Havas Okulu  

Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Kuranı Kerim den gaybi bilgi öğrenmek mümkün mü?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11  
Alt 18.04.25, 20:41
ilme talip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.24
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 206
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
o dediklerin elbette kabulumdur, kurani kerim ile yapilan bakim bile var cifirle yapilan,
fakat o ayağının kirilmasi ve bunun kuranda bildirilnesi biraz tuhaf gibi oldu...
Hocam belkide o zamanla yanlış aktarılmış bir olayda olabilir levhi mahfuzu okuyabilen bir zattır ve oradan görmüştür belkide

Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 18.04.25, 20:56
NGB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NGB NGB isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Dost Üye
 
Üyelik tarihi: 12.06.22
Bulunduğu yer: 🕋
Mesajlar: 6,642
Etiketlendiği Mesaj: 171 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Allah CC kişinin sezgilerini açarsa bazı şeyler görür.Görürde bu görme o kişini durumuna bağlı değişir.Açık yazayım Konudaki evliya dediğini kişi gibi evliya değilim ama Allah vergisi sezgi var.Bu sezgiler genelde rüya yolu ile oluyor.2023 yılında ameliyat olmam lazımdı devlet hastanesinde mart 15 e yatış verildi hastaneye tarmadan 1 hafta evvel rüya gördüm ve kısaca rüyanın yorumu ayvayı yedin ameliyatta işler sarpa saracak hastanaede bayağı yatacan oldu yorum.(kaderden kaçamazsın yani gittik yattık)
Hastaneye yattık ameliyat ters gitti üstüne 3 ameliyat oldum 1 hafta yatacağım ameliyat günü 30 gün devlet hastanesi canımızı zor kurtardık.
50 gün özel hastanede yattım.3 ameliyat devlet hastanesi 1 ameliyatta özelde oldum.toplam 1 hafta yatar oldu toplamda 80-81 gün yattık çıktık 10 kilo kaybı.o 10 kiloyu 2 seneden anca aldık.Şu anda iyiyim.
Rüyada genelde ne zaman ne olacak 3 aşağı 5 yukarı görürüm kendimle ilgili bazen çevremle ilgili bazende ülke yöneten zatlarla ilgili % 99 çıkar.Dünyayıda iyi günler beklemiyor bu arada.
Şimdi bunları gösterene sormak lazım işte.


