir delil mevcut değildir.( İbn Aşur, et-Tahrir ve't-Tenvir, I. 411.) Kaldı ki " وَعَلَّمَ اٰدَمَ الْاَسْمَٓاءَ’’
" ifadesi İbn Cinni'ye göre "Allah'ın Adem'e dili vaz etme kudreti vermesi
’’ أقدر آدم على أن واضعَ عَلَيْهَا) " şeklinde de anlaşılabilir (İbn Cinni, el-Hasais, I. 94; İbn Side, el-Muhassas, I. 34.)

Bir yoruma göre Adem'e öğretilen isimlerden maksat, eşyanın özellikleridir. Bazı rivayetlerde Hz. Peygamber'e de nispet edilen başka bir açıklamaya göre isimlerden maksat, en basit ve önemsiz olanlar da dahil tüm mahlukatın isimleridir. Allah'ın Adem'e öğrettiği isimlerle ilgili olarak klasik tefsir kitaplarında meleklerin isimleri, varlıkların cinsleri ve türleri, Adem'in zürriyetinin isimleri gibi başka görüşler de, nakledilir.( Cüşemi, et-Tehzib, I. 318; İbn Atıyye, el-Muharrerü'l-Veciz, I. 119-120.)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 21.04.25, 12:31
Mehemt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17.02.25
Bulunduğu yer: Ergani
Mesajlar: 406
Forum Puanı: 71
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ilme talip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
evliyanın ayağı kırılmış kendisine sorulduğunda ben ayağımın kırılacağını Kuranı Kerim de görmüştüm hatta ne zaman ve nerede kırılacağını da görebilirdim ama bakmadım demiş youtube da bir şeyh hazretlerinin bazı Allah dostlarına Ayetlerin sırrı verilmiştir o ayetlere istediği gibi girebilir kıyamete kadar gelecek olan insanların isimlerini ve yüzlerini bile tarif edebilir diye anlattığı bir video vardı
Olabilir bence Haktır.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kuran-i kerimi herkes anlayabilir mi? Sin Kuran-ı Kerim 4 18.09.25 20:25
Hz. Muhammed (s.a.v.) kimdir? Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı ugi Hadisler 1 06.11.24 13:22
kuranı kerim hakkında müthiş bilgi imas Kuran-ı Kerim 5 30.11.22 20:38
Kur'an-ı Kerim Hakkında bilgi istiyorum. Sugarman Sorularınız 7 20.03.20 15:21
Kuranı kerim ayeti kerimelerinden oluşturulmuş korunma desperado Korunma Uygulamaları 9 02.05.18 00:05


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:02.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com