Tekil Mesaj gösterimi
  #12  
Alt 04.06.26, 23:47
HâmûŞî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
HâmûŞî HâmûŞî isimli Üye şimdilik offline konumundadır
MoLLa
 
Üyelik tarihi: 08.03.22
Bulunduğu yer: • Zû Tuvâ •
Mesajlar: 1,110
Forum Puanı: 3263
Etiketlendiği Mesaj: 90 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu mübarek ayetler, Cenab'ı Hakk’ın bütün gaybi şeyleri, bütün alemlerdeki varlıkları tamamen bildiğini haber veriyor. Ve Yüce Yaratıcının kudretine işaret ederek insanlar hakkındaki tasarruflarını ve onların yaratılış gayesini beyan buyurmaktadır. Şöyle ki: (Ve) Resulüm!. Başlarına gelecek azabı senden alelacele isteyenlere de ki: (gaybın anahtarları) Veya hazineleri benim yanımda değil, ancak (onun) Cenab-ı Hakkin (yanındadır) onun manevi katındadır, onun kudret ve tasarrufu altındadır. (onları ondan) Yüce Yaratıcıdan (başkası bilemez.) Binaenaleyh o acele ettiğiniz şeyleri ben de bilmiyorum, onların iniş vaktini de biliyor değilim ki, size haber vereyim. (Ve) O Yüce Yaratıcı (karada ve denizde ne varsa) neler meydana gelirse onları da tamamen (bilir) gayba dair şeyleri bildiği gibi böyle görülen şeyleri de bütün teferruatıyla tamamen bilmektedir. Hatta (Bir yaprak düşmez ve yerin karanlıkları içinde bir habbe) bir tane (de bulunmaz ki, illa onu) da (bilir) ezeli ilmi her şeyi içine almaktadır. (Ve) kısacası (bir yaş ve kuru da yoktur ki,) yani diri ve ölü, büyüyen ve büyümeyen bir şey de mevcut değildir ki, (illa apaçık bir kitaptadır.) lavhi mahfuzda sabittir, Cenab-ı Hak tarafından tamamen bilinmektedir. Artık o Yüce Yaratıcının ilmine, takdirine muhalif, onun tayin ettiği vakte aykırı olmak üzere hiçbir kimse tarafından bir hadise vücuda getirilemez. Bunu böyle bilmelidir.
Üstadım, cevabınız için Allah razı olsun. En‘âm 59’un tevhidî merkezini çok güzel beyan buyurdunuz. Ayetin mânâsı itibarıyla hükmü açıktır: Gaybın mefâtîhi, yani anahtarları ve hazineleri yalnız Cenâb-ı Hakk’ın katındadır. Karada ve denizde olan, düşen yaprak, arzın karanlıklarındaki habbe, yaş ve kuru her şey O’nun ezelî ilminde, takdirinde ve Kitâb-ı Mübîn’de sabittir.

Bizim sualimiz de zaten bu hakikati tartışmak için değil; bilakis bu hakikatin kul idrakindeki hududunu tayin etmek içindi.

Çünkü ayet iki büyük esası birlikte vazeder:

Birincisi: Gaybın anahtarı mahlûkun elinde değildir.
İkincisi: Âlemde cereyan eden hiçbir şey ilâhî ilim, hikmet ve takdirin dışında değildir.

Burada usûl şudur:

Allah’ın ilmi yakînîdir; kulun idraki zannîdir.
Allah’ın takdiri mutlaktır; kulun sezgisi mukayyettir.
Kitâb-ı Mübîn’de sabit olan hakikati Allah bilir; kul ise ancak kendisine açılan kadarından ibret alır.

Bu sebeple işaret tamamen inkâr edilmez; çünkü âlem başıboş değildir. Fakat işaret gayb bilgisi yerine de konulmaz; çünkü gaybın anahtarı kulda değildir.

Mesela bir yaprağın düşmesi Allah’ın ilmindedir. Kul o yaprağın düşüşünden faniliği, kudreti, hikmeti ve ilâhî murakabeyi anlayabilir. Bu ibrettir, edeptir, tefekkürdür. Fakat o yaprağa bakıp “kesin şu olacak, bu hadise buna delildir” diye hüküm vermek, işareti kendi makamından çıkarıp gayb hükmü makamına taşımaktır.

Aynı şekilde rüya, ilham, firâset, remiz, sayı, vakit ve kalbe gelen mânâ; eğer Kur’ân, Sünnet, şeriat edebi ve tevhid mizânı içinde kalırsa kul için bir ikaz ve ibret olabilir. Fakat bunlar kesin hükme, kader tayinine, başkaları üzerinde bağlayıcı delile dönüştürülürse orada hudut aşılmış olur.

İlham hüccet-i şer‘iyye değildir; sahibine ait bir işarettir.
Firâset basirettir; fakat gaybı kuşatan ilim değildir.
Rüya mânâ taşıyabilir; fakat şeriatın yerine geçmez.
Remiz ibret kapısıdır; hüküm makamı değildir.

__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi.
Alıntı ile Cevapla
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148