__________________
Unutmayasın.Elindeki Sırrı Saklayamayana.
Yeni Sır Vermez.Sırların Sahibi.
Şeyh-ül Ekber Muyhiddin İbn’ül Arabi KS
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 18.04.25, 21:05
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,910
Etiketlendiği Mesaj: 549 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ilme talip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
evliyanın ayağı kırılmış kendisine sorulduğunda ben ayağımın kırılacağını Kuranı Kerim de görmüştüm hatta ne zaman ve nerede kırılacağını da görebilirdim ama bakmadım demiş youtube da bir şeyh hazretlerinin bazı Allah dostlarına Ayetlerin sırrı verilmiştir o ayetlere istediği gibi girebilir kıyamete kadar gelecek olan insanların isimlerini ve yüzlerini bile tarif edebilir diye anlattığı bir video vardı
Lokman suresi ayet 34. Saatin ilmi muhakkak Allah'ın nezdindedir. Yağmuru O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını "bilemez. Hiçbir nefis de hangi yerde öleceğini bilmez. Muhakkak Allah her şeyi bilendir, herşeyden haberdardır.
el-Ferra'nın iddiasına göre bunun anlamı nefydir. Yüce Allah'tan başka hiçbir kimse bunları bilmez demektir. Ebu Caffer en- Nehhas ise şöyle demektedir: Bunda nefy ve icab (olumluluk) anlamının bulunması Rasulullah (sav)'in bu hususta verdiği bilgi iledir. Zira o yüce Allah'ın: "Gaybın anahtarlan O'nun yanındadır. O'ndan başkası bunlar bilmez."(Enam suresi ayet 59) buyruğu hakkında "burada sözü edilenler (Lokman Süresinin bu ayetinde geçen bu hususlardır" diye buyurmuştur.
Ibn Abbas dedi ki: Bu beş hususu yüce Allah'tan başka hiçbir kimse bilemez. Bunları ne mukarreb bir melek ne de mürsel bir nebi bilebilir. Her kim bunların herhangi birisini bildiği iddiasında bulunacak olursa, Kur'an-ı Kerim'i inkar etmiş olur. Çünkü o Kur'an- Kerim'e muhalefet eder. Diğer taraftan peygamberler yüce Allah'ın kendilerine bildirmesi sonucunda gayba dair birçok şey bilebilirler. Bundan kast, kahinlerin müneccimlerin, yıldızların doğup batması ile yağmur yağdırılmasını isteyenlerin iddialarını çürütmek, asılsızlıklarını ortaya koymaktır.
İlim adamlarımız der ki: Şanı yüce Allah Kitabında birden çok ayet-i kerimede gayb bilgisinin -kullarından seçtikleri müstesna- yalnızca kendisine ait olduğunu ifade etmiştir.
Her kim yarın yağmur yağacaktır deyip, bunu kat'i bir ifade ile dile getirirse kafir olur. Buna dair haberini ister bir emareye dayanarak ileri sürmüş olsun, ister bir emareye dayanmaksızın ileri sürmüş olsun, fark etmez.
Yine rahimde olanı bildiğini söyleyen de kafirdir. Şayet kesin bir ifade kullanmayıp: Filan yıldızın doğması halinde adeten yüce Allah yağmur yağdırır ve adeten bu yıldızın doğuşu yağmura sebeptir. Bu yıldızın yağmura sebep teşkil etmesi de Allah'ın kaderi ve ezeli bilgisine göredir, diyecek olursa kafir olmaz.
Şu kadar var ki, bu şekilde konuşmaması da müstehaptır. Çünkü bu gibi ifadeler kafirlerin sözlerine benzer. Yüce Allah'ın latif (oldukça incelikli) hikmetlerini bilmemenin ifadesidir. Çünkü O, yağmuru ne zaman dilerse indirir. Kimi zaman filan yıldızın doğuşu ile indirdiği gibi, kimi zaman yıldızsız da indirir. Şanı yüce Allah (kudsi hadiste) şöyle buyurmaktadır: "Kullarımdan kimisi Bana mü'min, yıldızı da inkar etmiş olarak sabahı etti..." diye buyurmuştur. (Buhari, Ezan 156, İstiskaa 28, Meğazi 35; Müslim, İman 125; Ebu Davud, Tib 22; Nesai, İstiskaa 16; Muvatta, İstiskaa 4.)
İbnü'l-Arabi der ki: Doktorların şu sözleri de bu kabildendir: Eğer gebe kadının sağ meme ucu kararmış ise, doğacak çocuk erkektir. Eğer sol memenin ucu kararmışsa doğacak çocuk dişidir. Şayet; gebe kadın sağ yanının daha ağır olduğunu hissediyorsa, doğacak çocuk dişidir, deyip o bunu hilkatte bir vacip (gerekli, zorunlu) olarak değil de adeten böyle olur, diyerek iddiada bulunacak olursa, ne kafir olur, ne de fasık.
Ömrünün gelecek zamanlarında belli bir şeyi yapacağını veya kazanacağını mufassal olarak haber veren kimsenin de kafir olacağında hiç bir tereddüt iddia eden kafir olur. Yahut olmadan önce olaylar hakkında mücmel Ayın ve güneşin tutulması ile ilgili haberler veren hakkında da ilim adamlarımız,: Bu, şanı yüce Allah'ın: Böyle bir kimse te'dip edilir, fakat hapsedilmez demişlerdir. Bunun- tekfir edilmeyişinin sebebi bir kesim ilim adamının "Ve Biz, aya konaklar tayin ettik" (Yasin suresi 39) buyruğunda verdiği habere uygun olarak, konak yerlerinin takdiri ile tesbit edilebilen bir husustur, demiş olmalarıdır.
Te'dip edilmelerinin sebebine gelince, bu gibi kimseler bu sözleriyle avamı şüpheye düşürürler.
İlim adamlarımız derler ki: Bu çağda işler ters yüz oldu. Özellikle Mısır'da insanlar, müneccimlere ve kahinlere gider oldular. Onların başkanları, baş- kanlarına tabi olanlar, prensleri arasında müneccim edinmek yaygınlık ka- zandı. Hatta, fıkıh ve dindarlığa müntesip olan birçok kimse dahi bu kahin ve ariflere aldandılar. Bunlar da onlara karşı imkansız olanı allayıp pulladı- lar, onlardan mallarını çekip aldılar. Onların söyledikleri sözlerden ise bir ta- kım serap ve boş hayallerden başka birşey ellerine geçmediği gibi, dinleri aleyhlerine olmak üzere fesada uğradı ve sapıttılar. Bütün bunlar büyük gü- nahlardandır. Çünkü Hz. Peygamber: "Onun kırk gün süreyle hiçbir namazı kabul olunmaz" diye buyurmuştur. Peki, bunları yanına görevli olarak alıp onların sözlerine güvenerek onlara harcamalarda bulunanın hali ne olur!
Müslim -Allah'ın rahmeti üzerine olsun- Aişe (r.anha)'dan şöyle dediğini rivayet eder: Bazı kimseler Rasulullah (sav)'a kahinler hakkında soru sordular, O da: "Onlar hiçbir şey değildirler" diye buyurdu. Soranlar: Ey Allah'ın Rasulü, onlar bize bazen bir şey söylüyorlar, o da gerçek olarak ortaya çıkıyor. Bu sefer Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "İşte o doğru çıkan cinninin bellediği hak sözdür. O, bu hak sözü tavuğun sakinleşip sesini kesmesi gibi kendi dostunun kulağına fısıldar. Ve o hak söze yüz tane yalan katarlar."
Kaynak İmam Kurtubi Tefsir 7.cilt sayfa 35, 36, 37)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 18.04.25, 21:10
ilme talip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.24
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 206
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
NGB Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah CC kişinin sezgilerini açarsa bazı şeyler görür.Görürde bu görme o kişini durumuna bağlı değişir.Açık yazayım Konudaki evliya dediğini kişi gibi evliya değilim ama Allah vergisi sezgi var.Bu sezgiler genelde rüya yolu ile oluyor.2023 yılında ameliyat olmam lazımdı devlet hastanesinde mart 15 e yatış verildi hastaneye tarmadan 1 hafta evvel rüya gördüm ve kısaca rüyanın yorumu ayvayı yedin ameliyatta işler sarpa saracak hastanaede bayağı yatacan oldu yorum.(kaderden kaçamazsın yani gittik yattık)
Hastaneye yattık ameliyat ters gitti üstüne 3 ameliyat oldum 1 hafta yatacağım ameliyat günü 30 gün devlet hastanesi canımızı zor kurtardık.
50 gün özel hastanede yattım.3 ameliyat devlet hastanesi 1 ameliyatta özelde oldum.toplam 1 hafta yatar oldu toplamda 80-81 gün yattık çıktık 10 kilo kaybı.o 10 kiloyu 2 seneden anca aldık.Şu anda iyiyim.
Rüyada genelde ne zaman ne olacak 3 aşağı 5 yukarı görürüm kendimle ilgili bazen çevremle ilgili bazende ülke yöneten zatlarla ilgili % 99 çıkar.Dünyayıda iyi günler beklemiyor bu arada.
Şimdi bunları gösterene sormak lazım işte.
Müslümanlar olarak baş kaldırmadığımız sürece iyi günler beklememek normal

Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 18.04.25, 21:22
ilme talip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.24
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 206
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Lokman suresi ayet 34. Saatin ilmi muhakkak Allah'ın nezdindedir. Yağmuru O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını "bilemez. Hiçbir nefis de hangi yerde öleceğini bilmez. Muhakkak Allah her şeyi bilendir, herşeyden haberdardır.
el-Ferra'nın iddiasına göre bunun anlamı nefydir. Yüce Allah'tan başka hiçbir kimse bunları bilmez demektir. Ebu Caffer en- Nehhas ise şöyle demektedir: Bunda nefy ve icab (olumluluk) anlamının bulunması Rasulullah (sav)'in bu hususta verdiği bilgi iledir. Zira o yüce Allah'ın: "Gaybın anahtarlan O'nun yanındadır. O'ndan başkası bunlar bilmez."(Enam suresi ayet 59) buyruğu hakkında "burada sözü edilenler (Lokman Süresinin bu ayetinde geçen bu hususlardır" diye buyurmuştur.
Ibn Abbas dedi ki: Bu beş hususu yüce Allah'tan başka hiçbir kimse bilemez. Bunları ne mukarreb bir melek ne de mürsel bir nebi bilebilir. Her kim bunların herhangi birisini bildiği iddiasında bulunacak olursa, Kur'an-ı Kerim'i inkar etmiş olur. Çünkü o Kur'an- Kerim'e muhalefet eder. Diğer taraftan peygamberler yüce Allah'ın kendilerine bildirmesi sonucunda gayba dair birçok şey bilebilirler. Bundan kast, kahinlerin müneccimlerin, yıldızların doğup batması ile yağmur yağdırılmasını isteyenlerin iddialarını çürütmek, asılsızlıklarını ortaya koymaktır.
İlim adamlarımız der ki: Şanı yüce Allah Kitabında birden çok ayet-i kerimede gayb bilgisinin -kullarından seçtikleri müstesna- yalnızca kendisine ait olduğunu ifade etmiştir.
Her kim yarın yağmur yağacaktır deyip, bunu kat'i bir ifade ile dile getirirse kafir olur. Buna dair haberini ister bir emareye dayanarak ileri sürmüş olsun, ister bir emareye dayanmaksızın ileri sürmüş olsun, fark etmez.
Yine rahimde olanı bildiğini söyleyen de kafirdir. Şayet kesin bir ifade kullanmayıp: Filan yıldızın doğması halinde adeten yüce Allah yağmur yağdırır ve adeten bu yıldızın doğuşu yağmura sebeptir. Bu yıldızın yağmura sebep teşkil etmesi de Allah'ın kaderi ve ezeli bilgisine göredir, diyecek olursa kafir olmaz.
Şu kadar var ki, bu şekilde konuşmaması da müstehaptır. Çünkü bu gibi ifadeler kafirlerin sözlerine benzer. Yüce Allah'ın latif (oldukça incelikli) hikmetlerini bilmemenin ifadesidir. Çünkü O, yağmuru ne zaman dilerse indirir. Kimi zaman filan yıldızın doğuşu ile indirdiği gibi, kimi zaman yıldızsız da indirir. Şanı yüce Allah (kudsi hadiste) şöyle buyurmaktadır: "Kullarımdan kimisi Bana mü'min, yıldızı da inkar etmiş olarak sabahı etti..." diye buyurmuştur. (Buhari, Ezan 156, İstiskaa 28, Meğazi 35; Müslim, İman 125; Ebu Davud, Tib 22; Nesai, İstiskaa 16; Muvatta, İstiskaa 4.)
İbnü'l-Arabi der ki: Doktorların şu sözleri de bu kabildendir: Eğer gebe kadının sağ meme ucu kararmış ise, doğacak çocuk erkektir. Eğer sol memenin ucu kararmışsa doğacak çocuk dişidir. Şayet; gebe kadın sağ yanının daha ağır olduğunu hissediyorsa, doğacak çocuk dişidir, deyip o bunu hilkatte bir vacip (gerekli, zorunlu) olarak değil de adeten böyle olur, diyerek iddiada bulunacak olursa, ne kafir olur, ne de fasık.
Ömrünün gelecek zamanlarında belli bir şeyi yapacağını veya kazanacağını mufassal olarak haber veren kimsenin de kafir olacağında hiç bir tereddüt iddia eden kafir olur. Yahut olmadan önce olaylar hakkında mücmel Ayın ve güneşin tutulması ile ilgili haberler veren hakkında da ilim adamlarımız,: Bu, şanı yüce Allah'ın: Böyle bir kimse te'dip edilir, fakat hapsedilmez demişlerdir. Bunun- tekfir edilmeyişinin sebebi bir kesim ilim adamının "Ve Biz, aya konaklar tayin ettik" (Yasin suresi 39) buyruğunda verdiği habere uygun olarak, konak yerlerinin takdiri ile tesbit edilebilen bir husustur, demiş olmalarıdır.
Te'dip edilmelerinin sebebine gelince, bu gibi kimseler bu sözleriyle avamı şüpheye düşürürler.
İlim adamlarımız derler ki: Bu çağda işler ters yüz oldu. Özellikle Mısır'da insanlar, müneccimlere ve kahinlere gider oldular. Onların başkanları, baş- kanlarına tabi olanlar, prensleri arasında müneccim edinmek yaygınlık ka- zandı. Hatta, fıkıh ve dindarlığa müntesip olan birçok kimse dahi bu kahin ve ariflere aldandılar. Bunlar da onlara karşı imkansız olanı allayıp pulladı- lar, onlardan mallarını çekip aldılar. Onların söyledikleri sözlerden ise bir ta- kım serap ve boş hayallerden başka birşey ellerine geçmediği gibi, dinleri aleyhlerine olmak üzere fesada uğradı ve sapıttılar. Bütün bunlar büyük gü- nahlardandır. Çünkü Hz. Peygamber: "Onun kırk gün süreyle hiçbir namazı kabul olunmaz" diye buyurmuştur. Peki, bunları yanına görevli olarak alıp onların sözlerine güvenerek onlara harcamalarda bulunanın hali ne olur!
Müslim -Allah'ın rahmeti üzerine olsun- Aişe (r.anha)'dan şöyle dediğini rivayet eder: Bazı kimseler Rasulullah (sav)'a kahinler hakkında soru sordular, O da: "Onlar hiçbir şey değildirler" diye buyurdu. Soranlar: Ey Allah'ın Rasulü, onlar bize bazen bir şey söylüyorlar, o da gerçek olarak ortaya çıkıyor. Bu sefer Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "İşte o doğru çıkan cinninin bellediği hak sözdür. O, bu hak sözü tavuğun sakinleşip sesini kesmesi gibi kendi dostunun kulağına fısıldar. Ve o hak söze yüz tane yalan katarlar."
Kaynak İmam Kurtubi Tefsir 7.cilt sayfa 35, 36, 37)
Emek vermişsiniz Allah razı olsun

Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 18.04.25, 23:43
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 01.09.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 144
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Devemin yularını kaybetsem Kur'an'da bulurum.
İbn Abbas r.a
Suyuti, İtkan, 4/31; el-İklil,1/13; Alusi, Maide 67. ayetin tefsiri.

Müteşabih ayetleri bilen Rasih alimlerin bir özelliği de kişilerin atalarını Adem as kadar bilmeleri keza kişinin doğacak çoçokların torunu ları nesli bitene kadar isimleriyle bilmeleridir
Bu arada
Her Keşif de kuran kaynaklı değildir.
Hangi dalda fetih olduysa bilgi ordan elde edilir.

Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 19.04.25, 00:17
ilme talip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.24
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 206
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Emirbhr34 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Devemin yularını kaybetsem Kur'an'da bulurum.
İbn Abbas r.a
Suyuti, İtkan, 4/31; el-İklil,1/13; Alusi, Maide 67. ayetin tefsiri.

Müteşabih ayetleri bilen Rasih alimlerin bir özelliği de kişilerin atalarını Adem as kadar bilmeleri keza kişinin doğacak çoçokların torunu ları nesli bitene kadar isimleriyle bilmeleridir
Bu arada
Her Keşif de kuran kaynaklı değildir.
Hangi dalda fetih olduysa bilgi ordan elde edilir.
Elimizde öyle bir hazine varki onu açmak bizlerede nasip olur inşaallah

Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 19.04.25, 07:14
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,910
Etiketlendiği Mesaj: 549 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ilme talip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
evliyanın ayağı kırılmış kendisine sorulduğunda ben ayağımın kırılacağını Kuranı Kerim de görmüştüm hatta ne zaman ve nerede kırılacağını da görebilirdim ama bakmadım demiş youtube da bir şeyh hazretlerinin bazı Allah dostlarına Ayetlerin sırrı verilmiştir o ayetlere istediği gibi girebilir kıyamete kadar gelecek olan insanların isimlerini ve yüzlerini bile tarif edebilir diye anlattığı bir video vardı
Peygamberlik silsilesinin son halkası olan Hz. Peygamber, tebliğ faaliyetlerine başladığı Mekke döneminde müşrikler kendisinden sürekli olarak bazı talep ve isteklerde bulunmuşlardır. Bu istekler içerisinde en önemlisi; Hz. Peygamber'in yetki alanına girmeyen gaybi bilgilerdir. Nitekim bunun üzerine Yüce Allah, Rasulüllah'a geçmiş, an ve gelecekle ilgili bazı gaybi haberleri bildirmiştir. Allah Rasulü'ne bu tarzdaki haberlerin verilmesi, onun bu sahada sınırsız yetkiye sahip olduğunu göstermemektedir. Yani İslam Peygamber'i zamanı ve zemini gelince Yüce Allah tarafından bazı bilgilere muttali kılınabilir. Bunun dışında Hz. Peygamber'e bir özellik atfetmek, gerçeklerle örtüşmemektedir. Rasulüllah'ın tebliğ süresince bir insan olarak başından pek çok olumlu ve olumsuz olaylar geçmiştir. O, geçmişte, şimdiki zamanda ve gelecekte kendisi ve İslam toplumu açısından negatif neticeler doğuracak olaylarla karşılaştığında Allah'ın bildirmesi dışında herhangi bir gaybi bilgiye asla sahip olamamıştır. Ancak birtakım öncüllerden hareket ederek bazı yorum ve tahminlerde bulunmuştur. Bu özellik, onun insani vasıflarla donatıldığını gözler önüne germektedir. Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.) Hz. Peygamber kendi sınırlarını çok iyi bildiğinden ve sınırsız bir gaybi bilgiye sahip olmadığından dolayı gaybi bilginin kaynağının Allah olduğunu vurgulamıştır. Allah Rasulü'nün bu şekildeki tavrının, onun Müslümanlar tarafından en iyi bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlayacağı muhakkaktır. Onun kendisini böyle tanımlaması, Müslümanların onun hakkında aşırıya gitmelerine engel olacaktır. Hz. Peygamber sürekli olarak kendisinden gayba dair bilgi isteyen muhaliflere Kur'an diliyle şöyle cevap vererek muhataplarını susturmaya çalışmıştır:
"De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?"(Enam suresi ayet 50)
"Ben size, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez" de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum."'(Hud suresi ayet 31)
“De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."(Araf suresi ayet 188)
"De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."(Ahkaf suresi ayet 9)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 19.04.25, 10:33
ilme talip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.04.24
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 206
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Peygamberlik silsilesinin son halkası olan Hz. Peygamber, tebliğ faaliyetlerine başladığı Mekke döneminde müşrikler kendisinden sürekli olarak bazı talep ve isteklerde bulunmuşlardır. Bu istekler içerisinde en önemlisi; Hz. Peygamber'in yetki alanına girmeyen gaybi bilgilerdir. Nitekim bunun üzerine Yüce Allah, Rasulüllah'a geçmiş, an ve gelecekle ilgili bazı gaybi haberleri bildirmiştir. Allah Rasulü'ne bu tarzdaki haberlerin verilmesi, onun bu sahada sınırsız yetkiye sahip olduğunu göstermemektedir. Yani İslam Peygamber'i zamanı ve zemini gelince Yüce Allah tarafından bazı bilgilere muttali kılınabilir. Bunun dışında Hz. Peygamber'e bir özellik atfetmek, gerçeklerle örtüşmemektedir. Rasulüllah'ın tebliğ süresince bir insan olarak başından pek çok olumlu ve olumsuz olaylar geçmiştir. O, geçmişte, şimdiki zamanda ve gelecekte kendisi ve İslam toplumu açısından negatif neticeler doğuracak olaylarla karşılaştığında Allah'ın bildirmesi dışında herhangi bir gaybi bilgiye asla sahip olamamıştır. Ancak birtakım öncüllerden hareket ederek bazı yorum ve tahminlerde bulunmuştur. Bu özellik, onun insani vasıflarla donatıldığını gözler önüne germektedir. Hz. Peygamber zaman zaman gaybı bilmemekle itham edilmiştir. Örneğin; Benu Mustalik Gazvesi'nden dönerken Hz. Peygamber'in devesi Kasva'nın kaybolması üzerine münafıklardan olan Zeyd b. Lusayt: "Muhammed kendisinin nebi olduğunu ve gökten kendisine haber geldiğini iddia ediyor, ancak kaybolan devesinin yerini bile bilemiyor.”( Vakidi, Muhammed b. Ömer, Kitabü'l-Meğazi, Alemü'l-Kütüb, Beyrut 1984, II, 423-424.) Bunun üzerine Hz. Peygamber zihinlere nakşedilmesi gereken şu cevabı veriyor: "Vallahi ben, ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim"( İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdilmelik b. Hişam, es-Siratü'n-Nebeviyye, Daru İbn Kesir, Kahire ts., III-IV, 523.)
Müslim'in rivayetinde ise Hz. Peygamber soru soran kişiden rahatsız olduğu, hatta yanaklarının kızardığı belirtilmektedir.( Müslim, Lukata, 2, 6.) Hz. Peygamber kendi sınırlarını çok iyi bildiğinden ve sınırsız bir gaybi bilgiye sahip olmadığından dolayı gaybi bilginin kaynağının Allah olduğunu vurgulamıştır. Allah Rasulü'nün bu şekildeki tavrının, onun Müslümanlar tarafından en iyi bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlayacağı muhakkaktır. Onun kendisini böyle tanımlaması, Müslümanların onun hakkında aşırıya gitmelerine engel olacaktır. Hz. Peygamber sürekli olarak kendisinden gayba dair bilgi isteyen muhaliflere Kur'an diliyle şöyle cevap vererek muhataplarını susturmaya çalışmıştır:
"De ki: "Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum." De ki: "Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?"(Enam suresi ayet 50)
"Ben size, "Allah'ın hazineleri yanımdadır", demiyorum; gaybı da bilmem. "Ben bir meleğim" de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için, "Allah, onlara asla hiçbir hayır vermez" de diyemem. Allah, onların içlerindekini daha iyi bilir. Böyle bir şey söylersem, o zaman ben gerçekten zalimlerden olurum."'(Hud suresi ayet 31)
“De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim."(Araf suresi ayet 188)
"De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."(Ahkaf suresi ayet 9)
Buradan anlamamız gereken sadece Hz Adem(a.s) mı bütün isimleri biliyor kıyamet gününe kadar olacak olayların doğacak çocukların isimlerine kadar onların ve bizlerin başlarına neler geleceğinin

Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 19.04.25, 13:06
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,910
Etiketlendiği Mesaj: 549 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ilme talip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Buradan anlamamız gereken sadece Hz Adem(a.s) mı bütün isimleri biliyor kıyamet gününe kadar olacak olayların doğacak çocukların isimlerine kadar onların ve bizlerin başlarına neler geleceğinin
ve alleme Âdeme'l-esmâe küllehâ. "Allahu Teâlâ hazretleri Adem
aleyhisselam'a isimlerin tamamını öğretti. "(Bakara suresi ayet 31)
Biz de her varlığı tanıyacağız, özelliklerini bileceğiz; imanımızla bu bilgimizi hayra kullanacağız. Bizi meleklerden üstün kılan vasıf bu; bilgi!
Allahu Teâlâ hazretleri bizi Kur'ân-ı Kerîm'i tam anlayıp Kur'ân-ı Kerîm'in gösterdiği yöne yönelip Allah'ın istediği kulu olmaya, Allah'ın istediği işleri yapmaya muvaffak eylesin. O tarafa yönlendirsin. Gafletten, cahillikten, tembellikten, bilgisizlikten, ilimden irfandan uzaklıktan bizi kurtarsın. (Hülasa çok kısaltarak aldım Şehit Mahmut Esad Çoşan Bakara suresi 31. Ayetin tefsirinde Adem AleyhisselamIn zikrettiğin hususiyetinden bahsetmiyor. Belki Said-i Nursi gibi bazı alimler Bakara suresi 31. ayetle alakalı bu şekilde yorum yapmış olabilirler.)
(Kaynak: Bakara Suresi Tefsiri-1; Prof. Dr. Mahmud Esad Çoşan; Server yayınları sayfa 258)

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kuran-i kerimi herkes anlayabilir mi? Sin Kuran-ı Kerim 4 18.09.25 20:25
Hz. Muhammed (s.a.v.) kimdir? Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı ugi Hadisler 1 06.11.24 13:22
kuranı kerim hakkında müthiş bilgi imas Kuran-ı Kerim 5 30.11.22 20:38
Kur'an-ı Kerim Hakkında bilgi istiyorum. Sugarman Sorularınız 7 20.03.20 15:21
Kuranı kerim ayeti kerimelerinden oluşturulmuş korunma desperado Korunma Uygulamaları 9 02.05.18 00:05


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com